Boğaziçi Üniversitesi Barış Eğitimi Veriyor

Merkez'in yöneticisi Prof. Dr. Erkman "Barış için medyaya büyük rol düşüyor"; WINPEAC'ten Mardin ve Sertel "Barış eğitimi koruyucu tıbba benzer"; Doç Dr. Alankuş "bianet barış gazeteciliğinde iyi örnek" dedi.

İstanbul - BİA Haber Merkezi
19 Aralık 2007, Çarşamba

Anlaşmazlıkların şiddetsiz yollardan çözülmesi, barış ve insan hakları kültürünün yaygınlaşması amacıyla kurulan Boğaziçi Üniversitesi (BÜ) Barış Eğitimi Uygulama ve Araştırma Merkezi açıldı.

Merkezin gerçekleştirmeyi hedefledikleri arasında; akademisyenler, araştırmacılar, sanatçılar ve öğrencilerin işbirliğiyle eğitimin her düzeyi için müfredat ve eğitim malzemesi hazırlamak, öğrenciler, eğitmenler ve sivil toplum örgütleri için barış eğitimleri düzenlemek, barış gazeteciliği seminerleri vermek ve çeşitli araştırma ve yayınlar hazırlamak var.

Rektör Soysal: Diyalog öğrenilebilen bir şeydir

Dün (18 Aralık) üniversitedeki açılış töreninde konuşan BÜ Rektörü Prof. Dr. Ayşe Soysal şunları söyledi: “Birey, grup ve kültürler arasındaki farklılıkları sağlıklı bir biçimde algılamak ancak diyalogla mümkün. Diyalog ise öğrenilebilen bir şey. Barış eğitimi gençlere sorunlarını şiddetsiz bir şekilde diyalog ile çözmeyi öğretmeyi amaçlıyor.” Soysal, merkezin amaçladıklarından birinin de üniversiteyle dış dünya arasında bir ara yüz teşkil etmek olduğunu belirtti. 

Erkman: Barış için medyaya büyük rol düşüyor

Merkezin müdürlüğünü yürüten BÜ Eğitim Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Fatoş Erkman sorunların şiddetsiz çözülebileceği anlayışının yaygınlaştırılmasının yaşamsal önem taşıdığına, örgün ve yaygın eğitimle birlikte medyaya büyük rol düştüğüne dikkat çekti. Erkman barış eğitimini, “bireyin kendi kendisiyle barışık olmasından başlayıp; çatışma ve anlaşmazlıkları çözmek için bilgi, beceri ve yöntem geliştiren eğitim” olarak tanımladı. 2000–2010 arasının Birleşmiş Milletler tarafından Barış Eğitimi Yılı ilan edildiğini belirten Erkman, merkezin çalışmalarının diğer üniversitelere ve topluma öncülük etmesini umduklarını söyledi.

"Barış eğitimi koruyucu tıbba benzer"

Barış Eğitimi Uygulama ve Araştırma Merkezi üyeleri Nur Bekata Mardin ve Jennifer Sertel  de konuşmalarında merkezin kuruluşunu ve amaçlarını aktardılar. Mardin, barış eğitiminin, "koruyucu tıbba" benzetilebileceğini şöyle açıkladı: “Bugüne kadar silahlanmaya, savaşa harcanan para insanlara barış kültürünü öğretmek için harcansaydı, bugün her alanda yaygın olan şiddet yerine sorunlara çok daha insancıl, sağlıklı, kalıcı ve ekonomik çözümler yaratmak mümkün olacaktı.”

Türkiyeli ve Yunanistanlı kadınların girişimiyle oluşan, iki kültür arasında barışın yaygınlaşması için çalışan WINPEACE derneği üyeleri Mardin ve Sertel, çeşitli barış eğitimlerine katılan gençlerde gerçekleşen tutum değişikliklerinden de örnekler vererek Merkez’in barış eğitimi adına yapacaklarını da anlattı:

“Gençler korkularını tanıyacak, önyargılarıyla yüzleşecek, öfkeleriyle baş etmeyi öğrenecek, özsaygı, eleştirel bakış açısı ve empati kazanacak, böylece insan hakları ve sosyal adalet farkındalığına sahip olacaklar. Bazı beceriler öğrenilebilir, öğretilebilir.”

Banias: Savaşın tek seçenek olmadığını öğrenmek gerek

"İnsan Onuru Bağlamında Barış" konulu konuşmasında BÜ Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Öğretim Üyesi Yrd. Doç Dr. Irene Banias barışın ancak insan onuruna saygılı, herkesin sosyal adalet ve özgürlüklerden tam olarak faydalandığı bir dünyada mümkün olacağının altını çizdi. Banias, sürdürülebilir barış inşa etmede barış araştırmaları ve barış eğitiminin ilk koşul olduğuna dikkat çekerken “İnsanların savaşın tek seçene olmadığını öğrenmek için barışın öyküsünü öğrenmeleri gerek” dedi.

Alankuş: Barış gazeteciliği ve hak haberciliğinde bianet iyi örnek

Doğu Akdeniz Üniversitesi'nden Doç. Dr. Sevda Alankuş davetlileri barış haberciliği ve etkileri hakkında bilgilendirdi. Alankuş, geleneksel gazeteciliğin savaşa ve çatışmaya odaklanan, kazanan ve kaybeden yaratan, anlaşmazlıkların nedenlerine inmekten ve  çözüm yolları yaratmaktan uzak olması nedeniyle, aslında "savaş gazeteciliği" olduğunu ifade etti.

Buna karşılık barış gazeteciliğinin barış çabalarını ve uzlaşma arayışlarını yansıtan, anlaşmazlığın nedenlerine odaklanan, bütün tarafların sesini duyurmaya çalışırken bu tarafları insanlaştıran ve silahları olumsuzlaştıran, haber için şiddetin gerçekleşmesini beklemek yerine şiddeti önlemeye çalışıp, çözüm için yaratıcılık gösteren bir yaklaşım olduğuna dikkat çekti. Bu bağlamda haber değeri, objektiflik ve tarafsızlık gibi kavramların yeniden düşünülmesi gerektiğini söyleyen Alankuş, bu ölçütlerle, bianet’in hak haberciliği ve barış gazeteciliği alanında Türkiye’de "iyi örnek" olduğunu da vurguladı. (KÇ/TK)

BAĞIMSIZ İLETİŞİM AĞIBağımsız İletişim Ağı (BİA) IPS İletişim Vakfı'nın çalışmalarının merkezinde yer alıyor. BİA, “bağımsız medya”nın güçlendirilmesi hedefiyle, 1997'den bu yana dört temel etkinlik alanı üzerinde gerçekleştirilen bir sürekli proje. Türkiye’de ve dünyada daha çok internet haber sitemiz bianet.org dolayısıyla yaygın olarak bilinse de, BİA günlük haber üretiminin ötesinde, iletişim sürecinin bütün uğraklarını dönüştürmeyi hedefliyor.

IPS İLETİŞİM VAKFIIPS İletişim Vakfı “İletişim ve kalkınma alanındaki projeleri gerçekleştirmek ve desteklemek” amacıyla 1993'te kuruldu. Vakıf etkinliklerini, yerel ve uluslararası kaynaklardan sağladığı hibe ve bağışlarla gerçekleştirdiği projeler üzerinden sürdürüyor.

BİA KİTAPLIĞIBİA Kitaplığı, Bağımsız İletişim Ağı’nın 2001-2009 arasında sürdürdüğü eğitim çalışmalarının ürünü olan “Habercinin Elkitabı“ dizisinden 5, “Hak Haberciliği” disizinden 4 kitabı; gazeteciler için kılavuzların yanısıra mesleğe adım atmaya hazırlananlara yönelik yayınları da kapsıyor. Kitaplık, Türkçe iletişim yazınında uluslararsı standartlarda üretilmiş, kimileri kendi alanlarında ilk olan öncü telif çalışmalardan oluşuyor.

BİZE ULAŞIN