Oran ve Kaboğlu İçin Bakanlıktan İzin İstendi

Mahkeme, kin ve düşmanlığa tahrik ve yargıyı alenen aşağılama iddiasıyla 5 yıl hapis istediği Prof. Oran ve Prof. Kaboğlunu 301den yargılamak için Adalet Bakanlığından izin isteyecek. Dava 216 yönünden sürecek. İhbarcıların müdahilliği reddedildi.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yürüttüğü soruşturma sonucunda Azınlık Hakları ve Kültürel Haklar Çalışma Grubu Raporu nedeniyle dava açılan Başbakanlık İnsan Hakları Danışma Kurulu'nun (BİHDK) eski Başkanı Prof. Dr. İbrahim Kaboğlu ile Kurul üyesi Prof. Dr. Baskın Oran, bugün (Çarşamba) ilk kez hakim karşısına çıktılar.

Ankara 28. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmaya, Ceza Yasası'nın 216/1 ve 301/2 maddeleri uyarınca 1,5 ile 5 yıl hapis istemiyle yargılanan İki öğretim üyesi de katıldı.

İhbarcı kişilerin müdahilliği reddedildi

Mahkemede dava ile ilgili düşüncelerini açıklayan Prof. Dr. Oran, davanın açılmasına bir anlam veremediğini ifade ederek, kendisi ve Prof. Kaboğlu için düzenlenen İddianameyi "İcat-name", "İtham-name" veya "İftira-name" olarak nitelendirdi.

Taraflılık dışında dosyayı gayrı ciddi bulan Prof. Oran, buna dosyada bulunan 1 Temmuz 2005 tarihli ve 2004/98063 sayılı Cumhuriyet Savcısı'na ait belgeyi belgeyi kanıt gösterdi. Bu belgede, "Şüpheliler hakkında porno CD satmak suçundan kayıt yapıldığı" kaydı bulunuyor ancak şüphelilerin kim olduğunu belirtilmiyor.

Oran : Lozan'ın tahlili hangi maddeye göre suç?

Konuyu ironiyle ele alan Prof. Oran, "bütün şüpheleri 'suç ortağım' Prof. Kaboğlu'nun üstüne toplamak pahasına, bu 'porno CD satıcısı'nın ben olmadığımı burada ihtiyaten açıklıyorum" dedi.

İddianamenin içeriğini de eleştiren Oran, "Lozan'ın hangi vatandaşları kapsadığı İddianameyi niçin ilgilendiriyor? Lozan'ın tahlili sonucu şunu veya bunu söylemek hangi maddeye göre suç?" diye tepki gösterdi.

Yargılama 10 Nisan'da sürecek

Mahkeme, 301. maddeden açılan kovuşturmada Adalet Bakanlığı'ndan izin istemeye karar verdi. Yaklaşık 25 şahidin dinlendiği bugünkü duruşmada mahkeme, ihbarcı vatandaşların müdahil olmalarını reddetti. Yargılama 216. madde yönünde ise sürecek. Davaya 10 Nisan'da devam edilecek.

14 Kasım'da iddianamesini yazan Ankara Cumhuriyet Savcısı Nadi Türkaslan, rapordaki "Sevr Paranoyası" kavramına atfen, "bu raporda, azınlıklar yönünden ileri sürülen taleplerle, yurdumuzu işgal altına sokan Sevr Antlaşması'nın azınlıklara ilişkin hükümleri büyük benzerlikler göstermektedir. Böyle bir benzerlik karşısında Sevr paranoyasına kapılmanın yadırganacak bir yönü yoktur" ifadelerini kullanmıştı.

Savcı Türkaslan, "Türklük" yerine "Türkiyelilik" kavramı önerildiği için raporu eleştirmişti. (EÖ)


Ankara - BİA Haber Merkezi

15 Şubat 2006, Çarşamba

Erol ÖNDEROĞLU