
23 Kasım Pazar, Son güncelleme 19.14
Haberler
Gündemdekiler
ILO raporuna göre 218 milyon çalıştırılan çocuğun yüzde 60ı tehlikeli koşullarda çalıştırılıyor. 5,7 milyonu zorla, kölelik koşullarında çalıştırılıyorlar. Neredeyse her yerde, çalıştırılan çocuklara sözlü, fiziksel, cinsel şiddet, işin bir parçası.
BİA Haber Merkezi - Cenevre
23 Kasım 2006, Perşembe
Uluslararası Çalışma Örgütü'nün (ILO) son raporuna göre, milyonlarca çalıştırılan çocuk ve yasal olarak istihdam edilen ergen "sistematik" olarak şiddet görüyor. Örgüt dünyada 218 milyon çalıştırılan çocuk, yaklaşık 100 milyon da "yasal olarak" istihdam edilen çocuk ve ergen olduğunu tahmin ediyor.
Olgunun "gizli"liği nedeniyle bu konuda gerçek, kesin rakamların elde edilemediğini açıklayan örgüt, dünyanın birçok yerinde çocukların çoğunun işyerinde fiziksel, sözlü ya da cinsel şiddete uğradığını saptadı.
ILO Yöneticisi Juan Somavia "Birçok çalıştırılan çocuk için şiddet gündelik yaşamın bir parçası halinde; bu olgunun çocuk işçiliğiyle birlikte durdurulması gerek" diyor. "İşyerinde şiddet genel olarak yükselişte, çalıştırılan çocuklara ve ergenler yönelik şiddetse salgın gibi, bazen 'işin bir parçası' niteliğinde. Bu bitmeli."
Örgüt, dünya çapında yürütülecek bir "çocuklara işyerinde şiddete sıfır tolerans" kampanyası için çağrı yaptı.
5,7 milyon çocuk zorla çalıştırılıyor
Rapora göre, belli kategorilerdeki çalıştırılan çocuklar ve ergenler çok daha büyük şiddet riski altında: Ev içinde çalışanlar, enformel ekonomide çalışanlar, borç karşılığı gibi yeni kölelik biçimleriyle zorla çalıştırılanlar ve tehlikeli koşullarda çalıştırılanlar.
* Aralarında insan ticareti mağdurlarının da olduğu 5,7 milyon çocuk zorla, kölelik koşullarında çalıştırılıyor.
* Güvensiz çalışma koşullarındaki çocuklar da ayrıca şiddet riski altında. 2004 rakamlarına göre, 218 milyon çalıştırılan çocuğun yüzde 60'ı, cam fabrikaları, madenler, plantasyonlar gibi, sağlık ve güvenlik düzenlemelerinin ya çok az ya da hiç olmadığı yerlerde çalıştırılıyor.
* Bunların 1,2 milyonu insan ticaretinin mağduru; 300 bini çatışan kuvvetler içinde yer alıyor; 1,8 milyonu seks işçiliğine ve pornografiye itilmiş durumda; 600 bini de uyuşturucu ticareti gibi yasadışı etkinliklerin içinde.
* Bangladeş'te, çalıştırılan çocukların yüzde 84'ü hakaret ve aşağılayıcı sözlerden yakınıyor; Filipinler ve Peru'daysa, neredeyse hepsi kötü muamele gördüklerini söylüyor.
* 2000 yılında, Avrupa Birliği'ndeki çırakların yüzde ikisi aynı işyerinde çalıştıklarının fiziksel şiddetine uğradı.
* Her yıl yaklaşık bir milyon çocuğun seks işçiliğine itildiği tahmin ediliyor. Güney ve Doğu Asya'da, cinsel sömürü altındakilerin üçte birinin 18 yaşının altında olduğu düşünüüyor.
* Vietnam'da seks işçisi olarak çalıştırılan çocukların yüzde 12'si işkence gördüklerini, "müşteriler" veya "işveren" tarafından dövüldüklerini söylüyor. Moğolistan'da seks işçisi olarak çalıştırılan kız çocuklarının yüzde 33'ü tecavüze uğradıklarını belirtiyor.
* Dünyada "yasal olarak" istihdam edilen çocukların ve ergenlerin sayısı yaklaşık 100 milyon. Yaşlarının küçük olması ve deneyimsizlikleri nedeniyle yetişkinlere göre daha çok şiddet görme riski altındalar.
Aslında dünya çocuklarının yüzde 80'i, çocuk emeğine ilişkin iki temel ILO sözleşmesinin onaylandığı ve yürürlükte olduğu ülkelerde yaşıyor. Ancak ILO, uygulamanın geliştirilmesi için işyeri düzenlemelerine, denetimlere, sınır yaşın altında çalıştırılmaya karşı sıkı yasal yaptırımlara ve çocukları içeren yasadışı etkinliklerin ortadan kaldırılmasına ihtiyaç olduğunu belirtiyor.
Rapor, çocuk emeğinin ekonomik ve toplumsal nedenlerini ele alan, eğitimin ve alternatif yaşam koşullarının öne çıkarıldığı, çocuk emeği ve işyerinde çocuklara yönelik şiddete dair tutum değiştirici toplumsal hareketlerin de içinde olacağı kapsamlı bir yaklaşımı öneriyor. (TK)
| Ana Sayfa |
Yazarlar | Arşiv-Arama | Bilgi-Belge
| Çocuk Sitesi | BİAMag |
Kadının Penceresi | News in English Haber Listesi | Galeriler | Linkler | Künye | BİA Kitaplığı | BİA Hakkında Bu web sitesi IPS İletişim Vakfınca İsveç Uluslararası Kalkınma Ajansı (SIDA) desteğiyle yürütülen, "Haklar İçin Habercilik, Haberciler İçin Özgürlük" -kısa adıyla BİA3 - projesi kapsamında yayınlanmaktadır. Web sitesinin yeniden düzenlenmesi masraflarına Uluslararası İfade Özgürlüğü Değişimi (IFEX) de katkıda bulunmuştur. Bu web sitesinin içeriği yalnızca IPS İletişim Vakfı'nın sorumluluğundadır ve hiçbir biçimde SIDA'nın tutumunu yansıtmamaktadır. |