
23 Kasım Pazar, Son güncelleme 00.00
Anahtar Sözcükler
İlgili Bianet Haberleri
Haberler
Gündemdekiler
Çintay'ın bugünkü yazısı bir kere daha gösteriyor ki medyanın homofobisi ve transfobisi sokaktakinden ne bir adım ileri ne de bir adım geri. Sinsi bir sırtlan gibi bekleyen ikiliye hareket edecek alan verilmemeli.
BİA Haber Merkezi - İstanbul
11 Temmuz 2008, Cuma
İstanbul’dan bir Rufus geçti geçen hafta. Kanadalı müzisyen/şarkıcı Rufus Wainwright Aya İrini’nin büyülü atmosferinde bizlere enfes dakikalar yaşattı.
Konser bitiminde büyük çoğunluk için Rufus’un performansı “unutulmayacaklar” listesine yazılmıştı bile.
Bugünkü Radikal gazetesinde gördük ki konseri unutmayacaklardan biri de Nur Çintay'mış.
Rufus’un performansını öve öve bitiremeyen Çintay yaklaşık iki saat süren geceden takıla takıla bir Rufus espirisine takılıp kalmış.
Şöyle ki;
Rufus kendisi için ayarlanan tekne ile boğazın serin sularında gezinirken uzun bir süredir rengarenk ışıklarıyla dikkat çeken köprüleri görmüş ve köprünün çok gey olduğunu düşünmüş.
Nedeni basit: Pembeden mora, gökkuşağının renkleriyle aydınlanan köprü ona Lezbiyen, Gey, Biseksüel, Travesti ve Transseksüellerin (LGBTT) simgesi olan gökkuşağı bayrağını anımsatmış.
Konserde bunu dinleyenleriyle paylaşan Rufus’un yorumuna gülmekten başka yapacak bir şeyimiz yoktu.
Zira Rufus kendince bir ironi yapıyor, belediyedekilerin köprü ışıklarının neyi imgelediğini “çakmadıklarını” söylüyordu. Tabii anlayana...
Çintay yazısında Rufus’un bu ironisine kendince bir açılım getirme gereği duymuş olacak ki en gey sever, en gey dostu, en anti-homofobik haliyle şunu sormuş:
“Rufus zarifti tabii, köprünün bu yanardöner ışıklı, janjanlı, kitsch, rüküş, pavyon haline ‘gay’ demek iltifat sayılmaz mıydı? Gay kültürde daha üst düzey bir görsel beğeni ve tasarım kaygısı yok muydu?”
Ve devamında kaş yapayım derken gözü çıkartmış:
“Ben mesela gay’den ziyade, daha travesti gibi görüyorum Boğaz Köprüsü’nün son halini. Üstünde akan makyajıyla, fazla cafcaflı cart renkleriyle, kendinden başka biri gibi görünmeye kalkmasıyla hüzünlü bir travesti.”
Neresinden tutsak elimizde kalacak bir yorum. Abesle iştigal deyip kestirip atmak var. Lakin Çintay’ın dikkatini çekmek istediğim birkaç nokta bulunmakta.
Çoğu zaman fark etmeden içselleştirdiğimiz homofobi ve transfobi kendine bir mecra bulup akıveriyor kalemimizden, dilimizden, halimizden, tavrımızdan...
Saf bir beklenti midir, kulaklara böyle mi çınlar emin değilim ama gazetecilerin sokakta gördüğü travestiyi döven adamdan, gey olduğunu öğrendiği için elemanını işten atan patrondan, lezbiyenim diyen kızlarını zorla evlendiren ya da öldüren ebeveynlerden bir farkı olması gerektiğini düşünüyorum.
Yoksa ortalama algının muhafızları olmaktan öteye gidemeyiz. Çok okunuruz belki ama bir arpa dahi yol alamayız...(BÇ/EZÖ)
| Ana Sayfa |
Yazarlar | Arşiv-Arama | Bilgi-Belge
| Çocuk Sitesi | BİAMag |
Kadının Penceresi | News in English Haber Listesi | Galeriler | Linkler | Künye | BİA Kitaplığı | BİA Hakkında Bu web sitesi IPS İletişim Vakfınca İsveç Uluslararası Kalkınma Ajansı (SIDA) desteğiyle yürütülen, "Haklar İçin Habercilik, Haberciler İçin Özgürlük" -kısa adıyla BİA3 - projesi kapsamında yayınlanmaktadır. Web sitesinin yeniden düzenlenmesi masraflarına Uluslararası İfade Özgürlüğü Değişimi (IFEX) de katkıda bulunmuştur. Bu web sitesinin içeriği yalnızca IPS İletişim Vakfı'nın sorumluluğundadır ve hiçbir biçimde SIDA'nın tutumunu yansıtmamaktadır. |