Türkiye'de dört fizik tedavi hastanesi var. Yatak kapasitesi 693. İstanbul'daki hastanenin kullanılmaz halde kalması, tedavi hakkının ciddi ölçüde aksamasına yol açıyor.
Sağlığıma Dokunma Platformu, yanında yapılan alışveriş merkezi inşaatı nedeniyle zarar gören İstanbul Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hastanesi'nin derhal onarılarak hizmete sokulmasını istiyor.
Platformun hafta sonu yaptığı basın açıklamasında dikkat çektiği veriler şöyle:
2009 yılının ilk 7 ayında Türkiye'de meydana gelen trafik kazalarından tam 89 bin 617 kişi yaralandı. Bu 89.617 kişi, potansiyel birer fiziksel tıp tedavisi hastası durumundadır..
Diğer yandan 2008 yılında Türkiye'de tam 80.602 iş kazasında insanlar yaralandı, yaşamlarını yitirdi. Örneğin sadece Tuzla Tersanelerindeki yaralanmalar bile tek başına hastanemizin yatak kapasitesinin üzerinde.
Ülkemizdeki Sağlık Bakanlığı'na bağlı dört fizik tedavi ve rehabilitasyon hastanesinin toplam yatak kapasitesi 693'tür.
Dört fizik tedavi hastanesi içinde poliklinik hizmeti bakımından en yüksek kapasiteye sahip olan da İstanbul Fizik Tedavi Rehabilitasyon Eğitim ve Araştırma Hastanesi'dir.
Diğerlerinin yıllık poliklinik hizmeti 50 bin kişi dolayındayken bu hastanede yaklaşık 145 bin poliklinik hizmeti verilmekteydi. Tam hizmet sunduğu dönemde günde ortalama 565 hastanın muayene ve tedavisi yapılmaktaydı.
Yine diğerlerinden farklı olarak ameliyathanesi de olan hastanede 1.887 ameliyat gerçekleştirilmişti.
En yüksek yatak kapasitesine sahip olan hastanede önceki yılın verilerine göre 2.790 hasta yatarak tedavi oldu.
70 milyonu aşan bir nüfusa sahip Türkiye'de hidroterapi uygulayabilen 2 hastane var. Bunun dışında günü birlik tedavi hizmeti veren bir özel tesis bulunuyor.
İstanbul'da 2 havuzun, 1 girdap banyosu ünitesinin bulunduğu bina yıkıldı.
Geriye sadece Kütahya'daki 200 yataklı Yoncalı Hidroterapi ve Fizik Tedavi Hastanesi ile bir derneğin havuzu kaldı.
İki hastanenin yetersizliği nedeniyle bir yıla yakın sıra bekleyen hastalar, yıkımla birlikte tümüyle çaresiz bırakıldı.
Artık bu hizmetler verilemiyor. Hastaların tedavileri sürekli olarak erteleniyor.
Geciken her tedavi kalıcı sakatlıklara, telafisi mümkün olmayan hasarlara yol açıyor.

BAĞIMSIZ İLETİŞİM AĞIBağımsız İletişim Ağı (BİA) IPS İletişim Vakfı'nın çalışmalarının merkezinde yer alıyor. BİA, “bağımsız medya”nın güçlendirilmesi hedefiyle, 1997'den bu yana dört temel etkinlik alanı üzerinde gerçekleştirilen bir sürekli proje. Türkiye’de ve dünyada daha çok internet haber sitemiz bianet.org dolayısıyla yaygın olarak bilinse de, BİA günlük haber üretiminin ötesinde, iletişim sürecinin bütün uğraklarını dönüştürmeyi hedefliyor.

IPS İLETİŞİM VAKFIIPS İletişim Vakfı “İletişim ve kalkınma alanındaki projeleri gerçekleştirmek ve desteklemek” amacıyla 1993'te kuruldu. Vakıf etkinliklerini, yerel ve uluslararası kaynaklardan sağladığı hibe ve bağışlarla gerçekleştirdiği projeler üzerinden sürdürüyor.

BİA KİTAPLIĞIBİA Kitaplığı, Bağımsız İletişim Ağı’nın 2001-2009 arasında sürdürdüğü eğitim çalışmalarının ürünü olan “Habercinin Elkitabı“ dizisinden 5, “Hak Haberciliği” disizinden 4 kitabı; gazeteciler için kılavuzların yanısıra mesleğe adım atmaya hazırlananlara yönelik yayınları da kapsıyor. Kitaplık, Türkçe iletişim yazınında uluslararsı standartlarda üretilmiş, kimileri kendi alanlarında ilk olan öncü telif çalışmalardan oluşuyor.
BİZE ULAŞIN