12 Ekim Pazar, Son güncelleme 01.54

SSGSS İçin Anayasa Mahkemesine Başvurun

Hükümet Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası tasarısını değiştirmeden Meclisten ikinci kez geçirdi. Sezerin veto yetkisi yok. Emek örgütleri Cumhurbaşkanını ve Meclisteki partileri iptal için Anayasa Mahkemesine başvurmaya çağırıyor.

BİA Haber Merkezi - İstanbul

1 Haziran 2006, Perşembe

Hükümet, Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'in Anayasa'ya ve eşitlik ilkesine aykırı bularak Meclis'e geri gönderdiği Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Yasa Tasarısı'nı (SSGSS) değiştirmeden ve yıldırım hızıyla Meclis Genel Kurulu'ndan yine geçirdi.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) grubu, daha önceki SSGSS görüşmelerinde olduğu gibi, bu sefer de Genel Kurul'u terk etti.

Tasarı değişmeden geçtiği için, Cumhurbaşkanı'nın yeniden veto etme olanağı bulunmuyor. Emek örgütleri, bu nedenle Meclis'te grubu bulunan partileri ve Sezer'i, yasanın iptali için Anayasa Mahkemesi'ne başvurmaya çağırdı.

DHO: Mücadeleyi sürdüreceğiz

İstanbul Diş Hekimleri Odası (DHO) Cumhurbaşkanı'na ve siyasi partilere Anayasa Mahkemesi'ne iptal başvurusu çağrısını yineledi; "Bu yasanın uygulanmaması için diğer sivil toplum örgütleriyle birlikte verdiğimiz mücadeleyi sürdüreceğiz" dedi. Oda, SSGSS'nin neden yasalaşmaması gerektiğini de şöyle açıkladı:

* Bu yasa toplumun sosyal güvenlik ve sağlık haklarını tehdit ediyor, sosyal devlet anlayışını yok ediyor.

* Ortalama yaşam süresinin 66 yıl olduğu bir ülkede emeklilik yaşının 65'e çıkarılması, insanlarımızın ancak mezarda emekli olmasına neden olacak.

* İşsizliğin, kayıt dışı ekonominin böylesine yaygın olduğu bir ortamda emekli olmak için prim ödeme gün sayısının 9 bine çıkartılması, gelecek kuşakların emekli olma hakkını fiilen gasp etmek demek.

* Emekli aylıklarının hesaplama yönteminde yapılan değişiklik, zaten yoksulluk içinde yaşayan emeklilerimizi açlığa mahkum edecek.

* Devletin sosyal güvenliğe katkıda bulunması Anayasa'da da yer alan "sosyal devlet" niteliğinin bir gereği. Buna rağmen, devletin şu anda sosyal güvenliğe yaptığı katkı olması gerekenin çok altında. Üstelik "kara delik" olarak adlandırılan bu katkı, halen kayıt dışı çalışanların kayıt altına alınmasıyla karşılanabilecek düzeyde.

* Sağlık sistemi ayrımsız bir şekilde tüm insanlarımızı ve tüm hastalık risklerini kapsamalıdır. Hiç kimse, parası olmadığı için sağlık hizmetlerinden yoksun bırakılmamalı, sağlık hizmetleri piyasa koşullarına terk edilmemelidir. Koruyucu sağlık hizmetlerine gereken önem verilmeli, halkımızın ağız ve diş sağlığı sorunlarının çözümüne yönelik somut adımlar atılmalı, bu konuda meslek örgütlerinin önerileri dikkate alınmalıdır.

* Sağlık hizmetlerinin toplumun ve kişilerin sağlık ihtiyaçlarına göre değil de Sosyal Güvenlik Kurumu'nun mali durumuna göre ve yönetmeliklerle ilan edileceği belirtiliyor. Bu anlayış, zaten sağlıkta var olan eşitsizlikleri artırıp, pekiştirecek.

* Yasa'da sağlık hizmetleriyle ilgili kurul ve komisyonlarda sağlık hizmetinden yararlananların ve sağlık hizmetini fiilen verenlerin temsilcilerinin katılımına olanak sağlanmadı. Oysa, sağlık hizmetlerinde iyi bir kontrol sistemi kurulmalı, meslek odaları da bu sistemde etkin bir şekilde yer almalı. (TK/KÖ)

Ana Sayfa | Yazarlar | Arşiv-Arama | Bilgi-Belge | Çocuk Sitesi | BİAMag | Kadının Penceresi | News in English
Haber Listesi | Galeriler | Linkler | Künye | BİA Kitaplığı | BİA Hakkında

Bu web sitesi IPS İletişim Vakfınca Avrupa Birliği İsveç Uluslararası Kalkınma Ajansı (SIDA) desteğiyle yürütülen, "Haklar İçin Habercilik, Haberciler İçin Özgürlük" -kısa adıyla BİA3 - projesi kapsamında yayınlanmaktadır. Web sitesinin yeniden düzenlenmesi masraflarına Uluslararası İfade Özgürlüğü Değişimi (IFEX) de katkıda bulunmuştur. Bu web sitesinin içeriği yalnızca IPS İletişim Vakfı'nın sorumluluğundadır ve hiçbir biçimde SIDA'nın tutumunu yansıtmamaktadır.