İstanbul Tabip Odası seçimlerinde varolan yönetimin çıkardığı liste kazandı. "Kürt sorunu"ndan bahsettiği için hedef gösterildiğini söyleyen TTB Başkanı Gürsoy, sağlık alanı kadar bu konuda da söz söylemeye devam edeceklerini belirtti.
İstanbul Tabip Odası'nda bu hafta sonu yapılan seçimlerde halen yönetimde olan Demokratik Katılım Grubu oy oranını artırarak tekrar seçildi.
Seçimlerde Demokratik Katılım Grubu 4 bin 400 oy alırken Adalet ve Kalkınma Partisi'nin (AKP) desteklediği Hekim Hakları Grubu bin 200, Milliyetçi Hareket Partisi'nin (MHP) desteklediği Hekim Onuru ve Dayanışma Grubu da 500 oy aldı.
Demokratik Katılım Grubu'unun Yönetim Kurulu adayları şöyleydi:
Dr. A. Özdemir Aktan, Dr. Ali Küçük, Dr. Ayşegül Bilen, Dr. Hasan Oğan, Dr. Hüseyin Demirdizen, Dr. Nazmi Algan ve Dr. Zeynep Solakoğlu.
Kadın üye sayısı bir önceki dönemde olduğu gibi ikide kaldı.
Grup, genel kurula giderken hükümetin sağlık politikalarının yanı sıra hekimlere yönelik şiddet, olumsuz çalışma koşulları ve sağlık eğitiminde yaşanan sorunlarla da mücadele edeceklerini söylemişti.
Genel kurula Türkiye Mimar Mühendis Odaları Birliği (TMMOB), İstanbul Eczacı Odası, Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK), Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu'nun (DİSK) da aralarında bulunduğu emek ve meslek odası yöneticileri de katıldı.
Oda başkanı Özdemir Aktan, iki yıllık dönemde yapılan faaliyetlerle ilgili sunumun ardından hükümetin odaları kontrolü altına almaya çalıştığını, aykırı sesleri susturmaya çalıştığını söyledi.
Genel kurulda konuşan Türkiye Tabipler Birliği (TTB) Genel Başkanı Gençay Gürsoy, "hükümetin desteklediği grupların kendi adını kullanarak oda yönetimini karalamaya çalıştığını" belirtti.
"Ben bugüne kadar Kürt sorunu hakkında iki cümle sarf ettim. Bundan sonra da sarf edeceğim. Birincisi, Kürt sorunu vardır ve kabul edilmelidir. İkincisi Türkiye kendi Kürtleri ile barışmak zorundadır."
Gürsoy, bu konuda görüş belirtmenin de görevi olduğunu söyledi ve ekledi:
"Ben bugüne kadar yaptığım konuşmaların bir dökümünü çıkardım. Konuşmalarımın yüzde 12'si Kürt sorunuyla, geri kalan yüzde 88'i sağlık alanıyla ilgili."
Gürsoy'un bu sözleri üzerine Hekim Onuru ve Dayanışma Grubu üyeleri "Kürt sorunu diye bir şey yok" diye tepki gösterdi. (EÜ/GG)

BAĞIMSIZ İLETİŞİM AĞIBağımsız İletişim Ağı (BİA) IPS İletişim Vakfı'nın çalışmalarının merkezinde yer alıyor. BİA, “bağımsız medya”nın güçlendirilmesi hedefiyle, 1997'den bu yana dört temel etkinlik alanı üzerinde gerçekleştirilen bir sürekli proje. Türkiye’de ve dünyada daha çok internet haber sitemiz bianet.org dolayısıyla yaygın olarak bilinse de, BİA günlük haber üretiminin ötesinde, iletişim sürecinin bütün uğraklarını dönüştürmeyi hedefliyor.

IPS İLETİŞİM VAKFIIPS İletişim Vakfı “İletişim ve kalkınma alanındaki projeleri gerçekleştirmek ve desteklemek” amacıyla 1993'te kuruldu. Vakıf etkinliklerini, yerel ve uluslararası kaynaklardan sağladığı hibe ve bağışlarla gerçekleştirdiği projeler üzerinden sürdürüyor.

BİA KİTAPLIĞIBİA Kitaplığı, Bağımsız İletişim Ağı’nın 2001-2009 arasında sürdürdüğü eğitim çalışmalarının ürünü olan “Habercinin Elkitabı“ dizisinden 5, “Hak Haberciliği” disizinden 4 kitabı; gazeteciler için kılavuzların yanısıra mesleğe adım atmaya hazırlananlara yönelik yayınları da kapsıyor. Kitaplık, Türkçe iletişim yazınında uluslararsı standartlarda üretilmiş, kimileri kendi alanlarında ilk olan öncü telif çalışmalardan oluşuyor.
BİZE ULAŞIN