
3 Aralık Çarşamba, Son güncelleme 00.00
Anahtar Sözcükler
İlgili Bianet Haberleri
Haberler
Gündemdekiler
Genç gazeteci adayları, gazeteci Talu, hukukçu Yılmaz ve Doç. Dr. Alankuş'la IPS İletişim Vakfı'nın "medyaya hazırlık" programında başka bir medyanın olanaklarını tartıştılar.
BİA Haber Merkezi - İstanbul
3 Eylül 2007, Pazartesi
IPS İletişim Vakfı'nın "Okuldan Haber Odasına" programına katılan 20 kadar genç haberci ve iletişimci, eğitimin ilk gününün sonunda bilgilerinin pekiştiğini, medya profesyonelleriyle tanışmanın yararlı olduğunu söylediler.
"Başka bir iletişim" için medyayı dönüştürmenin
olanakları üzerine tartışmaya başlayan genç haberciler ve iletişimcileri en çok
etkileyen konulardan biri de habercilerin birer emekçi olarak özlük hakları ve
sorumlulukları konusu oldu.
Eğitim programının dün (2 Eylül) Bilgi Üniversitesi Dolapdere Kampüsü'ndeki ilk gününe gazeteci Umur Talu, Doğu Akdeniz Üniversitesi'nden Doç. Dr. Sevda Alankuş ve hukukçu Rana Yılmaz eğitimci olarak katıldılar.
IPS İletişim Vakfı Başkanı Nadire Mater, üç yıl üst üste gerçekleştirilecek, genç gazeteci adaylarını medyada çalışmaya hazırlayacak olan Okuldan Haber Odasına programıyla, Bağımsız İletişim Ağı'nın (BİA) yeni projesi "Haklar İçin Habercilik, Gazeteciler İçin Özgürlük"le ilgili bilgi verdikten sonra iki nedenle heyecanlı olduğunu söyledi:
"İlk kez böyle bir gazetecilik toplantısında kadınlar çoğunlukta. Ve ilk kez yeni mezunlarla birlikteyiz."
Sabah gazetesi yazarlarından Talu, gazetecilikteki
değişimleri özetlediği konuşmasında, geçmişe göre daha serbest, etik kodlara
daha uygun, daha hızlı, ama daha az muhalif bir bir gazetecilik ortamının olduğunu saptadı ve şu soruyu sordu:
"Özgür olunca gerçekten özgür oluyor muyuz?"
Şu an yaşananın özgürlük değil, serbestlik olduğunu söyleyen Talu, "Vicdanınızı, aklınızı, mücadele gücünüzü, serbestliğinizi özgür olmak için kullanmak mümkün" dedi.
Gazetelerin üst yönetiminin yaşam tarzıyla halktan ve haklardan koptuğunu, oysa bunu şimdiki ortamda da yapmanın mümkün olduğunu ifade eden Talu, "canı yananların" sesini duyurmanın önemine dikkat çekti. Bunun için İnternet'in hem ticari hem de habercilik açısından gazetecilere yeni olanaklar sunduğunun altını çizdi.
"Gazetecilik kendin gibi olmayanı anlama çabasıdır; yoksa ne işe yarar" diye soran Talu, medyadaki sermaye birikiminin haberciliği nasıl etkilediğini şöyle açıkladı:
"Medyada gövde, hız ve paralar büyüyor. Aydın Doğan Hürriyet'i 90 milyon dolara almıştı. Bugün Sabah ve atv için 1 milyar 200 milyon dolar fiyat biçiliyor. Bu değer artışını anlarsanız, gazeteciliğe ne olduğunu da anlarsınız.
"Bugün finans şirketi Merrill Lynch Sabah'ı almaya çalışıyor. Düşündüğü şey pazar büyüklüğü, gazetecilik değil."
Doç. Dr. Alankuş da, gazeteci adaylarına "etik ve
politik olarak sorumlu gazetecilik için yeni habercilik arayışları"nı
anlattı. Hak haberciliği, yurttaş gazeteciliği ve barış gazeteciliği
kavramlarından söz eden Alankuş, medyada kadına yönelik hak ihlallerinden
örnekler vererek, yaygın medyanın bütün "ötekiler"e nasıl
davrandığını, dil ve söylemiyle güçsüz ya da ayrımcılığa uğrayan grupları
iletişim haklarını kullanmaktan nasıl alıkoyduğunu gösterdi.
Bunun ayrımcılığa uğrayanları kendi gibi olanların deneyiminden yoksun bırakmasına, dolayısıyla "dilsizleştirmeye" ve güçlenmekten alıkonmaya neden olduğunu vurguladı. Ayrıca yaygın medyada egemen olan cinsiyetçi, ayrımcı dilin örneklerini verdi.
Çatışma, savaş haber olurken, barışın haber olmamasına, gündelik hayata tercüme edilebilen bir barış gazeteciliğinin de mümkün olduğuna dikkat çeken Alankuş, haber kaynaklarından nesnelliğe, ünlü 5N+1K sorularından söylem ve dile kadar, haberi haber yapan öğelerin de dönüştürülmesi gerektiğini söyledi.
Avukat Rana Yılmaz, hizmet sözleşmesinden ücretlerin
ödenmesine, tazminatlardan yıllık ücretli izinlere, fazla mesaiden sendikal
haklara kadar, gazetecilerin emek haklarını özetledi. Gazetecilerin Basın İş
Yasası'yla tanımlanan haklarının uygulamada hangi yöntemlerle sık sık ihlal
edildiğinin öneklerini verdi.
Yılmaz, gazeteci adaylarına sendikal mücadelenin önemini anımsattı; "Uğradığınız haksızlıkları her platformda dile getirin. Toplu olarak mücadele edip harekete geçmezsek, her seferinde haklarınız geri alınacaktır" dedi. Ayrıca bireysel davaların ve itirazların da hak ihlal eden uygulamaları dönüştürebildiğini anlattı.
Gazeteci adayları, Yılmaz'ın konuşmasının ardından özellikle stajyerliğin ardından nasıl kadrosuz ve hakları ihlal edilerek çalıştırıldıklarını anlattı; sık sık örnek vakalar üzerinden sorular sordu.
Eğitimin ilk gününe katılanlar şöyle: Çağla Ağrıgöl (Agos Gazetesi), Tülin Sepetçi (Akdeniz Üniversitesi), Persude Erdem (Ankara Üniversitesi), Feyza Yavuzer (Atatürk Üniversitesi), Kemal Hoca (D. Akdeniz Üniversitesi), Özge Erbalaban (Ege Üniversitesi), Selma Kara (Erciyes Üniversitesi), Güllüşah Sürekli (Fırat Üniversitesi), Müge Çelebi (Galatasaray. Üniversitesi), Yasemin Akşit (Gazi Üniversitesi), Berktan Kuru (İst. Ticaret Üniversitesi), Burcu Bayır (Kocaeli Üniversitesi), Gizem Karakış (Lefke Avr. Üniversitesi), Utku Ceylan (Maltepe Üniversitesi), Rasul Usenaliyev (Manas Üniversitesi), Erhan Kılıç (Selçuk Üniversitesi), Yıldız Türk (Yeditepe Üniversitesi) (TK)
| Ana Sayfa |
Yazarlar | Arşiv-Arama | Bilgi-Belge
| Çocuk Sitesi | BİAMag |
Kadının Penceresi | News in English Haber Listesi | Galeriler | Linkler | Künye | BİA Kitaplığı | BİA Hakkında Bu web sitesi IPS İletişim Vakfınca İsveç Uluslararası Kalkınma Ajansı (SIDA) desteğiyle yürütülen, "Haklar İçin Habercilik, Haberciler İçin Özgürlük" -kısa adıyla BİA3 - projesi kapsamında yayınlanmaktadır. Web sitesinin yeniden düzenlenmesi masraflarına Uluslararası İfade Özgürlüğü Değişimi (IFEX) de katkıda bulunmuştur. Bu web sitesinin içeriği yalnızca IPS İletişim Vakfı'nın sorumluluğundadır ve hiçbir biçimde SIDA'nın tutumunu yansıtmamaktadır. |