25 Temmuz, Cuma, Son güncelleme 19.08

Cargillden Başka Yol Var

Cargill, çevreyi ve yargı kararlarını hiçe sayarak faaliyet gösteriyor. Ve bir yerel gazetede haber başlığı: Cargillden eğitime destek. Cargillin halkla ilişkiler birimince hazırlandığı hissini güçlü kılan bu metin nasıl olur da haber diye yayımlanır?

BİA Haber Merkezi - Bursa

10 Temmuz 2006, Pazartesi

Aşağıda gördüğünüz ilan Cargill'in Bursa basınına verdiği tam sayfalık ilanıdır. Ve hemen yanında göremediğiniz ilansa Bursa yerel yöneticileri ve sivil toplum kuruluşlarınca Bursa halkı adına verilen gazete ilanıdır. Bu ilanı göremiyorsunuz, çünkü böyle bir paralı ilanı yayımlamayı Bursa basını bir gecede reddetmiş.

Ortalama kentlilik bilincine sahip herkes doğanın tahrip edilmesinin uzun vadede nelere mal olacağını bilir. Ayrıca yine bilir ki, kentli olmak, kırsalı reddetmek veya betonlarla çevrili bir yaşama hapsolmak anlamına gelmez.

Yani Gökova'daki termik santrale karşı olmak için Gökova'da, Munzur vadisinin suya verilmesine karşı olmak için Munzur'da, Hasankeyf'in tarihinin tahribatına karşı olmak için Hasankeyf'te yaşamak gerekmediğini de biliriz elbet.

Hadi bunları boş verdik diyelim, burnumuzun dibinde İznik gölü civarında hukuk tanımadan, çevreyi ve yargı kararlarını hiçe sayarak faaliyet gösteren Cargill'e ne demeli? Peki ya yerel basının durumu nedir bu "yerel talan" karşısında? Poz poz fotoğraflar eşliğinde "Kentimiz geleceğimiz, Bursa hepimizin, sahip çıkalım" diyen işadamına ait gazeteden son bir alıntı "Cargill'den eğitime destek."

"Orhangazi'de ilköğretim okulunun temelini atan ABD kökenli mısır işleme devi Cargill, bölgede eğitim öğretime desteğini sürdürüyor."

Halkla ilişkiler metninden haber

Yani bu "güvenilir gazete"mizin muhabiri gitmiş, yerinde görmüş ve yazmış öyle mi? Bu şirket öyle bir şirketmiş ki bizim eğitimimizi bizden daha çok düşünüyormuş. Aslında yazının şu bölümü basınımızın içine düştüğü ayıbın boyutunu tam anlamıyla ortaya koyar nitelikte:

"Dünyanın sayılı gıda firmaları arasında yer alan Cargill, (büyük, çook büyük bir şirket bu Cargill, laf ederken haddinizi bilin) faaliyet gösterdiği bölgelerde yöre halkına karşı ilke edindiği sosyal sorumluluk görevlerini yerine getirmeye devam ediyor. (en büyük sosyal sorumluluk, çevrecilik bilinci gelişmemiş halkın doğasını yok etmemektir ama neyse ki siz bunu bilmiyorsunuz) Orhangazi ilçesinde inşa edeceği Cargill İlköğretim Okulu'nun temelini atan Cargill, ayrıca Gemlik ilçesindeki birçok okulun temel ihtiyaçlarını da tedarik etti. (yeter ki doğanızı mahvedip kâr elde etmemize göz yumun, türlü türlü oyuncaklarla sırtınızı sıvazlamak bizden.) Konuya ilişkin bir açıklama yapan Cargill Proje Yatırım Müdürü Kemal Özbelli, Cargill Türkiye'nin son 4 yıldır, faaliyet gösterdiği yerlerde yöre halkına karşı sosyal sorumluluğu çerçevesinde eğitim ve sağlık gibi konularda başarılı yatırımlar gerçekleştirdiğine dikkat çekti. (çünkü sağlığınızı yitirmenizi sağladığımızda, ardımızdan fazla küfür etmeyesiniz.)"
Haberin devamında ise fabrikaya yakın yerleşim birimlerinin ağzına çalınan parmak parmak bal sıralanmış. Ki buna haber demek de ayrıca ayıp olur. Çünkü haber süsü verilmiş kirli bir ilandır. Amacı da çevreye verdiği zararın, çevre sakinlerinden alacağı tepkiyi kırmaktır. Yine "çevreciyim diye geçinenlere" haddini bildirmek. Yani "Irak'a demokrasi götürüyoruz" samimiyetsizliğinin bir benzeri bugün İznik Gölü etrafında yaşanıyor.

Bayram değil, seyran değil, Cargill gelmiş eğitimimize, sağlığımıza katkı sunuyor. Klasik emperyalizm edebiyatı şöyle dursun; kapitalizmin kurallarını da bir kenara koyun. Tüm akademik bilimsel verilere ve kesinleşmiş yargı kararlarına ne demeli? Oynanmakta olan tezgahı halktan gizlemek çabası yerel basın olmanın gereği midir?

Noktasından virgülüne kadar her satırıyla Cargill'in halkla ilişkiler birimince hazırlandığı hissini güçlü kılan bu metni nasıl olur da haber diye yayımlarsınız? Ey yerel basın, giden yerel kaynaklar kimin? Kirlenen çevre, bozulan çevre dengesi yerel değil mi sizce? Hangi çıkar uğruna bu kandırmacaya ortak oluyorsunuz? Cargill tarafından atılan temel fotoğrafının yanına haberciliğin kutsiyetini anlatan temel kuralları da koyamaz mıydınız? Hangi ulvi değerler uğruna varlığınızı borçlu olduğunuz bu halkı kandırma cüretini kendinizde buluyorsunuz? Ve siz, patron çıkarını her şeyin üstünde tutan, mesleğini unutan sayın "gazeteciler", kendinize verecek bir hesabınız yok mu? "ABD şirketi eğitimimize destek veriyor"muş. Eğitilmiş bir halk, doğasının ve kaynaklarının heba edilmesine göz yumar mıydı sizce?

Sükut suça ortak olmak değil mi?

Ve tüm yargı kararlarını uygulamayanlar... Ve Bursa'nın seçilmişleri... Ve Bursa'nın atanmışları...

Doğamıza karşı suç işliyorsunuz. Torunlarımıza karşı suç işliyorsunuz. Bu suç kaç kişilik sizce? Ve darısı kimin başına? Söz gümüş ise sükut suça ortak olmak değil midir sizce?

Tatlandırıcı üretiminde kendisini tek çözüm olarak dayatan Cargill'e son sözüm "Başka Yolu Var!" Çünkü bu ülkede şeker pancarı üreticileri ve şeker fabrikaları da var. (RA/TK)

Ana Sayfa | Yazarlar | Arşiv-Arama | Bilgi-Belge | Çocuk Sitesi | BİAMag | Kadının Penceresi | News in English
Haber Listesi | Galeriler | Linkler | Künye | BİA Kitaplığı | BİA Hakkında

Bu web sitesi IPS İletişim Vakfınca Avrupa Birliği İsveç Uluslararası Kalkınma Ajansı (SIDA) desteğiyle yürütülen, "Haklar İçin Habercilik, Haberciler İçin Özgürlük" -kısa adıyla BİA3 - projesi kapsamında yayınlanmaktadır. Web sitesinin yeniden düzenlenmesi masraflarına Uluslararası İfade Özgürlüğü Değişimi (IFEX) de katkıda bulunmuştur. Bu web sitesinin içeriği yalnızca IPS İletişim Vakfı'nın sorumluluğundadır ve hiçbir biçimde SIDA'nın tutumunu yansıtmamaktadır.