23 Kasım Pazar, Son güncelleme 11.59

Genç Sivillerin Anti Militer Kültür Arayışı

SÜde, 19 Mayısta yapılan panelde sivil iradenin öneminin altını çizilirken anti-militer kültür yaratma gerekliliğine dikkat çekildi. Laçiner Ancak şiddet kültüründen arınmış zihni ve dilsel mücadele militarizmin temelini sarsabilir dedi.

BİA Haber Merkezi - İstanbul

22 Mayıs 2006, Pazartesi

Sabancı Üniversitesi(SÜ)İletişim Merkezi'nde 19 Mayıs Atatürk'ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı'nda yapılan panelde, anti militer bir kültür arayışı içindeki gençler, gençlik ve spor bayramını, sivil irade kavramını irdeleyerek geçirdi.

Sivil İrade Arayışı

"Genç Siviller Rahatsız" programının kapsamında 19 Mayıs 2006 Cuma günü Sabancı Üniversitesi İletişim Merkezi'nde saat 10:45'de başlayan panele Birikim Dergisi yazarı Ömer Laçiner, gazeteci Gülay Göktürk, Kürşat Bumin ve 80 darbesi sorumlularına dava açtığı için meslekten men edilen savcı Sacit Kayasu katıldı.

Kolaylaştırıcılığını Göktürk'ün yaptığı panelde sivil siyasete erişme gerekliliği ve bu yolda yapılması gerekenler tartışıldı.

Gerçek iktidar hep silahlılar

Şemdinli olaylarında hükümetin kurban olarak görülemeyeceğini belirten Laçiner; İslami kesimin şu an içinde bulunduğu durumdan kendisinin sorumlu olduğunu çünkü "baş aktöre" hiç bir zaman karşı gelmediklerini söyledi.

Göktürk de şu ana kadarki iktidarda olan partilerin hiçbirinin gerçekte iktidar olamadıklarını, hep baş aktör olan kurumsallaşmış orduya eklemlenip onunla uzlaşarak iktidar olmayı seçtiklerini, bu yüzden de aslında hiç bir zaman gerçekten iktidar olamadıklarından bahsetti.

Bir hükümetin baş aktöre meydan okuduğu orantıda gerçek anlamda iktidarda olabileceğini belirten Göktürk ve Laçiner bu yüzden Şemdinli olaylarında hükümetin takındığı tavrı eleştirdi.

Toplumun onuru hesaplaşmayla sağlanır

Laçiner bir toplumun onurunu hesap sorabildiği sürece koruyabildiğini belirtti. Şili, Yunanistan ve Arjantin örneklerini veren Laçiner, darbe girişiminde bulunan veya gerçekleştiren generallerin şu an hapiste olduklarını ve toplum tarafından cezalandırıldıklarını belirtti.

Savcı Kayasu, "Askerlerle dolu bir aileden geliyorum, orduya asla karşı olmadım ama, ben bir hukukçuyum" dedi.

Darbe girişiminde bulunmanın veya gerçekleştirmenin suç olduğunu belirten Kayasu, sivil iradenin gücüne inandığını söyledi.

Ayrıca görevden alınırken kendisine hiç bir gerekçe gösterilmediğini, gerekçesini sormakta ısrar ettiği için de ayrıca ceza aldığını söyledi.

Göktürk ise Kayasu'nun en fazla yanında olması gereken meclisin bile ona sırt çevirdiğini, memur affı kapsamının dışında bıraktığını söyledi. Hükümetin Kayasu'ya sahip çıkmış olması gerektiğini belirten Göktürk, şu an Şemdinli olayları için de hükümetin aynı hataya düştüğünü söyledi.

Anti militer kültür oluşumu

Bütün konuşmacılar sivil iradenin öneminin altını çizerken panelde genel olarak anti-militer kültür yaratma gerekliliğinin üstünde duruldu. Anti- militer kültürün zamanla, küçük adımlarla oluşturulabileceğini belirten Göktürk, töre cinayetleri örneğini verdi.

20 sene önceye kadar töre cinayetinin alkışlanan bir şey olduğunu, şu anda ise töre cinayeti işleyenlere katil gözüyle bakılmaya başlandığını belirten Göktürk, anti militer kültürün de bu şekilde gelişebileceğini belirtti.

Panelde anti militer bir dil oluşturmak için toplumun tüm kesimlerinin kolları sıvamasının gerekliliği belirtildi. Laçiner'e göre ancak şiddet kültüründen arınmış, zihni ve dilsel mücadele militarizmin temelini sarsabilir.(NY/EZÖ)

Ana Sayfa | Yazarlar | Arşiv-Arama | Bilgi-Belge | Çocuk Sitesi | BİAMag | Kadının Penceresi | News in English
Haber Listesi | Galeriler | Linkler | Künye | BİA Kitaplığı | BİA Hakkında

Bu web sitesi IPS İletişim Vakfınca İsveç Uluslararası Kalkınma Ajansı (SIDA) desteğiyle yürütülen, "Haklar İçin Habercilik, Haberciler İçin Özgürlük" -kısa adıyla BİA3 - projesi kapsamında yayınlanmaktadır. Web sitesinin yeniden düzenlenmesi masraflarına Uluslararası İfade Özgürlüğü Değişimi (IFEX) de katkıda bulunmuştur. Bu web sitesinin içeriği yalnızca IPS İletişim Vakfı'nın sorumluluğundadır ve hiçbir biçimde SIDA'nın tutumunu yansıtmamaktadır.