2 Aralık Salı, Son güncelleme 00.23

İnsan Hakları Komisyonu "Hapishane Hastaneleri" Öneriyor

Meclis Komisyonu Başkanı Üskül tutuklu ve hükümlüler için bakanlıklara tam teşeküllü hapishane hastanesi kurulmasını önereceklerini açıkladı. Son bir ayda kanserli Çekin cezaevinde, Okkır tahliye sonrası öldü; Zavar hâlâ tedavi edilmiyor.

BİA Haber Merkezi - Ankara

1 Ağustos 2008, Cuma

Meclis İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu, tutuklu ve hükümlülerin cezaevlerinde yaşadıkları sağlık sorunları konusunda gündemdışı genel görüşme yaptı.

Dünkü (31 Temmuz) görüşmenin ardından açıklama yapan Komisyon Başkanı Zafer Üskül, Adalet ve Sağlık Bakanlıklarına ''Hapishane Hastanesi'' kurulması önerisinin götürülmesine karar verdiklerini açıkladı.

Üskül şöyle dedi:

"Mutlak surette hastanede tedavisi gereken tutuklu ya da hükümlülere sağlık hizmetlerinin gereği gibi verilebilmesini sağlamak üzere, belli bölgelerde tam teşekküllü hastanelerin hapishane halinde düzenlenmesi ve çeşitli tutukevi ve cezaevlerinde kalan tutuklu ve hükümlülerin, hastanede yatması gerektiği durumlarda o hastane cezaevine nakledilmelerinin uygun olacağı görüşü benimsendi."

Çekin ve Okkır öldü, Zavar düzgün tedavi görmüyor

77 yaşındaki Ali Çekin Siirt Cezaevi'nde önceki gün (29 Temmuz) yaşamını yitirdi. İnsan Hakları Derneği (İHD) 10 Temmuz'da karaciğer kanseri rahatsızlığı bulunan Çekin’in durumuna dikkat çekmişti. Ancak bütün bu çabalara rağmen Çekin tahliye edilmedi ve cezaevinde öldü.

Ergenekon soruşturması kapsamında 20 Haziran 2007'de tutuklanan Kuddusi Okkır, 1 Temmuz'da tahliye edilmiş, tahliyeden birkaç gün sonra ölmüştü. Okkır'a kanser teşhisi ancak bir yıl içinde konmuştu.

Oğlu Oytun Okkır, bianet'e verdiği demeçte "Babasının Tekirdağ F Tipi cezavine gönderildikten sonra sağlık durumunun kötüleşmeye başladığını, kendilerinden habersiz  Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları hastanesine sevk edildiğini, kendisiyle üç hafta boyunca nerede olduğunu öğrenemediklerin, babasının tutuksuz yargılanmasını talep edebilmek için uzun süredir babasıyla ilgili sağlık raporlarına, sevk kağıtlarına ulaşmaya çalıştıklarını" anlatmıştı.

2001'de hapishaneye mesane kanseri olarak giren Erol Zavar'ın üç aylık periyodlar halinde sistoskopi yaptırması gerekiyordu, ancak hücre tipi olarak adlandırılan cezaevlerinde kalırken, üç ayda bir sistoskopi cihazı olmadığı veya bu tetkiki ihtiyacı olmadığı gerekçeleriyle tedavisi aksadı.

Şimdi F Tipi Cezaevlerinin tecrit koşullarında migren krizleri ve astım nöbetleri geçiriyor. Zavar 50’ye yakın kanserli tümörün çıkarıldığı toplam 15 ameliyat geçirdi.

Tutuklu ve Hükümleri Yakınları Birliği (TUYAB), Tutuklu ve Hükümlü Aileleriyle Dayanışma Derneği (TUHAD-DER) ve İHD Cezaevi Komisyonu üyeleri 16 Temmuz'da Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) İnsan Hakları Komisyonu'na mektup göndermişti.

O mektupta "Hapishanede tutulmaması gerektiği yönünde doktor raporları olup da Adalet Bakanlığı tarafından tahliye edilmeyenler" arasında Erol Zavar, Mesut Deniz, Yaşar İnce, Resmiye Vatansever, Cengiz Kahraman, Mehmet Ali Çelebi, Hatice Bolat, İnayet Mete, Nesimi Kalkan, Abdullah Öcalan, Menduh Kılınç, Gazi Dağ, Aynur Epli gibi Ali Çekin'in de adı vardı. (TK)

Ana Sayfa | Yazarlar | Arşiv-Arama | Bilgi-Belge | Çocuk Sitesi | BİAMag | Kadının Penceresi | News in English
Haber Listesi | Galeriler | Linkler | Künye | BİA Kitaplığı | BİA Hakkında

Bu web sitesi IPS İletişim Vakfınca İsveç Uluslararası Kalkınma Ajansı (SIDA) desteğiyle yürütülen, "Haklar İçin Habercilik, Haberciler İçin Özgürlük" -kısa adıyla BİA3 - projesi kapsamında yayınlanmaktadır. Web sitesinin yeniden düzenlenmesi masraflarına Uluslararası İfade Özgürlüğü Değişimi (IFEX) de katkıda bulunmuştur. Bu web sitesinin içeriği yalnızca IPS İletişim Vakfı'nın sorumluluğundadır ve hiçbir biçimde SIDA'nın tutumunu yansıtmamaktadır.