3 Aralık Çarşamba, Son güncelleme 07.32

Genelkurmay: Fişleme Yok

Genelkurmay Başkanlığı, kamuoyuna sosyetik fişleme olarak yansıyan konunun, saptırıldığını ve hiç kimsenin fişlenmediğini açıkladı. Konunun TSKnın iç meselesi olduğu, Kara Kuvvetleri Komutanlığının olayla hiçbir ilgisinin bulunmadığı belirtildi.

Ntvmsnbc.com - Ankara

16 Mart 2004, Salı

Genelkurmay Başkanlığı Genel Sekreterliği, kamuoyuna "sosyetik fişleme" olarak yansıyan konunun "saptırıldığı"nı, "hiç kimsenin fişlenmediği"ni ve "böyle bir görevin hiçbir birliğe emredilmediği"ni açıkladı.

Açıklamada, "Konu, kanun gereği, il mülki amirleri ile illerdeki garnizon komutanlıklarının ilgi ve sorumluluğundadır. Bazı çevrelerce iddia edildiği gibi konunun Kara Kuvvetleri Komutanlığı ve özellikle Kara Kuvvetleri Komutanının şahsıyla hiç bir ilgisi yoktur. Askeri yazışmalarda baş sayfa tepesindeki birlik tanıtıcı bölümde yer alan birlik isimleri daima Kuvvet Komutanlığından başlayarak ast birliğe doğru iner" denildi.

Konunun Türk Silahlı Kuvvetleri'nin (TSK) iç meselesi olduğu belirtilirken, Kara Kuvvetleri Komutanlığı'nın olayla hiçbir ilgisi bulunmadığı ifade edildi.

Açıklamanın tam metni

* Emniyet Asayiş Planlarının Garnizon Komutanlıklarınca geliştirilebilmesi amacıyla ihtiyaç duyulan istihbarat bilgilerinin temini için bir askeri komutanlıkça bazı kaymakamlıklara gönderilen yazılar basında büyük yankı bulmuştur.

* Bilindiği üzere, bu konuda Genelkurmay Başkanlığınca bir basın açıklaması yayımlanarak, konunun geçerli bir hukuki gerekçeye dayandığı, istenen bilgilerin içeriği için bir inceleme yapılacağı halkımıza açıklanmıştır. Ancak haberin kamuya "fişleme" olarak sunulması nedeniyle, doğurabileceği yıpratıcı sonuçlar dikkate alınmadan yapılan açıklamalar ve yorumlar endişe verici boyutlara ulaşmış ve bu tarz yaklaşımlarla hangi maksada hizmet edildiği konusunda kamuoyu tereddüde düşürülmüştür.

* Bu nedenle, inceleme sonucu ulaşılan ilk değerlendirmelerin ivedilikle değerli halkımıza duyurulması ihtiyacı hasıl olmuştur.

* Daha önceki açıklamada da ifade edildiği üzere, valiler asayişinden sorumlu oldukları illerdeki asayiş olaylarını, emirlerindeki polis ve jandarma kuvvetiyle önleyemezler veya önleyemeyeceklerini anlarlarsa en yakın askeri birlikten yardım isterler ve askeri birlik komutanı, polis ve jandarmayı da emrine alarak duruma el koyar. Bu görev askeri birliklere kanunlarla emredilmiştir.

* Olayın polis ve jandarmanın baş edemeyeceği bir boyuta ulaştığı anda görev alan komutanın, bu görevi, olay daha da büyümeden başarabilmesi için önceden plan hazırlamasının ve bu planı hazırlayabilmesi için il veya ilçede doğabilecek çok çeşitli olaylar hakkında bilgi toplamasının, bu bilgilere göre teşkilat, teçhizat, muhabere irtibatları ve eğitim çalışmaları yapmasının zorunluluğu açıktır. Kaldı ki, 5442 sayılı İl İdaresi Kanunu ve buna istinaden Genelkurmay Başkanlığı ile İçişleri Bakanlığı arasında yapılmış olan Protokol da bunu öngörmektedir.

* Basında yer alan bu haberin, "fişleme" gibi ilgi çekici ve tamamen saptırılmış, yanlış ve haksız bir eylem ile hiç bir ilgisi yoktur. Hiç kimse fişlenmemiş ve böyle bir görev hiç bir birliğe emredilmemiştir. Bu bakımdan bütün halkımız huzur içinde olmalıdır.

* Konu, kanun gereği, il mülki amirleri ile illerdeki garnizon komutanlıklarının ilgi ve sorumluluğundadır. Bazı çevrelerce iddia edildiği gibi konunun Kara Kuvvetleri Komutanlığı ve özellikle Kara Kuvvetleri Komutanının şahsıyla hiç bir ilgisi yoktur. Askeri yazışmalarda baş sayfa tepesindeki birlik tanıtıcı bölümde yer alan birlik isimleri daima Kuvvet Komutanlığından başlayarak ast birliğe doğru iner.

* Planlamaya esas teşkil edecek bilgilerin kaymakamlıklardan istenmesinin amacı, bilgileri toplama imkan ve kabiliyeti olan polis ve jandarma unsurlarının mülki amirlerin emrinde olmasıdır. Tüm bu tespitlere esas yasal mevzuat bildirinin sonunda belirtilmiştir.

* Hal böyle olmakla beraber, bilgilerin askeri birliklerin müdahalesini gerektirecek büyüklük ve mahiyetteki olaylarla ilgili ihtiyaçlara dönük olarak ve yeteri kadar istenmesi gerekirdi. Esasen bölücü, irticai ve yıkıcı faaliyetlere ilişkin istekler, istek formunun hemen hemen tamamını oluşturmaktadır. Sadece üç maddesinde yer alan ve basınca yansıtılan amacını aşmış istekler ise, bu konudaki eğitiminde zafiyet olan karargah subaylarının kusurudur. Bu mesele Türk Silahlı Kuvvetlerinin bir iç meselesidir. Bu hususun düzeltilmesi için gerekli çalışmalara hemen başlanmıştır. Gereği yapılmış ve yapılmaya devam edilmektedir.

* Personel eliyle icra edilen her faaliyette insan kusurundan kaynaklanabilecek olumsuzlukların yaşanabileceği bir gerçektir. Üzücü olan husus ise böyle bir olumsuzluğun bir kurumla özdeşleştirilmesi, genelleştirilmesi, yanlış makam ve kişilerin suçlanması ve yıpratılmasıdır.

* Halkının güven ve huzuru için binlerce can, kol, bacak, göz vermiş şehit ve gazilerin yuvası olan Türk Silahlı Kuvvetleri, bütün haksız ve acı tenkitleri bağrına basar, hafızasına gömer, takdirini aziz milletinin sağ duyusuna emanet eder, yapıcı tenkitleri ile bizlere daha iyilere ulaşma, doğrularımızla sevinme, azmimizi artırma imkanı verenlere ise şükranlarını sunar. (BB)

Ana Sayfa | Yazarlar | Arşiv-Arama | Bilgi-Belge | Çocuk Sitesi | BİAMag | Kadının Penceresi | News in English
Haber Listesi | Galeriler | Linkler | Künye | BİA Kitaplığı | BİA Hakkında

Bu web sitesi IPS İletişim Vakfınca İsveç Uluslararası Kalkınma Ajansı (SIDA) desteğiyle yürütülen, "Haklar İçin Habercilik, Haberciler İçin Özgürlük" -kısa adıyla BİA3 - projesi kapsamında yayınlanmaktadır. Web sitesinin yeniden düzenlenmesi masraflarına Uluslararası İfade Özgürlüğü Değişimi (IFEX) de katkıda bulunmuştur. Bu web sitesinin içeriği yalnızca IPS İletişim Vakfı'nın sorumluluğundadır ve hiçbir biçimde SIDA'nın tutumunu yansıtmamaktadır.