Yüksekova Haber'den Erkan Çapraz'ın konuştuğu Seferi Yılmaz, mağdur durumdayken, sanık durumuna düşürüldüğünü, örgüt üyeliğinden yargılandığını söyledi, "Biz 9 Kasım olayını kendi açımızdan aydınlattık" dedi.
“Mağdur durumdayken sanık durumuna düşürüleceğimizi daha önce de belirtmiştik ve halen örgüt üyeliğinden yargılanıyorum. Şemdinli halkı olarak biz 9 Kasım olayını kendi açımızdan aydınlattık. Derin devletin, Jitem’in, Kontrgerillanın işbirliğiyle gerçekleşen bir eylem bir bombalama olduğunu biz çözdük. Bizim çözmemizle birlikte Sayın Ferhat Sarıkaya ve Savcı Gültekin Avcı da bunları çözdü ne yazık ki her iki se görev yapamaz duruma getirildiler."
Şemdinli dosyasının büyük bir baskı altına alındığını ifade eden bombalanan Umut Kitabevi'nin sahibi Seferi Yılmaz, "Şemdinli dosyasının açığa çıkması kontrgerillanın açığa çıkması anlamına gelir. Oysa bugünden itibariyle Güney'e bir savaş bir saldırı sendromu yaşanıyor bu sınır üçgeninde. Durum böyle olunca bu tür odakların açığa çıkarılması, yargılanması ya da mahkum edilmesi mümkün değil. Bundan dolayıdır ki bu olay her ne kadar bizim halk boyutuyla açığa çıkmışsa da yasama yürütme ve yargı boyutuyla açığa çıkamayacaktır. Suçu işleyenler adeta ödüllendiriliyorlar" diyor.
"O nedenle cezalarını bulabilecekleri yönünde umudum yok. Vicdani davranan savcılar sürgün edildiler, heyet dağıtıldı. Bu dosyayla ilgilenen bir savcı dört günlük göreve başlamasına rağmen 35 bin sayfalık Şemdinli dosyasına hiçbir inceleme yapmadan sanıkların tahliyesini talep etti. Böyle bir ortamda umutlu olmak mümkün değil. Biz yine de kendi açımızdan halkımıza güvenerek umudumuzu her zaman koruyacağız."
"Bizim insanlarımızda biraz kitaba karşı bir ilgisizlik var. Bu olaylardan sonra da okuyucu kesimi, öğretmeni, askeri, subayı gelmeye korkuyor. Hatta bir zamanlar askerlerin pasaja girmesi bile yasaklanmıştı. Şimdi Umut Kitapevi tabelasının altından geçen herkes bir şekilde mimleniyormuş gibi bir hava yaratılıyor. Zaten bu tabela nedeniyle ve kitapevinin açılışı ile ilgili yargılama süreci var. Bu nedenlerden dolayı bir ilgisizlik var. Ama cehaleti kırmanın tek yolu kitaptır. En iyi arkadaş kitaptır o açıdan kitaplar arasında hiçbir ayrım yapmadan mutlaka okumalı. Ancak kitapseverlerden ricam milliyetçiliği, şovenizmi körükleyen insanların biraz daha kitap seçiminde dikkatli olmaları gerekir. Zihinleri bunaltan kitaplardan kaçınılsın."
"Şu an piyasaya çıkan bir sürü kitap mesela 'Çılgın Türkler' Türkiye’yi gerçekten çılgın bir duruma getiriyor bu tür kitaplar. Bu kitaplar Türkiye’yi neredeyse iç savaşa sürüklenecek kadar tehlikeli boyuta getiriyor." (EÇ/NZ)

BAĞIMSIZ İLETİŞİM AĞIBağımsız İletişim Ağı (BİA) IPS İletişim Vakfı'nın çalışmalarının merkezinde yer alıyor. BİA, “bağımsız medya”nın güçlendirilmesi hedefiyle, 1997'den bu yana dört temel etkinlik alanı üzerinde gerçekleştirilen bir sürekli proje. Türkiye’de ve dünyada daha çok internet haber sitemiz bianet.org dolayısıyla yaygın olarak bilinse de, BİA günlük haber üretiminin ötesinde, iletişim sürecinin bütün uğraklarını dönüştürmeyi hedefliyor.

IPS İLETİŞİM VAKFIIPS İletişim Vakfı “İletişim ve kalkınma alanındaki projeleri gerçekleştirmek ve desteklemek” amacıyla 1993'te kuruldu. Vakıf etkinliklerini, yerel ve uluslararası kaynaklardan sağladığı hibe ve bağışlarla gerçekleştirdiği projeler üzerinden sürdürüyor.

BİA KİTAPLIĞIBİA Kitaplığı, Bağımsız İletişim Ağı’nın 2001-2009 arasında sürdürdüğü eğitim çalışmalarının ürünü olan “Habercinin Elkitabı“ dizisinden 5, “Hak Haberciliği” disizinden 4 kitabı; gazeteciler için kılavuzların yanısıra mesleğe adım atmaya hazırlananlara yönelik yayınları da kapsıyor. Kitaplık, Türkçe iletişim yazınında uluslararsı standartlarda üretilmiş, kimileri kendi alanlarında ilk olan öncü telif çalışmalardan oluşuyor.
BİZE ULAŞIN