Dünya Sağlık Örgütü, Dünya Sağlık Günü'nde (7 Nisan) "Antibiyotik Direnci"ni 2011 yılı için ana gündem maddesi olarak belirledi. Dünya Sağlık Örgütü'ne göre antibiyotik direnci, artık küresel anlamda tehdit oluşturuyor.
Dünya Sağlık Örgütü'nün (WHO), aşırı ve/veya yanlış kullanımına bağlı antimikrobiyal ajanlara karşı gelişen bakteri direncinin enfeksiyon hastalıklarının tedavisinde güçlükler yaratan antibiyotiklerin direncine karşı eş güdüm içerisinde çok disiplinli, küresel bir strateji geliştirilmesini önerdiği ifade edilen açıklamada, şunlar kaydedildi:
"Şüphesiz ki ölümcül sayılabilecek birçok hastalık, antibiyotikler sayesinde tedavi edilebilir ve yönetilebilir hale gelmiştir. Ancak antibiyotiklerin akılcı olmayan kullanımı antibiyotik direncinin gelişmesine yol açmaktadır. Akılcı ilaç kullanımında ilacın hekim tarafından verilmesi ve bir ilaç uzmanı olan eczacı danışmanlığında kullanılması çok önemlidir. Aksi takdirde antibiyotiklerin hatalı kullanımı bugün ve gelecekte başka hastalıklara ve binlerce insanın ölümüne davetiye çıkartacaktır. Antibiyotik direnci nedeniyle bakteriyel enfeksiyonların önlenmesi ya da etkin bir şekilde tedavisi mümkün olmadığında majör cerrahi, organ nakli, diyaliz, kanser, tüberküloz, gibi hastalıklarda modern tıbbın elde ettiği başarılarda önemli gerilemeler meydana gelecektir."
İstanbul Eczacılar Odası Başkanı Semih Güngör, bianet'e yaptığı açıklamada Türkiye'de halkın yaygın antibiyotik kullanma alışkanlığı olduğunu, insanların tedavilerini önce kendi yöntemleri ile gerçekleştirmeyi huy edindiklerini söylüyor. İnsanların en basit hastalıkta, hatta başağrısında bile antibiyotiklere sarıldığını söyleyen Güngör, sözlerine şöyle devam ediyor:
* Türkiye'de sağlık sisteminde yaşanan aksaklıklar nedeniyle doktorlar da yoğunluktan, eskisine oranla çok daha fazla antibiyotik reçetesi yazıyor.
* İnsanlar hastalandıkları zaman doktora gidip, hastanelerde zaman kaybetmek istemedikleri için kendi tedavilerini kendileri uygulama yöntemini seçiyor. Kısa yoldan iyileşebilmek için de genellikle antibiyotikleri tercih ediyorlar.
* Virütik hastalıklarda, hastaya gribal enfeksiyon ilaçları ve vitamin vermek gerekir. Ancak bu yolla tedavi biraz daha uzun sürdüğü için hastalar inatla antibiyotik kullanmak ister. Anneler çocuklarının daha çabuk iyileşmesi için, bizim uyarılarımıza rağmen antibiyotik tedavisinde ısrar ediyor.
* Antibiyotik kullanan insanların pek çoğu da bu ilaçları usulüne uygun şekilde kullanmıyor. Genellikle ikinci gün iyileştiklerini zannederek, ilacı kesiyorlar. Oysa antibiyotik kullanılmaya başlandığında, doktorun söylediği şekilde kullanılmalı ve kutunun tamamı bitirilmeli.
* Antibiyotiğin yanlış kullanımı, vücudun bu ilaçlara karşı bağışıklığının artmasına yol açar. Bu da, vücudun bu ilaçlara gerçekten ihtiyaç duyduğu zamanlarda, ilacın işe yaramamasını beraberinde getirir.
* İlacın işe yaramadığını gören hasta, bu sefer daha geniş spektrumlu antibiyotikleri kullanma yolunu seçer. Bu da hastanın daha fazla yan etkiye maruz kalmasının yolunu açar.
* Antibiyotikler son derece güçlü ilaçlar oldukları için, vücudumuzdaki zararlı mikropları öldürürken faydalı mikropları da öldürür. Bu da vücudun bağışıklı sistemini olumsuz yönde etkiler. Yani o an antibiyotikle iyileştiğinizi düşünürken uzun vadede vücudunuza ciddi anlamda zarar veriyorsunuz. (EKN)

BAĞIMSIZ İLETİŞİM AĞIBağımsız İletişim Ağı (BİA) IPS İletişim Vakfı'nın çalışmalarının merkezinde yer alıyor. BİA, “bağımsız medya”nın güçlendirilmesi hedefiyle, 1997'den bu yana dört temel etkinlik alanı üzerinde gerçekleştirilen bir sürekli proje. Türkiye’de ve dünyada daha çok internet haber sitemiz bianet.org dolayısıyla yaygın olarak bilinse de, BİA günlük haber üretiminin ötesinde, iletişim sürecinin bütün uğraklarını dönüştürmeyi hedefliyor.

IPS İLETİŞİM VAKFIIPS İletişim Vakfı “İletişim ve kalkınma alanındaki projeleri gerçekleştirmek ve desteklemek” amacıyla 1993'te kuruldu. Vakıf etkinliklerini, yerel ve uluslararası kaynaklardan sağladığı hibe ve bağışlarla gerçekleştirdiği projeler üzerinden sürdürüyor.

BİA KİTAPLIĞIBİA Kitaplığı, Bağımsız İletişim Ağı’nın 2001-2009 arasında sürdürdüğü eğitim çalışmalarının ürünü olan “Habercinin Elkitabı“ dizisinden 5, “Hak Haberciliği” disizinden 4 kitabı; gazeteciler için kılavuzların yanısıra mesleğe adım atmaya hazırlananlara yönelik yayınları da kapsıyor. Kitaplık, Türkçe iletişim yazınında uluslararsı standartlarda üretilmiş, kimileri kendi alanlarında ilk olan öncü telif çalışmalardan oluşuyor.
BİZE ULAŞIN