"Feminist grupların davamızla ilgili çalışmalarına saygıyla bakıyorum. Sevan Bey ile yaşadığımız münasebetsiz olayın basında yer almasını hiç istemedim. Yaşanacakların selameti açısından artık sükunete ihtiyacım olduğunu ifade etmeliyim."
Sevan Nişanyan'ın eşine yönelik, kabul edilmesi imkansız eyleminin basına yansıması, özellikle de gazetelerde ele alınış biçimi, Nişanyan ailesinin bireylerini derinden yaraladı.
Agos'a konuşan, olayın birincil muhatabı ve mağduru Müjde Nişanyan, üzüntüsünü "Sevan Bey ile yaşadığımız münasebetsiz olayın basında yer almasını hiç istemedim. Eğer jandarmadaki ifademin bir şekilde basına sızacağını bilseydim, olayı emniyete dahi taşımazdım" sözleriyle dile getirdi.
Feminist gruplara desteklerinden dolayı teşekkür eden Nişanyan, haberin basına yansımasıyla birlikte çeşitli çevrelerce olayın ele alınışında sağduyunun yitirilmiş olduğunu belirterek, feminist gruplardan da konuya hassasiyetle yaklaşmalarını istedi:
"Telefonların ardı arkası kesilmiyor. Sağ duyulu yaklaşımlarınız ve bana verdiğiniz manevi destek için kalpten teşekkür ediyorum. Feminist grupların davamızla ilgili çalışmalarına saygıyla bakıyorum. Sevan Bey ile yaşadığımız münasebetsiz olayın basında yer almasını hiç istemedim. Ve eğer jandarmadaki ifademin bir şekilde basına sızacağını bilseydim, olayı emniyete dahi taşımazdım. Çünkü benim bakmakla yükümlü olduğum üç çocuğum var ve bu çocuklar yaşananlardan tarifsiz bir şekilde yıpranmış ve hasar görmüş durumdalar.
"Boşanma sürecine girdiğimiz şu günlerde daha serinkanlı hareket edebilmek için mümkün olduğunca basından uzak kalmaya çalışacağım. Çünkü çeşitli çevrelerce olayın ele alınış şekli ve yansıtılmasında sağduyu yitirilmiş, olay şirazesinden kaymış durumda. Feminist örgütlenmenin organize oluş tarzından ve faaliyetlerinden oldukça etkilenmiş olmakla birlikte, yaşanacakların selameti açısından artık sükunete ihtiyacım olduğunu ifade etmeliyim. Feminist çalışma gruplarının da bizimle ilgili faaliyetlerinde aynı hassasiyeti göstereceklerini umut ediyor, tekrar teşekkür ediyorum. Şunu da belirtmek isterim ki bu süreç zarfında hiçbir şekilde provokasyon yapmadım ve bir Agos çalışanının bu sebepten işten ayrılmasına çok üzüldüm." (FT/TK)
* Bu haber, haftalık Agos'un 4 Temmuz 2008 tarihli sayısında yayınlandı.

BAĞIMSIZ İLETİŞİM AĞIBağımsız İletişim Ağı (BİA) IPS İletişim Vakfı'nın çalışmalarının merkezinde yer alıyor. BİA, “bağımsız medya”nın güçlendirilmesi hedefiyle, 1997'den bu yana dört temel etkinlik alanı üzerinde gerçekleştirilen bir sürekli proje. Türkiye’de ve dünyada daha çok internet haber sitemiz bianet.org dolayısıyla yaygın olarak bilinse de, BİA günlük haber üretiminin ötesinde, iletişim sürecinin bütün uğraklarını dönüştürmeyi hedefliyor.

IPS İLETİŞİM VAKFIIPS İletişim Vakfı “İletişim ve kalkınma alanındaki projeleri gerçekleştirmek ve desteklemek” amacıyla 1993'te kuruldu. Vakıf etkinliklerini, yerel ve uluslararası kaynaklardan sağladığı hibe ve bağışlarla gerçekleştirdiği projeler üzerinden sürdürüyor.

BİA KİTAPLIĞIBİA Kitaplığı, Bağımsız İletişim Ağı’nın 2001-2009 arasında sürdürdüğü eğitim çalışmalarının ürünü olan “Habercinin Elkitabı“ dizisinden 5, “Hak Haberciliği” disizinden 4 kitabı; gazeteciler için kılavuzların yanısıra mesleğe adım atmaya hazırlananlara yönelik yayınları da kapsıyor. Kitaplık, Türkçe iletişim yazınında uluslararsı standartlarda üretilmiş, kimileri kendi alanlarında ilk olan öncü telif çalışmalardan oluşuyor.
BİZE ULAŞIN