<?xml version='1.0' encoding='utf-8'?><rss version='2.0' xmlns:atom='http://www.w3.org/2005/Atom' xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' xmlns:content='http://purl.org/rss/1.0/modules/content/'><channel><title>bianet</title><link>https://bianet.org/</link><description>Son Haberler</description><language>tr-TR</language><ttl>300</ttl><lastBuildDate>Thu, 02 Jul 2026 10:14:18 +0300</lastBuildDate><image><title>bianet</title><url>https://static.bianet.org/logos/bianet-logo.svg</url><link>https://bianet.org/</link></image><atom:link rel='self' type='application/rss+xml' href='https://bianet.org/rss/bianet'/><item><title><![CDATA[Gözaltına alınan Cumhuriyet muhabiri Gülnur Saydam serbest bırakıldı]]></title><link>https://bianet.org/haber/gozaltina-alinan-cumhuriyet-muhabiri-gulnur-saydam-serbest-birakildi-321094</link><media:content medium='image' type='image/jpeg' url='https://static.bianet.org/haber/2026/07/02/gozaltina-alinan-cumhuriyet-muhabiri-gulnur-saydam-serbest-birakildi.jpg'/><guid isPermaLink='true'>https://bianet.org/haber/gozaltina-alinan-cumhuriyet-muhabiri-gulnur-saydam-serbest-birakildi-321094</guid><description><![CDATA[Cumhuriyet gazetesi muhabiri Gülnur Saydam, Göktürk’te organize suç grupları ve silahlı saldırılara ilişkin haberinin ardından gözaltına alındı. Saydam, Vatan Emniyet’teki ifadesinin ve sağlık kontrolünün ardından serbest bırakıldı.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Cumhuriyet muhabiri Gülnur Saydam, <a href="https://www.cumhuriyet.com.tr/turkiye/yurttas-meydana-gelen-saldirilar-arasinda-yasam-mucadelesi-veriyor-cetelerin-yeni-adresi-istanbul-un-gozde-semti-gokturk-mu-2516930" target="_blank" rel="nofollow noopener">“Yurttaş meydana gelen saldırılar arasında yaşam mücadelesi veriyor: Çetelerin yeni adresi İstanbul’un gözde semti Göktürk mü?” </a>başlıklı haberinin ardından dün akşam saatlerinde gözaltına alındı.</p>
<p>Cumhuriyet’in aktardığına göre Saydam, Vatan Emniyet’e götürüldü. Burada kendisine, haberi gerekçe gösterilerek “halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” suçlaması yöneltildi. İfadesinin ardından sağlık kontrolünden geçirildi, daha sonra da serbest bırakıldı.</p>
<p>Saydam, serbest bırakılmasının ardından yaptığı açıklamada, <em>“Arasalar kendim de giderdim ama savcılık talimatı ile hukuka aykırı şekilde evimden alınıp Vatan Emniyet’e getirildim. Yaklaşık 4 saatlik ifademin ardından serbest bırakıldım. Haberimin arkasındayım. Gazetecilik yapıp kamuoyunun sesini duyurmaya devam edeceğim</em>” dedi.</p>
<p>Söz konusu haberde, İstanbul Göktürk’te yaşanan tehdit ve silahlı saldırı iddiaları ile yurttaşların endişeleri yer alıyordu. Haberde Emniyet’in “Göktürk’te faili meçhul tek bir suç kaydı bulunmamaktadır” açıklamasına da yer verilmişti.</p>
<a href='/haber/gazetecilik-haklari-okur-destegiyle-gelisir-319256' class='ccard ccard--news ccard--news-content'>
<div class='img-wrapper'>
<img src='https://static.bianet.org/list-haber/2026/05/01/gazetecilik-haklari-okur-destegiyle-gelisir-1.jpg' alt='Gazetecilik hakları okur desteğiyle gelişir!' loading='lazy'>
</div>
<div class='txt-wrapper'>
<h6 class='surheadline'>3 MAYIS DÜNYA BASIN ÖZGÜRLÜĞÜ GÜNÜ</h6>
<h5 class='headline'>Gazetecilik hakları okur desteğiyle gelişir!</h5>
<div class='date'>2 Mayıs 2026</div>
</div>
</a>

<p>(HA)</p>]]></content:encoded><pubDate>Thu, 02 Jul 2026 10:05:00 +0300</pubDate></item><item><title><![CDATA[Fransa’da aşırı sıcaklar nedeniyle binlerce kümes hayvanı hayatını kaybetti]]></title><link>https://bianet.org/haber/fransada-asiri-sicaklar-nedeniyle-binlerce-kumes-hayvani-hayatini-kaybetti-321093</link><media:content medium='image' type='image/jpeg' url='https://static.bianet.org/haber/2026/07/02/fransada-asiri-sicaklar-nedeniyle-binlerce-kumes-hayvani-hayatini-kaybetti.jpg'/><guid isPermaLink='true'>https://bianet.org/haber/fransada-asiri-sicaklar-nedeniyle-binlerce-kumes-hayvani-hayatini-kaybetti-321093</guid><description><![CDATA[Tarım Bakanı Annie Genevard, üreticilerin hayvanları sıcaktan koruyabilmesi için vantilatör ve sisleme sistemlerine kredi desteği verileceğini açıkladı.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Fransa’da 18 Haziran’dan bu yana etkili olan aşırı sıcaklar nedeniyle hastanelerde yoğunluk yaşanırken, onlarca kişi hayatını kaybetti.</p>
<p>Kliması bulunmayan bazı ev, hastane ve okullarda aşırı sıcakla mücadele etmek için binaların camları, acil durumlarda kullanılan termal battaniyelerle kaplandı.</p>
<p>Fransa Tarım Bakanı Annie Genevard, konuk olduğu BFMTV kanalında aşırı sıcakların tarım ve hayvancılık sektörü üzerindeki etkilerini değerlendirdi.</p>
<p>Genevard, besicilerin vantilatör ve sisleme sistemleri kurabilmeleri için kredi sağlanacağını, bu desteğin özellikle kümes hayvanı yetiştiricilerine yönelik olacağını söyledi.</p>
<h3>“6 bin ton ağırlığında”</h3>
<p>Bakan, tam sayı vermemekle birlikte Bretonya’da aşırı sıcaklar nedeniyle yaklaşık 6 bin ton ağırlığında kümes hayvanının hayatını kaybettiğini açıkladı.</p>
<p>Hava sıcaklığının 40 derecenin üzerine çıktığında kümes hayvanlarının vücut sıcaklıklarını düşüremediğini belirten Genevard, sektöre yönelik tazminatların hızla ödenebilmesi için bu hafta sigorta şirketleriyle görüşeceğini duyurdu.</p>
<p>Genevard, su depolama kapasitesinin de artırılması gerektiğini belirterek, “<em>Depolama kapasitemizi artırmazsak iklim değişikliğiyle mücadele edemeyiz</em>,” dedi.</p>
<p><em>Anadolu Ajansı</em>’nın aktardığına göre Genevard, bu yıl peş peşe krizlerle karşı karşıya kalan tarım sektörünün ağır bir bedel ödediğini belirterek, durumun son derece endişe verici olduğunu ifade etti. (TY)</p>]]></content:encoded><pubDate>Thu, 02 Jul 2026 10:00:00 +0300</pubDate></item><item><title><![CDATA[NATO Zirvesi öncesi Ankara'da yeni kısıtlamalar]]></title><link>https://bianet.org/haber/nato-zirvesi-oncesi-ankara-da-yeni-kisitlamalar-321092</link><media:content medium='image' type='image/jpeg' url='https://static.bianet.org/haber/2026/07/02/nato-zirvesi-oncesi-ankara-da-yeni-kisitlamalar.png'/><guid isPermaLink='true'>https://bianet.org/haber/nato-zirvesi-oncesi-ankara-da-yeni-kisitlamalar-321092</guid><description><![CDATA[Ankara Valiliği, kentte düzenlenecek zirve nedeniyle 5-10 Temmuz tarihleri arasında ağır tonajlı araçların şehir içine girişinin kısıtlanacağını, 6-9 Temmuz’da bazı yolların trafiğe kapatılacağını ve belirlenen güzergâhlarda motokurye ile park yasağı uygulanacağını duyurdu.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Ankara Valiliği, kentte düzenlenecek zirve nedeniyle 5-10 Temmuz 2026 tarihleri arasında ulaşım ve trafik akışına ilişkin geçici tedbirler uygulanacağını açıkladı.</p>
<p>Valilikten yapılan açıklamada, zirve süresince kentte ulaşımın güvenli şekilde sağlanması amacıyla bazı araçların şehir merkezine girişine sınırlama getirileceği, bazı güzergâhların trafiğe kapatılacağı ve belirlenen bölgelerde park yasağı uygulanacağı bildirildi.</p>
<p>Açıklamaya göre, 5 Temmuz 2026 saat 16.00’dan 10 Temmuz 2026 saat 10.00’a kadar yakıt tankerleri, beton mikserleri, çekiciler ve diğer ağır tonajlı araçların şehir içine girişine izin verilmeyecek.</p>
<a href='/haber/turkiyenin-nato-hazirliklari-dunyada-nasil-goruluyor-321068' class='ccard ccard--news ccard--news-content'>
<div class='img-wrapper'>
<img src='https://static.bianet.org/list-haber/2026/07/01/dunya-medyasinda-nato-zirvesi-diplomasi-vitrini-ve-hak-ihlali-elestirileri.png' alt='Türkiye’nin "NATO hazırlıkları" dünyada nasıl görülüyor?' loading='lazy'>
</div>
<div class='txt-wrapper'>
<h5 class='headline'>Türkiye’nin "NATO hazırlıkları" dünyada nasıl görülüyor?</h5>
<div class='date'>1 Temmuz 2026</div>
</div>
</a>

<h4>6-9 Temmuz arasında bazı güzergâhlar trafiğe kapatılacak</h4>
<p>Ankara Valiliği’nin yazılı açıklamasında, 6-9 Temmuz tarihleri arasında başta Esenboğa Havalimanı ve Ankara Etimesgut Havalimanı olmak üzere, geliş ve gidiş istikametinde makam araçlarının kullanacağı güzergâhlar ile etkinlik alanlarının trafiğe kapatılacağı belirtildi.</p>
<p>Trafiğe kapatılması kararlaştırılan güzergâhlar şöyle:</p>
<ul>
<li>
<p>Ankara Çevre Yolu’nun, O-20 Karayolu Kuzey Ankara Bölgesi’nde Mamak ilçesi Ortaköy Mevkii Bağlantısı ile Yenimahalle ilçesi Yuvaköy Yolu arasında kalan bölümü,</p>
</li>
<li>
<p>Mevlana Bulvarı,</p>
</li>
<li>
<p>Özal Bulvarı,</p>
</li>
<li>
<p>İsmet İnönü Bulvarı,</p>
</li>
<li>
<p>Dumlupınar Bulvarı,</p>
</li>
<li>
<p>Anadolu Bulvarı,</p>
</li>
<li>
<p>Sakıp Sabancı Bulvarı,</p>
</li>
<li>
<p>Ankara Bulvarı,</p>
</li>
<li>
<p>Atatürk Bulvarı,</p>
</li>
<li>
<p>1071 Malazgirt Bulvarı,</p>
</li>
<li>
<p>Türk Kızılayı Caddesi,</p>
</li>
<li>
<p>Beştepe Caddesi,</p>
</li>
<li>
<p>Söğütözü Caddesi,</p>
</li>
<li>
<p>Muhsin Yazıcıoğlu Caddesi,</p>
</li>
<li>
<p>Alparslan Türkeş Caddesi,</p>
</li>
<li>
<p>Ufuk Üniversitesi Caddesi,</p>
</li>
<li>
<p>Cumhurbaşkanlığı Külliyesi çevresi.</p>
</li>
</ul>
<p>Açıklamada ayrıca JW Marriott Otel, Sheraton Otel, Lugal Otel, Hilton Otel, Divan Ankara Otel, Bilkent Otel, InterContinental Otel, Metropolitan Otel, Alegria Business Otel, Hilton Garden Inn Otel, Crowne Plaza Otel, Mövenpick Otel, Wyndham Otel ve Grand Mercure Otel çevrelerinde de trafik tedbirleri uygulanacağı bildirildi.</p>
<p>Valilik, bu cadde ve güzergâhlarda park halinde bulunan araçların 4 Temmuz’a kadar bulundukları yerlerden kaldırılması gerektiğini, kaldırılmayan araçların çekileceğini duyurdu.</p>
<a href='/haber/af-orgutu-nato-zirvesi-icin-getirilen-protesto-yasagi-kaldirilsin-320960' class='ccard ccard--news ccard--news-content'>
<div class='img-wrapper'>
<img src='https://static.bianet.org/list-haber/2026/06/27/af-orgutu-nato-zirvesi-icin-getirilen-protesto-yasagi-kaldirilsin.png' alt='Af Örgütü: NATO Zirvesi için getirilen protesto yasağı kaldırılsın' loading='lazy'>
</div>
<div class='txt-wrapper'>
<h5 class='headline'>Af Örgütü: NATO Zirvesi için getirilen protesto yasağı kaldırılsın</h5>
<div class='date'>27 Haziran 2026</div>
</div>
</a>

<blockquote class="twitter-tweet" data-media-max-width="560">
<p dir="ltr" lang="tr">BASIN AÇIKLAMASI<br><br>36. NATO DEVLET VE HÜKÜMET BAŞKANLARI ZİRVESİ KAPSAMINDA YAPILAN DÜZENLEMELER VE UYGULANACAK TEDBİRLER<br>⬇️<a href="https://t.co/FNsNBdinxR" target="_blank" rel="nofollow">https://t.co/FNsNBdinxR</a> <a href="https://t.co/sq7YuOvVYW" target="_blank" rel="nofollow">pic.twitter.com/sq7YuOvVYW</a></p>
— T.C. Ankara Valiliği (@AnkaraValiligi) <a href="https://x.com/AnkaraValiligi/status/2072554450418315643?ref_src=twsrc%5Etfw" target="_blank" rel="nofollow">July 2, 2026</a></blockquote>
<h3>Belirlenen güzergâhlarda motokurye yasağı</h3>
<p>Zirve tedbirleri kapsamında Ankara’da bazı cadde ve yollarda motokurye girişine de izin verilmeyecek.</p>
<p>Motokuryelerin 6-9 Temmuz tarihleri arasında giriş yapamayacağı güzergâhlar şöyle:</p>
<ul>
<li>
<p>Esenboğa Havalimanı ve Ankara Etimesgut Havalimanı’ndan başlanarak geliş ve gidiş yönünde, Ankara Çevre Yolu’nun O-20 Karayolu Kuzey Ankara Bölgesi’nde Mamak ilçesi Ortaköy Mevkii Bağlantısı ile Yenimahalle ilçesi Yuvaköy Yolu arasında kalan bölümü,</p>
</li>
<li>
<p>Mevlana Bulvarı,</p>
</li>
<li>
<p>Özal Bulvarı,</p>
</li>
<li>
<p>İsmet İnönü Bulvarı,</p>
</li>
<li>
<p>Dumlupınar Bulvarı,</p>
</li>
<li>
<p>Anadolu Bulvarı,</p>
</li>
<li>
<p>Sakıp Sabancı Bulvarı,</p>
</li>
<li>
<p>Ankara Bulvarı,</p>
</li>
<li>
<p>Atatürk Bulvarı,</p>
</li>
<li>
<p>1071 Malazgirt Bulvarı,</p>
</li>
<li>
<p>Türk Kızılayı Caddesi,</p>
</li>
<li>
<p>Beştepe Caddesi,</p>
</li>
<li>
<p>Söğütözü Caddesi,</p>
</li>
<li>
<p>Muhsin Yazıcıoğlu Caddesi,</p>
</li>
<li>
<p>Alparslan Türkeş Caddesi,</p>
</li>
<li>
<p>Ufuk Üniversitesi Caddesi,</p>
</li>
<li>
<p>Cumhurbaşkanlığı Külliyesi çevresi.</p>
</li>
</ul>
<p>Motokuryeler ayrıca JW Marriott Otel, Sheraton Otel, Lugal Otel, Hilton Otel, Divan Ankara Otel, Bilkent Otel, InterContinental Otel, Metropolitan Otel, Alegria Business Otel, Crowne Plaza Otel, Mövenpick Otel, Wyndham Otel ve Grand Mercure Otel çevrelerine de giremeyecek.</p>
<a href='/haber/nato-ankara-zirvesi-nin-gundemi-atlantik-catlagi-ni-onarmak-icin-savas-harcamalarini-artirmak-320902' class='ccard ccard--news ccard--news-content'>
<div class='img-wrapper'>
<img src='https://static.bianet.org/list-haber/2026/06/26/nato-ankara-zirvesi-nin-gundemi-atlantik-catlagi-ni-onarmak-icin-savas-harcamalarini-artirmak.jpeg' alt='NATO Ankara Zirvesi&#39;nin gündemi: "Atlantik Çatlağı"nı onarmak için savaş harcamalarını artırmak' loading='lazy'>
</div>
<div class='txt-wrapper'>
<h5 class='headline'>NATO Ankara Zirvesi'nin gündemi: "Atlantik Çatlağı"nı onarmak için savaş harcamalarını artırmak</h5>
<div class='date'>26 Haziran 2026</div>
</div>
</a>

<h3>Güzergâhlar üzerinde park yasağı uygulanacak</h3>
<p>Valilik açıklamasına göre, zirve nedeniyle kullanılacak güzergâhlar üzerinde park yasağı da uygulanacak.</p>
<p>Yola cephesi olan ikametlerin ve iş merkezlerinin müştemilatları önü ile bahçeleri, taksi duraklarının önü, kamu kurum ve kuruluşları, üniversiteler, AVM’ler, umuma açık yerler ve marketlerin otoparkları bu kapsamda olacak.</p>
<p>Araç tamir servisleri, işyerlerinin otoparkları ve önlerinde bulunan araçlar, karavanlar ve konteynerler için de park yasağı uygulanacak.</p>
<h3>Gıda ve ilaç taşıyan araçlar için ayrı düzenleme</h3>
<p>Zirve tedbirleri kapsamında gıda ve ilaç taşıyan araçlara ilişkin de ayrı bir düzenleme yapıldı.</p>
<p>Buna göre, gıda maddesi taşıyan kamyonlar 6 Temmuz saat 00.00’dan 9 Temmuz saat 05.00’e kadar geliş güzergâhlarına göre Çevre Yolu’ndan İstanbul Yolu’na katılabilecek. Bu araçlar, Fatih Sultan Mehmet Bulvarı merkez yönünü takip ederek Rajiv Gandhi Caddesi’nden GİMAT yönüne, oradan da Hipodrom Caddesi üzerinden Roma Meydanı ışıklardan U dönüşü yaparak Toptancı Hali’ne giriş yapabilecek.</p>
<p>İlaç ve bozulacak acil malzeme taşıyan kamyonlar ise 6 Temmuz saat 00.00’dan 9 Temmuz saat 05.00’e kadar Fatih Sultan Mehmet Bulvarı’nı kullanabilecek. Bu araçlar; Dumlupınar Bulvarı, 1071 Malazgirt Bulvarı, Sakıp Sabancı Bulvarı, Anadolu Bulvarı, Ankara Bulvarı, Mevlana Bulvarı, İnönü Bulvarı ve Atatürk Bulvarı dışındaki güzergâhlardan geçiş yapabilecek.</p>
<h3>"52 bin hayvan toplatıldı"</h3>
<p>Öte yandan, Ankara Valisi Yakup Canbolat, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada sokakta yaşayan 52 bin hayvanın toplandığını duyurdu. Zirve hazırlıkları kapsamında köpeklerin toplatılmasına "hız verildiği" basına yansımıştı.</p>
<blockquote class="twitter-tweet" data-media-max-width="560">
<p dir="ltr" lang="tr">Kıymetli Ankaralı hemşehrilerim, Ankara İlimizde 2024 yılında tesbiti yapılan 52.000 sahipsiz sokak hayvanının toplanması çalışmalarında bugün itibariyle 52.000 sayısına ulaşılmıştır. Tesbit dışı kalan varsa arama/tarama ve toplama çalışmalarına titizlikle devam edilecektir.</p>
— Yakup CANBOLAT (@YakupCanbolat) <a href="https://x.com/YakupCanbolat/status/2072177770483105933?ref_src=twsrc%5Etfw" target="_blank" rel="nofollow">July 1, 2026</a></blockquote>
<p>(NÖ)</p><script async="" src="https://platform.twitter.com/widgets.js" charset="utf-8"></script>]]></content:encoded><pubDate>Thu, 02 Jul 2026 09:43:00 +0300</pubDate></item><item><title><![CDATA[Irak ve IKBY turunda Kalın’ın gündemi: ‘Güvenlik’, işbirliği ve çözüm süreci]]></title><link>https://bianet.org/haber/irak-ve-ikby-turunda-kalinin-gundemi-guvenlik-isbirligi-ve-cozum-sureci-321090</link><media:content medium='image' type='image/jpeg' url='https://static.bianet.org/haber/2026/07/02/irak-ve-ikby-turunda-kalinin-gundemi-guvenlik-isbirligi-ve-cozum-sureci.jpg'/><guid isPermaLink='true'>https://bianet.org/haber/irak-ve-ikby-turunda-kalinin-gundemi-guvenlik-isbirligi-ve-cozum-sureci-321090</guid><description><![CDATA[MİT Başkanı, Bağdat ve Erbil'de Nizar Amedi, Mesud Barzani, Bafıl Talabani ve Kubat Talabani başta olmak üzere çok sayıda siyasi isimle görüştü.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Millî İstihbarat Teşkilatı (MİT) Başkanı İbrahim Kalın, dün (1 Temmuz) Irak ve Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi (IKBY) yetkilileriyle “güvenlik” ve istihbarat işbirliğinin güçlendirilmesine ilişkin temaslarda bulundu.</p>
<p>Irak Cumhurbaşkanlığı Basın Ofisi’nin açıklamasına göre Kalın, Bağdat’ta Irak Cumhurbaşkanı Nizar Amedi tarafından kabul edildi.</p>
<p>Görüşmede Amedi, krizlerin çözümünde diyalog ve karşılıklı anlayışın temel unsur olduğunu belirterek, “sınır aşan tehditlere karşı” ortak güvenliğin korunması ve bölgede daha istikrarlı bir ortam oluşturulması için ortak çabaların önemini vurguladı.</p>
<p><em>Anadolu Ajansı</em>’nda yer alan habere göre, MİT Başkanı da Türkiye’nin Irak ile tüm alanlarda koordinasyon ve işbirliğini sürdürmeye kararlı olduğunu belirterek, iki komşu ülkenin ilgili kurumları arasındaki çalışma mekanizmalarının daha da geliştirilmesini hedeflediklerini ifade etti.</p>
<div class="box-13"><em>Kalın, Bağdat temasları kapsamında ayrıca Meclis Başkanı Heybet Halbusi, Yüksek Yargı Konseyi Başkanı Faik Zeydan, Ulusal Güvenlik Danışmanı Basim el-Bedri, Dışişleri Bakanı Fuad Hüseyin, Ulusal Hikmet Akımı lideri Ammar el-Hekim, Siyade Koalisyonu lideri Hamis Hançer ve Takaddüm Partisi Başkanı Muhammed Halbusi ile de görüştü.</em></div>
<blockquote class="twitter-tweet">
<p dir="ltr" lang="en">Together with President Bafel Jalal Talabani, I welcomed Ibrahim Kalın, Head of Türkiye’s National Intelligence Organization (MİT). We reaffirmed our support for the peace process in Türkiye and emphasized the importance of further deepening cooperation in a way that serves the… <a href="https://t.co/RfENxmXUGO" target="_blank" rel="nofollow noopener">pic.twitter.com/RfENxmXUGO</a></p>
— Qubad Talabani (@qubadjt) <a href="https://x.com/qubadjt/status/2072420238629675070?ref_src=twsrc%5Etfw" target="_blank" rel="nofollow noopener">July 1, 2026</a></blockquote>
<h3>Talabani: Türkiye’deki barış sürecine desteğimizi bir kez daha vurguladık</h3>
<p>Kalın, IKBY’de ise Kürdistan Demokrat Partisi (KDP) Başkanı Mesud Barzani ve uzun bir süreden sonra Kürdistan Yurtseverler Birliği (YNK) lideri Bafıl Talabani ile bir araya geldi.</p>
<p>KDP’nin açıklamasına göre Barzani’nin Pirmam’daki konutunda gerçekleşen görüşmede, bölgedeki son gelişmeler ile IKBY, Irak ve Türkiye arasındaki ilişkilerin çeşitli alanlarda güçlendirilmesi ele alındı.</p>
<p>YNK’nin açıklamasına göre ise görüşmede ağırlıklı olarak Türkiye’deki mevcut çözüm süreci gündeme geldi. </p>
<p>Görüşmeye IKBY Başbakan Yardımcısı Kubat Talabani de katıldı.</p>
<p>Buluşmaya ilişkin açıklama yapan Bafıl Talabani, “<em>Mam Celal’in çizgisini sürdürerek, birlikte yaşamı pekiştirmek ve Ortadoğu genelinde kapsamlı bir barışa ulaşmak amacıyla bu önemli ve tarihi adımın başarıya ulaşması için çalışmalarımızı sürdürüyoruz</em>,” dedi.</p>
<p>Kubat Talabani ise sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada “<em>Görüşmede, Türkiye’deki barış sürecine desteğimizi bir kez daha vurguladık ve Kürdistan Bölgesi, Irak ve Türkiye’nin ortak çıkarlarına hizmet edecek şekilde işbirliğinin daha da derinleştirilmesinin öneminin altını çizdik</em>,” dedi.</p>
<p>Kalın’ın Irak ve IKBY’deki temaslarını bugün de sürdürmesi bekleniyor. (TY)</p><script async="" src="https://platform.twitter.com/widgets.js" charset="utf-8"></script>]]></content:encoded><pubDate>Thu, 02 Jul 2026 09:20:00 +0300</pubDate></item><item><title><![CDATA[Venezuela, depremlerde hayatını kaybedenler için 7 günlük yas]]></title><link>https://bianet.org/haber/venezuela-depremlerde-hayatini-kaybedenler-icin-7-gunluk-yas-321089</link><media:content medium='image' type='image/jpeg' url='https://static.bianet.org/haber/2026/07/02/venezuela-depremlerde-hayatini-kaybedenler-icin-7-gunluk-yas.jpg'/><guid isPermaLink='true'>https://bianet.org/haber/venezuela-depremlerde-hayatini-kaybedenler-icin-7-gunluk-yas-321089</guid><description><![CDATA[Geçici Devlet Başkanı Delcy Rodríguez: “Bugün, sevdiklerini kaybeden ailelerin acısını paylaşıyor; yaralılar, kayıplar ve afetten etkilenen tüm topluluklar için dualarımızı yükseltiyoruz.”]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Venezuela’da 24 Haziran’da meydana gelen depremlerde hayatını kaybedenler için ülke genelinde 7 günlük “ulusal yas” ilân edildi.</p>
<div class="box-13"><em>Ülkede 39 saniye arayla 7,2 ve 7,5 büyüklüğünde meydana gelen depremlerin ardından kaybolduğu bildirilen kişi sayısı 68 bini geçti, hayatını kaybedenlerin sayısı ise 2 bin 295’e yükseldi.</em></div>
<p><strong>Venezuela Geçici Devlet Başkanı Delcy Rodríguez</strong>, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, ülkesinin depremler nedeniyle “derin bir acı” içerisinde olduğunu belirterek şöyle dedi:</p>
<p><em>“Bugün, sevdiklerini kaybeden ailelerin acısını paylaşıyor; yaralılar, kayıplar ve afetten etkilenen tüm topluluklar için dualarımızı yükseltiyoruz. Hayatını kaybedenlerin anısına saygı duruşu olarak, bugün saat 18.00’dan itibaren geçerli olmak üzere 7 günlük Ulusal Yas ilân edilmesine karar vermiş bulunmaktayım. Bu derin üzüntü anlarında, bu trajediyi yaşayan herkesi kucaklıyor, onların yanında olma ve kendilerini koruma taahhüdümüzü yineliyoruz.”</em></p>
<p><em><img src="https://static.bianet.org/2026/07/aa-20260702-41848538-41848522-venezueladaki-depremlerde-enkaz-yiginina-donen-mahalleler-felaketin-dehsetini-gozler-onune-seriyor.jpg" alt=""></em></p>
<div class="box-1">
<h3>26 bin Venezuela personeli sahada görev yapıyor</h3>
<p>Öte yandan <em>Anadolu Ajansı</em>’nda yer alan habere göre, yetkililer depremlerin ardından 80 bin 800’den fazla aileye insani yardım ulaştırdı.</p>
<p>Bölgedeki acil durum çalışmaları kapsamında, diğer ülkelerden gelen 3 bin 660 arama-kurtarma görevlisi, 148 özel eğitimli arama-kurtarma köpeği ve 49 teknik araçla desteklenen toplam 26 bin 121 Venezuela personeli sahada görev yapıyor.</p>
<p>Ayrıca, yürütülen arama-kurtarma ve yardım faaliyetlerine katkı sağlamak amacıyla 15 bin 467 kişi de gönüllü olarak çalışmalara katılıyor. (TY)</p>
</div>]]></content:encoded><pubDate>Thu, 02 Jul 2026 08:44:00 +0300</pubDate></item><item><title><![CDATA[Erdoğan "Çerçeve Yasa TBMM tatile girmeden doğrudan çıkacak" demiş]]></title><link>https://bianet.org/haber/erdogan-cerceve-yasa-tbmm-tatile-girmeden-dogrudan-cikacak-demis-321088</link><media:content medium='image' type='image/jpeg' url='https://static.bianet.org/haber/2026/07/02/erdogan-cerceve-yasa-tbmm-tatile-girmeden-dogrudan-cikacak-demis.jpg'/><guid isPermaLink='true'>https://bianet.org/haber/erdogan-cerceve-yasa-tbmm-tatile-girmeden-dogrudan-cikacak-demis-321088</guid><description><![CDATA[AKP'nin hafta sonu Sapanca'da düzenlediği kampta çözüm sürecinin hukuki altyapısını oluşturacağı iddia edilen "çerçeve yasa"nın TBMM yaz tatiline girmeden "doğrudan çıkarılması" için Erdoğan'ın talimat verdiği sızdırıldı. Bu arada TBMM yaz tatili 16 Temmuz'da başlayacak.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>BBC Türkçe'nin haberine göre hafta sonu Sapanca'da düzenlenen kampa katılan, adı verilmeyen bir milletvekili, kampta yapılan değerlendirmeleri aktarırken, "Çerçeve Yasa" için  "Cumhurbaşkanımız 'Meclis kapanmadan çıkacak, sevk edilecek' demedi. Doğrudan çıkarılacak talimatı verdi" demiş. </p>
<p>BBC'ye sızdırılan habere göre, AKP kampında tüm hükümlüleri kapsayacak yeni bir infaz yasası düzenlemesi konusunda da görüş birliğine varılmış. </p>
<p>Bu aktarıma karşın TBMM İçtüzüğü'nde "doğrudan yasa çıkarılması" diye bir yasama usulü belirtilmiyor. Yürürlükteki usule göre, yasama süreci şöyle işliyor: </p>
<p>* Kanun teklifi TBMM Başkanlığına sunuluyor.</p>
<p>* İlgili komisyon(lar)da görüşülüyor.</p>
<p>* Genel Kurulda maddeler ve tümü oylanıyor.</p>
<p>* Kabul edilirse Cumhurbaşkanı'na gönderiliyor.</p>
<p>* Cumhurbaşkanının Resmî Gazete'de yayımlamasıyla yasa yürürlüğe giriyor (ya da Cumhurbaşkanı geri gönderme yetkisini kullanıyor).</p>
<h3>TBMM Takvimini belirledi: 16 Temmuz'da kapanacak</h3>
<p>Bu arada, çarşamba günü TBMM Genel Kurulu’nda AKP'nin Meclisin çalışma takvimine ve gündemine ilişkin sunduğu grup önerisi kabul edildi. Görüşmeler sırasında muhalefet, önerinin İç Tüzük'e aykırı olduğunu savunurken, AKP, önerinin İç Tüzük hükümleri çerçevesinde hazırlandığını belirtti.</p>
<p>Kabul edilen öneriye göre Genel Kurul, 1 Temmuz'da 277 sıra sayılı Kanun Teklifi'nin, 2 Temmuz'da 280 sıra sayılı Kanun Teklifi'nin, 14 Temmuz'da 237 sıra sayılı Kanun Teklifi'ne kadar olan işlerin, 16 Temmuz'da ise 242 sıra sayılı Kanun Teklifi'ne kadar olan işlerin tamamlanmasına kadar çalışmalarını sürdürecek.</p>
<div class="box-1">
<p>Bu takvimde "Çerçeve Yasa" yer almamakla birlikte, tartışmalar sırasında dile getirildiği üzere AKP grubu, İçtüzükte bekleme sürelerini baypass etmenin, ayrıca önümüzdeki iki hafta içinde benimsenen takvimdeki sıralamaların ya da yeni bir kararla TBMM'nin kapanma tarihinin değiştirilmesi yolunun açık olduğunu düşünüyor. </p>
</div>
<p>Önergeyle ayrıca 280 sıra sayılı Kanun Teklifi'nin İçtüzük'ün 91'inci maddesi uyarınca temel kanun olarak görüşülmesi ve teklifin tümü üzerinde siyasi parti grupları adına yapılacak konuşmaların en fazla iki konuşmacı tarafından gerçekleştirilmesi öngörüldü.</p>
<h3>Muhalefetin İçtüzük itirazı</h3>
<p>Yeni Yol Grup Başkanvekili Bülent Kaya, önergeye usul yönünden itiraz etti. Teklifin 48 saatlik bekleme süresi dolmadan Genel Kurul gündemine alınmasının gerekçesinin açıklanmadığını söyledi.Kaya ayrıca, 280 sıra sayılı teklifin "temel kanun" niteliği taşımadığını belirterek, bu yöntemle görüşülmesinin muhalefetin konuşma hakkını kısıtladığını ifade etti.</p>
<p>DEM Parti Batman Milletvekili Mehmet Rüştü Tiryaki de "AK Parti'nin uzun yıllardır farklı içerikteki tüm kanun tekliflerini temel kanun olarak görüştürdüğünü" öne sürerek, bu uygulamanın yasama faaliyetlerinin niteliğini olumsuz etkilediğini söyledi.</p>
<p>AKP adına söz alan Bilecik Milletvekili Halil Eldemir ise Danışma Kurulunda uzlaşı sağlanamadığı durumlarda İç Tüzük'ün 19'uncu maddesi uyarınca grup önerileriyle kanun tekliflerinin görüşme sırasının belirlenebildiğini söyledi. Görüşmelerin ardından AKP grup önerisi Genel Kurulda kabul edildi.</p>
<p>(AEK) </p>]]></content:encoded><pubDate>Thu, 02 Jul 2026 00:55:00 +0300</pubDate></item><item><title><![CDATA[Peru: Güvenlik vaadiyle geri dönen Fujimoricilik eski yaraları deşti]]></title><link>https://bianet.org/haber/peru-guvenlik-vaadiyle-geri-donen-fujimoricilik-eski-yaralari-desti-321086</link><media:content medium='image' type='image/jpeg' url='https://static.bianet.org/haber/2026/07/01/peru-guvenlik-vaadiyle-geri-donen-fujimoricilik-eski-yaralari-yeniden-acti.jpg'/><guid isPermaLink='true'>https://bianet.org/haber/peru-guvenlik-vaadiyle-geri-donen-fujimoricilik-eski-yaralari-desti-321086</guid><description><![CDATA[İnsan hakları kuruluşları ve Alberto Fujimori dönemindeki kısırlaştırma programı mağdurları, babasının mirasını üstlenen ve güvenlik vaadiyle kıl payı iktidara gelen Keiko Fujimori'nin, geçmiş ihlalleri canlandıracağından kaygılı.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Dördüncü denemesinde soyadını yeniden Peru devlet başkanlığına taşıyan Keiko Fujimori, 28 Temmuz’da görevi devralacak. Babası Alberto Fujimori’nin güvenlikçi, neoliberal ve otoriter siyasal mirası onunla birlikte bir kez daha devletin tepesine taşınacak.</p>
<h3>Kıl payı</h3>
<p>Sonuçların 29 Haziran'da kesinleşerek Ulusal Seçim Kurulunca resmen açıklanmasının ardından Fujimori’nin oyların yüzde 50,14’ünü, rakibi solcu Roberto Sánchez’in ise yüzde 49,87’sini kazandığı belirlenmiş; Kolombiya’da olduğu gibi Peru’da da başkanlığın yüzde 1’in altında, kıl payı farkla el değiştirdiği görülmüştü. <a href="https://www.reuters.com/world/americas/keiko-fujimori-leads-perus-presidential-race-after-official-count-concludes-2026-06-29" target="_blank" rel="noopener">Reuters,</a> Fujimori’nin sonucu “alçakgönüllülük ve sorumlulukla” karşıladığını, Sánchez’in  sonucu tanımadığını ve usulsüzlük suçlamalarıyla  protesto çağrısı yaptığını ileri sürdü. </p>
<h3>Suçla korkutma ve güvenlik vaadi </h3>
<p>Keiko Fujimori’nin zaferi, Peru’da suç korkusu, ekonomik durgunluk ve yıllardır süren siyasal istikrarsızlığın belirlediği bir seçimden doğdu; bu tablo, güvenlik vaadini kampanyanın merkezine yerleştirdi. Reuters’a göre Fujimori kampanyasında suçla mücadele, ekonomik istikrar ve kamu düzeni vaatlerini öne <a href="https://www.reuters.com/world/americas/keiko-fujimoris-expected-victory-returns-divisive-dynasty-peru-2026-06-24" target="_blank" rel="nofollow noopener">çıkardı</a>. Babasının 1990’larda “düzeni yeniden kurduğu” anlatısını bu kez gizlemedi; aksine, seçmenlerin artan şiddet ve gasp korkularına seslenen bir güvenlik diliyle sahiplendi.</p>
<h3>Fujimoricilik hafızası</h3>
<p>Peru’da “Fujimoricilik” denildiğinde, destekçileri için hiperenflasyonun durdurulması ve Aydınlık Yol gerillasının ezilmesi; muhalefet ve hak örgütleri içinse 1992’de Kongrenin kapatılması, yargının kontrol altına alınması, ölüm mangaları, zorla kaybetmeler, işkence, yolsuzluk ve yoksul-yerli kadınlara yönelik zorla kısırlaştırma programı akla geliyor.</p>
<p>Alberto Fujimori Barrios Altos ve La Cantuta katliamları nedeniyle insan hakları ihlallerinden 25 yıl hapse mahkûm edilmişti. Peru’daki zorla kısırlaştırma dosyası halk nezdinde hâlâ kapanmış değil. Amerika İnsan Hakları Mahkemesi de bu yıl Celia Ramos davasında Peru devletini yaşam hakkı ihlalinden sorumlu buldu.</p>
<p>Mahkeme, Ramos’un 1997’de zorla kısırlaştırıldığını ve kısa süre sonra tıbbi komplikasyonlar nedeniyle öldüğünü saptadı. Bu, Fujimori döneminde uygulanan yerli halkların kısırlaştırılması politikasını hükme bağlayan ilk bölge mahkemesi kararı oldu. <a href="https://apnews.com/article/1af2abe748341cf22d782d31b60071b9" target="_blank" rel="nofollow noopener">AP’ye</a> göre program özellikle yoksul, kırsal ve yerli kadınları hedef alıyordu.</p>
<h3>Kısırlaştırma programı </h3>
<p>Resmi sayılara göre, Peru’da 1996-2000 arasında büyük bölümü yoksul, kırsal ve yerli topluluklardan gelen 314 bini aşkın kadın ve 24 bini aşkın erkek kısırlaştırıldı.  Ramos’un kızları ve avukatları kararı “Latin Amerika’da adalet ve üreme hakları için tarihî bir zafer” olarak niteledi. Ancak AP’nin haberine göre, uygulamanın kapsadığı büyük nüfusa karşın henüz Alberto Fujimori ya da dönemin görevlileri arasından kimse hakkında mahkûmiyet kararı verilmedi.</p>
<h3>Polis şiddeti mağdurları</h3>
<p>Keiko Fujimori’nin zaferine tepki gösterenler yalnızca kısırlaştırma mağdurları değil.  EFE’nin haberine göre 2022 ve 2023’teki hükümet karşıtı protestolarda öldürülenlerin yakınları da Fujimori’nin başkanlığını kabul etmediklerini açıkladılar. Aileler, Fujimori’yi “diktatörün kızı” olmak ve yakınlarının ölümünden sorumlu olanları koruyan siyasi çevrelerle yan yana durmakla suçladılar.</p>
<h3>Amazon ırmağının ve ormanların tahribi</h3>
<p>Peru’da yeni dönemin bir başka gerilim kaynağı da Amazon Irmağı ve ormanlarındaki madencilik faaliyetleri olacak. AP’nin seçimlerden önce yayımladığı araştırmaya göre, yasa dışı madencilik, Peru’nun en büyük kayıt dışı ekonomisi haline geldi ve 2025’te 11,5 milyar doları aşan bir hacme ulaştı.</p>
<p>Altın madenciliği Amazon’a ve yerli topraklarına doğru bir ekolojik tahribat dalgası halinde ilerliyor. Cıva kirliliği Amazon'daki canlı yaşamı yok ederken, özellikle ırmak boyu toplulukları ve balıkla beslenen yerli halklar için ciddi bir sağlık riski yaratıyor. Uzmanlar, bu tabloya mukabil  partilerin çoğunun kapsamlı bir plan sunmadığını <a href="https://apnews.com/article/fcb93f87598e43d2b2ec598f18778001" target="_blank" rel="nofollow noopener">belirtiyorlar</a>. </p>
<p>Dünya çapında milyonlarca küçük çiftçi, köylü, yerli halk ve tarım işçisini bir araya getiren uluslararası köylü hareketi La Via Campesina’nın seçim öncesi yayımladığı açıklamada Peru’daki yerli ve köylü örgütlerinin seçimleri “demokrasi açısından geri dönüş riski” olarak gördükleri <a href="https://viacampesina.org/en/2026/06/peru-indigenous-peoples-and-peasants-mobilize-against-the-threat-of-a-setback-for-democracy" target="_blank" rel="nofollow noopener">aktarıldı</a>.</p>
<p>Açıklamada yasa dışı madencilik ağlarının ormansızlaşma, nehir kirliliği ve bazı bölgelerde şiddetle bağlantılı olduğu belirtildi; yerli halkların topraklarını ve yaşam alanlarını savunma hakkı vurgulandı. </p>
<p>Reuters’ın geçtiğimiz yıl Wampís lideri Teófilo Kukush’la yaptığı görüşme de yeni hükümetin karşılaşacağı tabloyu gösteriyor. Kukush, yasa dışı madencilerin Amazon’da çocukları “insan kalkanı” olarak kullandığını söylemiş ve hükümetten olağanüstü önlem alınmasını istemişti. Aynı haberde madenciler, kaçakçılar ve kerestecilerle yaşanan çatışmalarda yerli liderlerin öldürüldüğü; Wampís bölgesinde iki yılda 30 kişinin yaşamını yitirdiği aktarılmıştı. </p>
<h3>Kronik yönetim krizi </h3>
<p>Ülke on yılda birçok başkan değiştirdi; Kongre, yargı ve yürütme arasında sürekli krizler yaşandı. Reuters, Keiko Fujimori’nin 2016’dan bu yana Peru’nun onuncu başkanı olacağını ve göreve neredeyse ikiye bölünmüş bir toplumda başlayacağını <a href="https://www.reuters.com/world/americas/keiko-fujimori-leads-perus-presidential-race-after-official-count-concludes-2026-06-29" target="_blank" rel="nofollow noopener">yazdı</a>. </p>
<p>(AEK)</p>]]></content:encoded><pubDate>Wed, 01 Jul 2026 22:26:00 +0300</pubDate></item><item><title><![CDATA[Kolombiya: Solun adayından sağcı Başkan De la Espriella'ya "Ya ABD uyruğundan çık, ya istifa et" çağrısı]]></title><link>https://bianet.org/haber/kolombiya-solun-adayindan-sagci-baskan-de-la-espriella-ya-ya-abd-uyrugundan-cik-ya-istifa-et-cagrisi-321085</link><media:content medium='image' type='image/jpeg' url='https://static.bianet.org/haber/2026/07/01/kolombiya-da-solun-adayinda-sagci-baskan-aspriella-ya-ya-abd-uyrugundan-cik-ya-istifa-et.jpg'/><guid isPermaLink='true'>https://bianet.org/haber/kolombiya-solun-adayindan-sagci-baskan-de-la-espriella-ya-ya-abd-uyrugundan-cik-ya-istifa-et-cagrisi-321085</guid><description><![CDATA[Kolombiya'da sonuçların belli olmasının ardından seçimi yaklaşık 250 bin oyla kaybeden  solun adayı senatör Iván Cepeda, Başkan de la Espriella'nın ABD vatandaşlığından çıkmaması halinde sivil itaatsizlik başlatacağını söyledi.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p> Kolombiya’da başkanlık seçimini kıl payı kaybeden solun adayı senatör Iván Cepeda, seçilmiş başkan Abelardo de la Espriella’nın ABD vatandaşlığından çıkmaması halinde devlet başkanlığını tanımayacağını ve “barışçıl sivil itaatsizlik” başlatacağını açıkladı.</p>
<p>Seçim sonuçlarının meşruiyetine ilişkin tartışma son bulmuş olsa da, Kolombiya'da seçilen sağ iktidarın meşruiyeti, ülkedeki ABD nüfuzu, barış süreci ve insan hakları konusundaki tartışmalar yeniden başlıyor.  </p>
<h3>Kesin sonuçlar</h3>
<p>De la Espriella 21 Haziran’daki ikinci turda Cepeda’yı yaklaşık 250 bin oy farkla geçerek Başkanlığı aldı. Resmî hızlı sayım sonucuna göre, muhafazakâr sağcı aday oyların yüzde 49,6’sını, Cepeda ise yüzde 48,7’sini aldı. Cepeda sonuçların meşruiyetini tanıdığını 3 gün sonra açıklamıştı. Son açıklaması, sandık sonucunu değil; yeni başkanın ABD vatandaşlığı ve Washington’la ilişkileri üzerinden doğan çıkar çatışmasına yönelik. </p>
<h3>ABD önceki başkan Gustavo Petro'yu alıp yargılamak istiyor </h3>
<p>Cepeda, de la Espriella’nın ABD vatandaşlığından çıkmasını, ABD güvenlik kurumlarıyla ilişkisinin açıklığa kavuşturulmasını ve görevini devretmeye hazırlanan Gustavo Petro’nun ABD’ye teslim edilmesine yönelik girişimlerden vazgeçilmesini istedi. Cepeda, açıklamasında, “Bu yasallık koşulları yerine getirilmezse, ulusal egemenliğimizi savunmayacak bir kişinin otoritesini tanımamayı içeren barışçıl sivil itaatsizlik yoluna gireceğim,” dedi.</p>
<h3>ABD uyruğunda olmak yasak değil</h3>
<p>Kolombiya Anayasası, cumhurbaşkanı olmak için doğuştan Kolombiya vatandaşı olma ve 30 yaşını doldurma şartı arıyor. Çifte vatandaşlık açıkça yasak değil. Bu nedenle Cepeda’nın çıkışının doğrudan hukuki sonuç doğurması beklenmiyor. Ancak Bogotá’daki Javeriana Üniversitesi’nden siyaset bilimci Manuel Camilo González, bu tutumun sokak protestolarını tetikleyebileceğini ya da de la Espriella’nın Kongre gündemini zorlaştırarak yeni hükümetin işleyişini etkileyebileceğini düşünüyor.</p>
<h3>De la Espriella kim?</h3>
<p>Yeni başkan Abelardo de la Espriella, Bogotá doğumlu, 47 yaşında bir ceza avukatı. Yıllarca ABD'de, Florida’da yaşadı ve yetişkinlik döneminde ABD vatandaşlığı aldı. Yönettiği hukuk bürosu, insan hakları ihlalleriyle suçlanan eski paramiliter liderler ve kara para aklama dosyalarında adı geçen iş insanları dahil, Kolombiya'nın sağcı çeteleriyle ilişkili yüksek profilli müvekkilleri savundu. De la Espriella, seçim kampanyasını suçla mücadele, devlet otoritesi, özel mülkiyet ve Petro döneminin sona erdirilmesi üzerine kurdu. ABD Başkanı Donald Trump’ın açık desteğini aldı.</p>
<p>Bütün bu nedenler dolayısıyla Kolombiya'da yeni başkanı çevreleyen tartışma yalnızca bir ABD pasaportu konusundan ibaret değil.</p>
<p>Kolombiya, Gustavo Petro'nun başkanlığından önceki on yıllar boyunca ABD ile uyuşturucu kaçakçılığı, askeri yardım, istihbarat, sınır güvenliği ve iade anlaşmaları üzerinden yakın ilişki sürdürüyor.</p>
<p>2000’lerde ABD ile askeri ve mali işbirliği halinde yürütülen "Plan Colombia", ülkenin Washington destekli güvenlik siyasetinin ana çerçevesini oluştururken, bu plan dönemi paramiliter şiddet, zorla kaybetmeler, köylü katliamları, sendikacı cinayetleri ve Kolombiya'da “false positives” denen sivillere yönelik çatışma süsü verilmiş infazlarla anılmıştı. Bu mirasın yeni yönetim altında hortlaması olasılığı, dış bağlantılar ve güvenlik politikasına dönük kaygıları artırıyor.</p>
<h3>İnsan hakları örgütleri yeni dönemi mercek altına aldı</h3>
<p>Avrupa ve Kolombiya merkezli hak örgütlerini bir araya getiren Uluslararası İnsan Hakları Ofisi – Kolombiya Eylemi (OIDHACO), seçimlerin sonuçlanmasından sonra yaptığı açıklamada barış anlaşmasının uygulanması, insan hakları savunucularının korunması, yerli ve Afro-Kolombiyalı toplulukların hakları ile çevre savunucularının güvenliği konusunda kaygılarını bildirdi. Açıklamada, yeni hükümetin “barış ve insan hakları alanındaki ilerlemeleri tersine çevirmemesi” istendi. Aksi halde bedelin en dolaysız şekilde güçsüz topluluklarca ödenebileceğine dikkat çekildi.</p>
<p>İngiltere merkezli Justice for Colombia da benzer biçimde De la Espriella hükümetinin barış, insan hakları ve eşitsizlikle mücadele açısından ima ettiği riskleri sergiledi. Aynı açıklamada <strong> </strong>İşçi Sendikaları Kongresi (TUC) Başkanı ve Cezaevi Görevlileri Sendikası (POA) Genel Sekreteri Steve Gillan “insan haklarını, demokrasiyi ve barışı savunmak için Kolombiyalı yoldaşlarımızın yanında durmalıyız” dedi.</p>
<h3>Barış nereye? </h3>
<p>Seçimin ardından gündeme gelecek en kritik konulardan biri Petro döneminde başlatılan “Tam Barış” politikasının akıbeti. Petro hükümeti, ELN, eski FARC unsurları ve diğer silahlı gruplarla müzakere yolunu açmak istemişti. Süreç sınırlı sonuç verdi; Cauca, Chocó, Arauca ve Catatumbo gibi bölgelerde çatışma, zorla yerinden edilme ve toplumsal liderlere yönelik saldırılar sürdü. De la Espriella ise seçim kampanyasında daha sert güvenlik politikaları vaat etti.</p>
<p>Sivil toplum örgütleri bu bağlamda, rejimin eski güvenlik reflekslerine dönüşünden kaygılı. OIDHACO açıklamasında, kırsal bölgelerde kadınların, yerli toplulukların, Afro-Kolombiyalıların ve çevre savunucularının silahlı güçler arasında kaldığını vurguladı. Merkezi Güney Afrika'daki Yurttaş Katılımı İçin Dünya İttifakı'nın<strong> </strong>(<a href="https://www.civicus.org/" target="_blank" rel="noopener">CIVICUS</a>) seçim değerlendirmesinde de oylamanın sonucundan bağımsız olarak Kolombiya’da “kutuplaşmanın kazandığı”, barış anlaşması, iklim liderliği ve sivil alanın geleceğinin risk altında olduğu belirtildi. </p>
<h3>Ekonomide kaygılar ve sevinç </h3>
<p>İş dünyası de la Espriella’nın yatırımcı dostu siyasetinden memnun. Buna karşılık sendikalar ve sosyal hareketler kamu harcamalarında kısıntı, özelleştirme ve işçi haklarının gerilemesi olasılığına dikkat çekiyor. Bu tablo, Kolombiya’nın kömür ve petrol ihracatına dayalı sektörel yapısıyla birleşince, enerji politikası ve iklim hedefleri arasında yeni bir gerilim yaratma riski doğuyor. </p>
<p>Cepeda’nın partisi Tarihsel Blok, hâlen Senatonun en büyük grubu. Tek başına çoğunluğu sağlayamasa da, yeni hükümetin yasama gündemini zorlaştırabilir. 7 Ağustos’ta başlayacak yeni dönem, iktidar sağın elinde iken egemenlik, barış, güvenlik ve sosyal haklar alanlarında sert bir toplumsal ve siyasal mücadele dönemi olarak açılıyor.</p>
<p>(AEK)</p>]]></content:encoded><pubDate>Wed, 01 Jul 2026 20:34:00 +0300</pubDate></item><item><title><![CDATA[“Osmangazi Köprüsü geçiş ücreti beş yılda yüzde 534 arttı”]]></title><link>https://bianet.org/haber/osmangazi-koprusu-gecis-ucreti-bes-yilda-yuzde-534-artti-321082</link><media:content medium='image' type='image/jpeg' url='https://static.bianet.org/haber/2026/07/01/osmangazi-koprusu-gecis-ucreti-bes-yilda-yuzde-534-artti.jpg'/><guid isPermaLink='true'>https://bianet.org/haber/osmangazi-koprusu-gecis-ucreti-bes-yilda-yuzde-534-artti-321082</guid><description><![CDATA[CHP'li Aşkın Genç, 1915 Çanakkale Köprüsü geçiş ücretinin de yüzde 485 arttığını belirterek, “Bu, ulaşım değil; vatandaşa çıkarılan ağır bir Yap-İşlet-Devret faturasıdır” dedi.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Karayolları Genel Müdürlüğü’nün 1 Temmuz’dan itibaren geçerli olacak yeni tarifesiyle Osmangazi ve 1915 Çanakkale köprülerinde otomobil geçiş ücreti bin 170 liraya yükseltildi.</p>
<a href='/haber/otoyol-ve-kopru-ucretlerine-zam-321067' class='ccard ccard--news ccard--news-content'>
<div class='img-wrapper'>
<img src='https://static.bianet.org/list-haber/2026/07/01/otoyol-ve-kopru-ucretlerine-zam.jpg' alt='Otoyol ve köprü ücretlerine zam' loading='lazy'>
</div>
<div class='txt-wrapper'>
<h5 class='headline'>Otoyol ve köprü ücretlerine zam</h5>
<div class='date'>1 Temmuz 2026</div>
</div>
</a>

<p>CHP Kayseri Milletvekili Aşkın Genç, artışların yurttaşın gelirindeki yükselişin üzerinde olduğunu belirterek, Yap-İşlet-Devret projelerinin kamuya ve yurttaşa ağır bir maliyet çıkardığını söyledi.</p>
<p>Genç, konuya ilişkin TBMM Genel Kurulu’nda yaptığı değerlendirmede şunları kaydetti:</p>
<blockquote>
<p>1 Temmuz’dan itibaren Osmangazi ve 1915 Çanakkale Köprülerinde otomobil geçişi bin 170 liraya çıkarıldı. Osmangazi Köprüsünde 2022’de 184 lira 50 kuruş olan ücret, beş yılda yaklaşık yüzde 534 arttı. Çanakkale Köprüsünde ise açılıştaki 200 liralık geçiş bedeli bugün bin 170 liradır; artış yüzde 485’tir.</p>
<p>Ocakta asgari ücretliye yüzde 27, en düşük emekli aylığına yüzde 18,5 artış verildi. Aynı dönemde bu köprülerin ücreti önce yüzde 25 artırıldı; altı ay geçmeden bir yüzde 17,6 daha zam yapıldı. Böylece köprü geçişleri yılın ilk yarısında yüzde 47 arttı.</p>
</blockquote>
<figure class="image"><img src="https://static.bianet.org/2026/07/chp-askin-genc.png" alt="">
<figcaption><em>*CHP Kayseri Milletvekili Aşkın Genç. (Fotoğraf: TBMM)</em></figcaption>
</figure>
<p>Aşkın Genç, Yap-İşlet-Devret modeliyle hayata geçirilen projelerde yurttaşın yalnızca gişede değil, garanti ödemeleri nedeniyle vergileriyle de ödeme yaptığını söyledi.</p>
<p>Köprüden tek geçiş ücretinin bin 170 lira olduğunu, gidiş-dönüşte bu tutarın 2 bin 340 liraya ulaştığını belirten Genç, “Bu, ulaşım değil; vatandaşa çıkarılan ağır bir Yap-İşlet-Devret faturasıdır” dedi.</p>
<div class="box-1">
<h3>Yap-İşlet-Devret ve kamuya yükü</h3>
<p>Kamuya ait altyapı projelerinin özel sektör tarafından yapılması, belirli bir süre işletilmesi ve ardından devlete devredilmesi modeli. Bu model, Türkiye’de kamu-özel işbirliği uygulamaları içinde en yaygın kullanılan yöntemlerden biri olarak öne çıkıyor.</p>
<p>Bu projelerde kamu, işletmeci şirkete çoğu zaman belirli araç geçişi, yolcu sayısı veya gelir garantisi veriyor. Garanti edilen sayı ya da gelir tutturulamazsa aradaki fark bütçeden karşılanıyor. Böylece proje ilk aşamada doğrudan kamu bütçesinden finanse edilmemiş gibi görünse de, garanti ödemeleri ilerleyen yıllarda kamuya “görünmeyen borç/ödeme yükü” olarak dönüyor. OECD de Türkiye için maliye politikasında koşullu yükümlülük risklerinin yakından izlenmesi gerektiğini vurguluyor.</p>
<p>Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı tarafından hazırlanan Orta Vadeli Program’a (OVP) dayandırılan hesaplamalara göre, Yap-İşlet-Devret kapsamındaki yol, köprü ve tüneller için 2025-2027 döneminde Karayolları bütçesinden 328,49 milyar TL cari transfer öngörülüyor. Havalimanlarında ise DHMİ verilerine göre, Yap-İşlet-Devret projelerinde gerçekleşmeyen yolcu garantileri için 2025’te özel sektöre 218,6 milyon avro ödeme yapıldı.</p>
</div>
<p>(VC)</p>]]></content:encoded><pubDate>Wed, 01 Jul 2026 16:15:00 +0300</pubDate></item><item><title><![CDATA[DEM Parti’den kongre öncesi yeniden yapılanma takvimi]]></title><link>https://bianet.org/haber/dem-partiden-kongre-oncesi-yeniden-yapilanma-takvimi-321081</link><media:content medium='image' type='image/jpeg' url='https://static.bianet.org/haber/2026/07/01/dem-partiden-kongre-oncesi-yeniden-yapilanma-takvimi.png'/><guid isPermaLink='true'>https://bianet.org/haber/dem-partiden-kongre-oncesi-yeniden-yapilanma-takvimi-321081</guid><description><![CDATA[20 Eylül’de Ankara’da yapılacak kongre öncesinde DEM Parti, kadın konferansı, merkezi konferans ve tematik buluşmalarla yeni dönem yol haritasını belirlemeyi hedefliyor.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Mezopotamya Ajansı’nın (MA) haberine göre, Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti), 20 Eylül’de Ankara’da yapılacak 5. Olağan Büyük Kongre’ye ilişkin hazırlıklarını sürdürüyor.</p>
<p>Partinin kurullarıyla paylaştığı genelgede, kongre sürecinin “değişim ve yeniden yapılanma” başlığıyla ele alındığı belirtildi. Genelgede, kongrenin “Demokratik Cumhuriyet ve Üçüncü Yol” perspektifi kapsamında hazırlandığı ifade edildi.</p>
<p>DEM Parti, bu süreçte hem örgütsel mekanizmalarını güçlendirmeyi hem de yeni döneme ilişkin siyasal hattını tartışmayı hedefliyor.</p>
<a href='/haber/kurt-sorunu-hukuktan-ve-demokrasiden-vazgecmemis-bir-cumhuriyetle-cozulebilir-320505' class='ccard ccard--news ccard--news-content'>
<div class='img-wrapper'>
<img src='https://static.bianet.org/list-haber/2026/06/13/kurt-sorunu-hukuktan-ve-demokrasiden-vazgecmemis-bir-cumhuriyetle-cozulebilir.png' alt='“Kürt sorunu hukuktan ve demokrasiden vazgeçmemiş bir cumhuriyetle çözülebilir”' loading='lazy'>
</div>
<div class='txt-wrapper'>
<h6 class='surheadline'>CUMHURİYETİN DEMOKRATİK DÖNÜŞÜMÜ KONFERANSI - III. OTURUM</h6>
<h5 class='headline'>“Kürt sorunu hukuktan ve demokrasiden vazgeçmemiş bir cumhuriyetle çözülebilir”</h5>
<div class='date'>13 Haziran 2026</div>
</div>
</a>

<h3>Süreç İstanbul’daki çalıştayla başladı</h3>
<p>DEM Parti ve Halkların Demokratik Kongresi’nin (HDK) kongre hazırlık süreci, 15-16 Haziran’da İstanbul’da yapılan iki günlük çalıştayla başladı.</p>
<p>Genelgede, çalıştayda partinin geçmiş dönem çalışmaları, eksiklikleri, hataları ve yeni döneme ilişkin ihtiyaçlarının değerlendirildiği aktarıldı. Tartışmaların ardından, yeni döneme nasıl girileceği konusunda genel bir anlayış ve fikir birliğine varıldığı belirtildi.</p>
<p>Çalıştayın ardından, 27 Haziran’da parti örgütlerine il, bölge ve genel konferanslara ilişkin hazırlık genelgesi gönderildi.</p>
<a href='/haber/dem-parti-supheli-mahpus-olumlerini-meclis-gundemine-tasidi-320655' class='ccard ccard--news ccard--news-content'>
<div class='img-wrapper'>
<img src='https://static.bianet.org/list-haber/2026/06/18/dem-parti-supheli-mahpus-olumlerini-meclis-gundemine-tasidi.jpg' alt='DEM Parti şüpheli mahpus ölümlerini Meclis gündemine taşıdı' loading='lazy'>
</div>
<div class='txt-wrapper'>
<h5 class='headline'>DEM Parti şüpheli mahpus ölümlerini Meclis gündemine taşıdı</h5>
<div class='date'>18 Haziran 2026</div>
</div>
</a>

<h3>İl toplantıları temmuzda yapılacak</h3>
<p>DEM Parti, 20-23 Ağustos tarihlerinde yapılacak Büyük Kadın Konferansı ve Merkezi Büyük Konferans öncesinde, 1-14 Temmuz tarihleri arasında genişletilmiş il toplantıları düzenleyecek.</p>
<p>Toplantılar, “Ji bo Komara Demokratîk Civaka Azad û Rêxistinkirî / Demokratik Cumhuriyet İçin Özgür ve Örgütlü Toplum” ve “Kadın Özgürlük Mücadelesiyle Demokratik Topluma / Bi Têkoşîna Azadiya Jinan Ber Bi Civaka Demokratîk” sloganıyla yapılacak.</p>
<p>Genişletilmiş il toplantılarına HDK ve DEM Parti’nin örgütsel yapılarının yanı sıra demokratik kurumlardan temsilciler de katılacak. Katılımcılar, yeniden yapılanma sürecine ilişkin görüş ve önerilerini paylaşacak.</p>
<h3>Bölge konferansları 20-30 Temmuz’da</h3>
<p>İl toplantılarının ardından, 20-30 Temmuz tarihleri arasında yedi bölgede bölge konferansları gerçekleştirilecek.</p>
<p>Konferanslara, illerde yapılan genişletilmiş toplantılarda seçilen delegeler katılacak. Bölge konferanslarında bir gün kadın yapıları, bir gün ise karma yapılar tartışmalar yürütecek.</p>
<p>Toplantılarda ortaya çıkan öneriler, büyük kongre hazırlıklarına dahil edilecek.</p>
<a href='/haber/dem-partiden-cocuk-raporuna-serh-cezalandirici-yaklasimi-reddediyoruz-320780' class='ccard ccard--news ccard--news-content'>
<div class='img-wrapper'>
<img src='https://static.bianet.org/list-haber/2026/06/22/dem-partiden-cocuk-raporuna-serh-cezalandirici-yaklasimi-reddediyoruz.jpg' alt='DEM Parti’den çocuk raporuna şerh: “Cezalandırıcı yaklaşımı reddediyoruz”' loading='lazy'>
</div>
<div class='txt-wrapper'>
<h5 class='headline'>DEM Parti’den çocuk raporuna şerh: “Cezalandırıcı yaklaşımı reddediyoruz”</h5>
<div class='date'>22 Haziran 2026</div>
</div>
</a>

<h3>Kadın konferansı ve merkezi konferans</h3>
<p>İl toplantıları ve bölge konferanslarının sonuçları, 5-12 Ağustos tarihleri arasında yapılacak merkezi çalıştayda değerlendirilecek.</p>
<p>Çalıştayda ortaya çıkan sonuçlar, 20-21 Ağustos’ta yapılacak Büyük Kadın Konferansı’na ve 22-23 Ağustos’ta Ankara’da yapılacak Merkezi Büyük Konferans’a sunulacak.</p>
<p>DEM Parti, kongre hazırlıklarını kadın ve karma örgütlenme başlıkları altında ayrı ayrı yürütecek. Kadınlarla yapılan tartışmalar Kadın Konferansı’na, karma yapılarla yapılan tartışmalar ise Merkezi Büyük Konferans’a taşınacak.</p>
<p>Her iki süreçte ortaklaşılan kararlar, Merkezi Büyük Konferans kararlarına dönüştürülerek 20 Eylül’de yapılacak 5. Olağan Büyük Kongre’ye sunulacak.</p>
<h3>Parti dışı kesimlerle de görüşülecek</h3>
<p>DEM Parti, kongre sürecinde yalnızca parti örgütleriyle değil, farklı toplumsal ve siyasal çevrelerle de temas kuracak.</p>
<p>Kongre Hazırlık Komisyonu bünyesinde oluşturulan Genişleme Komisyonu, siyasetçiler, yazarlar, akademisyenler, siyasi parti ve çevre temsilcileri ile toplumsal temsiliyeti bulunan kişilerle görüşmeler yapacak.</p>
<p>Bu görüşmelerde hem partiye ilişkin görüş ve öneriler alınacak hem de yeni döneme dair katılım ve ortaklaşma imkanları değerlendirilecek.</p>
<p>Parti ayrıca kongre öncesinde farklı toplumsal kesimlerle tematik buluşmalar gerçekleştirecek. Bu buluşmalardan çıkacak sonuçların da yeni dönem yol haritasına dahil edilmesi planlanıyor.</p>
<p>(NÖ)</p>]]></content:encoded><pubDate>Wed, 01 Jul 2026 14:54:00 +0300</pubDate></item><item><title><![CDATA[İstanbul’un enflasyonu yüzde 1,14 geldi]]></title><link>https://bianet.org/haber/istanbulun-enflasyonu-yuzde-1-14-geldi-321079</link><media:content medium='image' type='image/jpeg' url='https://static.bianet.org/haber/2026/07/01/istanbulun-enflasyonu-yuzde-1-14-geldi.jpg'/><guid isPermaLink='true'>https://bianet.org/haber/istanbulun-enflasyonu-yuzde-1-14-geldi-321079</guid><description><![CDATA[İstanbul Ticaret Odası’na (İTO) göre geçen ay kentte perakende fiyatlar yüzde 1,14, toptan fiyatlar yüzde 3 arttı.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul Ticaret Odası (İTO), İTO 2023=100 bazlı İstanbul Tüketici Fiyat İndeksi ile Toptan Eşya Fiyatları İndeksi'nin haziran ayı verilerini açıkladı.</p>
<p>Buna göre, kentte haziranda bir önceki aya kıyasla perakende fiyat hareketlerinin göstergesi olan İTO İstanbul Tüketici Fiyat İndeksi yüzde 1,14, toptan fiyat hareketlerini yansıtan Toptan Eşya Fiyatları İndeksi ise yüzde 3 arttı. Geçen yılın aynı ayına göre değişim oranı perakende fiyatlarda yüzde 35,94 olarak gerçekleşirken, toptan fiyatlarda yüzde 24,65 oldu.</p>
<h3>En yüksek artış haberleşme harcamaları grubunda</h3>
<p>İstanbul Tüketici Fiyat İndeksi'ndeki artış oranı haziranda bir önceki aya göre en yüksek yüzde 4,28 ile "haberleşme" harcamaları grubunda görüldü. Onu yüzde 4,20 ile "alkollü içecekler ve tütün", yüzde 3,14 ile "ev eşyası", yüzde 2,37 ile "konut", yüzde 1,66 ile "çeşitli mal ve hizmetler", yüzde 1,25 ile "lokanta ve oteller", yüzde 0,75 ile "sağlık", yüzde 0,65 ile "gıda ve alkolsüz içecekler", yüzde 0,12 ile "eğlence ve kültür" harcamaları grubu izledi.</p>
<p>"Eğitim" harcamaları grubunda değişim olmazken, "giyim ve ayakkabı" yüzde 2,21, "ulaştırma" yüzde 0,95 azaldı.</p>
<p>İstanbul'da haziran ayı fiyat indeksinin belirlenmesinde, "haberleşme", "alkollü içecekler ve tütün" ile "ev eşyası" harcama gruplarında yer alan bazı ürün ve hizmetlerde piyasa koşullarına bağlı fiyat değişimleri etkili oldu.</p>
<p>"Konut harcamaları" ile "gıda ve alkolsüz içecekler" harcama gruplarında kısmi mevsim etkisi ve piyasa koşullarına bağlı fiyat değişimleri ile "giyim ve ayakkabı" harcamaları ve "ulaştırma" harcama gruplarında gözlenen aşağı yönlü fiyat değişimleri etki etti.</p>
<h3>Toptan eşyada en yüksek fiyat artışı işlenmemiş maddelerde</h3>
<p>Haziranda bir önceki aya göre toptan eşya fiyatlarının en çok arttığı grup yüzde 8,18 ile "işlenmemiş maddeler" olurken, onu yüzde 3,23 ile "yakacak ve enerji maddeleri", yüzde 2,85 ile "gıda maddeleri", yüzde 0,79 ile "inşaat malzemeleri", yüzde 0,51 ile "madenler", yüzde 0,14 ile "kimyevi maddeler" izledi.</p>
<p>"Mensucat" grubunda herhangi bir değişim gözlenmedi.</p>
<p>Yıllık artış ise madenlerde yüzde 33,51, inşaat malzemelerinde yüzde 28,64, gıda maddelerinde yüzde 26,93, yakacak ve enerjide yüzde 22,58, mensucatta yüzde 15,97, işlenmemiş maddelerde yüzde 14,97, kimyevi maddelerde yüzde 9,77 oldu.</p>
<p>(HA)</p>]]></content:encoded><pubDate>Wed, 01 Jul 2026 14:14:00 +0300</pubDate></item><item><title><![CDATA[YKS’de bir soru iptal edildi, bir sorunun yanıtı değiştirildi]]></title><link>https://bianet.org/haber/yksde-bir-soru-iptal-edildi-bir-sorunun-yaniti-degistirildi-321078</link><media:content medium='image' type='image/jpeg' url='https://static.bianet.org/haber/2026/07/01/yksde-bir-soru-iptal-edildi-bir-sorunun-yaniti-degistirildi.jpg'/><guid isPermaLink='true'>https://bianet.org/haber/yksde-bir-soru-iptal-edildi-bir-sorunun-yaniti-degistirildi-321078</guid><description><![CDATA[ÖSYM, YKS’ye ilişkin itirazların ardından AYT’de bir sorunun iptal edildiğini, bir sorunun ise doğru cevabının değiştirildiğini açıkladı. Adayların puanları geçerli sorular üzerinden yeniden hesaplanacak.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM), 2026 YKS’ye ilişkin yapılan itirazların ardından bir sorunun iptal edildiğini, bir sorunun ise doğru yanıtının değiştirildiğini açıkladı.</p>
<a href='/yazi/sinav-odakli-sistem-cozum-degil-sorunun-ta-kendisidir-309915' class='ccard ccard--news ccard--news-content'>
<div class='img-wrapper'>
<img src='https://static.bianet.org/list-yazi/2025/07/29/sinav-odakli-sistem-cozum-degil-sorunun-ta-kendisidir.jpg' alt='Sınav odaklı sistem çözüm değil, sorunun ta kendisidir' loading='lazy'>
</div>
<div class='txt-wrapper'>
<h5 class='headline'>Sınav odaklı sistem çözüm değil, sorunun ta kendisidir</h5>
<div class='date'>29 Temmuz 2025</div>
</div>
</a>

<h3>Matematik sorusunun cevabı güncellendi</h3>
<p>ÖSYM Yönetim Kurulu, Alan Yeterlilik Testleri’nde (AYT) yer alan Matematik testindeki 23. sorunun cevap anahtarında değişikliğe gitti. Daha önce “C” olarak duyurulan doğru yanıtın “A” olarak güncellendiği bildirildi.</p>
<p>Türk Dili ve Edebiyatı-Sosyal Bilimler-1 testindeki 20. soru ise iptal edildi. Söz konusu sorunun değerlendirme dışı bırakılmasıyla birlikte sınav puanlarının geçerli sorular üzerinden yeniden hesaplanacağı belirtildi.</p>
<a href='/yazi/bir-neslin-bitmeyen-sinav-yolculugu-320541' class='ccard ccard--news ccard--news-content'>
<div class='img-wrapper'>
<img src='https://static.bianet.org/list-yazi/2026/06/15/bir-neslin-bitmeyen-sinav-yolculugu.jpg' alt='Bir neslin bitmeyen sınav yolculuğu' loading='lazy'>
</div>
<div class='txt-wrapper'>
<h5 class='headline'>Bir neslin bitmeyen sınav yolculuğu</h5>
<div class='date'>16 Haziran 2026</div>
</div>
</a>

<h3>Puanlar yeniden hesaplanacak</h3>
<p>ÖSYM’nin açıklamasına göre iptal edilen soru puanlamaya dahil edilmeyecek. Bu nedenle adayların sonuçları, geçerli soruların yeniden ağırlıklandırılmasıyla belirlenecek.</p>
<h3>İtirazlar sonuç verdi</h3>
<p>İptal edilen edebiyat sorusunda Halide Edib Adıvar’ın <em>Handan</em> romanıyla ilgili karakter adında hata yapıldığı öne sürülmüştü. Matematik sorusuna ilişkin itirazlarda ise açıklanan yanıtın doğru olmadığı savunulmuştu.</p>
<p>(NÖ)</p>]]></content:encoded><pubDate>Wed, 01 Jul 2026 13:39:00 +0300</pubDate></item><item><title><![CDATA[Kömürden çıkış vaadiyle yeni santral izni aynı masada]]></title><link>https://bianet.org/haber/komurden-cikis-vaadiyle-yeni-santral-izni-ayni-masada-321076</link><media:content medium='image' type='image/jpeg' url='https://static.bianet.org/haber/2026/07/01/komurden-cikis-vaadiyle-yeni-santral-izni-ayni-masada.jpg'/><guid isPermaLink='true'>https://bianet.org/haber/komurden-cikis-vaadiyle-yeni-santral-izni-ayni-masada-321076</guid><description><![CDATA[Cengiz Holding, Biga'daki ithal kömürlü termik santraline yeni ünite inşa etmek için ÇED süreci başlattı. Çevre örgütleri, “kapasite artışı” olarak sunulan projenin fiilen yeni bir kömürlü santral anlamına geldiğini söyledi. Proje ayrıca Türkiye’nin COP31 başkanlığı ve iklim hedefleriyle de çelişiyor.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Çanakkale’nin Biga ilçesine bağlı Karabiga beldesinde bulunan Cenal Termik Santrali’nin kapasitesinin artırılması için izin süreci başladı.</p>
<p>Cenal Elektrik Üretim A.Ş.'nin işlettiği ithal kömürlü santral, mevcut durumda 1320 MW kurulu güce sahip. Şirket, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’na yaptığı başvuruyla santrale 1050 MW gücünde yeni bir ünite ekleyerek ve toplam kurulu gücünü 2370 MW’ye çıkarmak istiyor.</p>
<p>Cenal Elektrik Üretim A.Ş., 2011’de Cengiz Holding ve Alarko Holding ortaklığıyla kuruldu. Karabiga’daki santralin birinci ünitesi Kasım 2017’de, ikinci ünitesi ise Aralık 2017’de ticari faaliyete geçti. Alarko Holding ile Cengiz Holding’in enerji alanındaki ortaklıklarının ayrışmasının ardından santral Cengiz Holding’de kaldı.</p>
<h3>Çevreye zararlı, istihdam da sağlamayacak</h3>
<p>Şirket, bakanlığa sunduğu proje dosyasında projenin yatırım bedelini 18 milyar 725 milyon TL olarak hesaplandı. Finansmanı Denizbank, Halk Bankası, Finansbank, Ziraat Bankası ve AlstomEPC sağlayacak.</p>
<p>Proje alanı, Balıkesir-Çanakkale Planlama Bölgesi 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planında orman alanı, tarım alanı, kentsel gelişme alanı ve su yüzeyleri sınırları içinde kalıyor. İnşaat sürecinde ayrıca bölgede beton santrali kurulması öngörülüyor.</p>
<p>Ayrıca 48 ay sürecek inşaatta 130 personel çalışması bekleniyor. Ancak yeni santral için yeni işçi alımı yapmayacak. Mevcut santral işçilerinin bu santrali de yürütmesi planlanıyor.</p>
<p>Mevcut santral yılda yaklaşık 9,9 milyar kWh elektrik üretiyor ve Türkiye’nin elektrik ihtiyacının yüzde 3’ünü karşılıyor. Yeni üniteyle birlikte üretime yılda 7,8 milyar kWh daha eklenmesi öngörülüyor.</p>
<p>Santralin mevcut kömür ihtiyacı açık kaynaklara göre yılda yaklaşık 3,3 milyon ton. Kapasite artışı sonrası kullanılacak kömür miktarı ise başvuru aşamasında netleşmiş değil. Kömürün Rusya, Kolombiya, Güney Afrika veya Endonezya’dan sağlanabileceği belirtiliyor.</p>
<p>Santral mevcut haliyle yılda 10 milyon ton CO2 eşdeğeri sera gazı emisyonuna neden oluyor.</p>
<h3>İthal kömüre yerli ve millilik vurgusu</h3>
<p>Şirket santral bir ithal kömür santrali olmasına rağmen proje dosyasında yerli ve millilik vurgusu yaptı:</p>
<p style="padding-left: 40px;"><em>“Milli Enerji Kaynağı: Yerli kömür rezervlerinin insan odaklı ve çevre dostu teknolojilerle enerjiye çevrilmesini sağlayarak enerjide dışa bağımlılığın azaltılmasına katkıda bulunur.”</em></p>
<p>Santralin işletme aşamasında soğutma suyu, proses suyu ve içme suyu dahil tüm su ihtiyacının deniz suyundan karşılanması planlanıyor. Tesiste saatte 152 bin 500 metreküp kapasiteyle deniz suyu kullanılması öngörülüyor.</p>
<h3>“Kapasite artışı değil, yeni santral”</h3>
<p>İklim ve çevre alanında çalışan 15 sivil toplum kuruluşu, ortak açıklamayla projeye tepki gösterdi.</p>
<p>Buğday Ekolojik Yaşamı Destekleme Derneği, Doğa Derneği, Greenpeace Türkiye, Hukuk Doğa ve Toplum Vakfı (HUDOTO), İklim Değişikliği Politika ve Araştırma Derneği (İDPAD), İklim için 350 Derneği (350 Türkiye), Kadın Emeğini Değerlendirme Vakfı (KEDV), Mekanda Adalet Derneği (MAD), Sürdürülebilir Ekonomi ve Finans Araştırmaları Derneği (SEFiA), Temiz Hava Hakkı Derneği (THHD), üretim Ekonomisi Derneği, WWF-Türkiye (Doğal Hayatı Koruma Vakfı), Yeşil Düşünce Derneği (YDD), Fosil Yakıtların Ötesi Ağı (Beyond Fossil Fuels) ve CAN Europe (Avrupa İklim Eylem Ağı) Türkiye’nin COP31 İklim Zirvesi’ne başkanlık etmeye hazırlanırken Çanakkale’de yeni bir ithal kömürlü termik santral için izin süreci başlatılmasının “iklim liderliği iddiasıyla çeliştiğini” belirtti.</p>
<p>1050 MW’lık kapasite artışının fiilen yeni bir ithal kömürlü termik santral anlamına geldiğini söyledi:</p>
<p style="padding-left: 40px;"><em>“COP31 İklim Zirvesi’ne başkanlık yapacak Türkiye’nin Çanakkale’de yeni bir ithal kömürlü termik santrale izin sürecine başlaması iklim liderliği iddiasıyla çelişiyor. ÇED başvuru dosyasına ‘kapasite artışı’ olarak ifade edilen projenin detaylarında kömür tüketimini neredeyse iki katına çıkaracak ayrı bir kazan ve ayrı bir bacanın inşa edilmesinin planlandığını görüyoruz. 1050 MW gücündeki bu kapasite artışı, yeni bir ithal kömürlü santral demek. </em></p>
<p style="padding-left: 40px;"><em>Çanakkale’de halihazırda beş kömürlü termik santral daha bulunuyor. Bu santrallerin sağlık etkilerine dair tahminler 2005’ten bugüne en az 3167 erken ölüme neden olduklarına işaret ediyor. Santrallerin kümülatif sağlık etkilerinin ekonomik maliyetinin ise yaklaşık 7 milyar dolar olduğu hesaplanıyor. </em></p>
<p style="padding-left: 40px;"><em>Bilimsel veriler, iklim krizini başlıca nedeninin fosil yakıtlar yani kömür, gaz ve petrol olduğunu gösteriyor. Buna rağmen yeni ithal kömürlü termik santral yatırımlarının planlanması, Türkiye’nin 2053 net sıfır hedefiyle, ithal kaynaklara bağımlılığın ve dış borcun azaltılması stratejisiyle çelişiyor. </em></p>
<p style="padding-left: 40px;"><em>COP31 Başkanı ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum ‘temiz elektriği ekonomilerin ve toplumların omurgası haline getirmekten’ ve ‘karbonsuzlaşmayı hızlandırmaktan’ söz ederken, Enerji Bakanlığı'nın yakıtı tamamen ithal edilen ve yüksek miktarda sera gazı salacak yeni bir kömürlü termik santral için lisans vermesi, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı ile Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı arasında çelişkili yaklaşımlar benimsendiğini gösteriyor. Bu çelişki COP31’in akıbeti açısından kaygı verici.”</em></p>
<p>Şirket, kapasite artışı başvuru dosyasında “Kümülatif çevresel etki değerlendirmesi” başlığına yer verse de bölgedeki mevcut çevresel yükler ve diğer termik santrallerle birlikte oluşacak toplam etkiyi ayrıntılı olarak ortaya koymadı. Bu değerlendirmelerin daha sonra hazırlanacak ÇED raporuna bırakıldığını yazdı.</p>
<h3>Daha önce ÇED davalarına konu olmuştu</h3>
<p>Cenal Termik Santrali’nin ÇED süreçleri geçmişte de davalara konu oldu.</p>
<p>Karabiga Temiz Doğa Derneği, Madra Dağı ve Kaz Dağı Belediyeler Birliği, Biga Çevre Derneği, TMMOB’ye bağlı meslek odaları ve Karabigalı yurttaşlar, santralin kuruluş aşamasında hazırlanan ÇED raporundaki eksiklikleri yargıya taşıdı.</p>
<p>Mayıs 2016’da Çanakkale İdare Mahkemesi davayı reddetse de Kasım 2018’de Danıştay’dan bozma kararı geldi. Danıştay ÇED Olumlu Kararı’nı iptal etti. Ancak santral Danıştay’ın yürütmeyi durdurma kararı vermediğini savunarak kömür yakmaya devam etti. Ardından santral için 2019’da yeniden “ÇED Olumlu” kararı verildi.</p>
<p>Santralin mevcut 1320 MWe üretim lisansı 2013’te alındı ve 2062’ye kadar geçerli. Şirketin kapasite artışı başvurusu üzerine EPDK, üretim lisansının 1050 MWe artırılmasını ve ünite sayısının ikiden üçe çıkarılmasını, projenin ÇED onayı alması şartıyla kabul etti.</p>
<h3>Veriler eksik</h3>
<p>Çanakkale'deki mevcut termik santrallerin emisyonları, baca performansları ve atık yönetimine ilişkin verilerin kamuoyu ile paylaşılması konusunda geçmişte ciddi sorunlar yaşandı. Mahkemeler bilgi edinme hakkı lehine kararlar verdi. Buna rağmen çevresel bilgilerin kamuya açıklanmasında eksiklikler devam ediyor.</p>
<p>Örneğin Çanakkale Lapseki, Dünya Sağlık Örgütü’nün (DSÖ) 24 saatlik ortalama kılavuz değeri olan 15 µg/m3’ü yıl boyunca 4 günden fazla aşan ilk 10 istasyon arasında. Çanakkale Çan endüstriyel hava kalitesi ölçüm istasyonundan ise 2022 ve 2023’te ölçüm için yeterli veri elde edilememiş durumda.</p>
<p>Türkiye'de günlük bazda (30 Haziran verileriyle) yaklaşık 1 milyon 140 bin MW elektrik üretiliyor. Tüketim ise 1 milyon 133 bin MW. Elektrik üretiminde ilk sırada yüzde 24 payla barajlı hidroelektrik santralleri geliyor. İkinci sıradaki ithal kömür santrallerinin payı ise yüzde 17,7. Onu yüzde 16,9 ile güneş enerjisi santralleri izliyor.</p>
<p>Türkiye’de şu anda 30 MW üstü kurulu güce sahip aktif 37 kömürlü termik santral var. Toplam kurulu güçleri de 20,8 GW.</p>
<h3>“Net sıfır hedefiyle çelişiyor”</h3>
<p>Projeye karşı çıkan sivil toplum kuruluşları yaptıkları ortak açıklamada Türkiye’nin enerji üretimi için kullandığı fosil yakıtların yüzde 78’ini ithal ettiğini hatırlattı.</p>
<p>Fosil yakıtlardaki ısrarın “enerjide dışa bağımlılık, yüksek faturalar, giderek kötüleşen hava, su ve toprak kirliliği ile artan sağlık sorunları” olarak geri döndüğünü belirten STK’ler Murat Kurum’a da çağrı yaptı:</p>
<p style="padding-left: 40px;"><em>“Enerji üretimi için kullandığı fosil yakıtların (petrol, gaz ve kömür) yüzde 78’ini ithal eden Türkiye’nin fosil yakıt ısrarı, bize enerjide dışa bağımlılık, yüksek faturalar, giderek kötüleşen hava, su ve toprak kirliliği ile artan sağlık sorunları olarak geri dönüyor. Özellikle son dönemde yaşanan savaşlar ve jeopolitik gerilimler, fosil yakıtlara bağımlılığın ülkeleri ne kadar kırılgan hale getirdiğini bir kez daha gösterdi. </em></p>
<p style="padding-left: 40px;"><em>Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı ve COP31 Başkanı Murat Kurum’dan Çanakkale-Biga'da kapasite artışı adı altında hayata geçirilmek istenen yeni kömürlü termik santral projesinin ÇED sürecinin sonlandırılmasını, Afşin-Elbistan'daki projeyle birlikte her iki kömürlü termik santral projesinin iptal edilmesini ve fosil yakıtlardan adil ve planlı çıkış yönünde somut adımlar atmasını talep ediyoruz.”</em></p>
<h3>Kömürün gizli maliyeti</h3>
<p>Greenpeace Türkiye'nin son raporuna göre kömürün ülkeye gizli maliyeti yıllık 592 milyar 13 milyon TL. Bu rakam, hane başına yaklaşık 21 bin 500 TL’ye denk geliyor. Başka bir deyişle, raporun metodolojisine göre kömürün hane başına ekstra maliyeti her yıl bir emekli maaşından fazla. Ayrıca kömüre yönelik devlet sübvansiyonları ve destekleri yılda toplam 133 milyar 729 milyon TL’yi buluyor.</p>
<a href='/haber/cop31e-hazirlanan-turkiyenin-ulasim-emisyonlari-alarm-veriyor-319997' class='ccard ccard--news ccard--news-content'>
<div class='img-wrapper'>
<img src='https://static.bianet.org/list-haber/2026/05/28/cop31e-hazirlanan-turkiyenin-ulasim-emisyonlari-alarm-veriyor.jpg' alt='#COP31’e hazırlanan Türkiye’nin ulaşım emisyonları alarm veriyor' loading='lazy'>
</div>
<div class='txt-wrapper'>
<h5 class='headline'>#COP31’e hazırlanan Türkiye’nin ulaşım emisyonları alarm veriyor</h5>
<div class='date'>28 Mayıs 2026</div>
</div>
</a>

<p>(HA)</p>]]></content:encoded><pubDate>Wed, 01 Jul 2026 12:52:00 +0300</pubDate></item><item><title><![CDATA[75 yaşındaki TEMA gönüllüsü Ayten Yakut hakkında tahliye kararı]]></title><link>https://bianet.org/haber/75-yasindaki-tema-gonullusu-ayten-yakut-hakkinda-tahliye-karari-321073</link><media:content medium='image' type='image/jpeg' url='https://static.bianet.org/haber/2026/07/01/75-yasindaki-tema-gonullusu-ayten-yakutun-tutukluluguna-itiraz-edildi.jpg'/><guid isPermaLink='true'>https://bianet.org/haber/75-yasindaki-tema-gonullusu-ayten-yakut-hakkinda-tahliye-karari-321073</guid><description><![CDATA[Avukatı Gürbüz Özdemir'in verdiği bilgiye göre, Yakut hakkında, "yaşı ve sağlık durumu" göztetilerek bugün yurtdışı çıkış yasağı ve adli kontrolle serbest bırakılmasına karar verildi.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Ankara’da 7-8 Temmuz tarihlerinde düzenlenecek NATO Zirvesi öncesinde yürütülen operasyonlarda gözaltına alınan 178 kişi arasında yer alan 75 yaşındaki emekli öğretmen Ayten Yakut, “örgüt üyesi” olduğu iddiası ile tutuklandı.</p>
<p>Avukatı Gürbüz Özdemir'in verdiği bilgiye göre, Yakut hakkında, "yaşı ve sağlık durumu" göztetilerek bugün yurtdışı çıkış yasağı ve adli kontrolle serbest bırakılmasına karar verildi. </p>
<p>Uzun yıllar öğretmenlik yapan Yakut, aynı zamanda çevre çalışmalarıyla bilinen bir TEMA gönüllüsüydü. </p>
<p>2004 yılında eşinin vefatının ardından yaşadığı travma sürecinde arkadaşlarının tavsiyesiyle TEMA’ya katılan Yakut, çevre eğitimleri ve gönüllülük faaliyetlerinde yer aldı.</p>
<p>Yakut’un soruşturmaya dahil edilmesi ise TEMA’nın 3 Haziran’da Nallıhan Kuş Cenneti ziyaretinin ardından yaşandı. İddiaya göre gezi dönüşünde madencilerle karşılaşan Yakut ve beraberindeki gönüllüler, jandarmanın GBT kontrolünün ardından soruşturmaya dahil edildi. </p>
<p>Yakut ile birlikte aynı gezideki 41 TEMA gönüllüsü, 23 Haziran sabahı Terörle Mücadele Şubesi ekiplerinin operasyonuyla gözaltına alındı.</p>
<p>Operasyon sırasında Yakut’un çocuklara doğa eğitimi verdiği bilgisayarına da el konuldu.  25 Haziran’da “silahlı terör örgütü üyeliği” iddiasıyla tutuklanan Yakut, diğer TEMA tutuklusu kadınlarla birlikte Sincan Kadın Kapalı Cezaevi’ne gönderildi.</p>
<h3>"Vicdani anlamda da kabul edilemez"</h3>
<p><img src="https://static.bianet.org/2026/07/tema.jpeg" alt=""></p>
<p>Ayten Yakut’un avukatı Gürbüz Özdemir, bianet’e konuştu. Özdemir şöyle dedi: </p>
<p>“Operasyonların Nato toplantılarının yapılacağı haftadan önce meydana gelmesini, muhtemel toplumsal olayları önleme maksadıyla alınan tedbirler olarak değerlendirmek mümkündür.</p>
<p>Nitekim son bir haftalık süreçteki gözaltı süreçlerine bakıldığında olayların hukuk temelli değil, siyasal mülahazalarla hayata geçirildiği görülmektedir.</p>
<p>Olayları hukuk tekniği açısından da değerlendirdiğimizde tam bir hukuki garabetle karşı karşıya olduğumuz görülecektir.</p>
<p>Müvekkilin ve diğer şüphelilerin gözaltına alınış şekilleri ve sonrasındaki 24 saatlik kısıtlı kararı, akabinde de kolluk marifeti ile alınan sorgu tutanakları birlikte değerlendirildiğinde tamamen siyasi bir senaryonun hayata geçiriliş yöntemi olduğunu gözlemlemekteyiz.</p>
<p>Bir diğer değinmemiz gereken husus ise operasyonların toplumsal etkilerinin göz önünde bulundurulmadan yapılmış olduğudur.</p>
<p>Nitekim konutunda yalnız yaşayan 75 yaşındaki müvekkilim Ayten Yakut’un evine sabah saat dörtte yapılan baskın, soruşturma içeriği ve savcılığın tutuklama gerekçeleri birlikte değerlendirildiğinde bu soruşturmanın toplum nezdinde nasıl bir infial yaratacağı hiç değerlendirilmemiştir.</p>
<p>Müvekkilim 75 yaşında sağlık sorunları olan birisidir. Kendisi emekli öğretmendir, yıllarca bu topluma insan yetiştirmiştir, adliye veya karakol yüzü görmemiştir.</p>
<p>Hal böyleyken acımasızca silahlı terör örgütüyle ilişkilendirilerek gözaltına alınması ve sonrasında tutuklanması hem hukuki anlamda hem de vicdani anlamda kabul edilebilir bir durum değildir.</p>
<p>Zira müvekkilin soruşturmaya konu Türkiye Komünist partisi ile bağlantılanabilecek en ufak bir irtibatı iltisakı söz konusu değildir.</p>
<p>Sorulan sorular da sadece bu örgütü tanıyıp tanımadığı yönündedir. Sorgulama esnasında müvekkilin dosyaya konu Türkiye Komünist partisi ile bağlantısını somutlaştıracak hiçbir delile, iddiaya yer verilmemiştir. Hal böyle olduğu halde müvekkil hakkında tutuklama talepli savcılığın sulh ceza hâkimliğine fezleke göndermesi, sürecin savcılık marifetiyle değil siyasi baskıyla yürütüldüğünü göstermektedir.</p>
<p>Müvekkilim Ayten Yakut’un da ilerlemiş yaşına rağmen tutukluluk adli kontrol tedbiri ile gözetim ve denetim altına alınmış olması da Sulh Ceza hakimliğinin sehven değerlendirme hatası neticesinde meydana geldiğini değerlendirmekteyiz.</p>
<p>Zira 60’lı yaşlarda olan kişilere yaşı da gerekçe gösterilerek ev hapsi adli kontrol tedbiri uygulanırken, müvekkilin 75 yaşında olması dikkatlerden kaçmış ve bu hata sonrası gençlerle birlikte tutuklu olarak cezaevine gönderilmiştir.</p>
<p>Gelinen nokta itibariyle bu durumu kabul etmek mümkün değildir zira itiraz kanun yollarına müracaat edilmiş olup müvekkilin tez zamanda bu mağduriyetten kurtarılması için gereken her türlü işlem yapılmaktadır.”</p>
<p>Avukat Özdemir, Ayten Yakut’un tutukluluğuna ilişkin itiraz sürecinin devam ettiğini söyledi. </p>
<a href='/haber/nato-zirvesi-oncesi-operasyon-tutuklu-sayisi-178e-cikti-320957' class='ccard ccard--news ccard--news-content'>
<div class='img-wrapper'>
<img src='https://static.bianet.org/list-haber/2026/06/27/ankarada-nato-zirvesi-oncesi-operasyon-tutuklu-sayisi-178e-cikti.png' alt='NATO Zirvesi öncesi operasyon: Tutuklu sayısı 178’e çıktı' loading='lazy'>
</div>
<div class='txt-wrapper'>
<h5 class='headline'>NATO Zirvesi öncesi operasyon: Tutuklu sayısı 178’e çıktı</h5>
<div class='date'>27 Haziran 2026</div>
</div>
</a>

<p>(EMK)</p>]]></content:encoded><pubDate>Wed, 01 Jul 2026 12:45:00 +0300</pubDate></item><item><title><![CDATA[Yaz tatili önerisi: Redhouse Kidz’den çocuklara doğa ve keşif temalı iki kitap]]></title><link>https://bianet.org/haber/yaz-tatili-onerisi-redhouse-kidzden-cocuklara-doga-ve-kesif-temali-iki-kitap-321074</link><media:content medium='image' type='image/jpeg' url='https://static.bianet.org/haber/2026/07/01/yaz-tatili-onerisi-redhouse-kidzden-cocuklara-doga-ve-kesif-temali-iki-kitap.png'/><guid isPermaLink='true'>https://bianet.org/haber/yaz-tatili-onerisi-redhouse-kidzden-cocuklara-doga-ve-kesif-temali-iki-kitap-321074</guid><description><![CDATA[Jennifer Bell’in yazdığı, Alice Lickens’ın resimlediği Gizli Görev serisinin ilk iki kitabı Bal Avı ve Buz Gaga, çocukları ender türler, doğal yaşam alanları ve biyoçeşitlilik üzerine düşünmeye çağırıyor.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Redhouse Kidz ev sahipliğinde Jennifer Bell’in kaleme aldığı, Alice Lickens’ın resimlediği Gizli Görev serisinin ilk iki kitabı Gizli Görev: Bal Avı ve Gizli Görev: Buz Gaga yayımlandı.</p>
<p>8 yaş ve üzeri okurlara seslenen seri, farklı coğrafyalarda geçen maceralar aracılığıyla çocukları ender canlı türleri, doğal yaşam alanları ve çevre sorunlarıyla tanıştırıyor.</p>
<a href='/haber/iklim-krizi-ayni-zamanda-bir-cocuk-haklari-krizidir-312960' class='ccard ccard--news ccard--news-content'>
<div class='img-wrapper'>
<img src='https://static.bianet.org/list-haber/2025/10/27/istanbul-da-263-bin-bina-kursunla-bulas-uzerinden-cocuk-sagligini-tehdit-ediyor.png' alt='“İklim krizi, aynı zamanda bir çocuk hakları krizidir”' loading='lazy'>
</div>
<div class='txt-wrapper'>
<h5 class='headline'>“İklim krizi, aynı zamanda bir çocuk hakları krizidir”</h5>
<div class='date'>28 Ekim 2025</div>
</div>
</a>

<h3>Serinin merkezinde Maya var</h3>
<p>Serinin başkahramanı, şehirde yaşamasına rağmen hayvanlarla ve doğayla bağını sürdüren 8 yaşındaki Maya.</p>
<p>Maya, bir gün gizemli bir sivri filfaresinin dikkatini çeker ve kendisini doğadan ilham alarak kurulmuş gizli bir topluluğun içinde bulur: ETKİ — Ender Türleri Koruma İnisiyatifi.</p>
<p>Maya, ortağı Sivriburun’la birlikte ender türleri ve yaşam alanlarını korumak için farklı görevlere çıkar.</p>
<figure class="image align-center"><img src="https://static.bianet.org/2026/07/adsiz-tasarim-2.png" alt="">
<figcaption>Gizli Görev Bal Avı - Jennifer Bell (Resimleyen Alice Lickens) (Çeviren Şirin Etik) (Sayfa 186) (8 yaş ve üzeri) </figcaption>
</figure>
<h3>İlk durak yağmur ormanları</h3>
<p>Serinin ilk kitabı Bal Avı, okurları yağmur ormanlarına götürüyor.</p>
<p>Maya bu macerada, kolonisinden ayrı düşmüş, altın parıltılı, iğnesiz ve ender bir arı türü olan Uruçu Negrayı bulup yuvasına ulaştırmakla görevlendiriliyor.</p>
<p>Yağmur ormanlarında geçen hikâyede Maya, nadir türleri koleksiyonuna katmak isteyen bir kaçak koleksiyoncuya karşı mücadele ediyor.</p>
<a href='/haber/kursun-yoksulluk-ve-cocukluk-sessiz-siddetin-raporu-318645' class='ccard ccard--news ccard--news-content'>
<div class='img-wrapper'>
<img src='https://static.bianet.org/list-haber/2026/04/13/kursun-yoksulluk-ve-cocukluk-sessiz-siddetin-raporu.png' alt='Kurşun, yoksulluk ve çocukluk: Sessiz şiddetin raporu' loading='lazy'>
</div>
<div class='txt-wrapper'>
<h5 class='headline'>Kurşun, yoksulluk ve çocukluk: Sessiz şiddetin raporu</h5>
<div class='date'>13 Nisan 2026</div>
</div>
</a>

<h3>İkinci kitap Antarktika’da geçiyor</h3>
<p>Serinin ikinci kitabı Buz Gaga ise Antarktika’da geçiyor.</p>
<p>Maya ve Sivriburun, buzullarla kaplı kıtada meydana gelen gizemli sarsıntıların kaynağını araştırmak üzere yola çıkıyor.</p>
<p>İkili, Antarktika’nın zorlu koşullarında ipuçlarını birleştirerek hem yeni canlı türlerini hem de bölgenin ekolojik özelliklerini keşfediyor.</p>
<figure class="image align-center"><img src="https://static.bianet.org/2026/07/adsiz-tasarim.png" alt="">
<figcaption>Gizli Görev Buz Gaga - Jennifer Bell (Resimleyen Alice Lickens) (Çeviren Şirin Etik) (Sayfa 186) (8 yaş ve üzeri) </figcaption>
</figure>
<h3>Biyoçeşitlilik ve dayanışma</h3>
<p>Gizli Görev serisi, çocuklara dünyanın farklı habitatlarını ve ender türlerini tanıtırken biyoçeşitliliğin korunmasına da dikkat çekiyor.</p>
<p>Kitaplarda Maya’nın gözlem notları, bilgi bölümleri ve hikâyelerin sonunda yer alan öneriler aracılığıyla çocukların doğa üzerine düşünmesi ve harekete geçmesi teşvik ediliyor.</p>
<p>Seri, macera ve mizah öğelerini kullanarak cesaret, takım çalışması, dayanışma ve türler arası yaşamın önemini öne çıkarıyor.</p>
<p>(NÖ)</p>]]></content:encoded><pubDate>Wed, 01 Jul 2026 12:37:00 +0300</pubDate></item><item><title><![CDATA[Mahmut Arıkan: Siz ABD’ye gidince kaç park kapatıldı?]]></title><link>https://bianet.org/haber/mahmut-arikan-siz-abdye-gidince-kac-park-kapatildi-321072</link><media:content medium='image' type='image/jpeg' url='https://static.bianet.org/haber/2026/07/01/mahmut-arikan-siz-abdye-gidince-kac-park-kapatildi.jpg'/><guid isPermaLink='true'>https://bianet.org/haber/mahmut-arikan-siz-abdye-gidince-kac-park-kapatildi-321072</guid><description><![CDATA[Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, NATO Zirvesi öncesi Ankara'da yapılan hazırlıklara ilişkin, "Biz iktidara sormak istiyoruz, 'Siz birçok kez ABD’ye gittiniz, siz ABD’ye gidince kaç park kapatıldı? Kaç kişi günler öncesinden tutuklandı?' Biz söyleyelim, '0'" dedi.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, Yeni Yol Partisi Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, gündemdeki konulara ilişkin değerlendirmelerde bulundu.</p>
<p>"Bu iktidar branda iktidarıdır" diyen Arıkan, "Neden branda iktidarı diyoruz? Çünkü bu iktidar, sorunları çözmeyi değil, örtmeyi marifet sayıyor. Sayın Cumhurbaşkanı Hatay’a gidecek branda, Adıyaman’a gidecek branda, şimdi de Trump gelecek diye bütün Ankara brandalarla örtülüyor. EYY Ak parti’liler, beceriksizliğinizi, ayıbınızı brandalarla örtemezsiniz. 25 yılın sonunda AK Parti iktidarının ülkemizi getirdiği nokta budur" dedi. </p>
<p>Ankara’da düzenlenecek NATO Zirvesi önces yapılan hazırlıklara ilişkin dedeğerlendirmelerde bulunan Arıkan, şöyle konuştu: </p>
<blockquote>
<p>İktidar, ülkenin bütün sorunlarını bir kenara bıraktı, varsa yoksa NATO diyor başka da bir şey demiyor. NATO için yapılan hazırlıklara bakıyoruz, manzara tam anlamıyla, aziz milletimiz ve devletimiz için utanç verici bir hal aldı. Sırf eylem yapabilirler diye insanlar tutuklanıyor, matbaalara bile, eylemlerle ilgili hiçbir şey basılmayacak diye talimatlar gidiyor, gazetecilere ambargo konuluyor, aziz milletimizin yaşadığı yoksulluk görülmesin diye evler boyanıyor, yol kenarlarına branda çekiliyor. Şimdi biz iktidara sormak istiyoruz, 'Siz birçok kez ABD’ye gittiniz, siz ABD’ye gidince kaç park kapatıldı? Kaç kişi günler öncesinden tutuklandı?' Biz söyleyelim, '0'. Hadi Başkenti anladık, Afyonkarahisar’da ne oldu ne diye yasak getiriyorsunuz? Karabük’te, Mersin’de, Eskişehir’de, Bolu’da, Antalya’da neden yasak koyuyorsunuz? Sizin aklınızdan ne geçiyor? Yoksa memleketi sıkı yönetime mi hazırlıyorsunuz? Siz vatandaşın en tabi anayasal hakkını elinden alacaksınız sonra da kalkıp sivil Anayasa yapacağız teranesi anlatacaksınız… Hadi oradan, hadi oradan, hadi oradan...</p>
</blockquote>
<p>Arıkan, bazı basın yayın organlarında yer alan, <em>"Trump elinde büyük bir hediye paketi ile geliyor"</em> iddialarına yönelik, <em>"Ne varmış paketin içerisinde? KAAN jetlerinin motorları varmış. Yüzde yüz yerli ve milli dediğiniz jetin motorunu neden Trump bize hediye ediyor? Kaportası bizden, motoru Amerika’dan gelen bir jetin kullanım izni, bizde mi, yoksa ABD’de mi olacak? Milletimiz algı değil, gerçekten icraat istiyor. Sadece adı değil, motoru da yüzde yüz yerli, yüzde yüz milli olan Atak Helikopteri, Kaan Jeti istiyor. Kaan jeti için TF35000 motoru çalışmalarını bir an önce bitirin ve ABD’ye muhtaçlığımızı ortadan kaldırın"</em> diye konuştu. </p>
<p>(Mİ)</p>]]></content:encoded><pubDate>Wed, 01 Jul 2026 12:37:00 +0300</pubDate></item><item><title><![CDATA[Aziz İhsan Aktaş davası sürüyor]]></title><link>https://bianet.org/haber/aziz-ihsan-aktas-davasi-suruyor-321070</link><media:content medium='image' type='image/jpeg' url='https://static.bianet.org/haber/2026/07/01/aziz-ihsan-aktas-davasi-suruyor.png'/><guid isPermaLink='true'>https://bianet.org/haber/aziz-ihsan-aktas-davasi-suruyor-321070</guid><description><![CDATA[Aziz İhsan Aktaş suç örgütü iddiasıyla açılan ve İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nce Silivri’de yeni inşa edilen duruşma salonunda görülen, 7’si tutuklu 200 sanıklı davanın karar duruşmasının 11’inci günü, Aktaş’ın avukatı Özer İncegül’ün savunmasıyla başladı.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Aziz İhsan Aktaş’ın liderliğini yaptığı iddia edilen “çıkar amaçlı suç örgütü” ile bazı belediye başkanlarına rüşvet vererek ihaleleri organize ettiği iddiasıyla 7’si tutuklu 200 kişi hakkında İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nce açılan dava devam ediyor.</p>
<p>Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat, Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara ve Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin tutuklu olmak üzere 7 CHP’li belediye başkanının yargılandığı davanın karar duruşmasının 11’inci günü, Silivri’de yeni inşa edilen duruşma salonunda başladı.</p>
<p>Salona özel bir kısımdan girdiği için “VIP sanık” tepkilerine neden olan tutuksuz sanık Aktaş’ın avukatı Özer İncegül, esas hakkındaki mütalaaya karşı savunmasına dün kaldığı yerden devam ediyor.</p>
<p>Mütalaada Aktaş hakkında “suç işlemek amacıyla örgüt kurma”, “ihaleye fesat karıştırma”, “özel belgede sahtecilik”, “resmi belgede sahtecilik”, “rüşvet” ve “edimin ifasına fesat karıştırmak “suçlarından toplamda 103 yıldan 280 yıla kadar hapis talep ediliyor.</p>
<p>(Mİ)</p>]]></content:encoded><pubDate>Wed, 01 Jul 2026 12:24:00 +0300</pubDate></item><item><title><![CDATA[Türkiye’nin "NATO hazırlıkları" dünyada nasıl görülüyor?]]></title><link>https://bianet.org/haber/turkiyenin-nato-hazirliklari-dunyada-nasil-goruluyor-321068</link><media:content medium='image' type='image/jpeg' url='https://static.bianet.org/haber/2026/07/01/dunya-medyasinda-nato-zirvesi-diplomasi-vitrini-ve-hak-ihlali-elestirileri.png'/><guid isPermaLink='true'>https://bianet.org/haber/turkiyenin-nato-hazirliklari-dunyada-nasil-goruluyor-321068</guid><description><![CDATA[NATO liderleri Ankara’da toplanmaya hazırlanırken, uluslararası basında zirvenin gölgesinde kalan hak ihlalleri, basın özgürlüğü engelleri ve Türkiye'nin diplomasi manevraları öne çıktı.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>NATO’nun 7-8 Temmuz 2026’da Ankara’da yapılacağını duyurduğu zirve, ABD ve Avrupa basınında yalnızca savunma gündemiyle değil protesto yasakları, gözaltılar, basın akreditasyonu engelleri ve NATO içindeki ABD-Avrupa gerilimiyle ele alındı.</p>
<p>Yabancı basındaki haber ve yorumlarda Ankara Zirvesi, Türkiye açısından diplomatik görünürlük alanı olarak değerlendirilirken hak örgütleri ve basın özgürlüğü kuruluşları zirve öncesi uygulamaların demokratik haklar açısından sorunlu olduğuna dikkat çekti.</p>
<h3>AP: Ankara’da geniş güvenlik önlemleri</h3>
<p><em>ABD merkezli Associated Press’in (AP) haberinde</em>, Türkiye’nin zirve öncesinde on binlerce polisi görevlendirdiği, hava savunmalarını yüksek alarma geçirdiği, kamusal toplantıları yasakladığı ve ifade/toplanma özgürlüğünü sınırlayan önlemler aldığı aktarıldı. AP haberinde bu uygulamaların hem zirve güvenliği hem de Türkiye’nin NATO içindeki gücünü ve bağlılığını gösterme çabası olarak yorumlandığı belirtildi.</p>
<div class="box-13">Haberde Türkiye’nin Rusya’dan S-400 alımı, Finlandiya ve İsveç’in NATO üyelik süreçlerinde pazarlık yürütmesi ve Ukrayna-Rusya savaşında arabuluculuk rolü gibi başlıklar hatırlatıldı.</div>
<a href='/haber/af-orgutu-nato-zirvesi-icin-getirilen-protesto-yasagi-kaldirilsin-320960' class='ccard ccard--news ccard--news-content'>
<div class='img-wrapper'>
<img src='https://static.bianet.org/list-haber/2026/06/27/af-orgutu-nato-zirvesi-icin-getirilen-protesto-yasagi-kaldirilsin.png' alt='Af Örgütü: NATO Zirvesi için getirilen protesto yasağı kaldırılsın' loading='lazy'>
</div>
<div class='txt-wrapper'>
<h5 class='headline'>Af Örgütü: NATO Zirvesi için getirilen protesto yasağı kaldırılsın</h5>
<div class='date'>27 Haziran 2026</div>
</div>
</a>

<h3>Financial Times: Özgür Özel’den NATO müttefiklerine uyarı</h3>
<p><em>Londra merkezli Financial Times’ta (FT) yayımlanan görüş yazısında</em>, CHP lideri Özgür Özel, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Ankara Zirvesi’ni güç gösterisi olarak kullanacağını, ancak bunun Türkiye’de demokrasinin gerilemesini örtmemesi gerektiğini savundu.</p>
<p>Özel, yazısında Türkiye’nin stratejik önemine dikkat çekmekle birlikte, NATO müttefiklerinin kısa vadeli jeopolitik çıkarlar uğruna otoriterleşmeye meşruiyet kazandırmaması gerektiğini belirtti. Yazıda, muhalefete yönelik yargı süreçleri, gözaltılar, ekonomik kriz ve demokratik rekabetin daraltılması başlıkları öne çıktı.</p>
<h3>"Lahey Zirvesi'nin üç katı personel görevlendirildi"</h3>
<p><em>Financial Times’ın John Paul Rathbone imzalı haberinde</em>, Türkiye’nin NATO Zirvesi öncesinde "güvenlik" gerekçeli operasyonlarını artırdığı belirtildi. Haberde, zirve için konuşlandırılması planlanan 70 bin kişilik güvenlik gücünün çoğu NATO üyesinin ordusundan büyük olacağı ve bu sayının 2025 Lahey Zirvesi’nde görev yapan güvenlik personelinin neredeyse üç katına ulaştığı vurgulandı.</p>
<blockquote class="twitter-tweet" data-media-max-width="560">
<p dir="ltr" lang="en">.<a href="https://x.com/NATO?ref_src=twsrc%5Etfw" target="_blank" rel="nofollow noopener">@NATO</a> was never a club of democracies (see 1949 🇵🇹) &amp; it isn't now (see 🇹🇷). When an authoritarian Gov hosts the summit you get arbitrary media accreditation &amp; &gt;200 people detained in some "preventive" operation. Sadly, none of this seems to be keeping Rutte awake at night.</p>
— Nacho Sánchez Amor (@NachoSAmor) <a href="https://x.com/NachoSAmor/status/2070152123304509497?ref_src=twsrc%5Etfw" target="_blank" rel="nofollow noopener">June 25, 2026</a></blockquote>
<p>Rathbone’un haberinde Avrupa Parlamentosu Türkiye Raportörü Nacho Sánchez Amor’un sosyal medya paylaşımına da yer verildi. Amor, zirveye ev sahipliği yapan otoriter hükümetlerde keyfi medya akreditasyonu ve “önleyici” gözaltılar görüldüğünü belirterek NATO’nun sessizliğini eleştirdi.</p>
<a href='/haber/nato-zirvesi-oncesi-operasyon-tutuklu-sayisi-178e-cikti-320957' class='ccard ccard--news ccard--news-content'>
<div class='img-wrapper'>
<img src='https://static.bianet.org/list-haber/2026/06/27/ankarada-nato-zirvesi-oncesi-operasyon-tutuklu-sayisi-178e-cikti.png' alt='NATO Zirvesi öncesi operasyon: Tutuklu sayısı 178’e çıktı' loading='lazy'>
</div>
<div class='txt-wrapper'>
<h5 class='headline'>NATO Zirvesi öncesi operasyon: Tutuklu sayısı 178’e çıktı</h5>
<div class='date'>27 Haziran 2026</div>
</div>
</a>

<h3>Guardian: Shaun Walker ABD’ye güven krizini yazdı</h3>
<p><em>Londra merkezli The Guardian’da Shaun Walker imzasıyla yayımlanan analizde</em>, Ankara Zirvesi NATO’nun doğu kanadındaki güvenlik kaygıları üzerinden ele alındı. Walker, özellikle Polonya ve Baltık ülkelerinde, Rusya kaynaklı olası bir saldırı karşısında ABD’nin desteğine eskisi kadar güvenilip güvenilemeyeceği sorusunun büyüdüğünü yazdı.</p>
<p>Analizde Donald Trump yönetiminin açıklamaları, ABD’nin Avrupa’daki askerî varlığına ilişkin belirsizlikler ve NATO içinde “birlik görüntüsü” verme çabası öne çıkarıldı. Walker’a göre Ankara Zirvesi, yalnızca Türkiye’nin ev sahipliği yaptığı bir toplantı değil, aynı zamanda ABD-Avrupa güven krizinin görünür olacağı bir eşik niteliği taşıyor.</p>
<h3>Middle East Eye: Alex MacDonald protesto yasağını yazdı</h3>
<p><em>Londra merkezli Middle East Eye’da Alex MacDonald imzasıyla yayımlanan haberde</em>, zirve öncesi protesto yasakları ve gözaltılar hak örgütlerinin tepkileri üzerinden aktarıldı. Haberde, Ankara'nın LGBTQ+ aktivistleri, sosyalist grupları kapsayan geniş bir operasyon yürüttüğü belirtildi.</p>
<p>Middle East Eye, Türkiye’de alınan önlemlerin yalnızca zirve güvenliği kapsamında değerlendirilemeyeceğini; muhalif gruplar, sivil toplum çevreleri ve hak savunucuları üzerinde baskı oluşturduğu yönündeki eleştirilerin öne çıktığını yazdı.</p>
<a href='/haber/nato-ankara-zirvesi-nin-gundemi-atlantik-catlagi-ni-onarmak-icin-savas-harcamalarini-artirmak-320902' class='ccard ccard--news ccard--news-content'>
<div class='img-wrapper'>
<img src='https://static.bianet.org/list-haber/2026/06/26/nato-ankara-zirvesi-nin-gundemi-atlantik-catlagi-ni-onarmak-icin-savas-harcamalarini-artirmak.jpeg' alt='NATO Ankara Zirvesi&#39;nin gündemi: "Atlantik Çatlağı"nı onarmak için savaş harcamalarını artırmak' loading='lazy'>
</div>
<div class='txt-wrapper'>
<h5 class='headline'>NATO Ankara Zirvesi'nin gündemi: "Atlantik Çatlağı"nı onarmak için savaş harcamalarını artırmak</h5>
<div class='date'>26 Haziran 2026</div>
</div>
</a>

<h3>Balkan Insight: Gazeteciler akreditasyon engeline tepkili</h3>
<p><em>Saraybosna merkezli Balkan Insight</em>, gazetecilerin NATO akreditasyon engeline tepkilerini gündeme taşıdı. Haberde, NATO’nun Ankara Zirvesi’ni izlemek isteyen çok sayıda gazeteci ve medya kuruluşunun başvurusunu reddettiği; kararın gerekçesiz bırakılmasının basın özgürlüğü açısından eleştirildiği belirtildi.</p>
<h3>Roger Boyes Türkiye’nin yeniden konumlanmasını yazdı</h3>
<p><em>Londra merkezli The Times’ta Roger Boyes imzasıyla yayımlanan yorumda</em> ise Türkiye’ye ilişkin daha farklı bir çerçeve kuruldu. Boyes, “NATO’nun kötü çocuğu Erdoğan yeniden bizim tarafımızda” başlıklı yazısında Türkiye’nin Rusya ile bağlarını budadığını ve Ukrayna savaşı bağlamında NATO içinde yeniden daha kritik bir pozisyona geldiğini savundu.</p>
<div class="box-13">Boyes’a göre Erdoğan, bir dönem S-400 alımı ve Moskova ile yakınlığı nedeniyle NATO’nun sorunlu müttefiki olarak görülse de, Rusya’nın zayıflaması ve Karadeniz’deki dengelerin değişmesiyle Ankara yeniden ittifak açısından daha işlevsel bir konuma yerleşiyor. </div>
<a href='/haber/natodan-akreditasyon-aciklamasi-ev-sahibi-ulkenin-degerlendirmelerine-bagliyiz-320884' class='ccard ccard--news ccard--news-content'>
<div class='img-wrapper'>
<img src='https://static.bianet.org/list-haber/2026/06/25/natodan-akreditasyon-aciklamasi-ev-sahibi-ulkenin-degerlendirmelerine-bagliyiz.jpg' alt='NATO’dan akreditasyon açıklaması: Ev sahibi ülkenin değerlendirmelerine bağlıyız' loading='lazy'>
</div>
<div class='txt-wrapper'>
<h5 class='headline'>NATO’dan akreditasyon açıklaması: Ev sahibi ülkenin değerlendirmelerine bağlıyız</h5>
<div class='date'>25 Haziran 2026</div>
</div>
</a>

<h3>HRW: “Toplanma ve ifade özgürlüğüne tahammülsüzlük”</h3>
<p><em>New York merkezli İnsan Hakları İzleme Örgütü (Human Rights Watch)</em>, zirve öncesinde Ankara’da en az 209 kişinin gözaltına alınmasını ifade ve toplanma özgürlüğü açısından eleştirdi. HRW açıklamasında, gözaltına alınanlar arasında siyasi aktivistler, avukatlar, bir akademisyen ve gazeteci/LGBTİ+ hakları aktivisti Yıldız Tar’ın da bulunduğu belirtildi.</p>
<p>HRW Avrupa ve Orta Asya Direktör Yardımcısı Benjamin Ward, NATO’nun barışçıl ifade ve toplantı hakkının korunması için Türkiye’ye çağrı yapması gerektiğini belirtti.</p>
<h3>CPJ’den NATO’ya akreditasyon mektubu</h3>
<p><em>New York merkezli Committee to Protect Journalists (CPJ)</em> de akreditasyon kararlarına tepki gösteren kurumlar arasında yer aldı. CPJ, International Press Institute (IPI) ve diğer basın özgürlüğü örgütleriyle birlikte NATO Genel Sekreteri Mark Rutte’ye gönderilen mektuba katıldı.</p>
<p>Mektupta, gazetecilere akreditasyon verilmemesinin kamuoyunun bilgiye erişimini sınırladığı ve Türkiye’den bağımsız perspektiflerin uluslararası kamuoyuna taşınmasını engellediği belirtildi. Mektupta Halk TV, Sözcü TV, Nefes, BirGün, Cumhuriyet, ANKA, Medyascope ve T24 gibi yayınların adları geçti.</p>
<a href='/haber/ozelden-nato-ve-avrupaya-mesaj-turkiyedeki-kriz-sinirlari-asabilir-320121' class='ccard ccard--news ccard--news-content'>
<div class='img-wrapper'>
<img src='https://static.bianet.org/list-haber/2026/06/02/ozelden-nato-ve-avrupaya-mesaj-turkiyedeki-kriz-sinirlari-asabilir.jpg' alt='Özel’den NATO ve Avrupa’ya mesaj: Türkiye’deki kriz sınırları aşabilir' loading='lazy'>
</div>
<div class='txt-wrapper'>
<h5 class='headline'>Özel’den NATO ve Avrupa’ya mesaj: Türkiye’deki kriz sınırları aşabilir</h5>
<div class='date'>2 Haziran 2026</div>
</div>
</a>

<h3>NATO’nun sınavı</h3>
<p>Uluslararası basındaki haber ve yorumların ortaklaştığı nokta, Ankara Zirvesi’nin yalnızca askerî ve diplomatik bir toplantı olmadığı.</p>
<p>ABD ve Avrupa merkezli yayınlarda zirve Türkiye’de basın özgürlüğü, protesto hakkı, gözaltılar ve yargı-siyaset ilişkileriyle birlikte ele alınıyor. Haberlerde öne çıkan NATO’nun demokrasi, hukuk devleti ve özgürlükler söylemi ile Türkiye’de zirve öncesi yaşanan uygulamalar arasındaki çelişkiye dikkat çekiliyor.</p>
<p>(NÖ)</p><script async="" src="https://platform.twitter.com/widgets.js" charset="utf-8"></script>]]></content:encoded><pubDate>Wed, 01 Jul 2026 11:11:00 +0300</pubDate></item><item><title><![CDATA[Otoyol ve köprü ücretlerine zam]]></title><link>https://bianet.org/haber/otoyol-ve-kopru-ucretlerine-zam-321067</link><media:content medium='image' type='image/jpeg' url='https://static.bianet.org/haber/2026/07/01/otoyol-ve-kopru-ucretlerine-zam.jpg'/><guid isPermaLink='true'>https://bianet.org/haber/otoyol-ve-kopru-ucretlerine-zam-321067</guid><description><![CDATA[Osmangazi ve 1915 Çanakkale Köprüsü’nün geçiş ücreti 995 TL'den 1.170 TL'ye zamlandı.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Karayolları Genel Müdürlüğü, Yap-işlet-devret modeliyle işletilen otoyol ve köprülerde geçiş ücretlerine yüzde 15,78 ile yüzde 17,58 oranında zam yaptı.</p>
<p>Zamla birlikte, otomobiller için Osmangazi ve 1915 Çanakkale Köprüsü’nden geçiş ücreti 995 TL’den 1170 TL’ye çıktı. Yavuz Sultan Selim Köprüsü de 95 TL'den 110 TL'ye zamlandı.</p>
<p>Avrasya tünelinde 280 TL olan gündüz tarifesi 330 TL’ye, 140,00 TL olan gece tarifesi de 165 TL oldu.</p>
<p>Boğaziçi (15 Temmuz Şehitler) ile Fatih Sultan Mehmet Köprüsü’nün geçiş ücretlerinde değişiklik yapılmadı.</p>
<p>Güncel ve eski fiyat tarifeleri şöyle:</p>
<p><strong>1915 Çanakkale Köprüsü geçiş ücretleri</strong></p>
<ul>
<li>1. Sınıf Araçlar: 995 TL'den 1.170 TL'ye yükseldi.</li>
<li>2. Sınıf Araçlar: 1.245 TL'den 1.465 TL'ye yükseldi.</li>
<li>3. Sınıf Araçlar: 2.240 TL'den 2.635 TL'ye yükseldi.</li>
<li>4. Sınıf Araçlar: 2.490 TL'den 2.925 TL'ye yükseldi.</li>
<li>5. Sınıf Araçlar: 3.755 TL'den 5.560 TL'ye yükseldi.</li>
<li>6. Sınıf Araçlar (Motosiklet): 250 TL'den 295 TL'ye yükseldi.</li>
</ul>
<p><strong>Osmangazi Köprüsü geçiş ücretleri</strong></p>
<ul>
<li>1. Sınıf Araçlar: 995 TL'den 1.170 TL'ye yükseldi.</li>
<li>2. Sınıf Araçlar: 1.590 TL'den 1.870 TL'ye yükseldi.</li>
<li>3. Sınıf Araçlar: 1.890 TL'den 2.225 TL'ye yükseldi.</li>
<li>4. Sınıf Araçlar: 2.505 TL'den 2.950 TL'ye yükseldi.</li>
<li>5. Sınıf Araçlar: 3.165 TL'den 3.720 TL'ye yükseldi.</li>
<li>6. Sınıf Araçlar (Motosiklet): 695 TL'den 820 TL'ye yükseldi.</li>
</ul>
<p><strong>Yavuz Sultan Selim Köprüsü geçiş ücretleri</strong></p>
<ul>
<li>1. Sınıf Araçlar: 95 TL'den 110 TL'ye yükseldi.</li>
<li>2. Sınıf Araçlar: 125 TL'den 145 TL'ye yükseldi.</li>
<li>3. Sınıf Araçlar: 235 TL'den 270 TL'ye yükseldi.</li>
<li>4. Sınıf Araçlar: 595 TL'den 690 TL'ye yükseldi.</li>
<li>5. Sınıf Araçlar: 740 TL'den 860 TL'ye yükseldi.</li>
<li>6. Sınıf Araçlar (Motosiklet): 65 TL'den 75 TL'ye yükseldi.</li>
</ul>
<p><strong>Avrasya Tüneli geçiş ücretleri</strong></p>
<p>Gündüz tarifesi</p>
<ul>
<li>Otomobil: 280 TL'den 330 TL'ye yükseldi.</li>
<li>Minibüs: 420 TL'den 495 TL'ye yükseldi.</li>
<li>Motosiklet: 218,40 TL'den 257,40 TL'ye yükseldi.</li>
</ul>
<p>Gece Tarifesi - Yüzde 50 İndirimli</p>
<ul>
<li>Otomobil: 140 TL'den 165 TL'ye yükseldi.</li>
<li>Minibüs: 210 TL'den 247,50 TL'ye yükseldi.</li>
<li>Motosiklet:109,20 TL'den 128,70 TL'ye yükseldi.</li>
</ul>
<p>Yeni tarifeler bugün (1 Temmuz) itibarıyla geçerli.</p>
<p>(HA)</p>]]></content:encoded><pubDate>Wed, 01 Jul 2026 11:04:00 +0300</pubDate></item><item><title><![CDATA[Kadir İnanır’ı kaybetmek…]]></title><link>https://bianet.org/yazi/kadir-inaniri-kaybetmek-321062</link><media:content medium='image' type='image/jpeg' url='https://static.bianet.org/yazi/2026/07/01/kadir-inaniri-kaybetmek.jpeg'/><guid isPermaLink='true'>https://bianet.org/yazi/kadir-inaniri-kaybetmek-321062</guid><description><![CDATA[Bu dünyadan göçerken dahi Kadir İnanır, Kadir ağabey hepimizi birleştirdi, kendimize getirdi. İyi ki Kadir İnanır bu topraklarda yaşadı.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye’nin sevdalarını, aşklarını, çilelerini, ortak duygularını yaşayarak, yaşatarak; sanatla, sinema ile bizimle buluşturan ustaları bir bir uğurlamak…Toplumda ortak paydayı oluşturan ve büyüten insanları kaybetmek…</p>
<p><strong>Yakın tarihimizde</strong> çok acı olaylara, politik çatışmalara, darbelere şahitlik ettik. Terör, faili meçhul cinayetler, toplumsal hafızamızdan silinmeyen acı olaylar…</p>
<p><strong>Kaybettiğimiz Kadir İnanır ve onun gibi sanatçılar, yazarlar, tiyatrocular hatta sporcular, bütün bu yaşananlara rağmen</strong> bizi birbirimize bağlayan işleri, filmleri üretir; yazılar, kitaplar yazar; ihtiyaç olduğunda topluma verdikleri mesajlarla kopuşları engeller; insanlarımızı buluştururdu. </p>
<p>Milli ve dini bayramlar, maçlar, ödüllerimiz bizi eşitler, sevindirir ve kucaklaştırırdı. Bugün ise  devletin en tepesinden milletin ortak değerleri, siyasete en vahşi şekilde malzeme yapılıyor. İnsanların birbirinden kopuşu, taraf olmayanın bertaraf olması, seçilenlerin yerine kayyım atanması, milli iradenin tutsak edilmesi, adaletin paramparça edilmesi ile karşı karşıyayız. </p>
<p>Bizi, bizim çocukları, milleti ve birliğimizi bu hale getirenleri ve sebeplerini sorgulamak, bu tarihi tehditle mücadele etmek zorundayız. Bu bir siyasi mücadele çağrısı değil,yeniden millet ruhuna dönüş çağrısıdır. Kadir İnanır gerçekten çok büyük bir kayıptır. Ortak değerimiz olan bu insanlar ne yazık ki çok az kaldı.</p>
<p>Bu dünyadan göçerken dahi Kadir İnanır, Kadir ağabey hepimizi birleştirdi, kendimize getirdi. İyi ki Kadir İnanır bu topraklarda yaşadı. </p>
<p>Nur içinde yatsın, mekanı cennet olsun.</p>
<a href='/haber/kadir-inanir-torenle-ugurlandi-320977' class='ccard ccard--news ccard--news-content'>
<div class='img-wrapper'>
<img src='https://static.bianet.org/list-haber/2026/06/28/kadir-inanir-torenle-ugurlandi-1.jpg' alt='Kadir İnanır törenle uğurlandı' loading='lazy'>
</div>
<div class='txt-wrapper'>
<h5 class='headline'>Kadir İnanır törenle uğurlandı</h5>
<div class='date'>28 Haziran 2026</div>
</div>
</a>

<p>(EMK)</p>]]></content:encoded><pubDate>Wed, 01 Jul 2026 08:13:00 +0300</pubDate></item><item><title><![CDATA[Erdoğan: "Muhalefet Aleviler üzerinden siyaset yapmasın"]]></title><link>https://bianet.org/haber/erdogan-muhalefet-aleviler-uzerinden-siyaset-yapmasin-321064</link><media:content medium='image' type='image/jpeg' url='https://static.bianet.org/haber/2026/07/01/erdogan-muhalefet.jpg'/><guid isPermaLink='true'>https://bianet.org/haber/erdogan-muhalefet-aleviler-uzerinden-siyaset-yapmasin-321064</guid><description><![CDATA[Erdoğan, Kabine Toplantısı sonrasında yaptğı açıklamada Beştepe'de süren NATO Zirvesi hazırlıkları, Ankara'nın 9 ilçesinde hayatı durduran güvenlik önlemleri ve tutuklamalara değinmedi. Hükümetini övdü, muhalefeti yerdi. Muharrem vesilesiyle Alevileri selamladı.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Erdoğan, 7-8 Temmuz'daki NATO Zirvesi öncesinde, Beştepe'deki son Cumhurbaşkanlığı kabinesi toplantısına başkanlık etti.</p>
<p>Erdoğan, toplantı sonrasında yaptığı uzun basın açıklaması metnindeki, rutin propaganda ve icraatın içinden kabilinden doğrulanamayan açıklamalar dışında, Polonya Cumhurbaşkanı Karol Nawrocki ile görüşmesi konusunda bilgi verdi.</p>
<h3>Polonya'yla savunma işbirliği</h3>
<p>Erdoğan, iki ülke arasındaki ticaret hacmi hedefini 15 milyar dolara yükselttiklerini söyledi. </p>
<p>Görüşmede savunma sanayii iş birliği ile Rusya-Ukrayna savaşı ve İran krizinin de ele alındığını belirten Erdoğan, her iki çatışmanın da “adil bir barışla” sona ermesi gerektiğini ifade etti; ayrıca Polonya’nın Filistin’de iki devletli çözüme verdiği desteğin güçlenmesini beklediklerini söyledi.</p>
<p>Erdoğan'ın bu konudaki açıklamalarında üç başlık öne çıktı </p>
<blockquote>
<p>* Yeni ticaret hacmi hedefimizi 15 milyar dolara çıkardık.</p>
<p>* Rusya-Ukrayna Savaşı ile İran krizinin adil bir barışla sona ermesi gerektiğini vurguladık.</p>
<p>* Polonya’nın iki devletli çözüme desteğini önemsiyoruz.</p>
</blockquote>
<h3>İsrail'le atışma </h3>
<p>Erdoğan, İsrail yönetimini Gazze’deki sivil ölümlerinden sorumlu tutarak uluslararası kamuoyunun eleştirilerine yanıt verdi. Osmanlı Devleti'nden devralınan "Ermeni Soykırımı"  mirasına ilişkin suçlamaları reddeden Erdoğan, ülkenin mazlumlara kapı açan bir gelenekten geldiğini savundu.</p>
<p>Erdoğan'ın İsrail-Gazze konusundaki açıklamalarında öne çıkan başlıklar şunlardı: </p>
<blockquote>
<p>*73 bin masum Gazzelinin kanı olan cinayet şebekesinin iftiralarını kaale almıyoruz.</p>
<p>* Bizim tarihimizde ne soykırım vardır ne sömürgecilik.</p>
<p>* Gazze’deki barbarlıklarını örtmek için Türkiye’ye iftira atıyorlar.</p>
</blockquote>
<h2><strong>Muhalefetin Aleviler üzerinden siyaset yaptığı iddiası </strong></h2>
<p>Erdoğan, Muharrem ayı dolayısıyla Alevi toplumuna yönelik sempati ifadeleri dile getirdi. Hükümetin Alevi toplumuna yönelik reformlar gerçekleştirdiğini savunan Erdoğan, ana muhalefetin ise, parti içi tartışmalarında Alevi yurttaşları siyasi tartışmaların parçası hâline getirdiğini öne sürdü. Toplumsal kutuplaşmaya izin vermeyeceklerini söyledi.</p>
<p>Erdoğan Alevi toplumu bahsinde şunları öne çıkardı: </p>
<blockquote>
<p>* Biz milletin müşterek değerleri etrafında siyaset yapıyoruz.</p>
<p>* Hepimiz aynı devletin vatandaşı, aynı milletin fertleriyiz.</p>
<p>* Alevi vatandaşlarımızın hassasiyeti üzerinden kimse siyaset yapmamalıdır.</p>
<p>* Bin yıllık kardeşliğin örselenmesine göz yummayız.</p>
</blockquote>
<h2><strong>"Savunma sanayi ihracatında ilk 11 ülke arasındayız"</strong></h2>
<p>Erdoğan, Türkiye’nin savunma sanayi üretimi ve ihracatında büyümeyi sürdürdüğünü belirterek, ilk kez bir NATO ve Avrupa Birliği üyesi ülkeye savaş gemisi ihraç edildiğini söyledi. Romanya’ya teslim edilen korveti bu sürecin dönüm noktalarından biri olarak niteledi. </p>
<h2><strong>Uydu teknolojileri stratejik zorunluluk</strong></h2>
<p>Erdoğan, Türkiye’nin uzay ve haberleşme alanındaki projelerini değerlendirdi. Yeni nesil haberleşme ve gözlem uyduları üzerinde çalışmaların sürdüğünü belirterek uzay teknolojilerinin ulusal güvenlik açısından stratejik önem taşıdığını söyledi.</p>
<h2><strong>Venezuela’ya arama kurtarma ekipleri </strong></h2>
<p>Erdoğan, Venezuela’da meydana gelen depremlerin ardından Türkiye’nin AFAD koordinasyonunda arama-kurtarma ekipleri ve askerî nakliye uçakları gönderdiğini açıkladı. Türkiye’nin insani yardımlarını sürdüreceğini söyledi: “Türk milleti Venezuela halkının yanında olmaya devam edecektir.” dedi. </p>
<p>(AEK)</p>]]></content:encoded><pubDate>Wed, 01 Jul 2026 01:03:00 +0300</pubDate></item><item><title><![CDATA[ABD: Yüksek Mahkeme Trump’ın doğuştan yurttaşlık hakkını kaldıran kararnamesini iptal etti]]></title><link>https://bianet.org/haber/abd-yuksek-mahkeme-trumpin-dogustan-yurttaslik-hakkini-kaldiran-kararnamesini-iptal-etti-321063</link><media:content medium='image' type='image/jpeg' url='https://static.bianet.org/haber/2026/07/01/abd-yuksek-mahkeme-trumpin-dogustan-yurttaslik-hakkini-kaldiran-kararnamesini-iptal-etti.jpeg'/><guid isPermaLink='true'>https://bianet.org/haber/abd-yuksek-mahkeme-trumpin-dogustan-yurttaslik-hakkini-kaldiran-kararnamesini-iptal-etti-321063</guid><description><![CDATA[Karar, Trump’ın ikinci  başkanlık döneminin köşe taşı kıldığı göç politikalarına indirilmiş ağır bir hukuk darbesi oldu. Trump karardan sonra "mücadele devam edecek" dedi.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>ABD Yüksek Mahkemesi, Başkan Donald Trump’ın doğuştan vatandaşlık hakkını fiilen ortadan kaldırmaya yönelik başkanlık kararnamesini Anayasaya aykırı olduğu gerekçesiyle iptal etti.</p>
<p>Mahkeme 6'ya karşı 3 oyla aldiğı kararla, Anayasanın 14. Değişikliğinin, ülkede doğan hemen herkesin vatandaşlığını güvenceye aldığına ve bu hakkın bir başkanlık kararnamesiyle sınırlandırılamayacağına hükmetti. Karar, Trump’ın ikinci  başkanlık döneminin köşe taşı kıldığı göç politikalarına indirilmiş ağır bir hukuk darbesi oldu ve uzun süredir devam eden yaklaşık 250 bin çocuğun hukuki statüsünü doğrudan etkileyen tartışmayı da şimdilik kapattı.  </p>
<div class="box-1">
<h3>Yargıçlar ne dedi?</h3>
<p>Kararı kaleme alan Başyargıç John Roberts, ABD vatandaşlığının yalnızca hukuki bir statü değil, bütün anayasal hakların kaynağı olduğuna işaret ederek, “Vatandaşlık, haklara sahip olma hakkıdır” ifadelerini kullandı. Roberts, 14. Değişikliği hazırlayanların bu güvenceyi “bu topraklarda özgür doğan herkes” için öngördüğünü belirterek, “Biz bugün bu sözü yerine getiriyoruz,” dedi.  </p>
</div>
<h3><strong>Trump’ın ilk gün kararnamesi</strong></h3>
<p>Trump, 20 Ocak 2025’te ikinci kez göreve başladıktan yalnızca birkaç saat sonra imzaladığı başkanlık kararnamesiyle, ABD’de doğan çocukların vatandaşlık kazanabilmesi için ebeveynlerinden en az birinin ABD vatandaşı ya da ülkede daimi oturma iznine sahip olmasını şart koşmuştu.</p>
<p>Kararname, ülkede geçici vizeyle bulunanların, sığınmacıların ve belgesiz göçmenlerin ABD’de doğan çocuklarının otomatik vatandaşlık hakkını ortadan kaldırmayı hedefliyordu. Trump yönetimi, Anayasa’daki “Amerika Birleşik Devletleri’nin yargı yetkisine tâbi olma” ibaresinin bugüne dek yanlış yorumlandığını savunuyor; doğuştan vatandaşlığın, düzensiz göçü teşvik eden bir “çekim unsuru” haline geldiğini ileri sürüyor.  </p>
<p>Kararname daha yürürlüğe girmeden çok sayıda eyalet, insan hakları kuruluşu ve göçmen aile tarafından yargıya taşındı. Federal mahkemeler, kararın 14. Değişikliğe açıkça aykırı olduğu gerekçesiyle yürütmeyi durdurdu. Aylar süren hukuk mücadelesinin ardından dosya Yüksek Mahkemeye taşındı.  </p>
<a href='/haber/abd-federal-yargic-trump-in-ulkede-dogan-herkesin-abd-yurttasi-olmasini-onleyen-kararini-durdurdu-310264' class='ccard ccard--news ccard--news-content'>
<div class='img-wrapper'>
<img src='https://static.bianet.org/list-haber/2025/08/09/abd-federal-yargic-trump-in-ulkede-dogan-herkesin-abd-yurttasi-olmasini-onleyen-kararini-durdurdu.jpeg' alt='ABD: Federal yargıç, Trump&#39;ın ülkede doğan herkesin ABD yurttaşı olmasını önleyen kararını durdurdu' loading='lazy'>
</div>
<div class='txt-wrapper'>
<h6 class='surheadline'>GÖÇMEN DÜŞMANLIĞINA YARGI ENGELİ</h6>
<h5 class='headline'>ABD: Federal yargıç, Trump'ın ülkede doğan herkesin ABD yurttaşı olmasını önleyen kararını durdurdu</h5>
<div class='date'>9 Ağustos 2025</div>
</div>
</a>

<h3><strong>14. Değişiklik yeniden teyit edildi</strong></h3>
<p>Yüksek Mahkeme kararında, 1868 yılında kabul edilen 14. Değişikliğin lafzının son derece açık olduğuna dikkat çekti. Değişikliğin ilk maddesinde yer alan “Amerika Birleşik Devletleri’nde doğan veya vatandaşlığa kabul edilen ve onun yargı yetkisine tabi olan herkes ABD vatandaşıdır” hükmünün yaklaşık 160 yıldır istikrarlı biçimde uygulandığı vurgulandı. Mahkeme, bu anayasal güvenceyi yürütme organının tek taraflı bir kararla değiştirmesinin mümkün olmadığı sonucuna vardı.  </p>
<p>Kararda ayrıca, vatandaşlık hakkının kapsamının 1898 tarihli ABD v. Wong Kim Ark içtihadıyla kesin biçimde belirlendiği hatırlatıldı. Bu kararda Yüksek Mahkeme, ABD topraklarında doğan Çin kökenli Wong Kim Ark’ın vatandaş olduğunu hükme bağlayarak doğum yeri esasına dayalı vatandaşlık ilkesini anayasal güvence altına almıştı. Salı günü alınan karar bu içtihadın hâlâ bağlayıcı olduğunu bir kez daha teyit etti.  </p>
<h3><strong>Muhafazakâr çoğunluk bu kez ikiye bölündü</strong></h3>
<p>Karar, son yıllarda Trump yönetiminin birçok talebine destek veren muhafazakâr Yüksek Mahkeme çoğunluğu içinde de önemli bir ayrışmanın ortaya çıktığını gösterdi. </p>
<p>Başyargıç Roberts’a muhafazakâr yargıçlar Brett Kavanaugh ve Amy Coney Barrett ve Mahkeme’nin liberal üyeleri katıldı. George Bush  tarafından göreve atanan Clarence Thomas ve Samuel Alito ve Trump tarafından göreve atanan Neil Gorsuch ise karşı oy kullandı. Muhalif yargıçlar, 14. Değişikliğin esas olarak kölelikten kurtulan siyahların vatandaşlığını güvence altına almak amacıyla kabul edildiğini, ancak geçici olarak ülkede bulunan yabancıların çocuklarını kapsamadığını savundu.  </p>
<p>Roberts ise çoğunluk görüşünde, anayasal metnin tarihsel bağlamının aksine daraltılamayacağını belirterek, vatandaşlık hakkının siyasal tercihlere göre yeniden tanımlanamayacağı mesajını verdi. Böylece Mahkeme, anayasal vatandaşlığın kapsamını belirleme yetkisinin başkana değil, Anayasa’nın kendisine ait olduğunu açıkça ortaya koydu.  </p>
<p>Mahkeme ayrıca, 14. Değişikliğin kabul edilme amacının yalnızca kölelikten kurtarılan siyah Amerikalılara vatandaşlık kazandırmakla sınırlı olmadığını, ABD’de doğan herkes için evrensel bir anayasal güvence oluşturduğunu vurguladı. Böylece 1857 tarihli ve siyahların hiçbir zaman vatandaş olamayacağına hükmeden Dred Scott kararının mirasının reddedildiği teyit edildi.  </p>
<h3><strong>Trump: Mücadele sürecek</strong></h3>
<p>Kararın ardından Trump yönetimi bunun göç politikasından geri adım anlamına gelmediğini savundu. Trump, Kongrenin doğuştan vatandaşlık konusunda yeni bir yasal düzenleme yapması gerektiğini ileri sürerken, yönetimin düzensiz göçü sınırlandırmaya yönelik diğer tedbirleri sürdüreceğini açıkladı.</p>
<p>Ne var ki, doğuştan vatandaşlığın ancak Anayasanın değiştirilmesiyle ortadan kaldırılabileceği yönündeki yerleşik anayasal yorumu yeniden teyit eden Yüksek Mahkemenin kararı, Anayasa değişikliği dışındaki yolları kaptıyor.</p>
<p>Trump’ın kararnamesi yürürlüğe girebilseydi, her yıl ABD’de doğan yaklaşık 250 bin çocuğun otomatik vatandaşlık hakkını kaybetmesi ve milyonlarca ailenin yeni doğan çocuklarının vatandaşlığını ayrıca kanıtlamak zorunda kalması söz konusu olacaktı. Hukuk çevreleri, bunun göçmen ailelerin yanı sıra kuşaklar boyunca ABD’de yaşayan milyonlarca kişiyi de belirsizlik içine sürükleyebileceği uyarısında bulunuyordu.  </p>
<h3><strong>Mahkeme Başkanlık yetkisinin sınırlarını kalınlaştırdı</strong></h3>
<p>Hukuk çevreleri, kararın yalnızca göç politikası bakımından değil, başkanlık yetkisinin sınırları açısından da emsal oluşturduğunu belirtiyor. Karar, anayasal hakların yürütme organının tek taraflı işlemleriyle yeniden tanımlanamayacağını ortaya koyarken, ABD’de kuvvetler ayrılığı ilkesinin de güçlü biçimde teyit edildiği yönündeki yorumlara yol açtı.  </p>
<p>Mahkemenin kararıyla Trump’ın göreve başladığı ilk gün imzaladığı ve seçim kampanyasının en önemli vaatlerinden biri olan başkanlık kararnamesi kesin olarak hükümsüz kaldı. </p>
<p>(AEK)</p>]]></content:encoded><pubDate>Wed, 01 Jul 2026 00:07:00 +0300</pubDate></item><item><title><![CDATA[Özgür Özel: "Bir kapı kapanırsa, yenileri açılır"]]></title><link>https://bianet.org/haber/ozgur-ozel-bir-kapi-kapanirsa-yenileri-acilir-321061</link><media:content medium='image' type='image/jpeg' url='https://static.bianet.org/haber/2026/06/30/ozgur-ozel-bir-kapi-kapanirsa-yenileri-acilir.jpg'/><guid isPermaLink='true'>https://bianet.org/haber/ozgur-ozel-bir-kapi-kapanirsa-yenileri-acilir-321061</guid><description><![CDATA[CHP TBMM Grup Başkanı Özgür Özel, CHP’ye yönelik “mutlak butlan” ve “işgal” girişimlerine karşı mücadeleyi sürdüreceklerini belirtti.  “İşgal bitmezse bu milleti seçeneksiz bırakmayacağız,” dedi. NATO Zirvesi öncesi tutuklamaları kınadı. Rojin Kabaiş ve Gülistan Doku dosyalarına geniş yer verdi.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>CHP Grup Başkanı Özgür Özel, partisinin TBMM Grup Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, CHP’nin yargı ve idarenin müdahalelerine rağmen sahadaki siyasetini sürdüreceğini söyledi. Özel, Diyarbakır ziyaretlerinde Selahattin Demirtaş’ın selamını aldıklarını ve Rojin Kabaiş ile Gülistan Doku dosyalarını gündeme taşıdıklarını anlattı. İktidarın ekonomi ve vergi politikalarını sert sözlerle eleştiren Özel, NATO Zirvesi öncesindeki tutuklamaların 10 yıl önce AKP tarafından "iç güvenlik yasası" tartışmaları sırasında gündeme getirilip hukuk dışılığı görülünce geri çekilen “önleyici tutuklama” zihniyetiyle gerçekleştirildiğini söyledi. Komedyen Deniz Göktaş hakkında açılan soruşturmayı ifade özgürlüğü açısından değerlendirdi ve CHP’ye yönelik “mutlak butlan” sürecini iktidarın siyasi müdahalesi olarak tanımladı.</p>
<h3>"Ankara'da oturmadık, ama milletin gönlündeyiz"</h3>
<p>Özel, CHP’ye yönelik müdahalelerin ardından Ankara’da beklemediklerini, sahaya çıktıklarını söyledi. Partinin hedef alınmasının nedenini de uzun süredir meydanlarda, şehirlerde ve halk buluşmalarında olmalarına bağladı. Yerel seçim sürecinden bu yana çok sayıda miting ve tematik buluşma yaptıklarını hatırlattı. CHP’nin artık şatafatlı sahnelerde değil, kamyon kasasında, traktör römorkunda, kahve sandalyesinde ya da sokakta siyaset yaptığını söyledi. Bu siyaseti “başkasının planına göre değil milletin hesabına göre” kurduklarını belirtti. Bina ve makam kaybedilmiş olsa da halkla bağın güçlendiğini anlattı. CHP’nin milletin gönlünde olduğunu vurguladı.</p>
<blockquote>
<p>“Partimize yönelik saldırının ardından Ankara’da oturmadık. Köy köy, belde belde, şehir şehir gidiyoruz ve milletimizle kucaklaşıyoruz. Cadde cadde, sokak sokak, meydan meydan mücadelemizi büyütüyoruz. Yeni, temiz, cesur, teslim olmayan siyaseti milletimizle birlikte ilmek ilmek örüyoruz. Belki makamlar, binalar, şatafatlı sahneler yok. Ama bazen bir kamyon kasasının arkasında, bazen bir traktör römorkunun arkasında, bir kahve sandalyesinin üstünde ya da bir bankın üzerindeyiz. Ama milletin gönlündeyiz.”</p>
</blockquote>
<h3><strong>"Demirtaş’ın selamını aldık" </strong></h3>
<p>Özel, Diyarbakır ziyaretinde Selahattin Demirtaş’ın selamının kendisine iletildiğini söyledi. Bu selamı “başımızın gözümüzün üzerine koyduk” sözleriyle karşıladı. Diyarbakır’da Rojin Kabaiş’in ailesiyle görüştüğünü anlattı. Ailenin soruşturma sürecine ilişkin kaygılarının ve yanıtlanmamış sorularının bulunduğunu söyledi. Rojin’in bedeninde iki erkek DNA’sı bulunduğu iddiasını ailenin isteğiyle kamuoyuna aktardığını belirtti. Ardından Gülistan Doku’nun annesiyle görüştüğünü anlattı. Gülistan’ın annesinin en azından kızının mezarına kavuşmak istediğini söyledi. Bu konuda CHP’nin takibini sürdüreceğini vurguladı.</p>
<blockquote>
<p>“Sayın Demirtaş’ın selamlarını aldık, başımızın gözümüzün üzerine koyduk. Rojin Kabaiş’in ailesi diyor ki; ‘Rojin’in vücudunda iki tane erkek DNA’sı bulundu. Buna rağmen bize hâlâ intihar ettiğini kabul edin diyorlar.’ Annesi dedi ki ‘Söyle’, kız kardeşi dedi ki ‘Söyle’, babası dedi ki ‘Allah aşkına söyle.’ Gülistan Doku’nun annesi de ilk gün nasılsa bugün de öyle. Biz Gülistan’ın annesinin hiç olmazsa kızının mezarına kavuşmasını ümit ediyoruz.”</p>
</blockquote>
<h3><strong>"Enflasyonda dünyanın en kötü 5'i içindeyiz"</strong></h3>
<p>Özel, "AK Parti’nin iktidara yasak, yoksulluk ve yolsuzlukla mücadele" iddiasıyla geldiğini hatırlattı. Bugün gelir ve servet adaletsizliğinin derinleştiğini söyledi. Türkiye’nin enflasyonda Avrupa’nın, gıda enflasyonunda ise dünyanın en kötü ülkeleri arasında bulunduğunu savundu. Toplanan vergilerin önemli bölümünün faize gittiğini belirtti. Çalışanların ve dar gelirli kesimlerin ağır vergi yükü altında bulunduğunu söyledi. Dolaylı vergilerin adaletsiz olduğunu savundu. Mevcut ekonomik düzeni “kara düzen” olarak niteledi.</p>
<blockquote>
<p>“Ülkenin yüzde 80’i Afrika standartlarında, yüzde 20’si Lüksemburg standartlarında yaşıyor. Avrupa Birliği’nin enflasyonu yüzde 3,3, Türkiye’nin yüzde 33. Gıda enflasyonunda dünyada beşinci sıradayız. Ekonomide tarihin en kötü dönemini yaşıyoruz. Toplanan her 100 liralık verginin 24 lirasını faize ödüyorlar. Bu ülkede bir vergi düzeni yok; vergi adı altında halkın soyulması var.”</p>
</blockquote>
<h3><strong>"Asgari ücrete ara zam ve büyümeden pay" </strong></h3>
<p>Özel, asgari ücretin alım gücünün hızla eridiğini söyledi. Erdoğan’ın seçim öncesindeki ara zam vaatlerini hatırlattı. Buna rağmen iktidarın ara zammı gündemine almadığını ifade etti. İş dünyasıyla yaptığı görüşmelerde mevcut ücret düzeyinin hem çalışan hem işveren açısından sürdürülemez bulunduğunu anlattı. CHP’nin teşvik destekli asgari ücret önerisini aktardı. Emeklilerin büyümeden pay alamadığını söyledi. Bunun bir tercih olduğunu savundu.</p>
<blockquote>
<p>“Asgari ücret verildiği günkü alım gücüyle 24 bin liraya geriledi. Erdoğan seçimden önce ‘Yılda dört kez düzenleme yapacağız’ diyordu. Bugün ara zammı ağzına bile almıyorlar. Alan için çok düşük, veren için çok yüksek. Devlet devletliğini yapacak. Emekliye büyümeden pay vermeyen anlayışla mücadele etmeye devam edeceğiz.”</p>
</blockquote>
<h3><strong>"NATO Zirvesi tutuklamaları hukuksuzluk"</strong></h3>
<p>Özel, NATO Zirvesi öncesinde geniş güvenlik önlemleri alındığını söyledi. Protesto ihtimali gerekçesiyle yüzlerce kişinin gözaltına alındığını ve tutuklandığını anlattı. Bunun geçmişte reddedilen “önleyici gözaltı” anlayışının da ötesine geçtiğini savundu. TEMA gönüllülerinin, gazetecilerin, akademisyenlerin ve sivil toplum temsilcilerinin hedef alındığını söyledi. Tutuklamaların ileride hak ihlali olarak değerlendirileceğini ifade etti.</p>
<blockquote>
<p>“225 kişi gözaltına alındı, 178 kişi tutuklandı. Bundan 10 yıl önce önleyici gözaltıyı reddeden Mecliste bugün önleyici tutuklama yapılıyor. TEMA gönüllülerini, gazetecileri, akademisyenleri tutukluyorlar. Cümle âlem biliyor ki hiçbir suçları yok. Cümle âlem biliyor ki Trump gittikten sonra bırakacaklar. Bu kadar açık bir hukuksuzluk var.”</p>
</blockquote>
<h3><strong>"Mizahtan güçsüzler korkar" </strong></h3>
<p>Özel, komedyen Deniz Göktaş’ın iktidarı da CHP’yi de eleştiren bir siyasi mizahçı olduğunu söyledi. Gösterisini izlediğini ve mizahın bütün siyasetçilere yöneldiğini anlattı. Buna rağmen hakkında soruşturma açıldığını belirtti. Bunun mizaha ve ifade özgürlüğüne tahammülsüzlük olduğunu savundu. Geçmiş liderlerin mizaha daha açık olduğunu hatırlattı. Güçlü liderlerin eleştiriden korkmayacağını söyledi.</p>
<blockquote>
<p>“Deniz Göktaş iktidarı da eleştiriyor, bizi de eleştiriyor. Şaka yapıyor. Güzel de reaksiyon alıyor. Buna rağmen hedef gösterildi, gösterisi engellendi, soruşturma açıldı. Sanata saygısı olmayan, şakadan anlamayan bir anlayış var. Güçlü liderin karikatürden dizi titremez. Güçlü liderin şakadan, espriden ödü kopmaz.”</p>
</blockquote>
<h3><strong>Mutlak butlan süreci siyasi bir müdahale</strong></h3>
<p>Özel, CHP’nin yerel seçimlerde iktidarı ilk kez yenilgiye uğrattığını söyledi. İktidarın CHP’nin toplumla kurduğu bağı kesmeye çalıştığını savundu. Partinin adaysızlaştırılmak ve etkisizleştirilmek istendiğini belirtti. Mutlak butlan tartışmasını CHP içi değil, Türkiye’nin demokrasi meselesi olarak tanımladı. Erdoğan’ın bu süreçteki rolünü inkâr ettiğini ileri sürdü. CHP’nin milletin safında kalacağını söyledi.</p>
<blockquote>
<p>“Biz AK Parti’yi tarihinde ilk kez yenilgiyle tanıştıran kadrolarız. Emeklinin halini biz konuşmazsak kim konuşacak? Çiftçinin derdini CHP anlatmazsa kim anlatacak? CHP’yi adaysızlaştırma, kurumsuzlaştırma ve lidersizleştirme operasyonu çekiyorlar. Mesele CHP’nin iç meselesi değildir.”</p>
</blockquote>
<h2><strong>"Canavarı yaratan Erdoğan" </strong></h2>
<p>Özel, Erdoğan’ın kullandığı Frankenstein benzetmesini yanlış bulduğunu söyledi. Frankenstein’ın canavar değil, canavarı yaratan kişi olduğunu hatırlattı. Bu örnek üzerinden iktidarı eleştirdi. CHP’ye yönelik dış mihrak suçlamalarını reddetti. Devlet okullarında okuduğunu ve askerlik yaptığını anlattı. CHP’ye bu suçlamayı yöneltenlere sert tepki gösterdi.</p>
<blockquote>
<p>“Frankenstein canavarın adı değil, onu yaratanın adıdır. Eğer bir canavar varsa onu yaratan Recep Tayyip Erdoğan’ın ta kendisidir. CHP’ye dış mihrak tarif edecek adamın alnını karışlarım.”</p>
</blockquote>
<h2><strong>"Milleti seçeneksiz bırakmayacağız" </strong></h2>
<p>Konuşmanın sonunda Özel, CHP’nin partisini geri almak için hukuken, siyaseten ve fiziken mücadele edeceğini söyledi. Yorgunluk, tükenme veya vazgeçme olmayacağını vurguladı. “İşgal bitmezse” milletin seçeneksiz bırakılmayacağını söyledi. Bir kapı kapanırsa yenilerinin açılacağını ifade etti. Cumhuriyet’in kimsesizlerin kimsesi olduğunu hatırlattı. Yoksulların, işçilerin, memurların ve emeklilerin yalnız bırakılmayacağını söyledi. CHP’nin pusulasının millet, rotasının iktidar olduğunu vurguladı. Konuşmasını, halkın iktidarını kurma çağrısıyla tamamladı.</p>
<blockquote>
<p>“Partimizi geri almak için sonuna kadar mücadele ediyoruz; hukuken, siyaseten ve fiziken. Asla yorulmadık, yorulmayacağız. Vazgeçmedik, vazgeçmeyeceğiz. İşgal bitmezse bu milleti seçeneksiz bırakmayacağız. Bir kapı kapanırsa yenileri açılır. Yolumuz iktidar yoludur. Pusulamız millettir. Rotamız iktidardır. Eninde sonunda iktidarı değiştireceğiz ve halkın iktidarını kuracağız.”</p>
</blockquote>
<p>(AEK)</p>]]></content:encoded><pubDate>Tue, 30 Jun 2026 21:54:00 +0300</pubDate></item><item><title><![CDATA[İsrail ordusunun Lübnan’a saldırıları: Can kaybı 4 bin 278’e ulaştı]]></title><link>https://bianet.org/haber/israil-ordusunun-lubnana-saldirilari-can-kaybi-4-bin-278e-ulasti-321060</link><media:content medium='image' type='image/jpeg' url='https://static.bianet.org/haber/2026/06/30/israilin-lubnana-saldirilari-can-kaybi-sayisi-4-bin-278e-ulasti.jpg'/><guid isPermaLink='true'>https://bianet.org/haber/israil-ordusunun-lubnana-saldirilari-can-kaybi-4-bin-278e-ulasti-321060</guid><description><![CDATA[Lübnan Sağlık Bakanlığı, İsrail’in 2 Mart’tan bu yana düzenlediği saldırılarda hayatını kaybedenlerin sayısının 4 bin 278’e yükseldiğini, 12 bin 196 kişinin de yaralandığını açıkladı.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Lübnan Sağlık Bakanlığı, İsrail’in 2 Mart’tan itibaren düzenlediği saldırılarda ölen ve yaralananlara dair son verileri paylaştı.</p>
<p>Buna göre, söz konusu dönemde İsrail saldırılarında yaşamını yitirenlerin sayısı 4 bin 278’e yükseldi, 12 bin 196 kişi yaralandı.</p>
<p>Bakanlık, dünkü (29 Haziran) açıklamasında, İsrail’in 2 Mart’tan itibaren Lübnan’a düzenlediği saldırılarda 4 bin 257 kişinin öldüğünü bildirmişti.</p>
<a href='/haber/lubnan-ve-israil-arasinda-abd-arabuluculugunda-sartli-ateskes-320185' class='ccard ccard--news ccard--news-content'>
<div class='img-wrapper'>
<img src='https://static.bianet.org/list-haber/2026/06/04/lubnan-ve-israil-arasinda-abd-arabuluculugunda-sartli-ateskes.png' alt='Lübnan ve İsrail arasında ABD arabuluculuğunda ‘şartlı ateşkes’' loading='lazy'>
</div>
<div class='txt-wrapper'>
<h5 class='headline'>Lübnan ve İsrail arasında ABD arabuluculuğunda ‘şartlı ateşkes’</h5>
<div class='date'>4 Haziran 2026</div>
</div>
</a>

<h3>İsrail saldırıları devam ediyor</h3>
<p>Öte yandan İsrail, bölgedeki ateşkese ve Lübnan’ın da dahil edildiği belirtilen ABD-İran mutabakatına rağmen saldırılarını sürdürdü.</p>
<p>Lübnan resmi ajansı NNA’nın haberine göre İsrail topçu birlikleri, Nebatiye vilayetine bağlı Beyt Yahun beldesini hedef aldı.</p>
<p>İsrail ordusu ayrıca Bint Cubeyl ilçesine bağlı Ayta el-Cebel ve Beyt Yahun beldelerinde evleri ateşe verdi.</p>
<div class="box-1">
<h3>⁠İsrail’in Lübnan’daki saldırıları ve ateşkes süreci</h3>
<p>İsrail ordusu, Lübnan’a 2 Mart’ta yoğun hava saldırıları başlatarak, ülkenin güneyinde birçok beldeyi işgal etmişti.</p>
<p>Lübnan hükümeti saldırılar nedeniyle ülkede yerinden edilenlerin sayısının 1 milyonu aştığını açıklamıştı.</p>
<p>ABD Başkanı Donald Trump, 24 Nisan’da yaptığı açıklamada, Lübnan ile İsrail arasında 17 Nisan’da yürürlüğe giren 10 günlük geçici ateşkesin 3 hafta daha uzatıldığını duyurmuştu.</p>
<p>ABD arabuluculuğunda Lübnan ile İsrail arasında 14-15 Mayıs’ta gerçekleştirilen 3. tur görüşmeler sonucunda, 17 Mayıs itibarıyla ateşkesin 45 gün uzatılması kararlaştırılmıştı.</p>
<p>Lübnan Sağlık Bakanlığı, son açıklamasında, İsrail’in 2 Mart’tan bu yana ülkeye düzenlediği saldırılarda 4 bin 247 kişinin hayatını kaybettiğini bildirmişti.</p>
<p>İran ve ABD, Pakistan aracılığında yapılan müzakere süreci kapsamında 14 Haziran’da savaşın durdurulması ve taraflar arasındaki sorunların görüşmelerle çözülmesini öngören 14 maddelik mutabakata vardıklarını duyurmuştu. Mutabakat, Lübnan dahil savaşın sona erdirilmesini içeriyor.</p>
<p>Washington’da İsrail ile Lübnan arasında yürütülen doğrudan müzakerelerin 5. tur görüşmelerinin ardından ise 26 Haziran’da Lübnan ve İsrail arasında çerçeve anlaşması imzalanmıştı.</p>
</div>
<p>(VC)</p>]]></content:encoded><pubDate>Tue, 30 Jun 2026 18:45:00 +0300</pubDate></item><item><title><![CDATA[NASA araştırmacılarından Venezuela raporu: 58 bin 870 bina depremden etkilendi]]></title><link>https://bianet.org/haber/nasa-arastirmacilarindan-venezuela-raporu-58-bin-870-bina-depremden-etkilendi-321059</link><media:content medium='image' type='image/jpeg' url='https://static.bianet.org/haber/2026/06/30/nasa-arastirmacilarindan-venezuela-raporu-58-bin-870-bina-depremden-etkilendi.jpg'/><guid isPermaLink='true'>https://bianet.org/haber/nasa-arastirmacilarindan-venezuela-raporu-58-bin-870-bina-depremden-etkilendi-321059</guid><description><![CDATA[Ülkede 24 Haziran’da, 39 saniye arayla 7,2 ve 7,5 büyüklüğünde meydana gelen iki depremde bugüne dek 1719 kişi hayatını kaybetti.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>ABD Havacılık ve Uzay Ajansı (NASA) araştırmacıları, Avrupa Uzay Ajansı (ESA) tarafından işletilen Sentinel-1 uydusunun Venezuela afet bölgesinden 25 Haziran’da elde ettiği güncel radar verilerini analiz etti.</p>
<div class="box-13"><em>Ülkede 24 Haziran’da 39 saniye arayla 7,2 ve 7,5 büyüklüğünde meydana gelen iki depremde bugüne dek 1719 kişi hayatını kaybetti, 5 bin 34 kişi ise yaralandı. </em></div>
<p><em>Anadolu Ajansı</em>’nda yer alan habere göre, çalışmada, deprem sonrası çekilen radar görüntüleri, son bir yıla ait 65 farklı referans görüntüsüyle karşılaştırıldı.</p>
<p><img src="https://static.bianet.org/2026/06/aa-20260626-41789691-41789683-venezueladaki-depremlerde-hayatini-kaybedenlerin-sayisi-235e-yukseldi.jpg" alt=""></p>
<p>Uydu verilerine göre, Venezuela’daki depremlerde 58 bin 870 bina hasar gördü veya yıkıldı.</p>
<p>NASA’dan konuya ilişkin yapılan açıklamada, uydularının bölgedeki çalışmalara doğrudan katkı sağladığına işaret edilerek, “<em>Uydular sahadaki ekiplerin depremin etkilerini değerlendirmelerine ve müdahale çalışmalarını yönlendirmelerine yardımcı olmak amacıyla kritik destek sunmakta, anlık görüntü ve veri akışı sağlamaktadır</em>,” dedi. (TY)</p>]]></content:encoded><pubDate>Tue, 30 Jun 2026 17:23:00 +0300</pubDate></item><item><title><![CDATA[Kısa kısa... 30 Haziran 2026]]></title><link>https://bianet.org/haber/kisa-kisa-30-haziran-2026-321058</link><media:content medium='image' type='image/jpeg' url='https://static.bianet.org/haber/2026/06/30/kisa-kisa-30-haziran-2026.webp'/><guid isPermaLink='true'>https://bianet.org/haber/kisa-kisa-30-haziran-2026-321058</guid><description><![CDATA[Geçen günün ardından önemli başlıklara göz atmanız için işte 30 Haziran 2026 gününden akılda kalanlar.]]></description><content:encoded><![CDATA[<ul style="list-style-type: circle;">
<li>TBMM Başkanı Kurtulmuş, Norveç Parlamentosu Başkanı Masud Gharahkhani ile Meclis'te görüştükten sonra düzenlediği basın toplantısında çözüm süreci kapsamındaki yasal düzenlemeler hakkında açıklama yaptı.</li>
<li>Kurtulmuş, "terör örgütü mensuplarının silah bırakması ve örgütün feshedilmesi için" müstakil ve geçici bir yasa çıkarılacağını belirtti. Bir kereliğe mahsus hazırlanacak yasanın, belli süre içinde silah bırakanları kapsayacağını ve bu sürenin ardından kapının kapanacağını ifade etti. </li>
<li>Yasanın "şehit ve gazi ailelerini rencide etmeyecek şekilde" hazırlanacağını vurgulayan Kurtulmuş, tüm partilerin bir araya gelerek ittifakla çıkaracağı bir düzenleme yapılması gerektiğini söyledi. Yasal hazırlıkların kısa sürede tamamlanıp komisyonlara ve Genel Kurul'a getirileceğini umduğunu dile getirdi.</li>
</ul>
<a href='/haber/kurtulmustan-cerceve-yasa-aciklamasi-turkiyenin-bu-adimi-atmasi-sart-321056' class='ccard ccard--news ccard--news-content'>
<div class='img-wrapper'>
<img src='https://static.bianet.org/list-haber/2026/06/30/kurtulmustan-cerceve-yasa-aciklamasi-turkiyenin-bu-adimi-atmasi-sart.jpg' alt='Kurtulmuş’tan ‘çerçeve yasa’ açıklaması: Türkiye’nin bu adımı atması şart' loading='lazy'>
</div>
<div class='txt-wrapper'>
<h5 class='headline'>Kurtulmuş’tan ‘çerçeve yasa’ açıklaması: Türkiye’nin bu adımı atması şart</h5>
<div class='date'>30 Haziran 2026</div>
</div>
</a>
]]></content:encoded><pubDate>Tue, 30 Jun 2026 16:54:00 +0300</pubDate></item><item><title><![CDATA[DİSK-AR: Geniş tanımlı işsiz sayısı 12,6 milyonu aştı]]></title><link>https://bianet.org/haber/disk-ar-genis-tanimli-issiz-sayisi-12-6-milyonu-asti-321057</link><media:content medium='image' type='image/jpeg' url='https://static.bianet.org/haber/2026/06/30/disk-ar-genis-tanimli-issiz-sayisi-12-6-milyonu-asti.jpg'/><guid isPermaLink='true'>https://bianet.org/haber/disk-ar-genis-tanimli-issiz-sayisi-12-6-milyonu-asti-321057</guid><description><![CDATA[TÜİK’in Mayıs 2026 işgücü verilerinin ardından rapor yayımlayan DİSK-AR’a göre dar tanımlı işsizlik yüzde 8,2 iken geniş tanımlı işsizlik yüzde 31’e çıktı. Geniş tanımlı kadın işsizliği ise yüzde 40,8.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) bugün Mayıs ayına ilişkin yayımladığı “İşgücü İstatistikleri”nin bülteninin ardından DİSK Araştırma Merkezi (DİSK-AR), “İşsizliğin Görünümü” raporunu duyurdu.</p>
<p>DİSK-AR’ın TÜİK Hanehalkı İşgücü Araştırması verilerinden hareketle hazırladığı rapora göre, Mayıs 2026’da mevsim etkisinden arındırılmış dar tanımlı işsizlik oranı yüzde 8,2, dar tanımlı işsiz sayısı 2 milyon 883 bin oldu. Ancak geniş tanımlı işsizlik oranı yüzde 31’e, geniş tanımlı işsiz sayısı ise 12 milyon 627 bine ulaştı.</p>
<p>Rapora göre dar ve geniş tanımlı işsizlik oranları arasındaki fark 22,8 puana çıktı. DİSK-AR, dar tanımlı işsizliğin işgücü piyasasındaki tabloyu açıklamakta yetersiz kaldığını belirterek, geniş tanımlı işsizliğin son iki yılda hızlı biçimde arttığını vurguladı.</p>
<p>Mayıs 2024’te 9 milyon 919 bin olan geniş tanımlı işsiz sayısı, Mayıs 2025’te 12 milyon 341 bine, Mayıs 2026’da ise 12 milyon 627 bine yükseldi. Böylece geniş tanımlı işsiz sayısı iki yılda 2 milyon 708 bin kişi arttı. Aynı dönemde dar tanımlı işsiz sayısı 3 milyon 32 binden 2 milyon 883 bine geriledi.</p>
<p>DİSK-AR’a göre geniş tanımlı işsizlikteki artışın başlıca nedenleri zamana bağlı eksik istihdam ve potansiyel işgücündeki yükseliş. Raporda, Mayıs 2026 itibarıyla 4 milyon 257 bin kişinin haftalık 40 saatten az çalıştığı ve daha fazla çalışmak istediği belirtildi. Potansiyel işgücü ise 5 milyon 488 bine yükseldi. DİSK-AR bu veriyi, “5,5 milyon kişi çalışmak istemesine rağmen iş bulamıyor” diye yorumladı.</p>
<h3>Kadın işsizliği daha yüksek</h3>
<p>Raporda kadın işsizliğine de dikkat çekildi. Mayıs 2026’da dar tanımlı işsizlik erkeklerde yüzde 7, kadınlarda yüzde 10,5 oldu. Geniş tanımlı işsizlik ise erkeklerde yüzde 25,1, kadınlarda yüzde 40,8 olarak hesaplandı. Buna göre geniş tanımlı kadın işsizliği ile geniş tanımlı erkek işsizliği arasındaki fark 15,7 puan.</p>
<p>DİSK-AR’ın raporuna göre kadınlarda dar tanımlı işsiz sayısı 1 milyon 248 bin, geniş tanımlı işsiz sayısı ise 6 milyon 198 bin. Erkeklerde dar tanımlı işsiz sayısı 1 milyon 635 bin, geniş tanımlı işsiz sayısı 6 milyon 429 bin olarak kaydedildi.</p>
<h3>İşsizlerin yalnızca yüzde 15'i işsizlik ödeneği alabiliyor</h3>
<p>Raporda işsizlik ödeneğine erişim de ele alındı. TÜİK’in Mayıs 2026 için açıkladığı 2 milyon 883 bin dar tanımlı işsize karşılık, İŞKUR verilerine göre aynı ayda işsizlik ödeneği alanların sayısı 449 bin 423 oldu. DİSK-AR, resmi işsizlerin yalnızca yüzde 15,6’sının işsizlik ödeneği alabildiğini; yüzde 84,4’ünün ise ödenekten yoksun kaldığını belirtti.</p>
<p>DİSK-AR, işsizlikle mücadele için haftalık çalışma süresinin gelir kaybı olmadan 37,5 saate düşürülmesini, yıllık fazla mesai sınırının 270 saatten 90 saate indirilmesini, işsizlik sigortası ödeneğinden yararlanma koşullarının iyileştirilmesini ve İşsizlik Sigortası Fonu’nun işveren teşvikleri için kullanılmasına son verilmesini önerdi.</p>
<p>Raporda ayrıca kamu istihdamının artırılması, güvenceli çalışma biçimlerinin yaygınlaştırılması, sendikal hakların güvence altına alınması ve kadın istihdamının artırılması için bakım hizmetlerinin kamusal, nitelikli, yaygın ve ücretsiz biçimde sağlanması çağrısı yapıldı.</p>
<p><em><a href="https://arastirma.disk.org.tr/wp-content/uploads/2026/06/Issizligin-gorunumu-haziran-2026-2-2.pdf" target="_blank" rel="nofollow noopener">Raporun tamamı için tıklayın</a></em></p>
<p>(HA)</p>]]></content:encoded><pubDate>Tue, 30 Jun 2026 16:51:00 +0300</pubDate></item><item><title><![CDATA[Kurtulmuş’tan ‘çerçeve yasa’ açıklaması: Türkiye’nin bu adımı atması şart]]></title><link>https://bianet.org/haber/kurtulmustan-cerceve-yasa-aciklamasi-turkiyenin-bu-adimi-atmasi-sart-321056</link><media:content medium='image' type='image/jpeg' url='https://static.bianet.org/haber/2026/06/30/kurtulmustan-cerceve-yasa-aciklamasi-turkiyenin-bu-adimi-atmasi-sart.jpg'/><guid isPermaLink='true'>https://bianet.org/haber/kurtulmustan-cerceve-yasa-aciklamasi-turkiyenin-bu-adimi-atmasi-sart-321056</guid><description><![CDATA[“Çıkarılacak olan yasa, müstakil ve geçici bir yasadır. Bir kereliğine çıkarılacak. Belli bir süre verildikten sonra gelenler bundan istifade edecek. Gelmeyenler için de kapı kapanacak.”]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>TBMM Başkanı Kurtulmuş, Türkiye’ye resmî ziyaret gerçekleştiren Norveç Parlamentosu Başkanı Masud Gharahkhani ile bugün Meclis’te bir araya geldi.</p>
<p>Kurtulmuş, mevkidaşı Gharahkhani ile yaptıkları görüşmenin ardından düzenlediği basın toplantısında gazetecilerin sorularını yanıtladı. </p>
<p><em>Anadolu Ajansı</em>’nda yer alan habere göre Kurtulmuş, bir gazetecinin, mevcut çözüm süreci kapsamında yapılması öngörülen yasal düzenlemelerin son durumuna ilişkin sorusuna şu yanıtı verdi:</p>
<blockquote>
<p>Mutlaka terör örgütü mensuplarının silahlarını bırakmasını, terörün bütünüyle geride kalmasını, örgütün kendisini fesh etmesini sağlayarak bu arada bu yolda atılacak adımların kısa süre içerisinde tamamlanması gerektiğini düşünüyoruz. Çıkarılacak olan yasa, müstakil ve geçici bir yasadır. Yani münfesih örgüt mensuplarını kapsayacak geçici bir yasadır. Bir kereliğine çıkarılacak. Belli bir süre verildikten sonra gelenler bundan istifade edecek. Gelmeyenler için de kapı kapanacak. Böyle bir mekanizmanın kurulmasını ümit ediyoruz.</p>
<p>Aynı şekilde çıkarılacak olan yasa başta şehitlerimiz ve gazilerimizin aileleri olmak üzere Türkiye’de geniş kitleleri rencide edecek bir yaklaşıma sahip olmayacaktır. Bunun için bütün partiler bir araya gelerek, terör örgütünün silah bırakmasının tamamlanması süreci için gerekli olan bu yasal düzenlemelerin yapılmasını bekliyoruz. Hazırlanacak yasa sadece bir ya da birkaç partinin hazırladığı değil, Meclis’in ortak kanaati, ittifakla çıkarılacak yasa olması gerekir.</p>
<p>Ümit ederim ki çok kısa bir süre içerisinde yasal hazırlıklar da tamamlanır ve önce komisyonlara ardından da Genel Kurul’a getirilmiş olur. Başlanılan hayırlı işi en kısa süre içerisinde en hayırlı şekilde bitirmek esastır. Artık bundan sonra bu işin savsaklanmadan, geciktirilmeden ve asla en ufak bir detayı ihmal edilmeden iyi planlanarak yapılması ve Türkiye’nin bu adımı atması şarttır.</p>
</blockquote>
<p>(TY)</p>]]></content:encoded><pubDate>Tue, 30 Jun 2026 16:29:00 +0300</pubDate></item><item><title><![CDATA[Gar Katliamı davasında sanık Dündar: HTŞ’nin hapishanelerinde 5 yıl kaldım]]></title><link>https://bianet.org/haber/gar-katliami-davasinda-sanik-dundar-htsnin-hapishanelerinde-5-yil-kaldim-321055</link><media:content medium='image' type='image/jpeg' url='https://static.bianet.org/haber/2026/06/30/gar-katliami-davasinda-sanik-dundar-htsnin-hapishanelerinde-5-yil-kaldim.png'/><guid isPermaLink='true'>https://bianet.org/haber/gar-katliami-davasinda-sanik-dundar-htsnin-hapishanelerinde-5-yil-kaldim-321055</guid><description><![CDATA[10 Ekim Ankara Gar Katliamı davasında firari sanıklar dosyasında ilk kez mahkemeye çıkarılan Ömer Deniz Dündar, Suriye’den getirildikten sonra MİT’e ait olduğunu düşündüğü bir yerde tutulduğunu söyledi.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>10 Ekim Ankara Gar Katliamı davasında firari 16 sanık yönünden ayrılan dosyanın duruşması Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü.</p>
<p>Suriye’de yakalandıktan sonra Türkiye’ye getirilen tutuklu sanık Ömer Deniz Dündar, ilk kez mahkemeye çıkarıldı ve savunma yaptı.</p>
<p>Duruşmaya, 10 Ekim’de yaralananlar ile katliamda yakınlarını kaybeden aileler de katıldı.</p>
<h3>Firari sanıklar dosyasında ilk kez sanık hazır edildi</h3>
<p>10 Ekim Ankara Tren Garı saldırısı davasında mahkeme, daha önce tutuklu 10 sanığın ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar vermişti.</p>
<p>Ayrı ayrı suçlardan 101 ve 379 kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası alan Erman Ekici hakkında ise “insanlığa karşı suç” yönünden beraat kararı verilmişti.</p>
<p>Yakalanamayan 16 sanık hakkındaki dosya ise ayrılmıştı.</p>
<p>Bu dosyanın sanıklarından Ömer Deniz Dündar, MİT’in Suriye’de yaptığı operasyon sonucunda mayıs ayında yakalanarak Türkiye’ye getirildi. Dündar, duruşmada ilk kez mahkeme karşısına çıktı.</p>
<a href='/haber/ahmet-gunes-siradan-bir-isid-uyesi-degildi-283657' class='ccard ccard--news ccard--news-content'>
<div class='img-wrapper'>
<img src='https://static.bianet.org/system/uploads/1/articles/spot_image/000/283/657/original/ahmet-gunes-1.jpg' alt='"Ahmet Güneş sıradan bir IŞİD üyesi değildi" ' loading='lazy'>
</div>
<div class='txt-wrapper'>
<h6 class='surheadline'>7 YIL SONRA 10 EKİM DOSYASINA GİREN DİJİTAL MATERYALLER</h6>
<h5 class='headline'>"Ahmet Güneş sıradan bir IŞİD üyesi değildi" </h5>
<div class='date'>6 Eylül 2023</div>
</div>
</a>

<h4>Mahkeme başkanı ailelere: Benimle tartışmayın, çıkın</h4>
<p>Duruşmanın başında kısa süreli gerginlik yaşandı.</p>
<p>Mahkeme Başkanı’nın sesini duymadıklarını söyleyen ailelere Başkan, “Hastayım, sesim bu kadar çıkıyor. Mikrofon da temin edemeyiz” dedi.</p>
<p>Ailelerin tepki göstermesi üzerine Mahkeme Başkanı, geçici heyet olarak duruşmayı yürüttüğünü belirterek, “Benimle tartışmayın, çıkın” ifadelerini kullandı.</p>
<p>Tartışmanın ardından duruşmaya devam edildi.</p>
<h4>Hatay’daki dosyalar birleştirildi</h4>
<p>Mahkeme, Hatay Ağır Ceza Mahkemesi’nde Ömer Deniz Dündar hakkında görülen davalar ile Ankara’da görülen davanın birleştirildiğini bildirdi.</p>
<p>Dündar’ın “etkin pişmanlık” kapsamında 18 Haziran’da ifade verdiği ve IŞİD üyesi olduğu belirtilen 21 kişiyi teşhis ettiği aktarıldı.</p>
<p>Dündar ise savunmasında, “Bütün iyi niyetimle bildiklerimi anlattım. 21 kişi değil, 90’a yakın kişi tespit ettim” dedi.</p>
<p>Hatay’daki suçlamaları reddeden Dündar, “Hatay’da canlı bomba eylemi yapmak üzere 2017 yılında yakalanan IŞİD üyeleri ve araca dair bilgim yok. Kemerde çıkan parmak izi hakkında da bilgim yok” diye konuştu.</p>
<a href='/haber/iraka-nakledilecek-isidliler-arasinda-2-bin-tc-yurttasi-var-316523' class='ccard ccard--news ccard--news-content'>
<div class='img-wrapper'>
<img src='https://static.bianet.org/list-haber/2026/02/09/iraka-nakledilecek-isidliler-arasinda-2-bin-tc-yurttasi-var.jpg' alt='Irak’a nakledilecek IŞİD’liler arasında 2 bin TC yurttaşı var' loading='lazy'>
</div>
<div class='txt-wrapper'>
<h5 class='headline'>Irak’a nakledilecek IŞİD’liler arasında 2 bin TC yurttaşı var</h5>
<div class='date'>9 Şubat 2026</div>
</div>
</a>

<h3>“Şehadet kemerini bağlarken tutmamı istedi”</h3>
<p>Müşteki avukatı Senem Doğanoğlu, Dündar’a 2017’de Türkiye’ye karşı bir eylem gerçekleştirileceğine dair istihbari bilgi üzerine iki canlı bombanın yakalanmasını ve kişilerden birinin kemerindeki bantlarda parmak izinin çıkmasını sordu.</p>
<p>Dündar, Ahmet Güneş’in kendisinden “şehadet kemerini” bağlarken yardım istediğini söyledi:</p>
<blockquote>
<p>Ahmet Güneş, Abdülhakim kod adlı, dini eğitimler veren kişinin çok eski zamanlarda kendisine misafir olduğumda şehadet kemerini bağlarken tutmamı istedi. Böyle bir şey olacağını bilseydim tutmazdım. Amerika ya da koalisyon güçlerinin kendisine bir şey yapma ihtimalinden dolayı böyle bir kemer hazırladı kendisine. Örgütte öğrenmiştir bomba yapmayı.</p>
</blockquote>
<p>Doğanoğlu’nun “Hazırladığı kemer Hatay’da yakalanıyor, buna ilişkin bilgin var mı?” sorusuna ise Dündar, “Buna ilişkin bilgim yok. Patlayıcı birimde görev almadım” yanıtını verdi.</p>
<a href='/haber/bm-isid-kuzeydogu-suriye-de-tehdit-olusturmaya-devam-ediyor-316396' class='ccard ccard--news ccard--news-content'>
<div class='img-wrapper'>
<img src='https://static.bianet.org/list-haber/2026/02/05/bm-isid-kuzeydogu-suriye-de-tehdit-olusturmaya-devam-ediyor.jpg' alt='BM: IŞİD Kuzeydoğu Suriye&#39;de tehdit oluşturmaya devam ediyor' loading='lazy'>
</div>
<div class='txt-wrapper'>
<h5 class='headline'>BM: IŞİD Kuzeydoğu Suriye'de tehdit oluşturmaya devam ediyor</h5>
<div class='date'>5 Şubat 2026</div>
</div>
</a>

<h3>“Görevim kamplarda spor eğitimi vermekti”</h3>
<p>Dündar, savunmasında örgütün patlayıcı biriminde görev almadığını öne sürdü.</p>
<p>“Benim görevim kamplarda spor eğitimi vermekti” diyen Dündar, 2014 yılının Ağustos ayında Mustafa Dokumacı aracılığıyla örgüte katıldığını söyledi.</p>
<p>Dündar, Yunus Durmaz’dan eğitim aldığını belirterek şunları söyledi:</p>
<blockquote>
<p>2017 yılında ben İdlib’teydim, o zaman HTŞ yönetimdeydi. Ben küçük çatışmalara girdim PKK ile. Hatay’da araçta yakalananların hiçbirini tanımıyorum, bana saldırıyı yapanların fotoğrafları gösterilmedi. Eylemleri Mustafa Dokumacı, Ahmet Güneş ve Yunus Durmaz planladı.</p>
</blockquote>
<p>Dündar, örgüte katıldığında hafif silah ve spor eğitimi aldığını, Mustafa Dokumacı’nın kendisine “Ammar” kod adını verdiğini söyledi.</p>
<p>Gar saldırısından haberi olmadığını savunan Dündar, “Ben Suriye’de olduğum için örgütün Türkiye’deki faaliyetlerine dair bilgim yok. Gar patlaması olduğunda Suriye’deydim. Böyle bir eylemden de haberim yoktu. HTŞ’nin hapishanelerinde 5 yıl kaldım” dedi.</p>
<h3>Avukatından tahliye talebi</h3>
<p>Dündar’ın avukatı, müvekkilinin saldırıyla ilgisi olmadığını savunarak tahliye talebinde bulundu.</p>
<p>Avukat, “Müvekkilimin saldırıya dair bir dahli yoktur, buna ilişkin delil de yoktur. Türkiye’de müvekkilim bir saldırıya katılmamıştır. Müvekkilimin delilleri karartma ihtimali yoktur, tutukluluğunun devamını gerektirecek bir durum yoktur, adli kontrol ile yargılanmasına devam edilebilir” dedi.</p>
<p>Tahliye talebi salonda bulunan ailelerin tepkisine neden oldu.</p>
<a href='/haber/aymden-10-ekim-basvurusuna-ret-insanliga-karsi-suc-goz-ardi-edildi-319093' class='ccard ccard--news ccard--news-content'>
<div class='img-wrapper'>
<img src='https://static.bianet.org/list-haber/2026/04/26/aymden-10-ekim-basvurusuna-ret-insanliga-karsi-suc-goz-ardi-edildi.jpeg' alt='AYM’den ‘10 Ekim’ başvurusuna ret: İnsanlığa karşı suç göz ardı edildi' loading='lazy'>
</div>
<div class='txt-wrapper'>
<h5 class='headline'>AYM’den ‘10 Ekim’ başvurusuna ret: İnsanlığa karşı suç göz ardı edildi</h5>
<div class='date'>26 Nisan 2026</div>
</div>
</a>

<h3>“Milli istihbarata ait bir yerde kaldığımı düşünüyorum”</h3>
<p>Müşteki avukatı Senem Doğanoğlu, İdlib Cezaevi’nden getirildiğini söyleyen Dündar’a, “13 Mayıs-20 Mayıs arasında nerede kaldınız? 20 Mayıs’ta hakkınızda tutuklama kararı çıktı. Bu süreçte nerede kaldınız?” diye sordu.</p>
<p>Dündar, “Milli istihbarata ait bir yerde kaldığımı düşünüyorum” yanıtını verdi.</p>
<p>Dündar, Mustafa Dokumacı aracılığıyla Valentina Slobodjanjuk isimli bir örgüt üyesiyle evlendirildiğini de söyledi.</p>
<p>“Eylül’de Türkiye’ye geldi ve evlendik” diyen Dündar, Kasım 2013 ile Ağustos 2014 arasında Suriye ile iletişimi Mustafa Dokumacı’nın kurduğunu anlattı.</p>
<p>Dündar, “Canlı bomba gönüllülükle olur. Saldırıyı yapan Yunus Emre Doğmacı’yı tanıyorum, o da Dokumacı grubundan” dedi.</p>
<h3>“Erman Ekici’yi eğitim kampında gördüm”</h3>
<p>Dündar’a, Mustafa Dokumacı öldüğünde “geçici emir” olarak görevlendirildiği iddiası da soruldu.</p>
<p>Dündar, “2015 Ocak öncesi eğitim verirdi, özel timin başındaydı Yunus Durmaz. Erman Ekici’yi de örgütte eğitim kampında gördüm” dedi.</p>
<h3>Parmak izi tespitine itiraz etti</h3>
<p>Avukat Doğanoğlu, dosyaya 15 Haziran’da giren yeni delile göre, 2017 yılında Türkiye sınırlarında olan ve Hatay’da yakalanan araçta IŞİD üyesi Şahap Barış ile birlikte Dündar’ın parmak izinin tespit edildiğini söyledi.</p>
<p>Bu tespitin sorulması üzerine Dündar, “Bu imkansız, bilmiyorum” dedi.</p>
<p>Dündar’a “etkin pişmanlık” ifadesinde gündeme gelen Rahip Brunson, Türkiye’de LGBTİ+’lere yönelik saldırı ve Ekrem İmamoğlu’na ilişkin eylem planları da soruldu.</p>
<p>Dündar, bu eylem planlarına Mustafa Dokumacı’nın karar verdiğini savundu:</p>
<blockquote>
<p>Dokumacı karar veriyor, kendisi Türkiye’yi takip eden ve iyi bilen biri. O öneriyor eylemleri. Ben bomba eğitimi almadım. Türkiye Cumhuriyeti’ne karşı hiçbir zaman bir suç işlemedim. Böyle bir kapasitem de yok benim.</p>
</blockquote>
<p>Mahkeme, duruşmaya bir saat ara verdi.</p>
<p>(NÖ)</p>]]></content:encoded><pubDate>Tue, 30 Jun 2026 16:23:00 +0300</pubDate></item><item><title><![CDATA[Kapıkule’de hayvan kaçakçılığı: Altı Pomeranian yavrusu koruma altına alındı]]></title><link>https://bianet.org/haber/kapikulede-hayvan-kacakciligi-alti-pomeranian-yavrusu-koruma-altina-alindi-321054</link><media:content medium='image' type='image/jpeg' url='https://static.bianet.org/haber/2026/06/30/kapikulede-hayvan-kacakciligi-alti-pomeranian-yavrusu-koruma-altina-alindi.jpg'/><guid isPermaLink='true'>https://bianet.org/haber/kapikulede-hayvan-kacakciligi-alti-pomeranian-yavrusu-koruma-altina-alindi-321054</guid><description><![CDATA[Piyasa değeri 472 bin 680 TL olan hayvanları Türkiye’ye yasa dışı yollarla getirmeye çalışanlar hakkında Edirne Cumhuriyet Başsavcılığı soruşturma başlattı.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Ticaret Bakanlığı Gümrük Muhafaza ekipleri, Kapıkule Gümrük Kapısı’nda Türkiye’ye yasa dışı yollarla getirilmeye çalışılan, piyasa değeri 472 bin 680 TL olarak belirtilen altı Pomeranian cinsi köpek yavrusunu tespit etti.</p>
<p>Bu kapsamda, Kapıkule Gümrük Kapısı’ndan Türkiye’ye giriş yapmak isteyen bir araç risk analizi sonucunda şüpheli bulunarak X-ray taramasına yönlendirildi.</p>
<a href='/haber/cins-hayvan-satin-alma-talebi-neden-giderek-artiyor-313565' class='ccard ccard--news ccard--news-content'>
<div class='img-wrapper'>
<img src='https://static.bianet.org/list-haber/2025/11/15/cins-hayvanlara-olan-talep-neden-giderek-artiyor.jpg' alt='Cins hayvan satın alma talebi neden giderek artıyor?' loading='lazy'>
</div>
<div class='txt-wrapper'>
<h5 class='headline'>Cins hayvan satın alma talebi neden giderek artıyor?</h5>
<div class='date'>15 Kasım 2025</div>
</div>
</a>

<p>Taramada şüpheli yoğunluk tespit edilmesinin ardından Edirne Gümrük Muhafaza Kaçakçılık ve İstihbarat Müdürlüğü ekipleri araçta ayrıntılı arama yaptı.</p>
<p><em>Anadolu Ajansı</em>’nda yer alan habere göre, arama sonucu bulunan köpek yavruları koruma altına alınırken, olayla ilgili Edirne Cumhuriyet Başsavcılığı soruşturma başlattı. (TY)</p>]]></content:encoded><pubDate>Tue, 30 Jun 2026 15:55:00 +0300</pubDate></item><item><title><![CDATA[İş Sanat’tan çocuklar için ücretsiz yaz atölyeleri]]></title><link>https://bianet.org/haber/is-sanattan-cocuklar-icin-ucretsiz-yaz-atolyeleri-321053</link><media:content medium='image' type='image/jpeg' url='https://static.bianet.org/haber/2026/06/30/is-sanattan-cocuklar-icin-ucretsiz-yaz-atolyeleri.png'/><guid isPermaLink='true'>https://bianet.org/haber/is-sanattan-cocuklar-icin-ucretsiz-yaz-atolyeleri-321053</guid><description><![CDATA[İş Sanat, yaz tatili boyunca İstanbul ve Ankara’daki müzelerinde çocukları kent, doğa ve denizden ilham alan ücretsiz atölyelerde sanatla buluşturuyor.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>İş Sanat, yaz tatilinde İstanbul ve Ankara’daki müze ve kültür mekânlarında çocuklara yönelik ücretsiz atölyeler düzenliyor.</p>
<p>Atölyeler, çocukların sanatla, kentle, doğayla ve deniz yaşamıyla ilişki kurmasını amaçlıyor. Programda farklı yaş gruplarına göre hazırlanan resim, tasarım, gözlem, hikâye anlatımı ve el becerisi odaklı çalışmalar yer alıyor.</p>
<p>Etkinlikler İstanbul’da Türkiye İş Bankası Resim Heykel Müzesi, Türkiye İş Bankası Müzesi ve İş Vapur’da; Ankara’da ise İktisadi Bağımsızlık Müzesi’nde yapılacak.</p>
<a href='/haber/cocuk-dostu-koy-kapilarini-sanata-aciyor-312632' class='ccard ccard--news ccard--news-content'>
<div class='img-wrapper'>
<img src='https://static.bianet.org/list-haber/2025/10/17/cocuk-dostu-koy-kapilarini-sanata-aciyor.png' alt='Çocuk Dostu Köy kapılarını sanata açıyor' loading='lazy'>
</div>
<div class='txt-wrapper'>
<h5 class='headline'>Çocuk Dostu Köy kapılarını sanata açıyor</h5>
<div class='date'>17 Ekim 2025</div>
</div>
</a>

<h3>Atölyeler farklı yaş gruplarına açık</h3>
<p>Beyoğlu’ndaki Türkiye İş Bankası Resim Heykel Müzesi’nde çocuklar portre, otoportre, figür, doğa ve mekân ilişkisi üzerine çalışacak. “Yan Yana Portreler”, “Köklerden Gökyüzüne”, “Tablonun İçindeki Orman” ve “Geçmişten Gelen Misafir: Mihri Hanım” programdaki atölyeler arasında.</p>
<p>Eminönü’ndeki Türkiye İş Bankası Müzesi’nde ise çevre, deniz yaşamı, müzik ve üç boyutlu tasarım temaları öne çıkıyor. “Neşeli Ahtapotlar”, “Topraktan Fidana”, “Denizin Koruyucuları”, “Çılgın El Davulu” ve “Renkli Fenerler” çocukların katılabileceği atölyelerden bazıları.</p>
<p>Galataport’taki İş Vapur’da düzenlenecek etkinliklerde çocuklar Marmara Denizi, İstanbul Boğazı ve kent manzarasından yola çıkarak üretim yapacak. Programda “Şık Balıklar”, “Bir Balığın Günlüğü”, “İstanbul’dan İlhamla Eskiz Atölyesi” ve “Benim Çerçevem, Benim Manzaram” başlıklı çalışmalar bulunuyor.</p>
<a href='/haber/bir-cocugun-yeri-dort-duvar-degil-okul-sokaklar-muzik-ve-hayaller-olmali-317463' class='ccard ccard--news ccard--news-content'>
<div class='img-wrapper'>
<img src='https://static.bianet.org/list-haber/2026/03/07/bir-cocugun-yeri-dort-duvar-degil-okul-sirasi-sokaklar-muzik-ve-hayaller-olmali.png' alt='"Bir çocuğun yeri dört duvar değil; okul, sokaklar, müzik ve hayaller olmalı"' loading='lazy'>
</div>
<div class='txt-wrapper'>
<h6 class='surheadline'>SAÇ ÖRME VİDEOSU GEREKÇESİYLE TUTUKLANAN ÇOCUK BİANET'E KONUŞTU</h6>
<h5 class='headline'>"Bir çocuğun yeri dört duvar değil; okul, sokaklar, müzik ve hayaller olmalı"</h5>
<div class='date'>7 Mart 2026</div>
</div>
</a>

<h3>Katılım ücretsiz</h3>
<p>Ankara Ulus’taki İktisadi Bağımsızlık Müzesi’nde yapılacak atölyelerde ise çocukların hikâye kurma, gözlem yapma ve gördüklerini tasarıma dönüştürme becerileri desteklenecek. “Hikâyeyi Tamamla: Masaldan Resme”, “Eserler Konuşuyor”, “Meyve Veren Ağaçlar” ve “Rengârenk Kartpostallar” Ankara programında yer alıyor.</p>
<p>3-12 yaş aralığındaki çocuklara yönelik hazırlanan atölyeler ücretsiz olacak. </p>
<p>Farklı yaş gruplarına göre kurgulanan tüm bu atölyeler ücretsiz düzenleniyor. Atölyelerin tarih ve saatlerine İş Sanat’ın <a href="https://issanat.com.tr/resim-heykel-muzesi/ogrenme/" target="_blank" rel="nofollow noopener">internet sitesinden</a> ulaşabilir ve kayıt yaptırabilirsiniz.</p>
<p>(NÖ)</p>]]></content:encoded><pubDate>Tue, 30 Jun 2026 15:38:00 +0300</pubDate></item><item><title><![CDATA[Ayşe Tokyaz'ı öldürmekten yargılanan Cemil K.’nin Ejegül Ovezova’yı darp ettiği görüntüler dosyada]]></title><link>https://bianet.org/haber/ayse-tokyaz-i-oldurmekten-yargilanan-cemil-k-nin-ejegul-ovezovayi-darp-ettigi-goruntuler-dosyada-321050</link><media:content medium='image' type='image/jpeg' url='https://static.bianet.org/haber/2026/06/30/cemil-k-nin-ejegul-ovezovayi-darp-ettigi-goruntuler-dosyada.jpeg'/><guid isPermaLink='true'>https://bianet.org/haber/ayse-tokyaz-i-oldurmekten-yargilanan-cemil-k-nin-ejegul-ovezovayi-darp-ettigi-goruntuler-dosyada-321050</guid><description><![CDATA[Aile ve avukatların mahkemeye sunduğu görüntülerde, Cemil K.’nin Ejegül Ovezova’yı darp ettiği, ellerini bağladığı ve yerde tekmelediği anlar yer alıyor.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul'da bugün Ayşe Tokyaz’ı öldürmekten yargılanan Cemil K.’nin, daha önce Diyarbakır’da şüpheli şekilde hayatını kaybeden Ejegül Ovezova’nın ölümüne ilişkin yargılandığı dosyada, olay anına ait yeni fotoğraflar ve darp görüntülerinin mahkemeye sunuldu. </p>
<p>Ayşe Tokyaz cinayeti dosyasında tutuklu bulunan Cemil K. hakkında yürütülen süreçte, Ovezova’nın ölümüne ilişkin hazırlanan 11 sayfalık bilirkişi raporu da dava dosyasına eklendi. Raporda, olay yeri inceleme bulguları, adli tıp raporları ve kriminal incelemeler birlikte değerlendirildi.</p>
<p>Aile ve avukatların mahkemeye sunduğu görüntülerde, Cemil K.’nin Ejegül Ovezova’yı darp ettiği, ellerini bağladığı ve yerde tekmelediği anlar yer alıyor. </p>
<p><img src="https://static.bianet.org/2026/06/sid1.jpeg" alt=""></p>
<p>Bilirkişi raporunda, evin birçok noktasında kan lekelerinin tespit edildiği, bu bulguların sanığın “kedi tırmığı” ve “evcil hayvan tartışması” yönündeki savunmasıyla örtüşmediği kaydedildi. Raporda ayrıca, Ovezova’nın tırnaklarında hem maktule hem de sanığa ait DNA karışımının bulunduğu bilgisine yer verildi.</p>
<p>Cemil K.’nin olay sonrası yüzündeki çizikleri “kedi tırmığı” olarak açıkladığı, ancak raporun bu beyanın düşük ihtimal olduğunu değerlendirdiği belirtildi. Adli Tıp Kurumu raporuna göre Ovezova’nın ölümünün, kafatası ve yüz bölgesindeki çoklu kırıklar, beyin kanaması ve iç organ yaralanmalarına bağlı geliştiği ifade edildi.</p>
<p>Tanık beyanlarına da yer verilen dosyada, olay gecesi çığlık sesleri duyulduğu ve ardından yerde bir kadının görüldüğünün aktarıldığı kaydedildi. Raporda, mevcut bulguların Cemil K.’nin savunmasıyla uyumsuz olduğu değerlendirildi.</p>
<p><img src="https://static.bianet.org/2026/06/si4.jpeg" alt=""></p>
<p>Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı’nın iddianamesinde Cemil K. hakkında “kasten öldürme” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep ediliyor.</p>
<p>Öte yandan Cemil K.’nin, 2024 yılında polislik mesleğinden ihraç edildiği ve hakkında daha önce “kasten yaralama”, “tehdit”, “hakaret” ve “uyuşturucu kullanımı” gibi çeşitli suç kayıtlarının bulunduğu da dosya kapsamındaki bilgiler arasında yer alıyor.</p>
<p>Ayşe Tokyaz dosyasını da etkileyebilecek nitelikte olduğu değerlendirilen görüntülerin, yargılama sürecinde önemli bir delil olarak ele alınacağı belirtildi.</p>
<div class="box-12">
<h3>Ne olmuştu?</h3>
<p>Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığınca, 24 Temmuz 2023'te merkez Bağlar ilçesi Bağcılar Mahallesi'nde Ejegul Ovezova'nın ikamet ettiği binada 8. katındaki evinin salon penceresinden düşerek ölmesine ilişkin yürütülen soruşturma tamamlanmış, Ovezova'nın Diyarbakır'da birlikte yaşadığı eski polis memuru Cemil K. hakkında hazırlanan iddianame, Diyarbakır 6. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edilmişti.</p>
<p>Sanık hakkında tutuklamaya yönelik yakalama kararı çıkarılmış, 22 yaşındaki üniversite öğrencisi Ayşe Tokyaz'ın 13 Temmuz'da yol kenarında bir valiz içerisinde cesedinin bulunmasıyla ilgili "tasarlayarak öldürme" suçundan tutuklanan K., bulunduğu cezaevinden Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) üzerinden Diyarbakır 6. Ağır Ceza Mahkemesine ifade vermişti.</p>
<p>Mahkeme, isnat edilen suçlamaya ilişkin savunma yapan K.’nin, "kasten öldürme" suçundan tutuklanmasını kararlaştırmıştı. Sanığın ruhsatsız silah bulundurduğu gerekçesiyle 2024 yılında polislik mesleğinden ihraç edildiği, hakkında "görevi yaptırmamak için direnme", "tehdit", "hakaret", "kasten yaralama" ve "kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, bulundurmak veya kullandırmak" suçlarından kaydı olduğu belirlenmişti.</p>
</div>
<p>(EMK)</p>]]></content:encoded><pubDate>Tue, 30 Jun 2026 15:38:00 +0300</pubDate></item><item><title><![CDATA[Katar: ABD temsilcileri Doha’da İranlılarla değil arabulucularla görüşecekler]]></title><link>https://bianet.org/haber/katar-abd-temsilcileri-dohada-iranlilarla-degil-arabulucularla-gorusecekler-321051</link><media:content medium='image' type='image/jpeg' url='https://static.bianet.org/haber/2026/06/30/katar-abd-temsilcileri-dohada-iranlilarla-degil-arabulucularla-gorusecekler.jpg'/><guid isPermaLink='true'>https://bianet.org/haber/katar-abd-temsilcileri-dohada-iranlilarla-degil-arabulucularla-gorusecekler-321051</guid><description><![CDATA[Katar Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Macid el-Ensari, ABD Başkanı Trump’ın Orta Doğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff ile damadı Jared Kushner’in arabulucularla bir araya gelerek “müzakerelerin seyrini değerlendireceğini” açıkladı.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Katar Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Macid el-Ensari, Katar’ın başkenti Doha’da düzenlediği basın toplantısında bölgedeki son gelişmelerin yanı sıra ABD ile İran arasında yürütülen diplomatik müzakerelere ilişkin kapsamlı değerlendirmelerde bulundu.</p>
<p>Ensari, başkent Doha’da ABD ile İran arasında üst düzey bir görüşme yapılacağıyla ilgili olarak “Şu an için Doha’da ABD ile İran arasında planlanmış doğrudan üst düzey bir görüşme kararı bulunmuyor” dedi.</p>
<p>ABD ile İran arasındaki teknik düzeydeki görüşmelerin ise kesintiye uğramadığını vurgulayan Ensari, şunları kaydetti:</p>
<blockquote>
<p>Teknik toplantılar farklı formatlarda devam ediyor ve etmeye devam edecek. Son dönemde yaşanan gerilimlere rağmen bu temaslar hiç durmadı. Arabulucu ülkeler, taraflar arasındaki iletişimi kolaylaştırmak ve müzakere sürecini ilerletmek amacıyla çalışmalarını sürdürüyor.</p>
</blockquote>
<h3>“Dondurulmuş 6 milyar dolarlık İran fonu henüz Tahran’a aktarılmadı”</h3>
<p>Müzakerelerin yalnızca İran’ın nükleer programıyla sınırlı olmadığını belirten Ensari, tarafların aynı zamanda İran’ın dondurulmuş varlıkları başta olmak üzere birçok başlığı birlikte ele aldığını söyledi.</p>
<p>İran’a ait 6 milyar dolarlık dondurulmuş fonun bugüne kadar Tahran’a aktarılmadığını belirten Ensari, “Bu paranın serbest bırakılması Washington ile Tahran arasında varılacak mutabakata bağlıdır” diye konuştu.</p>
<h3>“Hürmüz Boğazı’nın kapatılması kabul edilemez”</h3>
<p>Katar’ın önceliğinin boğazdaki deniz ulaşımının güvenliğinin sağlanması olduğunu vurgulayan Ensari, ülkesinin bu konuda Umman ile koordinasyon halinde çalıştığını belirtti.</p>
<p>Ensari, “Önceliğimiz Hürmüz Boğazı’nda güvenli geçişin sağlanması ve bölgede döşenen mayınların temizlenmesidir” diyerek seyrüsefer serbestisinin tüm Körfez ülkeleri açısından vazgeçilmez bir hak olduğunu, Hürmüz Boğazı’nın kapatılmasının ya da deniz trafiğinin herhangi bir tarafça engellenmesinin kabul edilemeyeceğini vurguladı.</p>
<p>Boğazdaki son gerilim sırasında çatışmaların büyümesini önlemek amacıyla doğrudan iletişim hattının devreye alındığını açıklayan Ensari, bu mekanizmanın son olayların kontrol altına alınmasına katkı sağladığını ifade etti.</p>
<a href='/haber/iran-hurmuz-bogazini-kapattigini-duyurdu-abd-trafik-suruyor-dedi-320747' class='ccard ccard--news ccard--news-content'>
<div class='img-wrapper'>
<img src='https://static.bianet.org/list-haber/2026/06/21/iran-hurmuz-bogazini-kapattigini-duyurdu-abd-trafik-suruyor-dedi.jpg' alt='İran Hürmüz Boğazı’nı kapattığını duyurdu, ABD “Trafik sürüyor” dedi' loading='lazy'>
</div>
<div class='txt-wrapper'>
<h5 class='headline'>İran Hürmüz Boğazı’nı kapattığını duyurdu, ABD “Trafik sürüyor” dedi</h5>
<div class='date'>21 Haziran 2026</div>
</div>
</a>

<p>Fransa’nın Hürmüz Boğazı’ndaki mayın temizleme çalışmalarına verdiği desteği de memnuniyetle karşıladıklarını belirten Ensari, bu katkının uluslararası deniz güvenliği açısından önemli olduğunu kaydetti.</p>
<p>Hürmüz Boğazı’ndaki krizin yalnızca bölge ülkelerini değil küresel ticareti ve enerji güvenliğini de ilgilendirdiğini söyleyen Ensari, bu nedenle uluslararası bir çözüm gerektirdiğini ifade etti.</p>
<p>Ensari, Katar’ın yalnızca ABD-İran anlaşmasına değil aynı zamanda Hürmüz Boğazı’nda seyrüsefer güvenliğinin yeniden sağlanmasına ve ateşkesin sürdürülmesine de odaklandığını belirtti.</p>
<div class="box-1">
<h3>İran-ABD arasında mutabakat zaptı görüşmeleri</h3>
<p>Katar ve Pakistan arabuluculuğunda, İran ile ABD arasında İsviçre’de gerçekleştirilen müzakerelerin ilk turu 21 Haziran’da tamamlanmıştı. Müzakerelerde, 14 maddelik mutabakat zaptının uygulanmasına ilişkin teknik detaylar ele alınmıştı.</p>
<p>Arabulucu ülkeler Katar ve Pakistan dışişleri bakanlıklarının yayımladığı ortak açıklamada, tarafların, imzalanan mutabakat zaptı doğrultusunda “arabuluculuk çabalarının siyasi yönlerini denetlemek üzere üst düzey bir komite kurulması konusunda anlaştıkları” bildirilmişti.</p>
<p>Tarafların nihai bir anlaşmaya 60 gün içinde ulaşılmasını hedefleyen bir yol haritası üzerinde uzlaştığı kaydedilmişti.</p>
<p>Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt de, “Özel Temsilci Witkoff ve Jared Kushner, mutabakat zaptı görüşmeleri için bu hafta Doha’ya uçacaklar. Bu üst düzey görüşmelerin yanı sıra teknik görüşmeler de yapılacak” ifadelerini kullanmıştı.</p>
<p>ABD Başkanı Donald Trump ise ABD ile İran heyetleri arasında Katar’ın başkenti Doha’da yarın yapılacak mutabakat zaptı görüşmeleriyle ilgili bir soruya, “Doha’daki toplantı belki önemli olacak, belki de olmayacak. Bunu göreceğiz” yanıtını vermişti.</p>
</div>
<p>(VC)</p>]]></content:encoded><pubDate>Tue, 30 Jun 2026 15:35:00 +0300</pubDate></item><item><title><![CDATA[AYM, cinsiyet uyum sürecine ilişkin düzenlemeyi Anayasa’ya uygun buldu]]></title><link>https://bianet.org/haber/aym-cinsiyet-uyum-surecine-iliskin-duzenlemeyi-anayasaya-uygun-buldu-321047</link><media:content medium='image' type='image/jpeg' url='https://static.bianet.org/haber/2026/06/30/aym-cinsiyet-uyum-surecine-iliskin-duzenlemeyi-anayasaya-uygun-buldu.jpg'/><guid isPermaLink='true'>https://bianet.org/haber/aym-cinsiyet-uyum-surecine-iliskin-duzenlemeyi-anayasaya-uygun-buldu-321047</guid><description><![CDATA[Avukat Deniz Yazgan: “Konjonktürel olarak ilerici görünse de aslında statüyü koruyan bir karar.”]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Anayasa Mahkemesi (AYM) “<a href="https://anayasa.gov.tr/94685" target="_blank" rel="noopener">Cinsiyet Değişikliğine İzin Verilmesini Düzenleyen Kurala İlişkin İtiraz Başvurusu Hakkında Karar</a>” başlıklı kararını bugün yayımladı.</p>
<p>E.2025/163 sayılı dosyada Mahkeme, cinsiyet uyum sürecine ilişkin yasal düzenlemeyi Anayasa’ya aykırı bulmayarak itirazı reddetti.</p>
<p>İtiraz yoluna başvuran Antalya 13. Asliye Hukuk Mahkemesi, “cinsiyet değişikliğine” izin verilmesinin biyolojik cinsiyete dayalı hukuki düzeni zayıflattığını, askerlik ve maden ocaklarında çalışma yasağı gibi cinsiyet temelli düzenlemeleri etkisiz hâle getirdiğini ve bunun Anayasa’daki bazı hükümlerle çeliştiğini savunarak kuralın iptalini istemişti.</p>
<p>AYM ise değerlendirmesinde, cinsiyet uyum sürecinin özel hayat ve kişinin maddi-manevi varlığıyla ilgili olduğunu kabul etti.</p>
<h3>“Karmik bir tesadüf”</h3>
<p>Kararı yorumlayan Avukat Deniz Yazgan, metnin yalnızca teknik bir hukuki yorum değil, aynı zamanda Medeni Kanun md. 40’taki düzenlemeyi koruyan bir etki taşıdığına işaret etti.</p>
<p>Yazgan, kararın Onur Haftası’nın hemen ardından gelmesine dikkat çektiği açıklamasını şöyle sürdürdü:</p>
<p><em>“Karşımızda bir somut norm denetimi var. Somut norm denetimi, kaynağını Anayasa md. 152’den ve  6216 sayılı Anayasa Mahkemesi’nin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun md. 40’tan alıyor. </em></p>
<p><em>Antalya 13. Asliye Hukuk Mahkemesi önündeki cinsiyet uyum sürecine ilişkin davada, uygulanacak kural olan Medeni Kanun md. 40’ın Anayasa’ya aykırı olduğu kanaatine vardığı için Anayasa Mahkemesi’ne itiraz yoluyla başvurmuş. Bu tip başvurularda Anayasa Mahkemesi davayla değil, davaya konu normun Anayasa’ya uygunluğu ile ilgilenir. </em></p>
<p><em>İtiraz yoluna başvuran Antalya 13. Asliye Hukuk Mahkemesi, cinsiyet uyum sürecini hukuken mümkün kılan Medeni Kanun md. 40’ın, biyolojik cinsiyet esasına dayalı anayasal düzeni zedelediğini; askerlik ve kadınların korunmasına ilişkin anayasal hükümleri işlevsiz bıraktığını savunarak normun iptalini istemiş. </em></p>
<p><em><img style="float: left;" src="https://static.bianet.org/2026/06/whatsapp-image-2025-10-08-at-11-19-51-1.jpg" alt=""></em></p>
<p><em>Anayasa Mahkemesi ise, ‘cinsiyet değişikliğinin’ kişinin maddi ve manevi varlığı ile özel hayatı kapsamında temel haklara ilişkin olduğunu kabul ederek; mahkeme izni şartının bu haklara müdahale oluşturduğunu, söz konusu müdahalenin kanunla öngörüldüğünü, geri dönüşü olmayan tıbbi işlemler ile kamu düzeninin korunması gibi meşru amaçlara hizmet ettiğini ve ölçülülük ilkesine uygun olduğunu değerlendirerek Medeni Kanun md. 40/1-1’in Anayasa’ya uygun olduğuna, başvurunun reddine karar vermiş. </em></p>
<p><em>Onur Haftası’nın hemen sonrasında bu kararla karşılaşmamız karmik bir tesadüf olsa gerek... Konjonktürel olarak ilerici görünse de aslında statüyü koruyan, Anayasa’ya ruhunu veren, Başlangıç kısmında belirtildiği gibi, insanların hukuk düzeni içinde onurlu bir hayat sürdürme hakkının unutulmadığını gösteren bir karar.”</em></p>
<div class="box-13">
<p><a href="https://mevzuat.gov.tr/mevzuatmetin/1.5.4721.pdf" target="_blank" rel="noopener"><strong>Madde 40</strong></a> - Cinsiyetini değiştirmek isteyen kimse, şahsen başvuruda bulunarak mahkemece cinsiyet değişikliğine izin verilmesini isteyebilir. Ancak, iznin verilebilmesi için, istem sahibinin 18 yaşını doldurmuş bulunması ve evli olmaması; ayrıca transseksüel yapıda olup, cinsiyet değişikliğinin ruh sağlığı açısından zorunluluğunu “…”1 bir eğitim ve araştırma hastanesinden alınacak resmî sağlık kurulu raporuyla belgelemesi şarttır.</p>
<p>Verilen izne bağlı olarak amaç ve tıbbî yöntemlere uygun bir cinsiyet değiştirme ameliyatı gerçekleştirildiğinin resmî sağlık kurulu raporuyla doğrulanması hâlinde, mahkemece nüfus sicilinde gerekli düzeltmenin yapılmasına karar verilir.</p>
</div>
<h3>Yeni Akit: “AYM’den skandal karar!”</h3>
<p>Öte yandan, iktidara yakın Yeni Akit ise haberi “‘Cinsiyet değiştirme yasaklansın’ talebinde bulunulmuştu! AYM’den skandal karar!” başlığıyla verdi.</p>
<p><img src="https://static.bianet.org/2026/06/cinsiyet-degistirme-yasaklansin-talebinde-bulunulmustu-aymden-skandal-karar-2h1782816702-fc4458.jpg" alt=""></p>
<p><strong><em>Bu haber, Kaos GL ile eşzamanlı olarak <a href="https://kaosgl1.org/haber/aym-cinsiyet-uyum-surecine-iliskin-duzenlemeyi-anayasa-ya-uygun-buldu" target="_blank" rel="nofollow noopener">yayımlandı</a>. Kaos GL’nin Instagram hesabına bugün Türkiye’den erişim engeli getirildi, Genel Yayın Yönetmeni Yıldız Tar ise 25 Haziran’dan bu yana tutuklu. </em></strong>(TY)</p>]]></content:encoded><pubDate>Tue, 30 Jun 2026 15:35:00 +0300</pubDate></item><item><title><![CDATA[Açlık sınırı, asgari ücreti 7 bin 683 TL üstünde]]></title><link>https://bianet.org/haber/aclik-siniri-asgari-ucreti-7-bin-683-tl-ustunde-321049</link><media:content medium='image' type='image/jpeg' url='https://static.bianet.org/haber/2026/06/30/aclik-siniri-asgari-ucreti-7-bin-683-tl-ustunde.jpg'/><guid isPermaLink='true'>https://bianet.org/haber/aclik-siniri-asgari-ucreti-7-bin-683-tl-ustunde-321049</guid><description><![CDATA[TÜRK-İŞ’e göre Ankara’da yaşayan dört kişilik bir ailenin açlık sınırı 35 bin 758 TL.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu (TÜRK-İŞ) ‘geçim şartlarını’ ortaya koymak için her ay düzenli olarak yaptığı Açlık ve Yoksulluk Sınırı Araştırması’nın Haziran sonuçlarını açıkladı.</p>
<p>Buna göre Ankara’da yaşayan dört kişilik bir ailenin;</p>
<ul>
<li>Sağlıklı, dengeli ve yeterli beslenebilmesi için yapılması gereken aylık gıda harcaması tutarı (açlık sınırı) 35 bin 758 TL’ye,</li>
<li>Gıda harcaması ile giyim, konut (kira, elektrik, su, yakıt), ulaşım, eğitim, sağlık ve benzeri ihtiyaçlar için yapılması zorunlu diğer aylık harcamalarının toplam tutarı (yoksulluk sınırı) 116 bin 478 TL’ye</li>
<li>Bekâr bir çalışanın ‘yaşama maliyeti’ de 46 bin 248 TL’ye,</li>
</ul>
<p>yükseldi.</p>
<p>Açıklanan tutarlara göre açlık sınırı, 28 bin 75 TL olan asgari ücreti 7 bin 683 TL geçti.</p>
<p>Yılın ilk ayı olan Ocak’ta açlık sınırı 31 bin 224, yoksulluk sınırı 101 bin 706, bekâr bir çalışanın ‘yaşama maliyeti’ de 40 bin 541 TL'ydi.</p>
<p>TÜRK-İŞ Mayıs’ta da açlık sınırını 35 bin 174, yoksulluk sınırını 114 bin 576 ve bekar bir çalışanın yaşama maliyetini ise 45 bin 488 TL olarak açıklamıştı.</p>
<p style="padding-left: 40px;">TÜRK-İŞ, araştırma raporunda şunları kaydetti:</p>
<p style="padding-left: 40px;"><em>“Haziran ayında marketlerde temel gıda ürünlerinin fiyatları önceki aylara göre daha sakin bir seyir izlemiş, mutfak enflasyonundaki artış hızı yavaşlamış gibi görünmektedir. Ancak fiyatların eskisi kadar hızlı artmıyor olması, vatandaşın mutfağını rahatlatmaya yetmemektedir. Çünkü sorun artık yalnızca fiyatların ne kadar arttığı değil, fiyatların ulaştığı yüksek seviyedir.</em></p>
<p style="padding-left: 40px;"><em>Asgari ücrete yılın ikinci yarısında zam yapılmaması, milyonlarca çalışanın alım gücünü daha da zayıflatmıştır. Maaşlı çalışanlar, aynı gelirle her geçen ay daha az ürün alabilir hale gelirken, birçok aile temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlanmaktadır. Gıda fiyatlarındaki göreceli durgunluğa rağmen, ücretlerin geçim koşullarının gerisinde kalması nedeniyle mutfaktaki sıkıntı devam etmektedir. Çalışanların insanca yaşayabilecek bir gelir düzeyine ulaşabilmesi için ücretlerin hayat pahalılığı karşısında korunması büyük önem taşımaktadır.”</em></p>
<p>(HA)</p>]]></content:encoded><pubDate>Tue, 30 Jun 2026 15:33:00 +0300</pubDate></item><item><title><![CDATA[Tuncer Bakırhan: Çerçeve yasa ertelenemez, sonbahara bırakılamaz]]></title><link>https://bianet.org/haber/tuncer-bakirhan-cerceve-yasa-ertelenemez-sonbahara-birakilamaz-321048</link><media:content medium='image' type='image/jpeg' url='https://static.bianet.org/haber/2026/06/30/tuncer-bakirhan-cerceve-yasa-ertelenemez-sonbahara-birakilamaz.png'/><guid isPermaLink='true'>https://bianet.org/haber/tuncer-bakirhan-cerceve-yasa-ertelenemez-sonbahara-birakilamaz-321048</guid><description><![CDATA[DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nin kalıcı barışa dönüşmesi için çerçeve yasanın gecikmeden Meclis’e gelmesi gerektiğini belirterek, “Hukuk yoksa güven olmaz, güven yoksa dönüş olmaz” dedi.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, partisinin Meclis grup toplantısında Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ne ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Bakırhan, sürecin kalıcı barışa dönüşmesi için çerçeve yasanın gecikmeden Meclis’e gelmesi gerektiğini söyledi.</p>
<a href='/haber/tuncer-bakirhan-umut-hakki-olmadan-baris-olmaz-320981' class='ccard ccard--news ccard--news-content'>
<div class='img-wrapper'>
<img src='https://static.bianet.org/list-haber/2026/06/28/tuncer-bakirhan-umut-hakki-olmadan-baris-olmaz.png' alt='Tuncer Bakırhan: Umut hakkı olmadan barış olmaz' loading='lazy'>
</div>
<div class='txt-wrapper'>
<h5 class='headline'>Tuncer Bakırhan: Umut hakkı olmadan barış olmaz</h5>
<div class='date'>28 Haziran 2026</div>
</div>
</a>

<h3>"Dönmek isteyenlerin gözü yasada"</h3>
<p>“Yol, Kürt meselesinde barışı hukuka bağlamaktır” diyen Bakırhan, Türkiye’nin siyasi tarihinde önemli bir fırsatla karşı karşıya olduğunu belirtti. Silahların yakılması, Meclis’te komisyon kurulması ve komisyonun İmralı ziyareti gibi adımları önemsediklerini söyleyen Bakırhan, bu adımların demokratik ve hukuki bir zemine kavuşturulması gerektiğini ifade etti.</p>
<p>Bakırhan, çerçeve yasanın dar ve muğlak olmaması gerektiğini vurguladı. “Hukuk yoksa güven olmaz. Güven yoksa dönüş olmaz. Dönüş yoksa barış kalıcılaşmaz” dedi. Dönmek isteyenlerin, cezaevinde bulunanların, hasta tutukluların ve sürgünde yaşayanların gözünün bu yasada olduğunu söyledi.</p>
<p>Yasanın yalnızca teknik birkaç maddeden ibaret olamayacağını belirten Bakırhan, “Mesele bu ülkenin birlikte yaşama iradesinin hukuka bağlanmasıdır” dedi. Çerçeve yasanın kapsayıcı, cesur, açık ve güven veren bir içerikle hazırlanması gerektiğini ifade etti.</p>
<a href='/haber/istanbul-ve-diyarbakir-da-ocalan-icin-ozgurluk-mitingi-320980' class='ccard ccard--news ccard--news-content'>
<div class='img-wrapper'>
<img src='https://static.bianet.org/list-haber/2026/06/28/istanbul-ve-diyarbakir-da-ocalan-icin-ozgurluk-mitingi.png' alt='İstanbul ve Diyarbakır&#39;da Öcalan için ‘Özgürlük Mitingi’' loading='lazy'>
</div>
<div class='txt-wrapper'>
<h5 class='headline'>İstanbul ve Diyarbakır'da Öcalan için ‘Özgürlük Mitingi’</h5>
<div class='date'>28 Haziran 2026</div>
</div>
</a>

<h3>"Yaşama yatırım yapalım"</h3>
<p>Bakırhan, gecikmenin sürece zarar vereceğini söyleyerek şöyle konuştu:</p>
<blockquote>
<p>Barış gibi hayati bir işte gecikmek kötülüğe alan açmaktır. Hukuki düzenleme yapılmadıkça eski ezberler, güvenlikçi normlar ve çözüm karşıtı odaklar kendisine zemin bulur. Bu nedenle çerçeve yasa ertelenemez, sonbahara bırakılamaz. Yasa hemen şimdi, barış hemen şimdi.</p>
</blockquote>
<p>Bakırhan, Abdullah Öcalan’ın iletişim, yaşam ve çalışma koşullarının da sürecin ihtiyaçlarına uygun hale getirilmesi gerektiğini söyledi. Hafta sonu İstanbul, Diyarbakır, Mersin ve Van’da düzenlenen mitinglerde toplumun barış sürecinin ağırdan alınmasını istemediğini dile getirdi.</p>
<p>Yerel demokrasinin önünün açılması ve kayyım politikasına son verilmesi gerektiğini de belirten Bakırhan, “Dünya silaha yatırım yaparken biz birlikte yaşama yatırım yapalım diyoruz. Türkiye yarım asırlık çatışma sarmalını bitirebilir” dedi.</p>
<p>(NÖ)</p>]]></content:encoded><pubDate>Tue, 30 Jun 2026 14:50:00 +0300</pubDate></item><item><title><![CDATA[ABD’de teknoloji şirketlerine çocuk güvenliği yükümlülüğü geliyor]]></title><link>https://bianet.org/haber/abdde-teknoloji-sirketlerine-cocuk-guvenligi-yukumlulugu-geliyor-321046</link><media:content medium='image' type='image/jpeg' url='https://static.bianet.org/haber/2026/06/30/abdde-teknoloji-sirketlerine-cocuk-guvenligi-yukumlulugu-geliyor.png'/><guid isPermaLink='true'>https://bianet.org/haber/abdde-teknoloji-sirketlerine-cocuk-guvenligi-yukumlulugu-geliyor-321046</guid><description><![CDATA[ABD Temsilciler Meclisi, çocukların çevrimiçi zararlardan korunmasını amaçlayan "Çocukların İnternet ve Dijital Güvenliği Yasası"nı kabul etti. Tasarı, teknoloji platformlarına çocuk güvenliği konusunda yeni yükümlülükler getirilmesini öngörüyor.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>ABD Temsilciler Meclisi, çocukların dijital ortamlarda korunmasını hedefleyen "Çocukların İnternet ve Dijital Güvenliği Yasası"nı kabul etti. Tasarı, teknoloji şirketlerine çocukları cinsel istismar dahil çevrimiçi zararlardan koruma ve bağımlılık yaratan özellikleri sınırlandırma yükümlülüğü getiriyor.</p>
<p>ABD Temsilciler Meclisi, çocukların çevrimiçi güvenliğine ilişkin yasa tasarısını 267’ye karşı 117 oyla kabul etti. Reuters’ın haberine göre tasarı, Demokrat ve Cumhuriyetçi vekillerin desteğiyle Temsilciler Meclisi’nden geçti.</p>
<p>Düzenleme, dijital platformlara çocukların çevrimiçi ortamda maruz kalabileceği zararları azaltma sorumluluğu yüklüyor. Tasarıya göre şirketlerin, çocukların bağımlılık yaratan özellikleri sınırlayabilmesi için seçenekler sunması ve cinsel istismar gibi risklere karşı koruyucu politikalar geliştirmesi gerekiyor.</p>
<a href='/haber/gencler-sosyal-medya-kisitlamasina-mesafeli-yasak-cozum-degil-girmek-isteyen-yolunu-bulur-321039' class='ccard ccard--news ccard--news-content'>
<div class='img-wrapper'>
<img src='https://static.bianet.org/list-haber/2026/06/30/genclerden-sosyal-medya-duzenlemesine-yasak-cozum-degil-girmek-isteyen-yolunu-bulur.webp' alt='Gençler sosyal medya kısıtlamasına mesafeli: "Yasak çözüm değil, girmek isteyen yolunu bulur"' loading='lazy'>
</div>
<div class='txt-wrapper'>
<h5 class='headline'>Gençler sosyal medya kısıtlamasına mesafeli: "Yasak çözüm değil, girmek isteyen yolunu bulur"</h5>
<div class='date'>30 Haziran 2026</div>
</div>
</a>

<h3>Platformların sorumluluğu tartışılıyor</h3>
<p>ABD’de çocukların sosyal medya ve dijital platformlarda korunmasına ilişkin tartışmalar uzun süredir devam ediyor. Tasarının destekçileri, teknoloji şirketlerinin çocukların güvenliği konusunda daha fazla sorumluluk üstlenmesi gerektiğini savunuyor.</p>
<p>Eleştiriler ise düzenlemenin çocukları koruma hedefiyle hazırlanmasına rağmen ifade özgürlüğü, mahremiyet ve yaş doğrulama uygulamaları açısından yeni riskler yaratabileceği yönünde. Daha önce Temsilciler Meclisi komisyonunda görüşülen benzer düzenlemelerde de yaş doğrulama, ebeveyn denetimi ve platform tasarımlarının çocuklar üzerindeki etkisi tartışma konusu olmuştu.</p>
<a href='/yazi/tiktok-kusagi-cocuklarin-dikkati-kimligi-ve-guvenligi-nasil-degisiyor-314348' class='ccard ccard--news ccard--news-content'>
<div class='img-wrapper'>
<img src='https://static.bianet.org/list-yazi/2025/12/09/tiktok-kusagi-cocuklarin-dikkati-kimligi-ve-guvenligi-nasil-degisiyor.png' alt='Tiktok kuşağı: Çocukların dikkati, kimliği ve güvenliği nasıl değişiyor?' loading='lazy'>
</div>
<div class='txt-wrapper'>
<h5 class='headline'>Tiktok kuşağı: Çocukların dikkati, kimliği ve güvenliği nasıl değişiyor?</h5>
<div class='date'>10 Aralık 2025</div>
</div>
</a>

<h3>“Çocuk güvenliği” başlığı altında teknoloji düzenlemesi</h3>
<p>Tasarı, ABD’de teknoloji şirketlerinin çocuklara yönelik sorumluluklarının federal düzeyde yeniden tanımlanması açısından önemli görülüyor. Ancak Senato’daki görüşmeler, metnin mevcut haliyle yasalaşıp yasalaşmayacağını belirleyecek.</p>
<p><em>Kaynak: Reuters, The Verge.</em></p>
<p>(NÖ)</p>]]></content:encoded><pubDate>Tue, 30 Jun 2026 14:24:00 +0300</pubDate></item><item><title><![CDATA[Sevgül Uludağ kimdir?]]></title><link>https://bianet.org/haber/sevgul-uludag-kimdir-321044</link><media:content medium='image' type='image/jpeg' url='https://static.bianet.org/haber/2026/06/30/sevgul-uludag-kimdir.jpg'/><guid isPermaLink='true'>https://bianet.org/haber/sevgul-uludag-kimdir-321044</guid><description><![CDATA[Kıbrıs’ta kayıpların, toplu mezarların ve ortak acıların izini süren Sevgül Uludağ, gazeteciliğiyle iki toplum arasında yüzleşme ve barış mücadelesinin simge isimlerinden biriydi.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Gazeteci, yazar ve barış aktivisti…</p>
<p>1958’de Lefkoşa’da doğdu. İş hayatına bankada sekreter olarak başladı. 1980’den itibaren gazetecilik yaptı. Kıbrıs’ta kayıp kişilerin akıbetinin araştırılmasına yönelik çalışmalarıyla tanınıyordu. Yıllar boyunca Kıbrıslı Türk ve Rum kayıp yakınlarının sesini duyurmak için çalıştı.</p>
<p>Uzun yıllar Yenidüzen’de köşe yazıları kaleme aldı. Kıbrıs’ın güneyinde yayımlanan Politis gazetesindeki yazılarıyla da iki toplum arasında diyalog, barış ve yüzleşme kültürüne katkı sundu.</p>
<p>Kayıpların bulunması için yürüttüğü araştırmalar, çok sayıda toplu mezarın ortaya çıkarılmasına ve ailelerin yakınlarına ulaşmasına katkı sağladı. Uludağ, kayıp yakınlarından gelen bilgileri, tanıklıkları ve olası gömü yerlerine ilişkin ihbarları yıllar boyunca takip etti, bu bilgilerin bir kısmını haberleştirdi, bir kısmını da Kayıp Şahıslar Komitesi’yle paylaştı.</p>
<p>1982-1983 yıllarında Kıbrıs’ın neden yeniden birleşmesi gerektiği gibi o dönem tabu kabul edilen konularda yazdı. Baskı gördü. İleriki yıllarda askeri araçların sık sık evinin önüne park ettiğini, telefonunun dinlendiğini söyleyecekti.</p>
<p>1996’dan itibaren ölüm tehditleri aldı. Hakkında 2000-2003 yılları arasında bazı gazetelerde yoğun bir karşı kampanya yürütüldü.</p>
<p>Kıbrıs’ın iki kesiminden kadınlarla birlikte 2001’de“Sınırı Aşan Eller” adlı sivil toplum kuruluşunu kurdu. Adada barışa yönelik konuşmalar yaptı, iki toplum arasında diyalog kurulması için çalıştı.</p>
<p>Kasım 2006’da Lefkoşa’daki bir kontrol noktasında, Kıbrıslı Rum milliyetçi öğrencilerden oluşan bir grubun saldırısına uğradı.</p>
<h3>bianet’te de yazdı</h3>
<p>Uludağ’ın 2003-2008 arasında bianet’te de yazıları <a href="https://bianet.org/yazar/sevgul-uludag-232" target="_blank" rel="noopener">yayımlandı</a>. Kıbrıs’ta barış, kadın hareketi, kayıplar, yüzleşme ve iki toplumlu yaşam üzerine yazan Uludağ, bianet’te yayımlanan metinlerinde adanın bölünmüş hafızasına, ortak acılara ve barış ihtimaline odaklandı.</p>
<p>Sevda Alankuş, 2008’de bianet’te yayımlanan “<a href="https://bianet.org/yazi/yurekli-bir-kadin-gazeteci-sevgul-uludag-ve-umuda-dair-110775" target="_blank" rel="noopener">Yürekli bir Kadın Gazeteci Sevgül Uludağ ve Umuda Dair</a>” başlıklı yazısında Uludağ’ın gazeteciliğini, “hem bizim hem de ötekinin yasının aynı anda tutulabileceğini” hatırlatan bir gazetecilik olarak tarif etmişti.</p>
<h3>Ödüller ve kitapları</h3>
<p>Uludağ, 2008’de Uluslararası Kadın Medya Vakfı’nın “Gazetecilikte Cesaret Ödülü”nü aldı; bu ödüle layık görülen ilk Kıbrıslı gazeteci oldu. 2014’te Avrupa Parlamentosu tarafından Avrupa Yurttaşlık Ödülü’ne layık görüldü.</p>
<p>2019’da ise Kanada'daki York Üniversitesi'nde siyaset bilimi profesörü olan Anna Agathangelou tarafından Kıbrıs’ta kayıplar ve barış alanındaki çalışmaları nedeniyle Nobel Barış Ödülü’ne aday gösterildi.</p>
<p>Araştırmacı gazeteciliğinin yanı sıra yazarlığıyla da tanınan Uludağ, “İncisini Kaybeden İstiridyeler” ve “Milliyetçiliğin Yetimleri” başta olmak üzere Kıbrıs’ın yakın tarihine ve kayıplar meselesine ışık tutan kitaplar kaleme aldı.</p>
<p>Kıbrıs’ta iki toplumdan kayıp kişilerin ve toplu mezarların hikayeleri anlattığı “İncisini Kaybeden İstiridyeler” Türkçe yayımlandıktan sonra Rumca ve İngilizceye çevrildi.</p>
<p>“Milliyetçiliğin Yetimleri” kitabında ise kendi toplum kesimlerinden kişilerce öldürülen Kıbrıslı Türklerin ve Kıbrıslı Rumların hikayelerine yer verdi.</p>
<p>Uludağ, kayıpların izini sürerken acıyı milliyetine göre ayırmayan gazeteciliğiyle, Kıbrıs’ta hafıza, hakikat ve barış mücadelesinin simge isimlerinden biri oldu.</p>
<p>29 Haziran 2026'da hayatını kaybetti.</p>
<a href='/haber/kibrisli-gazeteci-sevgul-uludag-yasamini-yitirdi-321043' class='ccard ccard--news ccard--news-content'>
<div class='img-wrapper'>
<img src='https://static.bianet.org/list-haber/2026/06/30/kibrisli-gazeteci-sevgul-uludag-yasamini-yitirdi.jpg' alt='Kıbrıslı gazeteci Sevgül Uludağ yaşamını yitirdi' loading='lazy'>
</div>
<div class='txt-wrapper'>
<h5 class='headline'>Kıbrıslı gazeteci Sevgül Uludağ yaşamını yitirdi</h5>
<div class='date'>30 Haziran 2026</div>
</div>
</a>

<p>(HA)</p>]]></content:encoded><pubDate>Tue, 30 Jun 2026 13:56:00 +0300</pubDate></item><item><title><![CDATA[Kıbrıslı gazeteci Sevgül Uludağ yaşamını yitirdi]]></title><link>https://bianet.org/haber/kibrisli-gazeteci-sevgul-uludag-yasamini-yitirdi-321043</link><media:content medium='image' type='image/jpeg' url='https://static.bianet.org/haber/2026/06/30/kibrisli-gazeteci-sevgul-uludag-yasamini-yitirdi.jpg'/><guid isPermaLink='true'>https://bianet.org/haber/kibrisli-gazeteci-sevgul-uludag-yasamini-yitirdi-321043</guid><description><![CDATA[Kıbrıs’ta kayıplar, toplu mezarlar ve barış mücadelesi üzerine yürüttüğü araştırmalarla tanınan Sevgül Uludağ, 2000’li yıllarda bianet’te de yazıyordu.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Kıbrıslı araştırmacı gazeteci, yazar ve barış aktivisti Sevgül Uludağ yaşamını yitirdi.</p>
<p>Uludağ’ın ölüm haberi dün akşam (29 Haziran) geldi. 68 yaşındaki gazeteci için bugün saat 11.00’de uzun yıllar yazdığı Yenidüzen Gazetesi’nde tören düzenlendi.</p>
<p>Yenidüzen Genel Yayın Yönetmeni Mert Özdağ burada Uludağ’ı “Bu ülkenin ve adanın vicdanı” sözleriyle uğurladı. Özdağ, Uludağ’ın gazeteciliği haber yazmanın ötesine taşıdığını, yıllarca toprağın altındaki sessizliği dinlediğini, kayıpların peşinden yürüdüğünü ve kimsenin konuşmaya cesaret edemediği acıları yazıya döktüğünü söyledi. Uludağ’ın acıyı milliyetine göre ayırmadığını ifade etti.</p>
<p>Törenin ardından Uludağ’ın cenazesi Lefkoşa İsmail Safa Camii’ne götürüldü. Uludağ’ın cenazesi, öğle namazının ardından Lefkoşa Mezarlığı’nda toprağa verildi.</p>
<p>Cenaze törenine Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, Başbakan Ünal Üstel, milletvekilleri, siyasi parti temsilcileri, meslektaşları, sivil toplum örgütü temsilcileri ile çok sayıda seveni katıldı.</p>
<h3>"Barışa adanmış bir ömür"</h3>
<p>Uludağ’ın ölümü, gazetecilik camiasında, kayıp yakınları arasında ve Kıbrıs’ta barış mücadelesi veren çevrelerde üzüntü yarattı. Adanın iki tarafından çok sayıda kişi ve kurum taziye mesajı yayımladı.</p>
<p>Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP), Uludağ’ın ölümünün ardından yayımladığı taziye mesajında <em>“Hakikat, hafıza ve uzlaşma için yorulmak bilmez bir savunucu olan Sevgül Uludağ’ın kaybını yasla anıyoruz. Kayıp kişiler konusundaki cesur çalışmalarıyla, Kıbrıs genelinde ailelere ve topluluklara derin bir katkı sağladı. Onu tanıyan ve hayranlık duyan herkese içten taziyelerimizi sunuyoruz.”</em> dedi.</p>
<p>KKTC Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman yayımladığı taziye mesajında Uludağ’ın mücadelesine dikkat çekerek, <em>“Seni, emeğini, insan üstü çabanı hiç unutmayacağız Sevgül Abla…”</em> dedi.</p>
<p>Eski cumhurbaşkanlarından Mustafa Akıncı Uludağ için yayımladığı mesajda, ölüm haberine inanmakta zorlandığını belirtti. Uludağ’ın Kıbrıs’ın en acılı meselelerinden biri olan kayıplar konusundaki rolüne dikkat çeken Akıncı, şöyle devam etti:</p>
<p><em>“Kıbrıs’ın kanayan yarası kayıplar konusunu onun gibi inatla, ısrarla araştıran, sorgulayan ve ortaya çıkarılmasına katkı yapan başka bir gazeteci maalesef yok. Bu nedenle Sevgül Uludağ’ın kaybı, kayıpların bulunması açısından da büyük bir kayıp anlamındadır. Kıbrıs ölçeğinde barışa ve insanlığa çok büyük bir hizmet sundu. Yaptıkları her iki toplumun belleğinde hak ettiği yeri alacaktır. Sevgili eşi, oğlu ve diğer aile yakınlarına sabır, sevenlerine ve tüm Kıbrıs’a başsağlığı diliyorum.”</em></p>
<p>Kıbrıs Cumhurbaşkanı Nikos Hristodulidis de Uludağ için taziye mesajı yayımladı. Hristodulidis, mesajında “<em>Özgür bir vatanda Kıbrıslı Rumlarla Kıbrıslı Türklerin barış içinde bir arada yaşaması için kararlılıkla çalışan yurttaşımız, gazeteci, aktivist ve yazar Sevgül Uludağ’a veda ediyoruz”</em> ifadelerini kullandı.</p>
<p>Birleşik Krallık’ın Lefkoşa Büyükelçiliği <em>“Bugün, hayatını cesurca çatışmalar sırasında kaybolan kişilerin araştırılmasına, kadın haklarının savunulmasına ve uzlaşma çabalarına adayan aktivist ve gazeteci Sevgül Uludağ’ın cenaze töreni düzenleniyor. Onun vefatını derin bir üzüntüyle anıyor ve Kıbrıslıların yaşamlarına yaptığı katkıyı takdirle anıyoruz.”</em> şeklinde bir paylaşım yaptı.</p>
<p>Kıbrıs Barış ve Diyalog Merkezi de <em>“Sevgül Uludağ… Kayıplara, susturulmuşlara ve barış özlemi çekenlere ses veren, yorulmak bilmez bir hikâye anlatıcısı. Bizi terk etti, ama mirası uzlaşma yolunu aydınlatmaya devam edecek. Huzur içinde yatsın — Barışın sesi asla solmasın.”</em> dedi.</p>
<p>Kıbrıslı siyasetçi Ioannis Tirkides <em>“Sevgül Uludağ sadece bir barış savunucusu değildi. Bölünmüş bir Kıbrıs’ta hakikat ve uzlaşma ruhunu kendi içinde somutlaştırdı. On yıllarca süren derin köklü sessizliği kırarak, her iki topluluğu da tarihlerinin en karanlık bölümleriyle yüzleşmeye zorladı. Devlet bürokrasilerinin feci şekilde başarısız olduğu yerde gerçek bir uzlaşma sağladı. Huzur içinde yatsın.”</em> diye konuştu.</p>
<p>Yazar Vivian Avraamidou Ploumbis de <em>“Kıbrıs için o, bir gazeteciden çok daha fazlasıydı. Hayatının neredeyse tamamını, bir insanın üstlenebileceği en zor görevlerden birine adadı.Kıbrıs'ta kayıp ve öldürülen insanların gerçeğini ortaya çıkarmaya çalıştı. Bunu resmî dosyalara ya da devlet arşivlerine dayanarak değil, insanların kendilerine ulaşarak yaptı. Kimin daha haklı olduğunu kanıtlamaya çalışmıyordu. Başka bir dil konuşuyor diye hiçbir annenin acısının daha az olmadığını göstermeye çalışıyordu. Neredeyse her şeyin ‘bizimkiler’ ve ‘onlar’ diye ayrıldığı bir Kıbrıs'ta Sevgül, artık hiçbir tarafa ait olmayan insanlar için yaşadı: Kayıplar, ölüler ve yıllarca bir cevap bekleyen aileler...  Keşke bizi bir araya getiren şeylerin ne kadar çok olduğunu hatırlamak için, en iyi insanlarımızı kaybetmek zorunda kalmasaydık.”</em> ifadelerini kullandı.</p>
<a href='/haber/sevgul-uludag-kimdir-321044' class='ccard ccard--news ccard--news-content'>
<div class='img-wrapper'>
<img src='https://static.bianet.org/list-haber/2026/06/30/sevgul-uludag-kimdir.jpg' alt='Sevgül Uludağ kimdir?' loading='lazy'>
</div>
<div class='txt-wrapper'>
<h5 class='headline'>Sevgül Uludağ kimdir?</h5>
<div class='date'>30 Haziran 2026</div>
</div>
</a>

<p>(HA)</p>]]></content:encoded><pubDate>Tue, 30 Jun 2026 13:44:00 +0300</pubDate></item><item><title><![CDATA[İstanbul'da 89 kişi serbest bırakıldı]]></title><link>https://bianet.org/haber/istanbul-da-89-kisi-serbest-birakildi-321041</link><media:content medium='image' type='image/jpeg' url='https://static.bianet.org/haber/2026/06/30/istanbul-da-89-kisi-serbest-birakildi.jpg'/><guid isPermaLink='true'>https://bianet.org/haber/istanbul-da-89-kisi-serbest-birakildi-321041</guid><description><![CDATA[İstanbul'daki NATO Parlamenter Zirvesi'ni protesto ettiği için gözaltına alınan 89 kişi, emniyet işlemlerinin ardından serbest bırakıldı.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul'da NATO Parlamenter Zirvesi'ni protesto eden Halkevleri, Devrimci Gençlik Dernekleri (DGD), Öğrenci Kolektifleri, Gençlik Komiteleri, Gençlik Komünleri ve Özgür Üniversite Hareketi üyelerinin aralarında bulunduğu 89 kişi gözaltına alındı.</p>
<p>İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü'ne götürülen 89 kişi, "2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu'na muhalefet" suçundan ifadelerinin alınmasının ardından serbest bırakıldı.</p>]]></content:encoded><pubDate>Tue, 30 Jun 2026 13:12:00 +0300</pubDate></item><item><title><![CDATA[LGBTİ+ aktivistine cezada indirim yok: Gerekçe “olumsuz kişilik özellikleri”]]></title><link>https://bianet.org/haber/lgbti-aktivistine-cezada-indirim-yok-gerekce-olumsuz-kisilik-ozellikleri-321040</link><media:content medium='image' type='image/jpeg' url='https://static.bianet.org/haber/2026/06/30/fobik-ve-diktator-paylasimina-ceza-istinaftan-dondu.jpg'/><guid isPermaLink='true'>https://bianet.org/haber/lgbti-aktivistine-cezada-indirim-yok-gerekce-olumsuz-kisilik-ozellikleri-321040</guid><description><![CDATA[LGBTİ+ ve insan hakları aktivisti Aytok Zozan Viyan’a “fobik” ve “diktatör” paylaşımları nedeniyle Cumhurbaşkanına hakaretten 1 yıl 2 ay hapis cezası veren Mersin 26. Asliye Ceza Mahkemesi, indirim ve HAGB uygulamamasına gerekçe olarak “olumsuz kişilik özelliklerini” gösterdi. Dosya istinaftan döndü.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Mersin’de iki X (Twitter) paylaşımı gerekçe gösterilerek “cumhurbaşkanına hakaret (TCK 299)” suçlamasıyla yargılanan LGBTİ+ ve insan hakları aktivisti Aytok Zozan Viyan, istinafta beraat etti.</p>
<p>Mersin Cumhuriyet Başsavcılığı hazırladığı iddianamede Viyan’ı şu paylaşımları yapmakla suçladı:</p>
<p>“Yaşadığım ülkenin cumhurbaşkanı beni düşman bellemiş, gurur duydum fobik!” (30 Ekim 2024)</p>
<p>“#kayyım Sana boyun eğmeyeceğiz, diktatör. Halklar ve uluslar kendi kaderlerini belirleme hakkına sahiptirler.” (20 Kasım 2024)</p>
<p>Savcılık, paylaşımların “cumhurbaşkanına hakaret” suçunu oluşturduğu iddia etti ve Viyan’ın TCK 299 uyarınca cezalandırılmasını istedi.</p>
<h3>“Paylaşımlar ifade özgürlüğü kapsamında”</h3>
<p>Dava Mersin 26. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Viyan, mahkemedeki savunmasında LGBTİ+ ve insan hakları aktivisti olduğunu, paylaşımları Türkiye’de ve dünyada yaşananlara eleştirel bakış açısı getirmek amacıyla yaptığını söyledi.</p>
<p>“Yaptığım paylaşımların ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini düşünüyorum” diyen Viyan, beraatini talep etti.</p>
<p>Avukatı da savunmasında, paylaşımların “hakaret” değil, Viyan’ın ifade özgürlüğü kapsamında yaptığı politik eleştiriler olduğunu söyledi. “Fobik” kelimesinin LGBTİ+ hakları bağlamında ayrımcılığa karşı eleştirel bir ifade olduğunu belirten müdafi avukat, “kayyım” ve “diktatör” ifadelerinin de seçim ve seçilme hakkı ile kayyım politikalarına yönelik eleştiri niteliği taşıdığını belirtti.</p>
<h3>Ertelememeye gerekçe: Kişilik özellikleri</h3>
<p>Mahkeme Viyan’a önce 1 yıl hapis cezası verdi. Paylaşımın alenen yapıldığı gerekçesiyle cezayı 1 yıl 2 aya çıkarıldı. Gerekçeli kararında söz konusu ifadelerin cumhurbaşkanının “onur, şeref ve saygınlığını rencide edecek” nitelikte olduğunu savundu.</p>
<p>Mahkeme, takdiri indirim, erteleme, seçenek yaptırıma çevirme ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerini de uygulamadı. Gerekçe olarak da Viyan’ın kişilik özelliklerini gösterdi:</p>
<p style="padding-left: 40px;"><em>“...Sanığın pişmanlığının gözlemlenemediği, belirlenen olumsuz kişilik özellikleri, suçun öncesindeki ve sonrasındaki davranışları, cezanın uyarma amacı özellikleri doğrultusunda umulan yarar ve varılan kanaate göre takdiri indirim sebeplerinin oluşmadığı…”</em></p>
<p>Viyan ilk derece mahkemesinin kararını istinafa taşıdı. Avukatı buradaki savunmasında, iddianamedeki paylaşımların bağlamından koparıldığı, Viyan’ın LGBTİ+’lara yönelik ayrımcılık ve kayyım politikaları hakkında kamusal tartışmaya katkı sunduğunu ifade etti.</p>
<p>Adana Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesi ise ilk derece mahkemesinin kararını kaldırarak Viyan’ın beraatine hükmetti. Kesinleşme şerhinde, Viyan’a yüklenen “cumhurbaşkanına hakaret” suçunun yasal unsurlarının oluşmadığını belirtti.</p>
<p>Hükmü CMK 223/2-a (Yüklenen fiilin kanunda suç olarak tanımlanmamış olması) üzerinden kurdu.</p>
<p>30 bin TL maktu vekâlet ücretinin hazineden alınarak Viyan’a verilmesine hükmetti.</p>
<h3>“Kimlik bilgilerim ifşa edildi, hedef gösterildim”</h3>
<p>Viyan, bianet’e yaptığı açıklamada yargılamaya giden sürecin 2024 Ocak’ında sosyal medyada hedef gösterilmesiyle başladığını söyledi.</p>
<p>X’te anonim hesaplar tarafından fotoğrafının, kimlik ve iletişim bilgilerinin, aile bilgilerinin, konumunun ve eğitim bilgilerinin ifşa edildiğini anlatan Viyan, paylaşımda “Bu arkadaşı milliyetçilerin ve muhafazakârların insafına bırakıyorum” anlamına gelen ifadeler yer aldığını belirtti.</p>
<p>Viyan, bunun üzerine avukatları aracılığıyla Mersin’de şikâyette bulunduklarını, bazı hesapların kapatıldığını ancak kalan hesapların kimlik ifşasını sürdüğünü anlattı.</p>
<p>Bir süre sonra polis tarafından arandığını, telefonu açmayınca babasının arandığını anlatan Viyan, polisle yaptığı görüşmede kendisine tehditkâr bir dil kullanıldığını kaydetti.</p>
<p>Avukatıyla birlikte emniyete giderek ifade verdiğini anlatan Viyan, burada kendisine “fobik” ifadesinin geçtiği paylaşımın gösterildiğini, ancak daha sonra açılan davada “diktatör” ifadesinin yer aldığı başka bir paylaşımın da suçlama konusu yapıldığını söyledi.</p>
<p>Viyan, süreci şöyle anlattı:</p>
<p style="padding-left: 40px;"><em>“Emniyete ifadeye gittiğimizde bize ‘diktatör’ ifadesinin geçtiği paylaşım gösterilmedi. Bize yalnızca ‘fobik’ ifadesinin geçtiği paylaşım soruldu. Ancak 5-6 ay sonra davanın bu paylaşım üzerinden de açıldığını gördük. Duruşmada 1 yıl 2 ay hapis cezası verildi. HAGB de uygulanmadı. Yaklaşık bir, bir buçuk yıl süren sürecin ardından istinaftan beraat kararı çıktı.”</em></p>
<p>Viyan, ilk derece mahkemesinin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını uygulamamasına da tepki gösterdi:</p>
<p style="padding-left: 40px;"><em>“Kararda kişilik özelliklerimle ilgili ifadelerle HAGB uygulanmadığı yazıyordu. Sistematik olarak bu da bir fobiklik. Kaldı ki söz konusu davanın açılma nedeninin LGBTİ+ kimliğim olduğu da çok açık.”</em></p>
<a href='/haber/tck-299-kaldirilmali-216273' class='ccard ccard--news ccard--news-content'>
<div class='img-wrapper'>
<img src='https://static.bianet.org/system/uploads/1/articles/spot_image/000/216/273/original/manset_mahkeme.jpg' alt='"TCK 299 Kaldırılmalı"' loading='lazy'>
</div>
<div class='txt-wrapper'>
<h6 class='surheadline'>BİA MANİFEST 2/ KASIM 2019</h6>
<h5 class='headline'>"TCK 299 Kaldırılmalı"</h5>
<div class='date'>26 Kasım 2019</div>
</div>
</a>

<p>(HA)</p>]]></content:encoded><pubDate>Tue, 30 Jun 2026 12:24:00 +0300</pubDate></item><item><title><![CDATA[Gençler sosyal medya kısıtlamasına mesafeli: "Yasak çözüm değil, girmek isteyen yolunu bulur"]]></title><link>https://bianet.org/haber/gencler-sosyal-medya-kisitlamasina-mesafeli-yasak-cozum-degil-girmek-isteyen-yolunu-bulur-321039</link><media:content medium='image' type='image/jpeg' url='https://static.bianet.org/haber/2026/06/30/genclerden-sosyal-medya-duzenlemesine-yasak-cozum-degil-girmek-isteyen-yolunu-bulur.webp'/><guid isPermaLink='true'>https://bianet.org/haber/gencler-sosyal-medya-kisitlamasina-mesafeli-yasak-cozum-degil-girmek-isteyen-yolunu-bulur-321039</guid><description><![CDATA[Sosyal medyayı gündelik hayatlarının parçası olarak kullanan üç genç, 15 yaş altına getirilecek kısıtlamanın tek başına çözüm olmayacağını belirterek, ebeveyn rehberliği ve platform sorumluluğuna dikkat çekiyor.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>TBMM’de kabul edilen düzenlemeye göre sosyal ağ sağlayıcılar, 15 yaşını doldurmamış çocuklara hizmet sunamayacak. Platformlar yaş doğrulama dahil gerekli önlemleri almakla yükümlü olacak. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ise uygulama esaslarını belirleyecek yönetmeliğin 6 ay içinde hayata geçirileceğini açıkladı.</p>
<p>Türkiye’de 15 yaş altındaki çocukların sosyal medya kullanımına ilişkin düzenleme Meclis gündemine gelirken, 15, 16 ve 17 yaşlarındaki üç gençle sosyal medya alışkanlıklarını ve olası kısıtlamaları konuştuk. Gençler, küçük yaştaki çocukların zararlı içeriklerden, siber zorbalıktan ve istismardan korunması gerektiğini söylüyor; ancak çözümün topyekûn yasak değil, içerik denetimi, platform sorumluluğu ve ebeveyn rehberliği olduğunu vurguluyor.</p>
<p>Sosyal medyayı gündelik hayatlarının parçası olarak kullanan üç genç, yasağın yaratabileceği sonuçlara dikkat çekiyor. Görüşülen gençlerin isimleri çocuk odaklı habercilik ilkeleri gereği haberde yer almıyor.</p>
<a href='/haber/cozum-yasak-degil-dijital-okuryazarlik-319113' class='ccard ccard--news ccard--news-content'>
<div class='img-wrapper'>
<img src='https://static.bianet.org/list-haber/2026/04/27/cozum-yasak-degil-dijital-okuryazarlik.jpg' alt='"Çözüm yasak değil dijital okuryazarlık"' loading='lazy'>
</div>
<div class='txt-wrapper'>
<h5 class='headline'>"Çözüm yasak değil dijital okuryazarlık"</h5>
<div class='date'>27 Nisan 2026</div>
</div>
</a>

<h3>Sosyal medya gündelik hayatın parçası</h3>
<p>Üç genç de en çok Instagram, TikTok ve Snapchat kullandığını söylüyor. Snapchat daha çok arkadaşlarla mesajlaşmak için kullanılıyor. Instagram ve TikTok ise arkadaşları takip etmek, video izlemek, gündemi, hobileri ya da ilgi alanlarını takip etmek için tercih ediliyor.</p>
<p>Sosyal medya ile tanışmaları ilkokul sonu ya da ortaokul yıllarına uzanıyor. Aile denetiminin yaşla birlikte azaldığını anlatan gençler, küçükken ekran süresi ya da hesap gizliliği gibi konularda ailelerinin daha fazla müdahil olduğunu söylüyor.</p>
<p>Gençlerden biri, TikTok hesabını ilk açtığında annesinin hesabı kontrol ettiğini; bir diğeri, YouTube’da kısıtlayıcı ayarlar kullanıldığını anlatıyor. Ancak sosyal medya hesaplarının şifreleri genelde ailelerle paylaşılmıyor.</p>
<p>Bir genç, “Hesap şifremi kimseyle paylaşmam. Biriyle tartışırsam, o şifre kötü amaçla kullanılabilir” diyor.</p>
<h3>“Kısıtlama olmalı ama tamamen yasak işe yaramaz”</h3>
<p>Gençlere göre küçük yaştaki çocuklar sosyal medyada özel bilgilerini paylaşma, yabancılarla iletişime geçme ya da zararlı içeriklere maruz kalma riskiyle karşı karşıya. Bu nedenle koruyucu önlemler gerekli.</p>
<p>Ancak üç genç de yasağın tek başına çözüm olmayacağını düşünüyor.</p>
<p>Bir genç, “Belli bir kesimi komple yasaklarsanız, o zaman başka yollar bulabilirler. Bu da yeni bir sorun oluşturabilir. Tamamen yasaklamak yerine velilerin ve içerik sağlayıcıların kontrolü olması lazım” diyor.</p>
<p>Bir diğeri de benzer biçimde, “Kısıtlama gelse bile buna bir yol bulacaklar. Girmek isteyen sosyal medyaya erişecek” sözleriyle yasağın aşılabileceğini söylüyor.</p>
<a href='/haber/cocuklar-dijital-dunyayi-nasil-goruyor-319339' class='ccard ccard--news ccard--news-content'>
<div class='img-wrapper'>
<img src='https://static.bianet.org/list-haber/2026/05/05/cocuklar-dijital-dunyayi-nasil-goruyor-1.png' alt='Çocuklar dijital dünyayı nasıl görüyor?' loading='lazy'>
</div>
<div class='txt-wrapper'>
<h5 class='headline'>Çocuklar dijital dünyayı nasıl görüyor?</h5>
<div class='date'>5 Mayıs 2026</div>
</div>
</a>

<h3>“Kullanıcıyı değil, içeriği denetleyin”</h3>
<p>Gençlerin ortaklaştığı noktalardan biri, düzenlemenin yalnızca çocukların erişimine odaklanmaması gerektiği. Onlara göre platformların sunduğu içerikler, algoritmalar ve şirketlerin sorumluluğu da tartışılmalı.</p>
<p>Bir genç, çocukların müstehcen içeriklere, ağır küfür ve hakaretlere maruz kalmaması gerektiğini belirterek, “Sadece kullanıcılara değil, yaşı tutan bir kullanıcının paylaştığı şeylere de daha katı sınırlandırmalar getirilmeli. Tabii ifade özgürlüğünü kısıtlamadan” diyor.</p>
<p>Bir diğeri ise “Neden sadece kullanıcıyı kısıtlıyoruz? Orada paylaşılan içerikler ya da kullanıcının maruz kalabileceği şeyler denetlenmeli” diye konuşuyor.</p>
<p>Gençlere göre TikTok’ta risk daha çok sınırsız içerik akışından, Snapchat’te ise tanımadıkları kişilerle mesajlaşma ihtimalinden kaynaklanıyor. Bir genç, Snapchat’te yabancı bir kişiyi arkadaş sanarak kabul eden çocukların risk altında kalabileceğini söylüyor.</p>
<h3>“Platformların sorumluluğu var”</h3>
<p>Üç genç de TikTok, Instagram, Snapchat ve Meta gibi şirketlerin kullanıcılarına karşı sorumlu olduğunu düşünüyor. Çünkü veriler, içerik akışı ve öneri sistemleri bu şirketlerin kontrolünde.</p>
<p>Bir genç, “Bizim neyi görüp görmediğimizi filtrelemek onların sorumluluğunda” derken, bir diğeri, “Bütün verilerimizi bir şekilde onlara veriyoruz, bunun korunması lazım” diyor.</p>
<a href='/haber/ifod-cocuklari-koruma-ambalajiyla-dijital-panoptikon-kuruluyor-316871' class='ccard ccard--news ccard--news-content'>
<div class='img-wrapper'>
<img src='https://static.bianet.org/list-haber/2026/02/19/ifod-cocuklari-koruma-ambalajiyla-dijital-panoptikon-kuruluyor.jpg' alt='İFÖD: ‘Çocukları koruma’ ambalajıyla &#39;dijital panoptikon&#39; kuruluyor' loading='lazy'>
</div>
<div class='txt-wrapper'>
<h5 class='headline'>İFÖD: ‘Çocukları koruma’ ambalajıyla 'dijital panoptikon' kuruluyor</h5>
<div class='date'>19 Şubat 2026</div>
</div>
</a>

<h3>Sosyal medyasız hayat gerçekçi bulunmuyor</h3>
<p>Gençler, sosyal medyanın yalnızca eğlence değil; haber, spor, hobi ve arkadaşlık ilişkileri için de kullanıldığını söylüyor. Bu nedenle tamamen sosyal medyasız bir hayatı gerçekçi bulmuyorlar.</p>
<p>Bir genç, “Hiç kullanmamak günümüzün standartlarına bakılırsa çok mümkün değil. İnsanların çoğu haberleri, hobilerini, sporu bu platformlardan takip ediyor. Bunu kullanmamak dünyayla iletişiminizi büyük oranda kesmek demek” diyor.</p>
<p>Yoğun sınav döneminde sosyal medyayı silmeyi denediğini anlatan bir başka genç ise sosyal medyayı bırakmanın zorluğunu şöyle ifade ediyor:</p>
<blockquote>
<p>Futbolu farklı yerden, basketbolu farklı yerden, haberleri farklı yerden takip edeceksiniz. Biz bunların hepsini tek bir yerden takip etmeye alıştık. Sosyal medyayı bir anda hayatınızdan çekmek, sigarayı bir anda hayatınızdan çekmeye benziyor.</p>
</blockquote>
<p>Üç gencin anlattıkları, sosyal medya tartışmasının yalnızca “yasak” ya da “serbestlik” ikiliğine sıkışmadığını gösteriyor. Gençler, küçük yaştaki çocukların korunmasını önemsiyor; ancak çözümün tüm erişimi kapatmak değil, içeriklerin denetlenmesi, platformların sorumlu tutulması, ailelerin rehberlik etmesi ve gençlerin dijital alanda özne olarak görülmesi olduğunu söylüyor.</p>
<p>(NÖ)</p>]]></content:encoded><pubDate>Tue, 30 Jun 2026 12:02:00 +0300</pubDate></item><item><title><![CDATA[Instagram, Kaos GL’nin hesabına ve Pride hesaplarına erişim kısıtlaması getirdi]]></title><link>https://bianet.org/haber/instagram-kaos-glnin-hesabina-ve-pride-hesaplarina-erisim-kisitlamasi-getirdi-321038</link><media:content medium='image' type='image/jpeg' url='https://static.bianet.org/haber/2026/06/30/instagram-kaos-glnin-hesabina-ve-pride-hesaplarina-erisim-kisitlamasi-getirdi.jpg'/><guid isPermaLink='true'>https://bianet.org/haber/instagram-kaos-glnin-hesabina-ve-pride-hesaplarina-erisim-kisitlamasi-getirdi-321038</guid><description><![CDATA[Platform, söz konusu hesapların Türkiye içinden erişilemediğini; ancak yurt dışından görünmeye devam ettiğini açıkladı.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Sosyal medya platformu Instagram, Kaos GL’nin hesabına “millî güvenlik ve kamu düzeninin korunması” gerekçesiyle erişim engeli getirdi.</p>
<div class="box-13"><em>Kaos GL, LGBTİ+ hakları alanında haber ve içerik üreten bir platform olmasının yanı sıra, bu alanda faaliyet yürüten bir sivil toplum örgütü olarak çalışmalarını sürdürüyor. Haber mecrasının Genel Yayın Yönetmeni Yıldız Tar ise 25 Haziran’dan bu yana tutuklu.</em></div>
<a href='/haber/gazeteci-ve-lgbti-hak-savunucusu-yildiz-tar-tutuklandi-320898' class='ccard ccard--news ccard--news-content'>
<div class='img-wrapper'>
<img src='https://static.bianet.org/list-haber/2026/06/25/gazeteci-yildiz-tar-tutuklandi.jpg' alt='Gazeteci ve LGBTİ+ hak savunucusu Yıldız Tar tutuklandı' loading='lazy'>
</div>
<div class='txt-wrapper'>
<h5 class='headline'>Gazeteci ve LGBTİ+ hak savunucusu Yıldız Tar tutuklandı</h5>
<div class='date'>25 Haziran 2026</div>
</div>
</a>

<p><em>Kaos GL</em>’nin aktardığına göre, kararla birlikte İstanbul Onur Haftası, İstanbul Trans Onur Haftası, Ankara Pride ve İzmir Pride hesapları da Türkiye’den görünmez hâle getirildi.</p>
<p>Platform, söz konusu hesapların Türkiye içinden erişilemediğini; ancak yurt dışından görünmeye devam ettiğini açıkladı.</p>
<p>Geçtiğimiz günlerde, LGBTİ+ derneklerinin yanı sıra LGBTİ+ hakları üzerine içerik üreten kurumlar, gazeteciler ve hak savunucularının hesapları X ve Instagram tarafından erişime engellenmişti. </p>
<a href='/haber/lgbti-haberleri-yapan-gazetecilerin-x-hesaplarina-erisim-engeli-320968' class='ccard ccard--news ccard--news-content'>
<div class='img-wrapper'>
<img src='https://static.bianet.org/list-haber/2026/06/27/lgbti-haberleri-yapan-gazetecilerin-x-hesaplarina-erisim-engeli.jpg' alt='LGBTİ+ haberleri yapan gazetecilerin X hesaplarına erişim engeli' loading='lazy'>
</div>
<div class='txt-wrapper'>
<h5 class='headline'>LGBTİ+ haberleri yapan gazetecilerin X hesaplarına erişim engeli</h5>
<div class='date'>27 Haziran 2026</div>
</div>
</a>

<div class="box-1">
<h3>Instagram’ın sansür politikası</h3>
<p>Instagram’ın (Meta’nın) içerik moderasyonu ve “erişim kısıtlama / görünmezleştirme” politikası yıllardır özellikle işgaller, protestolar ve insan hakları konularında tartışma yaratıyor. </p>
<p>Instagram söz konusu sansürlerde genellikle “topluluk kuralları + otomatik moderasyon + devletlerin talepleri” ile hareket ettiğini söylüyor.</p>
<p><strong>Filistin içerikleri (özellikle Gazze bağlamı)</strong>: 2021 ve sonrasında Filistin’le ilgili paylaşımlarda kullanıcılar, hikâyelerin (<em>story</em>), etiketlerin ve gönderilerin görünürlüğünün düşürüldüğünü, bazı içeriklerin “şiddet”, “terörle bağlantı” gibi gerekçelerle kaldırıldığını ya da algoritmik olarak bastırıldığını rapor etti. İnsan hakları örgütleri bu durumu “orantısız içerik moderasyonu” olarak eleştirdi. </p>
<p><strong>#BlackLivesMatter protestoları (ABD)</strong>: 2020 George Floyd protestoları sırasında bazı kullanıcılar, BLM içeriklerinin keşfete düşmediğini, etiketlerin kısıtlandığını veya geçici olarak aramada sorun yaşandığını bildirdi. Meta bunu “teknik hata” olarak açıkladı.</p>
<p><strong>Kürtçe ve siyasi içerikler (Türkiye örneği)</strong>: Türkiye’de dönem dönem Kürtçe paylaşımlar, siyasi içerikler veya bazı haber sayfaları “topluluk kuralları” gerekçesiyle kaldırılıyor ya da erişime kısıtlanıyor. (TY)</p>
</div>]]></content:encoded><pubDate>Tue, 30 Jun 2026 11:45:00 +0300</pubDate></item><item><title><![CDATA[Devlet Bahçeli: Askeri hastanelerin yeniden açılması milli beka meselesidir]]></title><link>https://bianet.org/haber/devlet-bahceli-askeri-hastanelerin-yeniden-acilmasi-milli-beka-meselesidir-321037</link><media:content medium='image' type='image/jpeg' url='https://static.bianet.org/haber/2026/06/30/devlet-bahceli-askeri-hastanelerin-yeniden-acilmasi-milli-beka-meselesidir.png'/><guid isPermaLink='true'>https://bianet.org/haber/devlet-bahceli-askeri-hastanelerin-yeniden-acilmasi-milli-beka-meselesidir-321037</guid><description><![CDATA[MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Meclis'te yaptığı konuşmada GATA geleneğinin çağın ihtiyaçlarına göre yeniden yapılandırılmasını “milli beka meselesi” olarak nitelendirdi.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin grup toplantısında konuştu.</p>
<p>Ankara’da yapılacak NATO Zirvesi’ne ilişkin değerlendirmelerde bulunan Bahçeli, NATO’nun Türkiye açısından “kayıtsız şartsız boyun eğilecek bir emir komuta merkezi” olmadığını söyledi.</p>
<p>Bahçeli, “NATO, güvenlik ihtiyaçlarının ve savunma zaruretlerinin doğurduğu bir ittifaktır. Bu ittifakın varlık sebebi; karşılıklı saygı, eşit muamele, hakkaniyetli yük paylaşımı ve tehdit algısında dürüstlüktür” dedi.</p>
<a href='/haber/avukatlar-nato-icin-yasami-insanlara-zindan-ediyorlar-320905' class='ccard ccard--news ccard--news-content'>
<div class='img-wrapper'>
<img src='https://static.bianet.org/list-haber/2026/06/26/avukatlar-nato-icin-yasami-insanlara-zindan-ediyorlar.jpg' alt='Avukatlar: NATO için yaşamı insanlara zindan ediyorlar' loading='lazy'>
</div>
<div class='txt-wrapper'>
<h6 class='surheadline'>ANKARA'DA 103 KİŞİ TUTUKLANDI</h6>
<h5 class='headline'>Avukatlar: NATO için yaşamı insanlara zindan ediyorlar</h5>
<div class='date'>26 Haziran 2026</div>
</div>
</a>

<h3>“NATO içinde askeri hastanesi bulunmayan tek ülke Türkiye”</h3>
<p>Konuşmasında Türkiye’nin savunma sanayisindeki gelişmelerine de değinen Bahçeli, ROKETSAN, ASELSAN, HAVELSAN ve TUSAŞ’ın Milli Savunma Bakanlığı himayesinde yürüttüğü çalışmaların Türkiye’nin savunma kapasitesini gösterdiğini söyledi.</p>
<p>Ancak askeri gücün yalnızca silah, füze, tank ya da gemi kapasitesiyle ölçülemeyeceğini belirten Bahçeli, harp koşullarında yaralanan askerlere müdahale edebilecek askeri sağlık sisteminin önemine dikkat çekti.</p>
<p>Bahçeli şöyle konuştu:</p>
<p>“Ne hazindir ki bugün NATO içerisinde askeri hastanesi bulunmayan tek ülke Türkiye’dir. Bu durum, ordumuzun büyüklüğü ve harekât kabiliyeti karşısında kabul edilemez tarihi bir noksanlıktır.”</p>
<p>Bahçeli, cephede kazanılan başarıların cephe gerisinde güçlü bir askeri sağlık sistemiyle tamamlanabileceğini ifade etti.</p>
<a href='/haber/ankara-kadin-platformu-ndan-nato-ya-karsi-eylem-321019' class='ccard ccard--news ccard--news-content'>
<div class='img-wrapper'>
<img src='https://static.bianet.org/list-haber/2026/06/29/ankara-kadin-platformu-ndan-nato-ya-karsi-eylem.jpg' alt='Ankara Kadın Platformu&#39;ndan NATO&#39;ya karşı eylem' loading='lazy'>
</div>
<div class='txt-wrapper'>
<h5 class='headline'>Ankara Kadın Platformu'ndan NATO'ya karşı eylem</h5>
<div class='date'>29 Haziran 2026</div>
</div>
</a>

<h3>“GATA geleneği yeniden ihya edilmeli”</h3>
<p>Bahçeli, konuşmasında Gülhane Askeri Tıp Akademisi’ne de atıf yaptı.</p>
<p>“GATA geleneği”nin askeri tıp disiplini açısından önemli olduğunu söyleyen Bahçeli, sivil sağlık sistemlerinin savaş cerrahisi ve cephe gerisi lojistik ihtiyaçlarını tam olarak karşılayamayacağını savundu.</p>
<p>Bahçeli, şehir hastaneleri, eğitim ve araştırma hastaneleri ile üniversite hastanelerinin önemli hizmetler verdiğini belirtti ancak askeri sağlık sisteminin savaş ve çatışma anlarında ayrı bir refleks gerektirdiğini söyledi.</p>
<p>“Askeri hastanelerin yeniden yapılandırılması; Gülhane ruhunun çağın modern ihtiyaçlarına göre yeniden ihyası ve harp cerrahisinin güçlendirilmesi milli beka meselesidir” diyen Bahçeli, askeri hastanelerin yeniden açılmasının şehitlere, gazilere ve görevdeki askerlere karşı bir sorumluluk olduğunu ifade etti.</p>
<p>(NÖ)</p>]]></content:encoded><pubDate>Tue, 30 Jun 2026 11:37:00 +0300</pubDate></item><item><title><![CDATA[Öğretmen Sendikası Kadıköy’de: “Çözüm için ısrarcıyız”]]></title><link>https://bianet.org/haber/ogretmen-sendikasi-kadikoyde-cozum-icin-israrciyiz-321035</link><media:content medium='image' type='image/jpeg' url='https://static.bianet.org/haber/2026/06/30/ogretmen-sendikasi-kadikoyde-cozum-icin-israrciyiz.png'/><guid isPermaLink='true'>https://bianet.org/haber/ogretmen-sendikasi-kadikoyde-cozum-icin-israrciyiz-321035</guid><description><![CDATA[Öğretmen Sendikası, Kadıköy’de yaptığı açıklamada Ankara’daki açlık grevine ara verdiklerini, talepleri karşılanana kadar mücadelenin farklı illerde süreceğini duyurdu.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>Öğretmen Sendikası, İstanbul Kadıköy’de yaptığı açıklamada taleplerinin karşılanmasını istedi. Ankara’daki eylemlerine ara verdiklerini belirten sendika, mücadelenin farklı illerde süreceğini duyurdu.</p>
<p>Öğretmen Sendikası üyeleri, Kadıköy Boğa Heykeli önünde bir araya geldi. “Mücadele sürüyor, öğretmenler acil çözüm bekliyor” pankartı taşıyan öğretmenler, buradan Rıhtım’a yürüdü.</p>
<p>Eyleme sendika, siyasi parti temsilcileri ve hak savunucuları da katıldı. Yürüyüş boyunca atılan sloganlara çevredekiler de destek verdi.</p>
<a href='/haber/sinifta-marx-akilda-kira-ozel-okul-ogretmenlerinin-yaz-kaygisi-320306' class='ccard ccard--news ccard--news-content'>
<div class='img-wrapper'>
<img src='https://static.bianet.org/list-haber/2026/06/08/sinifta-marx-akilda-kira-ozel-okul-ogretmenlerinin-yaz-kaygisi.png' alt='Sınıfta Marx, akılda kira: Özel okul öğretmenlerinin yaz kaygısı' loading='lazy'>
</div>
<div class='txt-wrapper'>
<h5 class='headline'>Sınıfta Marx, akılda kira: Özel okul öğretmenlerinin yaz kaygısı</h5>
<div class='date'>8 Haziran 2026</div>
</div>
</a>

<h3>"Öğretmenin hayatı NATO’dan daha önemlidir"</h3>
<p>Basın açıklamasını Öğretmen Sendikası İstanbul Temsilcisi Tuğba Güngör okudu. Güngör, Ankara’daki direnişlerine “zorunlu olarak” ara verdiklerini, ancak mücadeleyi farklı kentlerde sürdüreceklerini söyledi.</p>
<p>“Öğretmenin gündemi NATO’nun gündeminden önemsiz değildir; öğretmenin hayatı NATO’dan daha önemlidir” diyen Güngör, Ankara Valiliği’nin yayımladığı NATO genelgesine dikkat çekti.</p>
<p>Güngör, genelgeyle anayasal ve demokratik hakların yasaklandığını belirterek şöyle konuştu:</p>
<blockquote>
<p>Ankara Valiliği, NATO Genelgesi’ni yayımladı. Anayasal, demokratik hakların resmî olarak yasaklandığı genelgede açlık grevi yapmak dahi yasak. Öğretmenlere 16 gündür yasak olan çoğu şey 11 Temmuz’a kadar herkese yasak.</p>
<p>Şu noktayı vurgulamak isteriz: Rafa kaldırılan haklardan bahsetmiyoruz; 16 gündür öğretmenlere uygulanan baskı ve şiddetin resmî bir hâl alacak olmasının üzerinde duruyoruz.</p>
<p>Arkadaşlarımızın, ailelerimizin hayatı ve yaşayabilecekleri olumsuz durumlar karşısında sorumlu davranarak; kamuoyunun ve kamuoyunun temsiliyetini üstlenmiş aydın, akademisyen, sanatçı dostların çağrısına karşılık verdik. Ankara’daki direnişimize ara verip açlık grevimizi sonlandırdık. Mücadelemiz illerde, bugün burada, farklı biçimlerde büyük bir motivasyon ve enerjiyle devam ediyor.</p>
</blockquote>
<h3>“Bu birlikteliği devam ettirme zamanı”</h3>
<p>Güngör, sendikanın 1 Haziran’da ilk adımı attığını, 14 Haziran’da ise büyük bir direniş başlattığını söyledi. 15 Haziran’da açlık grevinin de eylem sürecine dahil olduğunu belirten Güngör, taleplerinin toplumda karşılık bulduğunu ifade etti.</p>
<p>Güngör şöyle devam etti:</p>
<p>“Taleplerimiz toplum nezdinde anlaşılır hâle gelirken Meclis’te ciddi yarılmalara neden oldu. Saldırılar karşısında geri adım atmayan, baskı ortamını kabullenmeyen öğretmenler toplumun sempatisini kazandı.</p>
<p>Eğitimde yaşananları dert edinen herkes, abluka altında dahi başını yere eğmeyen öğretmenlerin mücadelesinde kendi geleceğini gördü. Şimdi bu birlikteliği devam ettirme zamanı. Sendikamız 16 gün boyunca hiç yalnız kalmadı. Tüm dostlara teşekkür ediyoruz.”</p>
<a href='/haber/aclik-grevindeki-ogretmen-11-yillik-ogretmenim-40-bin-lira-maasla-gecinemiyorum-320608' class='ccard ccard--news ccard--news-content'>
<div class='img-wrapper'>
<img src='https://static.bianet.org/list-haber/2026/06/17/aclik-grevindeki-ogretmen-11-yillik-ogretmenim-40-bin-lira-maas-aliyorum.png' alt='Açlık grevindeki öğretmen: 11 yıllık öğretmenim, 40 bin lira maaşla geçinemiyorum' loading='lazy'>
</div>
<div class='txt-wrapper'>
<h5 class='headline'>Açlık grevindeki öğretmen: 11 yıllık öğretmenim, 40 bin lira maaşla geçinemiyorum</h5>
<div class='date'>17 Haziran 2026</div>
</div>
</a>

<h3>“Çözüm için ısrarcıyız”</h3>
<p>Güngör, açıklamanın sonunda Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin başta olmak üzere yetkililere çağrı yaptı.</p>
<p>“Adaletsizliğe, sömürüye, baskıya rağmen bu zamana kadar sorumluluk alan ve söylediğinin arkasında duran sadece öğretmenler oldu” diyen Güngör, işveren derneklerinin temsilcilerini, Milli Eğitim Komisyonu üyelerini, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’i ve AKP Grup Başkanvekillerini çözüm için adım atmaya çağırdı.</p>
<p>Güngör, “Çözüm için ısrarcıyız, netiz, kararlıyız” dedi ve şöyle konuştu:</p>
<blockquote>
<p>Onurlu mücadelemizi, biriken gücü ve enerjiyi Temmuz ayının ortasına kadar memleketin dört bir yanına taşıyoruz. Çözümün bu süre zarfında gerçekleşmemesi durumunda mücadelemizi aynı kararlılıkla, muhataplara en yakın nokta olan Ankara’ya çok daha güçlü ve toplumu arkamıza alarak taşıyacağız.</p>
</blockquote>
<p>(NÖ)</p>]]></content:encoded><pubDate>Tue, 30 Jun 2026 11:04:00 +0300</pubDate></item><item><title><![CDATA[LGBTİ+ hakları insan haklarıdır]]></title><link>https://bianet.org/yazi/lgbti-haklari-insan-haklaridir-321036</link><media:content medium='image' type='image/jpeg' url='https://static.bianet.org/haber/2026/06/28/lgbti-lar-yasak-tanimadi-kadikoy-de-24-istanbul-onur-yuruyusu.png'/><guid isPermaLink='true'>https://bianet.org/yazi/lgbti-haklari-insan-haklaridir-321036</guid><description><![CDATA[ILGA verilerine göre dünya genelinde LGBTİ+’ların haklarına yönelik baskı trendi artıyor. Diğer hak alanlarındaki gerilemeler ve ihlaller gibi, asli faktör siyasi iklim.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>LGBTİ+ olmak suç değildir. LGBTİ+’ların haklarının korunması ve geliştirilmesi için çaba sarf etmek insan hakları faaliyetidir. 2026 yılında ciddi baskı altında olan toplumsal kesimlerin başında LGBTİ+’lar geliyor.</p>
<p>Maalesef, LGBTİ+’lara yönelik baskı ne tekil ne de yerel bir mesele. Mevcut durum, dünyanın farklı yerlerinde insanların sadece cinsel yönelimleri nedeniyle baskılara maruz kaldığını gösteriyor. Bu bağlamda, LGBTİ+ alanında faaliyet yürüten hak savunucularının çalışma koşulları da zorlaşıyor.</p>
<h3>Erişim engelinin görünmez kıldığı</h3>
<p>19 Haziran’da İfade Özgürlüğü Derneği’nin internet sitesinde “<a href="https://ifade.org.tr/engelliweb/cok-sayida-lgbti-ve-kadin-orgutunun-x-hesabi-erisime-engellendi/" target="_blank" rel="noopener">Çok sayıda LGBTİ+ ve kadın örgütünün X hesapları erişime engellendi</a>” haberi yayımlandı. 5651 sayılı Kanun’un 8/A maddesine dayanan engelleme kararının gerekçesi milli güvenlik ve kamu düzeni. Bu karar uyarınca, listede yer alan hesaplar ya da ilgili paylaşımlar Türkiye’den görüntülenemiyor.</p>
<p>Bu kararın uygulanması sadece bahse konu paylaşımları değil, LGBTİ+’ların haklarını da görünmez kılmayı amaçlıyor. Çalışma, sosyal, kültürel, siyasal vb. alanlarda, yani yaşamın birçok alanında görünür ol(a)mayan LGBTİ+’ların önüne sosyal medya alanında da engeller çıkarılıyor.</p>
<p>Bu engelleme kararının Onur Haftası’na denk getirilmesi de kimlikleriyle görünür olmak ve haklarını korumak isteyenlerin alanını daraltıyor.</p>
<p>Kaos GL Derneği’nin <a href="https://kaosgldernegi.org/images/library/lgbti-larin-i-nsan-haklari-raporu-2025.pdf" target="_blank" rel="noopener">2025 yılı raporunun</a> net bir biçimde ortaya koyduğu üzere LGBTİ+’ların ifade özgürlüğü sistematik olarak engelleniyor.</p>
<p>Nihayetinde, ifade özgürlüğü alanındaki kısıtlamalar tekil ya da istisnai değil. Aksine, bu ihlaller, LGBTİ+’ların öncesinde ya da sonrasında maruz bırakıldığı diğer hak ihlalleriyle birlikte yaşamlarını daha da zorlaştırma riski içeriyor.</p>
<p>Bu engellemelerde son yıllarda sürekli bir artış gözlemlenmesi de bir başka kaygı verici husus.</p>
<h3>Erişim engelinden yürüyüş yasaklamasına</h3>
<p>Sosyal medya hesaplarının ve paylaşamlarının engellenmesinin <a href="https://bianet.org/haber/12-trans-onur-yuruyusu-taksimden-sonra-kadikoye-de-yasak-320750" target="_blank" rel="noopener">Onur Yürüyüşü</a> de engellendi. Anayasa’nın 34. maddesinin güvencesinde olan yürüyüşün engellenmesinde de kamu düzeni gerekçesine atıf yapıldı.</p>
<p>Sosyal medyadaki yasaklama gibi yürüyüş hakkının yasaklanmasının da LGBTİ+’ların görünmez kılınmasına yönelik bir önlem olduğu sonucuna varmak mümkün.</p>
<p>Yürüyüşe katılanlara yönelik müdahalenin sonucunda <a href="https://bianet.org/haber/lgbti-lar-yasak-tanimadi-kadikoy-de-24-istanbul-onur-yuruyusu-320972" target="_blank" rel="nofollow noopener">65 kişi gözaltına alındı</a>. Gözaltı sırasında ters kelepçe uygulanması ise işkence ve kötü muamele yasağının ihlali niteliğindedir.</p>
<h3>Tek ihlal engelleme değil</h3>
<p>Maalesef, LGBTİ+’ların ve bu alanda faaliyet yürüten savunucuların karşılaştığı tek engel, sosyal medya paylaşımlarının veya Onur Yürüyüşü’nün engellenmesi değil.</p>
<p>Kaos GL Genel Yayın Yönetmeni arkadaşımız Yıldız Tar, geçen hafta yine <a href="https://bianet.org/haber/gazeteci-yildiz-tar-lgbti-lara-acilan-savasin-tutsaklarindanim-320966" target="_blank" rel="noopener">tutuklandı</a>. 7-8 Temmuz 2026 tarihlerinde düzenlenecek 36. NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Ankara Zirvesi öncesinde Ankara’da gerçekleştirilen yaygın gözaltı operasyonunda 115 kişi hakkında tutuklama kararı verildi.</p>
<p>Yıldız Tar kısa süre önce de HDK davası kapsamında tutuklanmıştı. Yargılaması devam eden o davanın duruşmasına, gözaltında olduğu için katılamadı. <a href="https://bianet.org/haber/gazeteci-yildiz-tar-lgbti-lara-acilan-savasin-tutsaklarindanim-320966" target="_blank" rel="noopener">Yıldız Tar tutuklanmasının ardından ilettiği mesajında</a> maruz kaldığı baskıyı şu sözlerle ifade ediyor:</p>
<p><em>“Eşyayı adıyla çağırmaktan korkup çeşitli bahaneler üretseler de LGBTİ+’lara açılan savaşın tutsaklarındanım!”</em></p>
<p>Bence aile yılı değil, LGBTİ+’lara zulüm yılıydı! Bu zulüm 10 yıla döndü. Yargı paketleriyle geçirmek istedikleri düzenlemeleri LGBTİ+ hareketi ve tüm dostları olarak engellememizin hıncıyla hareket ediyorlar! Paketler geçmiş gibi davranıyor, uygulamada hormon engeli, sosyal medyada sansür ve son olarak da benim tutuklanmamla devam eden fiilî bir süreç yaratma derdindeler. Ancak bizim onurumuz ve haysiyetimiz ne yargı paketlerine ne de antidemokratik uygulamalara kurban edilebilir!</p>
<p>Yıldız’ın sözleri, LGBTİ+’ların ve bu alandaki savunucuların yaşadığı sorunların farklı boyutlarına dikkat çekiyor. Meclis gündemine gelen yargı paketinin LGBTİ+’ların haklarını daha fazla kısıtlama riskine de dikkat çeken Yıldız, insan onurunun önemini vurguluyor.</p>
<p>Ankara’daki operasyonda gözaltına alınan ve hakkında tutuklama kararı verilenler arasında, zaten ev hapsinde olan hak savunucusu dostumuz Tuğba Kahraman da var. Benzer şekilde, Doç. Dr. Emel Memiş de tutuklananlar arasında.</p>
<p>Tutuklanan arkadaşlarımızın en kısa sürede tahliye edilmesini istiyoruz.</p>
<h3>Engellemeler, tutuklamalar ve insan haklarını savunma hakkı</h3>
<p>Bu engeller sadece LGBTİ+’ları değil, hak mücadelesini de etkiliyor. İnsan haklarını savunma hakkı, LGBTİ+’ların haklarını savunmayı da içeriyor. Dolayısıyla, bu alanda yaşanan ihlaller insan hakları savunucularını ve örgütlerini de doğrudan ilgilendiriyor.</p>
<p>Sosyal medya paylaşımı ya da hesabı engellenenler arasında LGBTİ+ hakları örgütlerinin yanı sıra kadın hakları, insan hakları örgütleri (<a href="https://bianet.org/haber/ihd-istanbul-subesi-lgbti-komisyonu-kuruldu-257007" target="_blank" rel="nofollow noopener">İHD İstanbul Şubesi LGBTİ+ Komisyonu</a>), gençlik örgütleri, üniversite toplulukları vb. hesapların olması, bu alanlardaki diğer çalışmaları da olumsuz etkileme riski içeriyor.</p>
<h3>LGBTİ+ haklarına yönelik saldırı yaygın bir sorun</h3>
<p>1978’de kurulan Uluslararası Lezbiyen, Gey, Biseksüel, Trans ve İnterseks Birliği (ILGA), bünyesinde 170’ten fazla ülkede 2000’den fazla üye derneği barındıran bir federasyon. Federasyonun amacı, herkesin haklarına saygı gösterildiği, eşitlik ve özgürlük içerisinde yaşanan bir dünya yaratmak.</p>
<p>ILGA <a href="https://ilga.org/news/pride-month-2026-lgbti-maps-data/" target="_blank" rel="noopener">verilerine</a> göre dünya genelinde LGBTİ+’ların haklarına yönelik baskı trendi artıyor. Diğer hak alanlarındaki gerilemeler ve ihlaller gibi, asli faktör siyasi iklim. Yaygınlaşan aşırı sağ iktidarların ve otoriter rejimlerin politikaları, toplumun farklı kesimleri gibi LGBTİ+’ları da olumsuz etkiliyor.</p>
<h3>Son söz yerine</h3>
<p>Bu yazıdaki başlığı 17 Haziran 2025’teki <a href="https://bianet.org/yazi/lgbti-haklari-insan-haklaridir-308482" target="_blank" rel="noopener">yazımda</a> da kullanmıştım. Helin isimli transın intiharı üzerine yazdığım yazıda, meselenin tekil olmadığını vurgulamaya çalışmıştım. Aynı yazıda, LGBTİ+’ların haklarının korunmasının demokrasi ve insan hakları standartları ile doğrudan bağlantılı olduğuna belirtmiştim.</p>
<p>Aradan geçen bir yılın ardından maalesef hâlâ aynı noktadayız.</p>
<p>LGBTİ+’ların hakları vardır ve bu haklar insan haklarıdır.</p>
<p>(Oİ/VC)</p>]]></content:encoded><pubDate>Tue, 30 Jun 2026 11:00:00 +0300</pubDate></item><item><title><![CDATA[Ayşe Tokyaz davası perşembe günü devam edecek]]></title><link>https://bianet.org/haber/ayse-tokyaz-davasi-persembe-gunu-devam-edecek-321034</link><media:content medium='image' type='image/jpeg' url='https://static.bianet.org/haber/2026/06/30/ayse-tokyaz-davasi-basladi.jpg'/><guid isPermaLink='true'>https://bianet.org/haber/ayse-tokyaz-davasi-persembe-gunu-devam-edecek-321034</guid><description><![CDATA[Davada Cemil K.'ye Esra Tokyaz’ın ifadelerini gönderen polislerin de dosya kapsamına alınmasıyla 9’u tutuklu 11 erkek bu dosyada yargılanıyor.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul’da üniversite öğrencisi <a href="https://bianet.org/etiket/ayse-tokyaz-121660" target="_blank" rel="noopener">Ayşe Tokyaz</a>’ın öldürülmesine ilişkin davada, ihraç polis Cemil K.’nin baş sanık olduğu davanın üçüncü duruşması bugün Küçükçekmece Adliyesi’nde görüldü. Duruşmaya pğeşembe günü devam edilecek. Bugünkü duruşmada, sanık Cemil K. ve tanıklar dinlenildi.</p>
<p>Davada Cemil K.'ye Esra Tokyaz’ın ifadelerini gönderen polislerin de dosya kapsamına alınmasıyla 9’u tutuklu 11 erkek bu dosyada yargılanıyor.</p>
<p>Duruşmaya Cemil K.’nin savunmasıyla başlandı. Savunmanın ardından üç tanığın dinlenmesi bekleniyor. Ayrıca Esra Tokyaz, Diyarbakır’da öldürülen Ejegül Ovezova’ya yönelik şiddet iddialarıyla ilgili görsel deliller sunacağını açıkladı.</p>
<p>Esra Tokyaz, duruşmada Cemil K.’nin 2020’li yılların başından bu yana sistematik şiddet uyguladığını anlattı.  Bu iddialarla ilgili görsel deliller ve tanıklar bulunduğunu söyledi.</p>
<p>Tokyaz sunduğu belirtilen deliller arasında, Cemil K.’nin Ejegül Ovezova’ya yönelik darp iddialarına ilişkin görüntüler, darp raporu ve tanık beyanlarının olduğunu söyledi.</p>
<p>İddialara göre görüntülerde Ovezova’nın iple bağlandığı, darbedildiği, saçından sürüklendiği ve Cemil K.’nin bu sırada sigara içtiği görülüyor.</p>
<p>Esra Tokyaz ayrıca, Cemil K.’nin daha önce Ejegül Ovezova’ya yönelik baskı ve işkence uyguladığını, bazı kişilere yönelik tehdit ve manipülasyon girişimlerinde bulunduğunu iddia etti.</p>
<p>Duruşmaya Cemil K. cezaevinden SEGBİS'le bağlandı.</p>
<h3><strong>Cemil K.’nin savunması</strong></h3>
<p>Cemil K. savunmasında, dosyaya sunulan bazı delillerin eksik değerlendirildiğini öne sürdü. Avukatların soruşturma dosyasına ek deliller sunduğunu belirten Cemil K., kendisinin de bazı kayıtların incelenmesini istediğini söyledi.</p>
<p>Cemil K., Esra Tokyaz ile polis Mert arasında geçen konuşmalara ilişkin şu ifadeleri kullandı:</p>
<p>“Avukat soruşturma dosyasına beş ek sundu, bunların bizim delilimiz olduğunu söyledi. Sonrasında iki delil daha gönderdi. Ortaya çıkmasını istemedikleri delilden söz etmiyorlar. Ben o delilden bahsetmek istiyorum. Bu delil, Esra ile polis Mert arasındaki konuşmalar. ‘Esra’nın eşyaları mı?’ diye soruyor. Esra da ‘evet’ diyor. ‘Bu zorlama mı?’ diye soruyor. Aralarında ilişki olduğunu söylüyorlar. Mayosunun ıslak olduğunu söylüyor. Adli tıp incelemesinde ise kan olmadığı ortaya çıkıyor.”</p>
<p>Cemil K., kamuoyunda Esra Tokyaz’ın anlatımlarına inanıldığını ancak kendi iddialarını kanıtlayacağını savundu.</p>
<p>“Esra ne derse herkes inanıyor. Bunu anlıyorum ama ben tüm söylediklerimi ispatlayacağım” diyen Cemil K., Esra Tokyaz’ın kendisiyle ilgili bazı iddialarının gerçeği yansıtmadığını öne sürdü.</p>
<p>Cemil K., WhatsApp üzerinden yapılan bir görüşmeye ilişkin de “Ses kaydının kesildiğini söyledim. Sonrasında yanlış anlaşıldığını söylediler. Esra Tokyaz’ın iddia ettiği bazı cümleler o kayıtta yok” ifadelerini kullandı.</p>
<p>Savunmasında Ayşe Tokyaz’ın ölümü öncesine ilişkin iddialara da değinen Cemil K., “Ayşe’nin düştüğü gün hiç tartışmadık” dedi.</p>
<p>Cemil K., “Benim indirim talebim yok” diyerek herhangi bir ceza indirimi istemediğini belirtti.</p>
<p>Esra Tokyaz’ın bazı ifadelerine karşı çıkan Cemil K., “Burada iftira var. Üç farklı algı oluşturuluyor. Bu ses kaydının tamamı bende var” dedi.</p>
<p>Cemil K. ayrıca, Esra Tokyaz’ın “sürprizim var” şeklindeki sözlerine ilişkin de “Ben söylediklerimin arkasındayım” dedi.</p>
<p>Polis Mert ile ilgili iddialara da değinen Cemil K., kayıtları yedeklediğini ve bu nedenle inkâr edilmesini engellemek istediğini söyledi.</p>
<p>Duruşmada ayrıca Esra Tokyaz’ın Ayşe Tokyaz’a ilişkin değerlendirmeleri de gündeme geldi. Esra Tokyaz, Ayşe’nin şiddet gördüğünü gösteren görüntü ve belgelerin bulunduğunu belirterek, “Bu görüntülere bakınca kızın dayak yediği belli. Adam onu eczaneye götürmüş, Ayşe de adamın elini tutmuş” dedi.</p>
<p>Cemil K. savunmasına devam ederken, Ayşe Tokyaz ile yaşadıklarını anlattı. Cemil K., Ayşe’nin kendisine “Sana bir şey söylesem dinler misin? Sana her şeyi anlatsam, bir daha yalan söylemeyeceğim desem beni affeder misin?” dediğini, kendisinin ise “hayır” yanıtını verdiğini öne sürdü.</p>
<p>Cemil K., Ayşe’ye “Benimle konuşurken kaç kişiyle konuşuyordun?” diye sorduğunu, Ayşe’nin de “dört” yanıtını verdiğini iddia etti. </p>
<p>Cemil K., daha sonra yaşananları şöyle anlattı:</p>
<p>“Sonrasında hastaneye gitmedik, eczaneye gittik. Göz damlası aldık. Esra’ya ne diyeceğiz dedim, Ayşe ‘ben hallederim’ dedi. Eve gelince kapıya vurduk. Esra ‘gözüne ne oldu?’ dedi. Ayşe ‘lens kaçtı gözüme’ dedi.</p>
<p>Esra’ya öfkeliydim. Ona kinim vardı. ‘Bu evde sana yer yok, seninle görüşmeyeceğiz’ dedim. Ayşe ile gitmeye çalıştı. Ayşe ile odada konuştular. Ayşe gelmiyor, ben de gideceğim dedim. Ben zorla tutmuyorum, gitsin dedi. Esra ‘kalıyorsa kalacağım’ dedi. Ayşe ve Esra’yı kovdum. Onlar gitti.</p>
<p>Aradan on beş dakika geçmedi, kapı çaldı. Esra ve Ayşe kapıdaydı. Ayşe ‘telefonumu unuttum’ dedi. Bahane tabii. Bulamadı Ayşe de. ‘Ben gitmek istemiyorum’ dedi Ayşe.</p>
<p>O esnada Esra yine geldi, odaya gittiler. Bu iş çocuk oyuncağına döndü. Esra gitsin istiyorum. Esra gitti, Ayşe kaldı.”</p>
<p>Cemil K., ertesi gün Ayşe Tokyaz ile birlikte havuza gittiklerini ve iyi bir gün geçirdiklerini söyledi.</p>
<p>Savunmasına devam eden Cemil K., ayın 9’unda Ayşe’nin Esra ile görüştükten sonra “Esra’yı eve davet edelim” dediğini iddia etti. Kendisine “Ben çağıramam, evden kovduğum kişiyi nasıl davet edeyim” dediğini aktaran Cemil K., ayın 10’unda Ayşe’nin bu konuda tekrar ısrar ettiğini söyledi.</p>
<p>Cemil K., “Esra’ya haber verelim, yüzükleri getirsin” dediğini, Bahçelievler’de buluşmak için plan yaptıklarını belirtti.</p>
<p>Cemil K., devamında şunları söyledi:</p>
<p>“Cemal’i aradım. ‘Cemal, Esra’yı alırsın, Bahçelievler’e doğru gelin’ dedim. Ayşe yavaş hazırlanıyordu. ‘Sana aşağı inip meyve tabağı hazırlayayım’ dedi. Sonra düştü.”</p>
<p>Cemil K.’nin “kan” değil dediği delillere dair Tokyaz Ailesi’nin avukatı adli tıp raporunu okudu, “kan” olduğunu söyledi. Sordu, “Maktülün merdivenden düşerek öldüğünü söylüyor, ama merdivenin etrafında kan yok, bunu nasıl açıklıyor?”</p>
<p>Cemil K., “Tırnaktaki kanın benle bağı yok. Evde kan olan yerler dayak yediği yerdeki kandır. Bu dosyada aleyhime delil yok. Banyodaki kan da kadınsal durumdan olabililir. Bagaj kan olmuş diyoruz. Olay yeri incelme raporuna bakarsak vücudunda delici alet yaralamsı yok diyor. Bu yoksa vücudundaki elbiselerde yırtık yoksa, bu kan nereden geldi? Bilimsel açıklayayım. Ölüm sorması kan dolaşımı durur, kan pıhtılaşma özelliğini yitirir. En basit anlatımıyla morgda bulunan cesetlerdeki kan buradan oluşur. Ağzından kan dışarı çıkacaktır” dedi. </p>
<p>“Zaten kanama yok. Darp yok çünkü. O da önceki gün olan kan.”</p>
<p>Cemil K., “Ben yapmadım. Üç yerde kan var. Biri öncesinde dayak yediği yer” dedi. Cemil K., “Ayşe düşerken ben girmedim, güm diye bir ses geldi. 10 saniye sonra gitti kalkmak istemeye çalışıyor fakat kalkamıyor, Tuttum koltuğa yatırdım, ağzından köpükler geliyordu. Sonra öyle vakit geçti. Vefat edeceğin düşünmedim, dua etti. Telefona baktım bulamadım. Sanırım 40 dakika geçti, vücudu morarmaya başladı. Öncesinde kalp masajı yaptım. Sonrasında telefon cebimden çıktı” </p>
<p>Avukat Gülyeter Aktepe, “Eskort sitelerinin yazılımını siz mi yapıyorsunuz?” Cemil K., “Ben bu soruya yanıt vermiyorum. Hassas konu. Annesi burada” dedi. Gülyeter Aktepe, “Dayak attım, dövdüm derken ailesini düşünmüyorsan da şimdi mi hasar düşündün” dedi. Cemil K., “Yanıt vermeyeceğim” dedi.  </p>
<p>Avukat Gülyeter Aktepe “Konuşmanızda cinayet ifadesini kullandınız bunun özel bir nedeni var mı?” Cemil K., “Aklıma öyle geldi öyle söyledim” dedi. </p>
<h3>Tanık: Bana şiddet uyguladı, koruma kararı aldırdım</h3>
<p>Duruşmada konuşan tanık şöyle dedi: </p>
<p>"Cemil’i 2020 yılında tanıdım. Kendisi beni darp etti. Suç duyurusunda bulundum. Evden çıkarken onun hakkında suç duyurusunda bulunmayacağımı söyledim ve evden çıktım. Sitenin dışında kendi fotoğrafımı çektim. Bu fotoğrafı kendisine gönderdiğimde, hakkında suç duyurusunda bulunacağımı söyledim. “Korumа kararı istemişsin” diyerek beni aradı ve ifademin bütün detaylarını anlattı. Kendisi hakkında o zaman herhangi bir işlem yapılmadı. Ben de bu durumu dosyaya sundum.</p>
<p>Ece isimli bir kız arkadaşı vardı. Ona da şiddet uyguluyordu. O videoları ben çektim. Ece’ye, “Şikâyetçi olursan istersen sana yardımcı olabilirim” dedim ama Ece çok korkuyordu.</p>
<p>Beni darp ettiği sırada da “Seni burada öldürürüm, kimse bana bir şey yapamaz” diyordu. Ece ile imam nikâhı kıymıştı. Yasaklı madde kullanıyordu. Karakolda imza atması gerekiyordu ancak imza atması gerekirken “Bak, çıkmıyorum” diyordu.</p>
<p>Ben onu şikâyet ettikten sonra bana ulaştı, tehdit etti ve ifademi geri çekmem için para vereceğini söyledi. 2022 yılında bununla ilgili şikâyetimi geri çektim.</p>
<p>2024 yılında beni tekrar aradılar. Kendisine bir şey olacağını düşünmüyordum. Beni öldürmekle tehdit etti. Adımı değiştirdim, kendisi beni bulsun diye.</p>
<p>Beni döverek bazı şeyler söyletti ve bu ses kaydını ev arkadaşım Yağmur’a gönderdi. Kendisinin o tarihlerde silah ticareti yaptığını biliyorum. Samet isimli bir polis memuru da olayın içindeydi.</p>
<p>Eje’yi çok darp etti ve her defasında doktora götürüyordu. Ece’nin bütün aile bilgilerini ortaya çıkarmıştı.</p>
<p>Ben şiddet gördükten sonra Halkalı’daki karakola gittim. Oradaki polisler şikâyetimi almadı. Daha sonra Kanuni Sultan Süleyman Hastanesi’ne gittim ve oradan darp raporu aldım. Ondan sonra şikâyetçi olabildim.</p>
<p>Koruma kararı çıkardım. Daha sonra beni aradı ve tüm ifademi okudu. Bana “Koruma kararını eve getirdiler” dediler ve buna gülerek tepki verdi. Bana bunu, polis memuru olan bir arkadaşından öğrendiğini söyledi."</p>
<blockquote class="twitter-tweet" data-media-max-width="560">
<p dir="ltr" lang="tr">🟣 <a href="https://x.com/hashtag/Ay%C5%9FeTokyaz?src=hash&amp;ref_src=twsrc%5Etfw" target="_blank" rel="nofollow noopener">#AyşeTokyaz</a> | İstanbul’da üniversite öğrencisi Ayşe Tokyaz’ın öldürülmesine ilişkin, ihraç polis Cemil K.’nin baş sanık olduğu dava Küçükçekmece Adliyesi’nde görülüyor.<br><br>🗣️ Ayşe'nin Kardeşi Esra Tokyaz: "Bu sefer onların (sanıkların) manipülasyonlarına uymayacağım. onların… <a href="https://t.co/sWu4cq6Cfc" target="_blank" rel="nofollow noopener">pic.twitter.com/sWu4cq6Cfc</a></p>
— bianet (@bianet_org) <a href="https://x.com/bianet_org/status/2071866353212850247?ref_src=twsrc%5Etfw" target="_blank" rel="nofollow noopener">June 30, 2026</a></blockquote>
<p><img src="https://static.bianet.org/2026/06/e2.jpeg" alt=""></p>
<blockquote class="twitter-tweet" data-media-max-width="560">
<p dir="ltr" lang="tr">🟣 <a href="https://x.com/hashtag/Ay%C5%9FeTokyaz?src=hash&amp;ref_src=twsrc%5Etfw" target="_blank" rel="nofollow noopener">#AyşeTokyaz</a> | İstanbul’da üniversite öğrencisi Ayşe Tokyaz’ın öldürülmesine ilişkin, ihraç polis Cemil K.’nin baş sanık olduğu dava Küçükçekmece Adliyesi’nde görülüyor.<br><br>🗣️ Kadın Cinayetlerine Karşı Feministler'den Evrim Gürenin "Cemil Koç serbest bırakılmasaydı Ayşe… <a href="https://t.co/JEejVi52tL" target="_blank" rel="nofollow noopener">pic.twitter.com/JEejVi52tL</a></p>
— bianet (@bianet_org) <a href="https://x.com/bianet_org/status/2071853590369460618?ref_src=twsrc%5Etfw" target="_blank" rel="nofollow noopener">June 30, 2026</a></blockquote>
<div class="box-18">
<h3>"Yaşasın feminist mücadelemiz"</h3>
<p>Duruşma öncesinde Kadın Cinayetlerine Karşı Feministler, Küçükçekmece Adliyesi önünde basın açıklaması yaptı.</p>
<p>Açıklama öncesinde polislerin kadınlara engel olmaya çalıştığı belirtildi. Rüya Kurtuluş, “Ayşe’yi korumayan Küçükçekmece Karakolu bizi engellemeye çalışıyor” diyerek tepki gösterdi. Engellemenin ardından açıklamaya geçildi.</p>
<p>Açıklamayı okuyan Evrim Gürenin, Ayşe Tokyaz cinayetinin üzerinden geçen süreye ve dava sürecinde ortaya çıkan ilişkilere dikkat çekerek şunları söyledi:</p>
<p>“Ayşe Tokyaz’ın Cemil K tarafından öldürülmesinin üzerinden neredeyse bir yıl geçti. Sicilinde kasten yaralama, rüşvet, gasp, tehdit ve uyuşturucu kullanımı gibi birçok suç kaydı bulunan Cemil K., 2024 yılında meslekten ihraç edilmiş eski bir polis. Aynı zamanda 2023 yılında Diyarbakır’da bir sitenin 8. katından düşerek hayatını kaybeden ve kayıtlara ‘şüpheli ölüm’ olarak geçen Ejegül Ovezova’nın da katili.</p>
<p>Bu bir yılda görülen iki duruşmada, Cemil K.’nin ‘yardım eder diye düşündüm, aradım’ dediği ve Ayşe’nin bedeninin bulunduğu bavulu taşımak için para verdiği erkeklerin suç ortaklığı ortaya çıktı. Katilin getir götür işlerini yapan, cinayet sonrası evi temizleten, Esra kardeşini ararken karakollarda onu oyalayan, sosyal medyadan taciz eden ve ifade tutanaklarını Cemil K.’ye ileten erkeklerin bu cinayette rol aldığı görüldü. Cinayet sonrası yanında gezdirdiği başka bir polis erkeğin de suç ortaklığı bulunduğu ifade edildi.</p>
<p>Ayşe Tokyaz’ın yalnızca Cemil K. tarafından değil; görevini yapmayan, eski meslektaşlarını korumayı bir kadının yaşamından üstün gören kişiler ve bu suç ilişkilerine dahil olan erkekler tarafından da öldürüldüğü vurgulandı.</p>
<p>Kardeşi Esra Tokyaz’ın mücadelesi olmasaydı bu bağlantıların ortaya çıkmayacağı, dosyanın şüpheli ölüm olarak kapatılacağı ve olayın üzerinin örtüleceği belirtildi.</p>
<p>Bir önceki duruşmada, Esra Tokyaz’ın ifadelerini Cemil K.’ye ilettiği iddia edilen polislerin dinlendiği hatırlatıldı. Açıklamada, bu polislerin POLNET sistemi üzerinden ifade ve olay bilgilerini nasıl aktardıklarını anlattıkları ifade edildi.</p>
<p>Sanıkların büyük bölümünün tutukluluk gerekçelerini “medyanın olayı büyütmesi” olarak göstermesi eleştirilirken, gazetecilere ve davayı izleyen kadın örgütlerine yönelik tepkilere de dikkat çekildi. Dava sürecinde sorumluluğun görünmez kılınmaya çalışıldığı belirtildi.</p>
<p>Açıklamada, “Bu bir kadın cinayeti dosyasıdır. Bu dava, erkek şiddetinin nasıl örgütlü bir yapı içinde işlendiğini ve kadınların nasıl savunmasız bırakıldığını gösteriyor” denildi.</p>
<p>Evrim Gürenin, “Eğer Ejegül Ovezova dosyası kapatılmasaydı ve Cemil K. serbest bırakılmasaydı Ayşe hayatta olabilirdi. Esra’nın ihbarları ciddiye alınsaydı Ayşe hayatta olabilirdi” dedi. </p>
<p>Açıklama, tüm faillerin açığa çıkarılması ve cezalandırılması talebiyle sona erdi. Feministler, “Kadın cinayetlerini önlemekle yükümlü kurumlar etkin işletilene ve erkek şiddeti son bulana kadar mücadelemizi sürdüreceğiz. Yaşasın feminist mücadelemiz” dedi.</p>
<h3>"Şiddeti normalleştirmeyin"</h3>
<p><img src="https://static.bianet.org/2026/06/ka.jpeg" alt=""></p>
<p>Basın açıklamasının ardından söz alan Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu üyeleri, davadaki erkek dayanışmasına dikkat çekti.</p>
<p>Platform üyeleri, Cemil K.’nin Ayşe Tokyaz’ı öldürdükten sonra bedenini bir bavula koyduğunu belirterek, 11 sanıktan bazılarının cinayet sonrası delilleri karartma ve Ayşe’nin bedenini ortadan kaldırma sürecinde yardımcı olduğunu söyledi.</p>
<p>Cemil K.’nin dava boyunca Ayşe Tokyaz hakkında cinsiyetçi ithamlarda bulunduğunu belirten platform üyeleri, “Kadın bedeni üzerinden üretilen yargılar ve nefret söylemleri, bu tür şiddetin normalleşmesine zemin hazırlıyor” dedi.</p>
<p>Açıklamada, Esra Tokyaz’ın kardeşinin hayatından şüphelenerek karakola başvurduğu sırada verdiği ve gizli kalması gereken ifadenin Cemil K.’ye aktarıldığı hatırlatıldı.</p>
<p>Platform üyeleri, Cemil K.’nin Ayşe Tokyaz’ın yanı sıra Diyarbakır’da ölümü önce “şüpheli ölüm” olarak kayda geçen Ejegül Ovezova dosyasıyla da bağlantılı olduğunu belirterek, “Etkili bir soruşturma yürütülseydi Ayşe bugün hayatta olabilirdi” ifadelerini kullandı.</p>
<p>Açıklamada, “Cemil K. tedbiren bir gün bile tutuklanmadı. Bir şüpheli kadın ölümü soruşturulurken başka bir kadını daha öldürdü. Esra’nın mücadelesi olmasaydı Ayşe’nin ölümü de şüpheli kalacaktı” denildi.</p>
<p>Platform üyeleri, “Suçlular yıllarca serbest dolaşıp yeni suçlar işlerken, kadınların yaşadığı şiddeti anlatanların hedef alınması adalet duygusunu zedeliyor” diyerek tepki gösterdi.</p>
</div>
<p>(EMK)</p><script async="" src="https://platform.twitter.com/widgets.js" charset="utf-8"></script>]]></content:encoded><pubDate>Tue, 30 Jun 2026 10:52:00 +0300</pubDate></item><item><title><![CDATA[Sokaktaki köpekleri ‘yeterince’ toplamadıkları için üç belediye başkanı hakkında işlem]]></title><link>https://bianet.org/haber/sokaktaki-kopekleri-yeterince-toplamadiklari-icin-uc-belediye-baskani-hakkinda-islem-321033</link><media:content medium='image' type='image/jpeg' url='https://static.bianet.org/haber/2026/06/30/sokaktaki-kopekleri-yeterince-toplamadiklari-gerekcesiyle-uc-belediye-baskani-hakkinda-islem.jpg'/><guid isPermaLink='true'>https://bianet.org/haber/sokaktaki-kopekleri-yeterince-toplamadiklari-icin-uc-belediye-baskani-hakkinda-islem-321033</guid><description><![CDATA[İçişleri Bakanlığı, CHP’li Köyceğiz Belediye Başkanı Ali Erdoğan, AKP’li Narman Belediye Başkanı Aydemir Adem Kınalı ve DEM Parti’li Hilvan Belediye Başkanı Serhan Paydaş hakkında soruşturma izni verdiğini açıkladı.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>İçişleri Bakanlığı, sokaktaki hayvanların toplanmasına ilişkin yükümlülüklerini yerine getirmediği iddiasıyla Muğla’nın Köyceğiz, Erzurum’un Narman ve Urfa’nın Hilvan belediyelerine yönelik incelemelerini tamamladığını <a href="https://x.com/TC_icisleri/status/2071833554804502909?s=20" target="_blank" rel="nofollow noopener">duyurdu</a>.</p>
<p>Bakanlık, CHP’li Köyceğiz Belediye Başkanı Ali Erdoğan, AKP’li Narman Belediye Başkanı Aydemir Adem Kınalı ve DEM Parti’li Hilvan Belediye Başkanı Serhan Paydaş hakkında soruşturma veya ön inceleme izni verildiğini açıkladı.</p>
<p>Bakanlık, kararına gerekçe olarak Köyceğiz ve Narman’da yaşayan köpeklerin çocuklara zarar verdiği iddia edilen olayları; Hilvan’da ise belediyenin yeterince bakımevi kurmamasını gösterdi.</p>
<h3>“Bakanlığımız, kararlılığını titizlikle sürdürecektir”</h3>
<p>Açıklamanın devamı şöyle:</p>
<blockquote>
<p>Yaşanan bu iki üzücü olay üzerine yapılan inceleme ve değerlendirmeler sonucunda; Köyceğiz Belediyesine ait hayvan bakımevinin kapasite ve çalışma izinleri bakımından yetersiz olduğu, sahipsiz hayvanların toplanmasına yönelik faaliyetlerin etkin şekilde yürütülmediği ve veterinerlik hizmetlerinin ilgili mevzuata uygun olarak yerine getirilmediği,</p>
<p>Narman Belediyesince sorumluluk alanındaki sahipsiz hayvanların uzun süre toplanmadığı ve bu ihmal sonucunda meydana gelen köpek saldırısında belediyenin mevzuattan kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirmediği tespit edilmiştir. Toplanan bilgi ve belgeler ile ilgili mevzuat çerçevesinde yapılan değerlendirmeler neticesinde; görev ve sorumluluklarını mevzuata uygun şekilde yerine getirmedikleri değerlendirilen Köyceğiz Belediye Başkanı Ali Erdoğan ile Narman Belediye Başkanı Aydemir Adem Kınalı hakkında soruşturma izni verilmiştir.</p>
<p>Şanlıurfa’nın Hilvan ilçesinde ise belediyenin, 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu kapsamında hayvan bakımevi kurulmasına ilişkin yükümlülüklerini yerine getirmediği, bu kapsamda gerekli ödeneğin ayrılmadığı ve bakımevi yapımına yönelik herhangi bir işlem tesis edilmediği iddiaları üzerine yürütülen incelemeler sonucunda Hilvan Belediye Başkanı Serhan Paydaş hakkında konuya ilişkin araştırma/ön inceleme izni verilmiştir. Bakanlığımız, vatandaşlarımızın can güvenliğini koruma ve kamu görevlilerinin sorumluluklarını eksiksiz yerine getirmesini sağlama konusundaki kararlılığını titizlikle sürdürecektir.</p>
</blockquote>
<p>(TY)</p>]]></content:encoded><pubDate>Tue, 30 Jun 2026 10:50:00 +0300</pubDate></item><item><title><![CDATA[İnsan hakları savunucusu Arev Omedya, hayatını kaybetti]]></title><link>https://bianet.org/haber/insan-haklari-savunucusu-arev-omedya-hayatini-kaybetti-321032</link><media:content medium='image' type='image/jpeg' url='https://static.bianet.org/haber/2026/06/30/insan-haklari-savunucusu-arev-omedya-hayatini-kaybetti.jpg'/><guid isPermaLink='true'>https://bianet.org/haber/insan-haklari-savunucusu-arev-omedya-hayatini-kaybetti-321032</guid><description><![CDATA[İHD İzmir Şubesi: “İnsan hakları ve LGBTİ+ mücadelesinde aktif biçimde yer alan Arev Omedya’nın yaşamını yitirdiğini büyük bir üzüntüyle öğrendik. Arev’in anısı, dayanışması ve mücadelesi hep bizimle yaşayacak.”]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>İnsan Hakları Derneği (İHD) İzmir Şubesi eski Yönetim Kurulu Üyesi ve LGBTİ+ hakları savunucusu Arev Omedya, dün (29 Haziran) hayatını kaybetti.</p>
<p>Uzun süredir sağlık sorunlarıyla mücadele eden Omedya’nın cenaze töreni, İzmir Karabağlar Limontepe Cemevi’nde düzenlendi. Cenazesi ise Gökdere Mezarlığı’nda defnedildi.</p>
<p>Genç LGBTİ+ Derneği ile 20 Kasım Nefret Suçlarıyla Mücadele Derneği, hak savunucusunun ardından yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:</p>
<p><em>“Sevgili dostumuz Arev Omedya’yı kaybettik. Hepimizin başı sağ olsun. Cenaze töreni İzmir Karabağlar Limontepe Cemevi’nde saat 12.30’da yapılacaktır. Cenazesi Gökdere Mezarlığı’nda defnedilecektir. Ailesine ve yakınlarına sabır diliyoruz.”</em></p>
<p><em><img src="https://static.bianet.org/2026/06/euxqs8nxcaub3xz.jpg" alt=""></em></p>
<h3>İHD İzmir: Hepimizin başı sağ olsun</h3>
<p>İHD İzmir Şubesi de yaptığı açıklamada şöyle dedi:</p>
<p><em>“Sevgili dostumuz, yol arkadaşımız Arev Omedya’yı kaybetmenin derin üzüntüsü içindeyiz. Geçmiş dönemde İnsan Hakları Derneği İzmir Şubesi’nde Yönetim Kurulu Üyesi olarak emek veren; insan hakları ve LGBTİ+ mücadelesinde aktif biçimde yer alan Arev Omedya’nın yaşamını yitirdiğini büyük bir üzüntüyle öğrendik.</em></p>
<p><em>“Arev’in anısı, dayanışması ve mücadelesi hep bizimle yaşayacak. Ailesine, yakınlarına, dostlarına ve tüm mücadele arkadaşlarına sabır diliyoruz. Hepimizin başı sağ olsun.”</em></p>
<blockquote class="twitter-tweet">
<p dir="ltr" lang="tr">Sevgili dostumuz, yol arkadaşımız Arev Omedya’yı kaybetmenin derin üzüntüsü içindeyiz.<br><br>Geçmiş dönemde İnsan Hakları Derneği İzmir Şubesi’nde Yönetim Kurulu Üyesi olarak emek veren; insan hakları ve LGBTİ+ mücadelesinde aktif biçimde yer alan Arev Omedya’nın yaşamını yitirdiğini… <a href="https://t.co/VKNI8iY930" target="_blank" rel="nofollow noopener">pic.twitter.com/VKNI8iY930</a></p>
— İHD İzmir Şubesi (@ihdizmir) <a href="https://x.com/ihdizmir/status/2071678802120540227?ref_src=twsrc%5Etfw" target="_blank" rel="nofollow noopener">June 29, 2026</a></blockquote>
<p>(TY)</p><script async="" src="https://platform.twitter.com/widgets.js" charset="utf-8"></script>]]></content:encoded><pubDate>Tue, 30 Jun 2026 09:59:00 +0300</pubDate></item><item><title><![CDATA[Seferihisar'da belediye başkanı ile 11 kişi tutuklandı]]></title><link>https://bianet.org/haber/seferihisar-da-belediye-baskani-ile-11-kisi-tutuklandi-321031</link><media:content medium='image' type='image/jpeg' url='https://static.bianet.org/haber/2026/06/30/seferihisar-da-belediye-baskani-ile-11-kisi-tutuklandi.jpg'/><guid isPermaLink='true'>https://bianet.org/haber/seferihisar-da-belediye-baskani-ile-11-kisi-tutuklandi-321031</guid><description><![CDATA[İzmir merkezli rüşvet soruşturmasında adliyeye sevk edilen 20 kişiden Seferihisar Belediye Başkanı İsmail Yetişkin dahil 12 kişi tutuklandı.]]></description><content:encoded><![CDATA[<p>İzmir'de Seferihisar Belediyesi'ne yönelik yürütülen rüşvet soruşturmasında gözaltına alınan Belediye Başkanı İsmail Yetişkin'in de aralarında bulunduğu 12 kişi tutuklandı.</p>
<p>İzmir İl Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şubesi ekiplerince gözaltına alınan ve dün adliyeye sevk edilen 20 kişiden, 2'si savcılıktaki ifadelerinin ardından serbest bırakıldı.</p>
<p>Hakimliğe çıkarılan Seferihisar Belediye Başkanı İsmail Yetişkin ile başkan yardımcısı İ.K, özel kalem müdürü İ.Ç, yapı kontrol müdür vekili M.U. ve şehir plancısı N.Ö.E'nin de aralarında bulunduğu 12 kişi tutuklandı, 6 kişi hakkında adli kontrol kararı verildi.</p>
<div class="box-13">
<h3>Soruşturma</h3>
<p>Seferihisar Belediyesine yönelik rüşvet soruşturmasında Seferihisar Belediye Başkanı İsmail Yetişkin, Balçova Belediye Başkanı Onur Yiğit, Seferihisar Belediye Başkan yardımcıları N.H. ve İ.K, İzmir Büyükşehir ve Güzelbahçe Belediye Meclis Üyesi D.B'nin de aralarında bulunduğu 26 kişi hakkında gözaltı kararı verilmiş, İzmir merkezli İstanbul, Adana ve Aydın'da 25 Haziran'da düzenlenen operasyonlarda 25 şüpheli gözaltına alınmıştı.</p>
<p>Gözaltına alınanlar arasındaki Balçova Belediye Başkanı Yiğit'in annesi Meryem Yiğit ve Ö.F.S. emniyetteki ifade işlemlerinin ardından serbest bırakılmıştı.</p>
<p>Balçova Belediye Başkanı Onur Yiğit ile İzmir Büyükşehir ve Güzelbahçe Belediye Meclis Üyesi D.B, "ev hapsi" şeklinde adli kontrol şartıyla, şüphelilerden E.K. ise savcılıktaki ifadesinin ardından salıverilmişti.</p>
</div>
<a href='/haber/seferihisar-belediyesi-operasyonu-3-kisi-tutuklandi-320666' class='ccard ccard--news ccard--news-content'>
<div class='img-wrapper'>
<img src='https://static.bianet.org/list-haber/2026/06/18/seferihisar-belediyesi-ne-yonelik-rusvet-operasyonunda-3-kisi-tutuklandi.jpg' alt='Seferihisar Belediyesi operasyonu: 3 kişi tutuklandı' loading='lazy'>
</div>
<div class='txt-wrapper'>
<h5 class='headline'>Seferihisar Belediyesi operasyonu: 3 kişi tutuklandı</h5>
<div class='date'>18 Haziran 2026</div>
</div>
</a>

<p>(HA)</p>]]></content:encoded><pubDate>Tue, 30 Jun 2026 09:53:00 +0300</pubDate></item></channel></rss>