22 Kasım Cumartesi, Son güncelleme 19.08

Gazeteciler İçin Pratik Mülteci Kılavuzu

Mültecilerin, sığınmacıların en büyük sorunlarından biri, uluslararası insancıl hukukun getirdiği haklarının yok sayılması; dışlanmaları, damgalanmaları. Mültecilerin, sığınmacıların haklarının görünür kılınması, savunulması, gazetecilerin görevlerinden.

BİA Haber Merkezi - İstanbul

20 Haziran 2007, Çarşamba

Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği'nin (UNHCR) rakamlarına göre dünyada 40 milyon insan şiddet ve zulüm yüzünden yerinden yurdundan olmuş durumda. Mülteciler, sığınmacılar, yerinden olmuş kişiler yalnızca savaşlar ve baskılar nedeniyle değil, yaşam haklarının tehlikeye girmesi nedeniyle ülkelerini terk ediyorlar. Uluslararası Af Örgütü'nden (UAÖ) Taner Kılıç'ın deyişiyle "keyiflerinden değil, hayatta kalabilmek için" yurtlarından ayrılıyorlar.

Mültecilerin Hak ve Yükümlülükleri

Mülteciler güvenli sığınma hakkına sahiptir. Ancak, uluslararası koruma, fiziksel korumadan çok daha fazlasını içermektedir. Mülteciler, her bireyin sahip olduğu belli temel haklara ve bir ülkede yasal olarak ikamet eden herhangi bir yabancının sahip olduğu asgari haklara sahip olmalı ve yardım almalıdırlar. Bu mültecilerin, düşünce ve hareket özgürlüğü, işkence ve aşağılayıcı muamele görmeme gibi temel hak ve özgürlüklere sahip olduğu anlamına gelmektedir.

Mülteciler de diğer bireylerin sahip olduğu ekonomik ve sosyal haklardan yararlanırlar. Her mülteci sağlık yardımı alabilmelidir. Her yetişkin mültecinin çalışma hakkı olmalıdır. Hiçbir mülteci çocuk okula gitmekten yoksun bırakılmamalıdır.

Büyük çaplı mülteci akınları gibi belli başlı durumlarda, mülteci kabul eden devletler, hareket özgürlüğü, çalışma özgürlüğü ya da tüm çocuklar için uygun eğitim gibi belli hakları sınırlamak zorunda kalabilirler. Bu tür açıkların, mümkün olduğu hallerde, uluslararası topluluk tarafından doldurulması gerekir. Sığınma sağlayan ülkenin hükümetinden ya da diğer kuruluşlardan başka herhangi bir kaynak sağlanamadığında, BMMYK, kendi temel ihtiyaçlarını karşılayamayan mültecilere ve ilgi alanı dahilindeki diğer bakıma muhtaç kişilere yardım sağlar. Yardımlar, finansal yardım, gıda, mutfak malzemeleri, araç- gereç, sıhhi ekipman ve barınak ya da kamplarda ve diğer topluluklarda yaşayan mülteciler için okul ya da klinik açmaya yönelik programlar biçimde olabilir. BMMYK, mültecilerin mümkün olduğunca çabuk kendi kendilerine yeter hale gelebilmelerini sağlayacak her çabayı göstermektedir; bunun için resmi gelir getirici faaliyetler ya da mesleki beceri geliştirme eğitim projeleri gerekli olabilmektedir.

Mültecilerin de belli yükümlülükleri vardır, bulundukları sığınma ülkesinin yasa ve yönetmeliklerine ve kamu düzenini korumak için yetkililerce alınmış önlemlere uymaları gerekmektedir.

Kaynak: UNHCR

Gittikleri yerlerdeyse yabancı düşmanlığıyla, dışlanmayla, suya, sağlığa, eğitime, barınmaya erişim, toplumsal yaşama katılım gibi en temel sosyal haklarından yoksun kalabiliyorlar. Bu hakları uluslararası insancıl hukuk tarafından tanınmış olmasına karşın.

Dışlanmayı yeniden üretmede en büyük etkenlerden biriyse medya. Bu yüzden mültecilerin, sığınmacıların, göçmenlerin insan haklarını görünür kılmak, savunmak gazetecilerin görevi.

Temel yaklaşım

British Council ve Türkiye Gazeteciler Cemiyeti'nin ortaklaşa düzenlediği "Medya ve Çeşitlilik Kılavuzu" çalışmalarının sonucunda, çocuk, kadın ve cinsel yönelim ve kültürel çeşitlilik kategorilerinde gazeteciler için üç küçük kılavuz oluşturuldu.

bianet editörlerinin de katıldığı bu çalışmanın sonuçları yarın (22 Haziran) kamuoyuna duyurulacak. Kültürel Çeşitlilik kılavuzunda yer alan "Mülteciler ve Göçmenler" başlığının altında şu maddeler yer alıyor:

Mülteci ve göçmenler bir ülkede varolan kültürel çeşitliliğin parçası olarak değerlendirilseler de, kendilerine özel duyarlılık göstermek, medya kuruluşlarının ve çalışanlarının temel sorumluluklarından biri olmalıdır. Mülteci ve göçmenlerle ilgili medya içeriği oluştururken şu noktalar dikkate alınmalıdır:

* Mülteciler ve göçmenlerin, ağırlıklı olarak güç ve olumsuz koşullar nedeniyle vatanlarını terk ettikleri daima göz önünde bulundurulmalıdır. Mülteciler ve göçmenler hakkında olumsuz duygular uyandırabilecek tanımlamalar yapılmamalı, ırkçı ve ayrımcı söylemler kullanılmamalıdır.

* Mülteci ve göçmenlerin hukuki durumları farklılık göstermektedir. Bu nedenle, medya içeriği oluşturulurken doğru terminoloji kullanımı için uzman kuruluşların desteğine başvurulmalıdır.

* Herkes için uyulması gereken özel hayatın dokunulmazlığı ile ilgili kurallar mülteciler ve göçmenler için de gözetilmelidir. Konuşulacak kişinin rızası önceden alınarak, kişi konuşması sonrasında karşılaşabileceği olası riskler konusunda bilgilendirilmelidir.

* Mülteci, göçmen ve insan ticareti mağdurlarının gerek kendi, gerekse ülkelerinde bıraktıkları yakınlarının can güvenliği için medyada açık kimlik ve görüntülerinin yayınlanmamasına özen gösterilmelidir.

* Mülteci ve göçmenlerin genel olarak içinde bulundukları yaşam koşullarının olumsuzluğu dile getirilirken, insan onurunun korunması ilkesine dikkatle uyulmalı, kişiler rencide edilmemelidir.

Gazeteci, "yasadışı", "kaçak" dememeli

bianet'in görüştüğü mülteci hakları alanında uzman insan hakları savunucularının gazetecilere uyarıları şöyle.

Mülteci ve sığınmacıların yaşam koşullarını görünür kılın: Mülteci ve sığınmacıların yaşam koşulları, gözaltı koşulları, haklarındaki işlemlerin süresi, hangi haklardan yararlanabildikleri, temel sosyal hizmetlere erişimleri, sınır dışı edilmeler gibi konularda, medya yakın bir takip sergilemeli. Bu haberleri insan hakları bağlamında kurmalı.

Sığınmacıları "suçlu" olarak damgalamayın: Medya çoğu zaman sığınma talep eden kişi, mülteci, yasadışı mülteci, göçmen, ekonomik göçmen, yasadışı göçmen, insan kaçakçısı, insan taciri gibi kavramları eşanlamlı olarak kullanıyor. Ekonomik göçmenler ve düzensiz göçmenler, mültecilerin aksine çoğu kez,uluslararası korumadan yararlanamıyor. Bu kişilerle ilgili haberler verilirken, yakalanışları amacıyla düzenlenen operasyonlar bir sürek avı gibi yansıtılmamalı. "Kaçaklar"', "yasadışı kişiler" gibi kavramlar, önyargılar doğuruyor, kişilerin suç işlediği yolunda bir ön kabul oluşturuyor.

Helsinki Yurttaşlar Derneği'nden (HYD) Özlem Dalkıran "Kişilerin ekonomik nedenlerle mi, zulümden mi kaçıyor olduklarına karar vermek basının işi değil. 'Yasadışı göçmen' olumsuz bir tanımlama. Zulümden kaçan pasaportuyla gelmez zaten" diyor.

Olumlu haberlere yer verin: Mülteciler ve sığınmacılarla ilgili olumlu haberlere, onların haklarını kullanma örneklerine, toplumsal yaşama katışımına ve kültürel çeşitliliğe katkılarına yer verin. Bunun örneklerinden biri, HYD'nin çıkardığı "Mültecilerin Sesi" bülteni. (TK)

Ana Sayfa | Yazarlar | Arşiv-Arama | Bilgi-Belge | Çocuk Sitesi | BİAMag | Kadının Penceresi | News in English
Haber Listesi | Galeriler | Linkler | Künye | BİA Kitaplığı | BİA Hakkında

Bu web sitesi IPS İletişim Vakfınca İsveç Uluslararası Kalkınma Ajansı (SIDA) desteğiyle yürütülen, "Haklar İçin Habercilik, Haberciler İçin Özgürlük" -kısa adıyla BİA3 - projesi kapsamında yayınlanmaktadır. Web sitesinin yeniden düzenlenmesi masraflarına Uluslararası İfade Özgürlüğü Değişimi (IFEX) de katkıda bulunmuştur. Bu web sitesinin içeriği yalnızca IPS İletişim Vakfı'nın sorumluluğundadır ve hiçbir biçimde SIDA'nın tutumunu yansıtmamaktadır.