3 Aralık Çarşamba, Son güncelleme 00.00

Sokaklardaydık, Yine Olalım!

Dayağa Karşı Kampanyanın en önemli yanlarından biri de farklı politika yapma tarzlarının olabileceğini göstermesiydi. Ha bir de şimdi daha genç olanlar bağırıyor ya inadına isyan, inadına özgürlük. İsyankardık! İsyankarlık kanallarını hiç kapatmayalım.

BİA Haber Merkezi - İstanbul

17 Mayıs 2007, Perşembe

Suskunduk ve bekledik/ Yaşandı Seyrettik/ Sonunda Yeter dedik/ Bir daha susmayana dek (ısrarla susmayacağıııız şeklinde söyleyen arkadaşlar da var tabii)

Kadınlar Vardııııır…

20 yıl geçti diyorsunuz yani! 20 yıl geçti ve bu şarkının hala temiz bir kaydını yapamadın da diyorsunuzdur herhalde. Her 8 Mart olur olmadık yerlerde telefonla arayıp “şarkıyı söyler misin” dediğinize göre…

Biz bu şarkıyı söylediğimiz zamanlara kadar kadınlar “susmuş ve bekliyor” değillerdi tabii. Bizden önce, hatta Osmanlı döneminde kadınların çok önemli mücadeleler vermiş olduğunu ve feminist sözleri olduğunu ben kendi adıma sonradan öğrendiğimi ifade etmek isterim.

Yoğurtçu Parkı bir ilkti

Ama “Dayağa Karşı Kampanya” ve Yoğurtçu Parkı’nda gerçekleştirdiğimiz yürüyüş yine de bir ilkti. Dönüştürücüydü, çok heyecan vericiydi…

Neredeyse bütün arkadaşlarımın yüz ifadelerini, böyle bir yürüyüşü düzenlemekten duydukları sevinci gözümün önüne getirebiliyorum hala…

20 yıldan bugüne adımlayarak geldiğimde gördüklerim; kadınlara yönelik şiddetin en azından meşruiyetinin azalması, başta “ev içi emek” “evlilikte tecavüz” gibi ciddi politik dayanakları olan kavramların da içinde yer aldığı birçok yasal değişiklik ve yaygınlaşan kurumlar diyebilirim.

Ama hala Mor Çatı (lar) yok, hala aile ve şiddeti besleyen bütün kurumlar yeterince sorgulanabilir değil. “Ben de karşıyım ben de karşıyım” kabalamasıyla bir şiddet karşıtlığı yeterince politik mi? O nedenle “yaygınlaşan bir mücadele var” diyebilir miyim bilemiyorum?

Bizler, askeri nizam içinde yürümeden sokakta olunabileceğini, kurumsallaşmadan da kampanyalar yürütülebileceğini gördük ve yaşadık.

Sokaklardaydık, yine olmak lazım

Dayağa Karşı Kampanya’nın en önemli yanlarından biri de farklı politika yapma tarzlarının olabileceğini göstermesiydi bence. Bu yüzden de; sokaklardaydık, yine olmak lazım; gönüllüydük, yine olmak lazım diyorum.

Ha bir de şimdi daha genç olanlar bağırıyor ya “İnadına isyan, inadına özgürlük”… İsyankardık, şimdi biraz sinirliliğe dönüşse de (yine kendi adıma!) isyankarlık kanallarını hiç kapatmayalım. (FK/BA)

* Filiz Kerestecioğlu’nun yazısı Dayağa Karşı Kampanya’nın 20. yılı dolayısıyla Feminist Kolektif’in çıkarttığı bültende yayımlandı.

Ana Sayfa | Yazarlar | Arşiv-Arama | Bilgi-Belge | Çocuk Sitesi | BİAMag | Kadının Penceresi | News in English
Haber Listesi | Galeriler | Linkler | Künye | BİA Kitaplığı | BİA Hakkında

Bu web sitesi IPS İletişim Vakfınca İsveç Uluslararası Kalkınma Ajansı (SIDA) desteğiyle yürütülen, "Haklar İçin Habercilik, Haberciler İçin Özgürlük" -kısa adıyla BİA3 - projesi kapsamında yayınlanmaktadır. Web sitesinin yeniden düzenlenmesi masraflarına Uluslararası İfade Özgürlüğü Değişimi (IFEX) de katkıda bulunmuştur. Bu web sitesinin içeriği yalnızca IPS İletişim Vakfı'nın sorumluluğundadır ve hiçbir biçimde SIDA'nın tutumunu yansıtmamaktadır.