23 Kasım Pazar, Son güncelleme 00.00

Irkçılığa Karşı Alınmış Yargı Kararı Yok

301 Kere Hayır toplantısında konuşan Prof. Tarhanlı Türkiyede mahkemelerin ırkçılığa karşı harekete geçmemesini eleştirdi. Av. Cinmen Türkiyenin tüm etnisiteleri koruyormuş gibi göründüğünü, ancak 301 yoluyla Türklüğün bir başka korunduğunu söyledi.

BİA Haber Merkezi - İstanbul

23 Şubat 2007, Cuma

Ceza Yasası'nın 301. maddesi, Karakedi Kültür Merkezi'nde düzenlenen ve Barış Girişimi'nden avukat Ergin Cinmen'le Radikal gazetesi yazarı ve Bilgi Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Turgut Tarhanlı'nın konuşmacı olduğu bir toplantıda tartışıldı.

"301 Kere Hayır" başlıklı toplantıda, kararlarda milliyetçiliğin adalet sistemini nasıl etkilediği konuşuldu ve yargının ırkçı yaklaşımlara karşı harekete geçmemesi eleştirildi.

İstanbul Beyoğlu'nda dün akşam (22 Şubat) gerçekleştirilen toplantıda Cinmen ve Tarhanlı, 19 Ocak'ta öldürülmeden önce gazeteci Hrant Dink hakkında 301. maddeden mahkum edilene kadar yapılan yargı işlemleri değerlendirildi.

Tarhanlı: Yargı ayrımcılığı benimsemiş gözüküyor

Toplantıda ilk olarak söz alan Prof. Turgut Tarhanlı, Savcılıktan Yargıtay'a kadar, Atatürk'ün Gençliğe Hitabesi'nden bir kesitini bir Ermeni'nin söylemiş olması nedeniyle Dink hakkında ceza verildiği savundu.

Dink hakkında verilen suç duyurusu metninde ırkçı bir söylemin yer aldığını ve ayrıca bir suç tekil edebileceğini ifade eden Tarhanlı, bu şikayeti işleme koyan savcının buna itirazı olmadığını belirterek, "Şikayetin hiçbir tartışmaya yol açmadan tüm yargı aşamalarından geçmiş olması, yargısal sistemin tüm aygıtlarının ayrımcılığı benimsemiş olduğunu gösteriyor" dedi.

Dink davasında cezaya karşı çıkan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 14 sayfalık metnini ve Ceza Genel Kurulu'nda cezaya muhalefet eden üyelerin tespitlerini önemsediğini ifade eden Tarhanlı, hukukun önemine işaret ettikten sonra, "Sistemin bu darbeleri, Hrant'ın uçurumun kenarına itilmesinin payandaları oldu" diye konuştu.

Avrupa Konseyi'ne üye 46 ülkede ırkçılığa dair uygulamaları izleyen Irkçılığa Karşı Avrupa Komisyonu (ECRI) ile üniversite olarak çalışma yürüttükleri belirten Prof. Tarhanlı, Türkiye'de ırkçılığa karşı alınmış mahkeme kararı bulunmadığı için belge üzerinde çalışmada sıkıntı yaşadıklarını söyledi.

Cinmen: Hukukumuz sadece maddi unsura bakıyor

Tarhanlı'dan sonra söz alan Av. Ergin Cinmen de, toplumun ve devletin sürekli böyle dertlerle yaşamak, sorunla beraber yaşamak ve düşman üreterek yaşamak istediğini

ileri sürerek, "1980'de avukatlığa başladıktan sonra on yıl boyunca TCK'nin 141 ve 142. maddeleri tartışıldı. 1990'larda bu kez 312 .maddeyle Terörle Mücadele Yasası, şimdi de 301'i tartışıyoruz" dedi.

301. madde metninin onu kaleme alan kişilerin milliyetçi yapılarını çok iyi bir şekilde yansıttığını söyleyen Cinmen, 301'in dünyada kendisini aşağılanmış hisseden her bir Türk için uygulanabilir hale getirilmesinin "Türk İslam" mantığının bir ürünü olduğunu ifade etti.

Toplantıda "Temel Milli Yararlara Karşı Hareket" başlıklı 305. maddenin düşünceyi ifadeyi sınırlayan ve 10 yıl hapisle cezalandıran daha ağır bir madde olduğunu söyleyen Cinmen, bu gibi düzenlemelerin, bir tek "maddi unsur"a bakmaya alışmış ve "kasıt" veya "manevi unsur"u yeterince dikkate almayan bir yargı sisteminde vahim sonuçlara yol açtığını açıkladı.

Cinmen, "Halkın bir kesimini, sosyal sınıf, ırk, din, mezhep, cinsiyet veya bölge farklılığına dayanarak alenen aşağılama"yı cezalandıran TCK'nin 216/2 maddesiyle Türkiye'nin tüm etnisiteleri koruyor gözüktüğünü söyleyerek, "Ancak 301 yoluyla Türklük bir başka korunuyor" diye konuşuyor. (EÖ)

Ana Sayfa | Yazarlar | Arşiv-Arama | Bilgi-Belge | Çocuk Sitesi | BİAMag | Kadının Penceresi | News in English
Haber Listesi | Galeriler | Linkler | Künye | BİA Kitaplığı | BİA Hakkında

Bu web sitesi IPS İletişim Vakfınca İsveç Uluslararası Kalkınma Ajansı (SIDA) desteğiyle yürütülen, "Haklar İçin Habercilik, Haberciler İçin Özgürlük" -kısa adıyla BİA3 - projesi kapsamında yayınlanmaktadır. Web sitesinin yeniden düzenlenmesi masraflarına Uluslararası İfade Özgürlüğü Değişimi (IFEX) de katkıda bulunmuştur. Bu web sitesinin içeriği yalnızca IPS İletişim Vakfı'nın sorumluluğundadır ve hiçbir biçimde SIDA'nın tutumunu yansıtmamaktadır.