5 Aralık Cuma, Son güncelleme 10.54

Nesin Vakfı, Tecavüz İddiaları, Medya: Olan Yine Çocuklara Oldu

Nesin Vakfı'nda, medyanın damgalamasıyla ve kanıt bulunmamasına rağmen "tecavüz" suçlamasıyla tutuklanan, daha sonra serbest bırakılan çocuklar cezaevinde işkence gördüklerini söyleyip şikayetçi olmuştu. Sonuçta, cezaevindeki üç diğer çocuğa dava açılıyor.

BİA Haber Merkezi - İstanbul

7 Ağustos 2008, Perşembe

2007 başında, ailenin şikayeti üzerine savcılık Nesin Vakfı'nda kalan çocuklararasında yaşanan "tecavüz" iddiası üzerine soruşturma başlattı. Haberi veren ana akım medya yargılamayı yapmış, mahkumiyet kararını da vermişti. Vakfa tepkiler yağdı. İki çocuk gözaltına alındı, tutukluyken işkence gördüklerini açıkladı. Aile dava aşamasında şikayetini geri çekti, iddiayla ilgili kanıt da bulunamadı. Sonuçta çocuklar serbst kaldı, işkence iddialarıyla ilgili şikayette bulundu. Bunun sonucunda da cezaevinde bulunan üç çocuk hakkında soruşturma başlatıldı. Vakıf'tan Ali Nesin, son mektubunda bu süreci anlatıyor.

Sevgili Dostlar,

Anlatacaklarım, Türkiye'de devlet-vatandaş ilişkisinin vahametini ortaya koyan küçük ve önemsiz ama bence anlamlı bir olaydır. Tecavüz iftirasını anımsarsınız. Hani gazetelerde çarşaf çarşaf çıkmış, televizyonlarda "Nesin Vakfı'nda tecavüz!" diye bangır bangır bağırmışlardı... Tam neler dediklerini yazamıyorum, elim varmıyor; anımsayan anımsar, anımsamayan da anımsamasın, daha iyi.

Adlı tıp raporu açık ve netti: Tecavüz bulgusuna rastlanmamıştı. Psikolog raporları da aynı netlikteydi. Gazeteler işe, tam tersine, raporlarda tecavüz bulgusuna rastlanıldığını yazmışlardı; hem de -bire değil- sıfıra bin katarak... Ruhlarının derinliklerine gömmeye çalıştıkları pislikleri gün ışığına çıkmıştı. Açık açık yalandı yazdıkları. Malum gazeteler elbette, ama malum olmayan gazeteler de...

Korkunç zamanlardı. Kimse doğruyu dinlemek, duymak, bilmek istemiyordu. Kimi bizi karalamak için kimi satışını artırmak için kimi de alçaklığından. Çok çaresiz kalmıştık. Tecavüz şikayeti şikayetçi tarafından mahkemede geri çekildi. Meğer tecavüz filan olmamış! Ama gazetelerde bu konuda tek bir satır yazılmadı, tek bir söz söylenmedi!

Alnımıza çalınan karayla kaldık! Bu arada suçlanan iki çocuğumuz iki gün boyunca tutuklandı. Biri Bayrampaşa'ya diğeri Metris'e atıldı. Çocuklarımız cezaevinin kapısından girer girmez jandarmalar tarafından dövüldüler. Daha sonra içerde önce gardiyanlar, ardından mahkumlar sıra dayağına çektiler. Gün boyunca çalıştırılıp hakarete uğradılar, dayak yediler, küçük düşürüldüler, tehdit edildiler. Ve aleyhlerine delil olmadığı anlaşıldığında, bir gece yarışı, sabaha karşı saat 1'de beş kuruş parasız sokağa bırakıldılar!..

Bu çocuklar daha 18 yaşında değillerdi o zaman. Biri cezaevinden çıktığında korkudan konuşamaz, yemek yiyemez haldeydi, dişleri kilitlenmişti. Çocuklarımız kendilerine yapılan işkenceyi kaleme aldılar. Yaşadıklarını - eğer yüreğiniz elverirse okuyabilirsiniz.

İşkenceyi savcılığa bildirdik, soruşturma açılmasını istedik. Aylar sonra yanıt geldi. İsteklerimizin biri reddedildi, diğeri kabul edildi. Kabul edilenin sonucu söyle (sıkı durun!):

Çocuğumuzu döven jandarmaya karşı dava açılmasına gerek görülmedi. Çocuğumuzu falakaya çeken, iki gün boyunca döven, hakaret eden, tehdit eden gardiyanlara da dava açılmasına gerek görülmedi. Kime dava açıldı dersiniz?

Çocuğumuzla aynı zamanda cezaevinde bulunan üç zavallı "tinerci" çocuğa! Çocukları koruması gereken devlet önce iki çocuğumuza işkence yapıyor, daha sonra şikayet edince de üç çocuğa dava açıyor!

Yeter ki kendisi suçlu çıkmasın! Ama çocuklar... Onlar ne ki! Üstelik "tinerci"lerse... Evet, o üç "tinerci" de hırpalamış çocuğumuzu ama çocuğumuzun dediğine göre onların attığı dayak diğerlerinkinin yanında fiske kalırmış. Bu zavallı çocuklar ya tehdit ya da dayak altında ya da bilmiyorum belki de kendiliklerinden çocuğumuzu dövdüklerini itiraf etmişler...(AN/EÜ)

Ana Sayfa | Yazarlar | Arşiv-Arama | Bilgi-Belge | Çocuk Sitesi | BİAMag | Kadının Penceresi | News in English
Haber Listesi | Galeriler | Linkler | Künye | BİA Kitaplığı | BİA Hakkında

Bu web sitesi IPS İletişim Vakfınca İsveç Uluslararası Kalkınma Ajansı (SIDA) desteğiyle yürütülen, "Haklar İçin Habercilik, Haberciler İçin Özgürlük" -kısa adıyla BİA3 - projesi kapsamında yayınlanmaktadır. Web sitesinin yeniden düzenlenmesi masraflarına Uluslararası İfade Özgürlüğü Değişimi (IFEX) de katkıda bulunmuştur. Bu web sitesinin içeriği yalnızca IPS İletişim Vakfı'nın sorumluluğundadır ve hiçbir biçimde SIDA'nın tutumunu yansıtmamaktadır.