4 Aralık Perşembe, Son güncelleme 19.13

Nalbantoğlu'na Beraat; Polis Şiddetine Suç Duyurusu

Mahkeme, polisin "İçkiliydi, direndi, hakaret etti" diye şikayet ettiği muhtar Çiğdem Nalbantoğlu'nu akladı; görevli polisler hakkında işlem yapılmasını istedi. Şimdi takipsizlik kararına karşı 11 Mayıs'ta yapılan itirazın sonuçları beklenecek.

BİA Haber Merkezi - İstanbul

23 Mayıs 2008, Cuma

Beyoğlu 1. Asliye Ceza Mahkemesi, iki yıl önce kimlik kontrolü yapan polislere direndiği ve hakaret ettiği iddiasıyla yargılanan Gümüşsuyu Mahallesi'nin kadın muhtarı Çiğdem Nalbantoğlu hakkında beraat kararı verdi.

Nalbantoğlu'a, kimlik kontrolü sırasında "hakaret ve darp ettikleri, ardından da GBT için gözaltına aldıkları" gerekçesiyle Beyoğlu İlçe Emniyet Müdürlüğü'ne bağlı polisler hakkında yapılan şikayetteyse 12 Mart'ta takipsizlikle sonuçlanmıştı.

Doğan: Bu istisnai kararı önemsiyoruz

Beyoğlu İlçesi'nde son iki yılda yaşanan olaylarda birçok müştekinin, birkaç polisin birlikte tuttuğu tutanakla sanık durumuna düşürüldüğünü savunan Nalbantoğlu'nun avukatı Erdal Doğan, bu uygulamayı reddeden söz konusu "istisnai kararı" önemsediklerini söyledi.

Bu olaylarda idari ve adli soruşturma başlatılması gerekirken Emniyet Müdürlüğü ve Valilikten refleks olarak şüpheli polisleri koruyan demeçler verilerek, sorumluların yargılanmasının önünün kesildiğini ileri sürdü.

Mahkeme, görevli polisler hakkında şikayette bulundu

Şimdiyse mahkeme, savcı Hüseyin Aslan'ın talebine de uyarak, olay günü olan 11 Ağustos 2006'da görevli polis memurları hakkında, görev sınırlarını aşıp aşmadıklarının belirlenmesi için suç duyurusunda bulundu.

Savcı, "dosya kapsamındaki deliller, tanık beyanı ve sanık ve şikayetçilerin beyanları dikkate alındığında sanığın mahkumiyetine yetecek delil elde edilemediğinden sanığın ispatlanamayan suçtan beraatine... mütalaa olunur" şeklinde görüş bildirdi. Hakime Nazan Akçay başkanlığındaki mahkeme de, Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/2-e maddesi uyarınca beraat kararı verdi.

Doğan, Emniyete göre daha önce 16 Ağustos 2006'da şikayette bulunmasına karşın Emniyetle ilgili takipsizlik kararı daha erken gelmişti. Artık mahkemenin suç duyurusu ve avukat Doğan'ın takipsizlik kararına karşı 11 Mayıs'ta yaptığı itirazın sonuçları beklenecek.

Nalbantoğlu: Arama kararı gösterilmedi

Bir bar önünde kimlik kontrolü yapan polis, Nalbantoğlu'ndan kimlik sordu ve muhtarın anlatımına göre, arama kararını göstermeden zorla çantasını aradı.

Kimliğini gösteren Nalbantoğlu, sohbet sırasından muhtar olduğunu söyleyerek uygulamanın nedenini sordu. Bu sırada görevli kadın polislerden biri, "Yeni İlçe Emniyet Müdürümüz ne kadar travesti, ..ne, orospu varsa hepsinden iğrendiği için biz de defterlerini düreceğiz, temizleyeceğiz" şeklinde konuştu.

Sözlere şaşıran Nalbantoğlu'nun "Siz hanımsınız nasıl böyle konuşabilirsiniz, nasıl böyle cümleler sarf edebilirsiniz?" şeklinde karşılık verince "senin GBT'nini aldıracağız. Göreceğiz senin ne mal olduğunu" denilerek şiddetle sürüklendi.

"Bana 'sen demeyin', hakaret etmeyin!"

Polislerin konuşma üslubuna itiraz ederek "Aranan biri olsam devlet bana muhtarlık yaptırır mı?" diyen Nalbantoğlu'ya hakaretlerde bulunulduğu; elleri arkadan kelepçenerek Taksim İlkyardım Hastanesi'ne götürüldüğu iddia edildi.

O dönem bianet'e bir İlçe Emniyet Müdürlüğü yetkilisi, Nalbantoğlu'nun "içkili" olduğunu, işlemlere karşı direndiği ve "Siz kim oluyorsunuz da beni arıyorsunuz. Ben muhtarım. İstesem sizi sürerim" dediğini ileri sürmüştü. (EÖ/GG)

Ana Sayfa | Yazarlar | Arşiv-Arama | Bilgi-Belge | Çocuk Sitesi | BİAMag | Kadının Penceresi | News in English
Haber Listesi | Galeriler | Linkler | Künye | BİA Kitaplığı | BİA Hakkında

Bu web sitesi IPS İletişim Vakfınca İsveç Uluslararası Kalkınma Ajansı (SIDA) desteğiyle yürütülen, "Haklar İçin Habercilik, Haberciler İçin Özgürlük" -kısa adıyla BİA3 - projesi kapsamında yayınlanmaktadır. Web sitesinin yeniden düzenlenmesi masraflarına Uluslararası İfade Özgürlüğü Değişimi (IFEX) de katkıda bulunmuştur. Bu web sitesinin içeriği yalnızca IPS İletişim Vakfı'nın sorumluluğundadır ve hiçbir biçimde SIDA'nın tutumunu yansıtmamaktadır.