Böyle İnsan Haklarına Hayır!
AÜ SBF'den Altıparmak, TBMM İnsan Hakları Komisyonu'nu kanununda "bireysel başvuruların önünü açacağı" söylenen değişikliğe itiraz ediyor. "Komisyon asli görevlerini yapmalı, uzmanlarla işbirliğine gitmeli."
Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) İnsan Hakları İnceleme Komisyonu başkanı Zafer Üskül, geçtiğimiz günlerde bir açıklama yaparak komisyona bireysel başvuruların önünü açan bir düzenleme hazırladıklarını söyledi.
Ankara Üniversitesi (AÜ) Siyasal Bilgiler Fakültesi İnsan Hakları Merkezi'nden Kerem Altıparmak, ilk bakışta olumlu görünse de, hem hukuken, hem içerik hem de yöntem açısından bu öneriye karşı çıkmak gerektiğini belirtti.
Altıparmak itirazlarını özetle şöyle sıralıyor:
Hukuken
İnsan Hakları İnceleme Komisyonu da bir ihtisas komisyonu ve asli görevi TBMM’nin görevlerini düzenleyen Anayasa’nın 87. maddesinde öngörüldüğü üzere yasama sürecine katılmak ve hükümeti denetlemek.
Bununla birlikte komisyon bu görevini şimdiye kadar hiç yerine getirmedi. Yasalar çıkarılırken, uluslararası anlaşmalar onaylanırken komisyonun görüşü alınmadı.
Komisyonla, Başbakanlık İnsan Hakları Başkanlığı, il ve ilçe insan hakları komisyonları veya ceza ve infaz kurumları izleme kurulları arasında oluşturulacak idari ilişki, görev paylaşımı bu ilişkiyi düzenleyecek yasayı Anayasaya aykırı hale getirir. Komisyon, bilgisayarla idareye bilgi aktarmak için değil ancak insan hakları ihlallerini takip edip, yasama faaliyetine katkıda bulunmak için bireysel şikâyet alabilir.
Yöntem açısından
Komisyonu, içinde bizim de bulunduğumuz akademik merkezleri ve insan hakları örgütlerini ayrı ayrı kabul edip, görüş alış verişinde bulunacağı taahhüdünde bulunmuştu. Fakat bu tasarı oluşturulurken bile bu gerçekleşmedi.
İçerik açısından
İnsan Hakları Başkanlığı, il ve ilçe kurulları ve ceza ve infaz kurumları izleme kurullarının insan hakları alanında ciddi bir katkı yapmaktan uzak olduğu öteden beri belirtiliyor. Bu kurullara ilişkin yapılan değişiklikler uyarıları dikkate almadığı gibi, yukarıda belirtildiği üzere İnsan Hakları İnceleme Komisyonu da bu sürece hiç dâhil olmuyor.
İdari ve mali özerkliği olmayan bu kurumlar, uluslararası standartları ve Türkiye’nin özgül koşullarını karşılamaktan tamamen uzak yapılar. İnsan hakları alanında güven ve umut yaratmayan bu kurumlar üzerine yeni yapılar inşa etmek, ihtiyaç duyulan ve yapılandırması zaten çok uzun sürecek insan hakları örgütlenmesini ertelemekten başka bir anlam taşımıyor.(KA/EÜ)
* Altıparmak'ın makalesinin tamamına ulaşmak için: İnsan Haklarına Hayır!
Ankara - BİA Haber Merkezi
01 Nisan 2008, Salı