4 Aralık Perşembe, Son güncelleme 18.30

Anahtar Sözcükler

Fransa Anayasa Değişikliğini Kabul Etti, Sarkozy’nin Parlamentoyla İmtihanı

Fransa Parlamentosu anayasa değişikliği paketini onayladı. Gözlemciler değişikliğin 1958'de Charles de Gaulle’ün sunduğu anayasadan bu yana Fransa’yı en çok sarsan politik olay olarak nitelendiriyorlar. Paket AB’ye üye olacak ülkeler için referanduma gidilmesini de şart koşuyor.

BİA Haber Merkezi - Fransa

22 Temmuz 2008, Salı

Fransa gündemini uzun süreden beri meşgul eden anayasa değişikliği paketi dün akşam Fransız Parlamentosu’nda yapılan oylamada 539 “evet” ve 357 “hayır” sonucu çıkmasıyla kabul edildi.

Değişiklik paketinin kabul edilmesi için parlamento üyelerinin en az beşte üçünün değişikliğe onay vermesi gerekiyordu.
Eğer oylamanın sonucunda 538’in altında “evet” oyu çıksaydı paket reddedilecekti.

Le Monde gazetesi habere “Zaferden çok rahatlama” şeklinde yer verdi.

Sosyalist Parti’de hıyanet münakaşası

Nicholas Sarkozy’nin mevzu bahis değişikliği kabul ettirebilmesi için kendi partisi (UMP) dışında Sosyalistler (SP), Yeşiller (LV) ve Komünistler (PCF)’den de destek görmesi gerekiyordu.

Ancak Sarkozy’nin tüm çabalarına rağmen sol partilerin tüm üyeleri- Sosyalist Parti üyesi Jack Lang istisnası dışında- oylarını değişikliğin reddi yönünde kullanacaklarını beyan ettiler.

Yeni anayasanın hazırlanmasında da aktif bir rol oynamış olan Lang, oylama sonrasında Sosyalist Partililerin eleştirilerine hedef oldu.

Sosyalist Parti genel sekreteri François Hollande Lang’ı onaylamadığını belirterek verdiği kararın sorumluluğunun Lang’ın omuzlarında olduğunu ve mesele üzerinde düşünerek “ vicdan muhasebesi yapması gerektiğini” vurguladı.

Hollande, Lang’ın partiden çıkartılıp çıkartılmayacağı ya da kendisine ne gibi yaptırımlar uygulanacağı konusunda ise “Bu durumdan ne gibi sonuçlar çıkartacağı ve nasıl hareket edeceği kendisine kalmıştır” dedi.

Değişen ne?

  • Yeni anayasanın getirdiği başlıca değişikler şöyle:
  • Cumhurbaşkanlığı 5 yıl sürecek ve bir cumhurbaşkanı ancak iki defa seçilebilecek,
  • Parlamento cumhurbaşkanının yaptığı bir takım atamaları veto edebilecek,
  • Hükümetin parlamento komitesi üzerindeki üstünlüğünü ortadan kaldırarak parlamentonun kendi gündemini belirlemesine izin verecek.

Ancak sol partileri en çok rahatsız eden ve Fransa kamuoyunda da en çok tartışılan mesele Cumhurbaşkanı Sarkozy’nin ABD'de olduğu gibi yılda bir defa parlamentoya hitap edebilme yetkisini kazanmış olması.

Bu durumun kuvvetler ayrılığı ilkesi bakımından sakıncalı olduğu ve yasama ve yürütmenin birbirinden ayrı tutulması gerektiğini savunan sol parti üyeleri ve senatörler durumu Sarkozy’nin yönetme gücünü kötüye kullandığı ve yeni çıkan anayasanın beklenenin aksine demokrasi yönünde değil “mutlakıyet”e doğru bir adım olduğu şeklinde yorumladı.

Sarkozy ise bu değişikliklerin şu anda karar verme gücü düşük olan parlamentonun politik ağırlığını artıracağını ve Cumhurbaşkanlığı kurumunu halkın ve kanun adamlarının önünde daha meşru ve güvenilir kılacağını iddia etti.

Değişikliğin Türkiye'ye dokunan ucu

Anayasa değişikliği paketinin Fransa Parlamentosu’nda kabul edilmesiyle birlikte paketin AB’ye üye olacak ülkeler için doğrudan referanduma gidilmesini şart koşan 33. madde de yürürlüğe konmuş oldu.

AB nüfusunun yüzde 5’ini aşkın nüfusa sahip ülkeler için doğrudan referandum şartı daha önce Fransa Meclisinde kabul edilmiş, ancak maddenin “Türkiye gibi müttefik bir ülkeyle ilişkileri yaralayacağı” sebep gösterilerek senato tarafından reddedilmişti.(RFG/EZÖ)

* Ruşen Fırat Güllüoğlu bu haberi Le Monde, Libération, BBC ve Radikal'den derleyerek hazırladı.

Ana Sayfa | Yazarlar | Arşiv-Arama | Bilgi-Belge | Çocuk Sitesi | BİAMag | Kadının Penceresi | News in English
Haber Listesi | Galeriler | Linkler | Künye | BİA Kitaplığı | BİA Hakkında

Bu web sitesi IPS İletişim Vakfınca İsveç Uluslararası Kalkınma Ajansı (SIDA) desteğiyle yürütülen, "Haklar İçin Habercilik, Haberciler İçin Özgürlük" -kısa adıyla BİA3 - projesi kapsamında yayınlanmaktadır. Web sitesinin yeniden düzenlenmesi masraflarına Uluslararası İfade Özgürlüğü Değişimi (IFEX) de katkıda bulunmuştur. Bu web sitesinin içeriği yalnızca IPS İletişim Vakfı'nın sorumluluğundadır ve hiçbir biçimde SIDA'nın tutumunu yansıtmamaktadır.