
07 September, Sunday, Son güncelleme 06.35
Haberler
Gündemdekiler
Aktivist Konyar, SDP İl Örgütü panelinde Salon toplantılarıyla hiç bir şey yapılamaz. Sokağa çıkmak lazım. Dayak yemek güzeldir; Avukat Batumlu, antidemokratik yasalar ihlalleri teşvik ediyor; Kitapçı Seferi Yılmaz, Şemdinlide hukuk yok dediler.
BİA Haber Merkezi - Bursa
02 Şubat 2006, Perşembe
9 Kasım 2005 te Şemdinli'de Umut Kitapevi'ne girişilen bombalı saldırıda şans eseri kurtulan kitabevi sahibi Seferi Yılmaz ve Bergama köylülerini siyanürlü altına karşı örgütleyen Oktay Konyar, Sosyalist Demokrasi Partisi (SDP) Bursa İl Örgütü'nün düzenlediği bir panelde bir araya geldiler.
SDP'nin "Gizli Savaş Örgütleri Dağıtılsın" adıyla başlattığı kampanya kapsamında Bursa da buluşan Yılmaz ve Konyar, hak ihlalleriyle mücadelelerini Bursalılarla paylaştılar.
Yılmaz : Şendinli'de hukuk yok
İsmail Özdemir'in yönettiği panelde ilk sözü alan Seferi Yılmaz, Şendinli'deki saldırıları anlatarak, "Yaşadığımız bölgede hukuktan bahsetmek mümkün değildir" dedi.
"1 Eylül Dünya Barış Günü etkinliklerinin sabotesiyle başlayan süreçte, bölgede sistemli bir şekilde patlatılan bombaların nereden atıldıkları bellidir. Genelkurmayın sözde vatandaş yaklaşımı ve duruşmalarda Şemdinli halkının tanıklığının kabul edilmeyişi hukuki sürecinde sağlıklı işlemeyeceğine kanıttır."
Geçmişte kullanılan hak ihlalleri tekniklerinin giderek farklılaştığını savunan Yılmaz, 19 Aralık'taki duruşmada Şemdinli olaylarının en önemli faili olarak gösterdiği Tanju Çavuş'un serbest bırakılmasını eleştirdi :
"Karar, hak ihlallerine hukuksal destek sunulmasından başka bir şey değildir. Yaşadığımız bölgede hukuktan bahsetmek mümkün değildir. Hukukun üstünlüğünü sağlamak amacıyla bölgede görev yapanların uyguladıkları sistemli hak ihlalleri giderek artmaktadır. Bizler Türk ve Kürt halkı kenetlenerek vereceğimiz ortak mücadeleyle tüm bunların üstesinden gelebiliriz."
İzinsiz video çekimi yapan polis dışarıya çıkarıldı
Daha sonra söz alan Oktay Konyar ise siyanürlü altına karşı köylülerle birlikte verdikleri mücadeleden ilginç anları da anlatarak, Kürt sorununa da vurgular yaptı.
Oktay Konyar salonda izinsiz video çekimi yapan polis memurunun dışarıya çıkarılmasının ardından, "Türkiye'de barış Kürtlerden geçer, barışa dokunmak lazım. En tehlikeli dans barışla danstır, Kürtler bu dansı doğru yapıyor" dedi.
"İhlalciler kendilerini geliştiriyor ya biz..."
Kürt sorununun sadece Kürtlerin sorunu olmadığını ifade eden Konyar, "Savaşın arkasından dolaşılmaz. Savaşa dokunmak lazım. Salon toplantılarıyla hiç bir şey yapılamaz. Sokağa çıkmak lazım. Dayak yemek güzeldir, dayak yemek lazım. Şemdinli'de devlet bizi öyle yakaladı ki, bizde tık yok ve hala çelik çomak oynuyoruz" dedi.
Hak ihlali yapanların boş durmadığını, yeni yöntemlerle hak ihlallerine devam ettiklerini, kendilerini sürekli geliştirdiklerini söyleyen Konyar, "Onları kutluyorum. Bunlara karşı demokratik bir başkaldırıyı beceremedik. Oysa suç işlemeden sivil bir başkaldırıyı, sivil itaatsizliği becerebiliriz" diye konuştu.
Konyar, sözlerini "Bu ülkenin tüm sorunlarında olduğu gibi Kürt Sorunu'nda da Kürtlerle birlikte dans etmemiz lazım" diyerek bitirdi.
Batumlu : Yasalar ihlalleri teşvik ediyor
Panelde son konuşmayı yapan insan hakları savunucusu Avukat Ayşe Batumlu hukuki boşluğa vurgu yaparak, varlıklarını hala sürdürmekte olan antidemokratik yasaların hak ihlallerini yapanları teşvik ettiklerini belirtti.
Panel, Van'da görülmekte olan Şemdinli davasını yerinde takip edileceği sözleri verilerek son buldu. (RA/EÖ)
| Ana Sayfa |
Yazarlar | Arşiv-Arama | Bilgi-Belge
| Çocuk Sitesi | BİAMag |
Kadının Penceresi | News in English Haber Listesi | Galeriler | Linkler | Künye | BİA Kitaplığı | BİA Hakkında Bu web sitesi IPS İletişim Vakfınca Avrupa Birliği İsveç Uluslararası Kalkınma Ajansı (SIDA) desteğiyle yürütülen, "Haklar İçin Habercilik, Haberciler İçin Özgürlük" -kısa adıyla BİA3 - projesi kapsamında yayınlanmaktadır. Web sitesinin yeniden düzenlenmesi masraflarına Uluslararası İfade Özgürlüğü Değişimi (IFEX) de katkıda bulunmuştur. Bu web sitesinin içeriği yalnızca IPS İletişim Vakfı'nın sorumluluğundadır ve hiçbir biçimde SIDA'nın tutumunu yansıtmamaktadır. |