5 Aralık Cuma, Son güncelleme 00.36

İlgili Dış Bağlantılar

"Türkiye'de Cinsel Azınlıklara Sistematik Şiddet Var"

HRW bir raporla Türkiye'de cinsel azınlıkların sistematik şekilde aile, toplum ve devlet baskısına maruz kaldığını ortaya koydu, "Cinsel ayrımcılığa karşı özel yasal düzenlemeler yapılmalı" dedi.

BİA Haber Merkezi - İstanbul

22 Mayıs 2008, Perşembe

New York merkezli İnsan Hakları İzleme Örgütü (HRW), Türkiye'de lezbiyen, gey, biseksüel, travesti ve transseksüel (LGBTT) bireylere uygulanan şiddete ilişkin raporunu bugün (22 Mayıs) Taksim Hill Otel'de düzenlediği bir basın toplantısıyla kamuoyuna sundu.

HRW: Cinsel ayrımcılığa karşı özel yasalar çıkarılsın

"Kurtuluşumuz İçin Bize Bir Yasa Gerek: Değişen Türkiye'de Toplumsal Cinsiyet, Cinsellik ve İnsan Hakları" başlıklı raporda Türkiye'de cinsel azınlıkların maruz kaldığı şiddet ve ayrımcılık başlıca beş alanda inceleniyor:

  • Eşcinsel erkeklere yönelik toplumdan ve polisten gelen saldırılar.
  • Lezbiyen kadınlar üzerindeki aile baskısı ve polisin bu kadınlara yönelik şiddet ve istismarları görmezden gelen tavrı.
  • Devletin travesti ve transseksüellere uyguladığı şiddet ve baskılar.
  • Askeri ve tıbbi alanlarda cinsel azınlıkların karşı karşıya kaldığı yoğun ayrımcılık.
  • LGBTT gruplarının dernek kurma ve ifade özgürlüklerine yönelik kısıtlamalar.

Bu alanlardaki hak ihlallerini somut örneklerle ortaya koyan raporda Türkiye'den, LGBTT bireylerin yaşamın her alanında ayrımcılığa uğramasını engelleyecek özel yasal düzenlemeler yapması isteniyor. Ayrıca, ordudaki ayrımcılığın sona erdirilmesi ve vicdani ret hakkının tanınması talep ediliyor. 

Sistematik şiddet

Toplantıda HRW, LGBTT Programı Müdürü Scott Long, HRW LGBTT Programı Araştırmacısı Juliana Cano Nieto, Lamdaİstanbul'dan avukat Fırat Söyle ve transseksüel Gül söz aldı.

Konuşmasında Türkiye'de cinsel azınlıkların maruz kaldığı ayrımcılık örneklerine yer veren Long, LGBTT bireylerin ailelerinden, toplumdan, devlet yetkililerinden ve güvenlik güçlerinden sistematik olarak şiddet gördüklerini söyledi.

"LGBTT vatandaşlar tam olarak insan kabul edilmiyor" diyen Long, "genel ahlak" gibi muğlak kavramlara atıf yapan yasaların kaldırılmasını ve cinsel ayrımcılığa karşı kapsamlı kanunların çıkarılmasını istedi.

Gül Hanım da başına gelen olaylardan yola çıkarak transseksüellerin maruz kaldığı devlet şiddetine değindi, evinin mühürlendiğini ve keyfi olarak gözaltına alındığını anlattı.

"Yasalar ve uluslararası sözleşmeler ihlal ediliyor"

Söyle, kamu görevlilerinin cinsel eşitlik konusunda çok bilgisiz ve yetersiz olduğunu savunarak ayrımcılık karşıtı yasaların uygulanmadığını, keyfi biçimde şiddet ve ayrımcılık yapıldığını ya da yapanlara göz yumulduğunu vurguladı.

Nieto da Türkiye'nin cinsel ayrımcılığa karşı imzaladığı uluslararası sözleşmelerle bu konudaki Avrupa Birliği ve Birleşmiş Milletler standartlarını çiğnediğini hatırlattı, "İnsan hakları herkes için sağlanmalı, LGBTT bireyler için de" dedi.

"Ayrımcılık her yerde var, eşcinsel örgütlerinde bile"

bianet'e konuşan katılımcılardan Ebru Kırancı ve Demet Demir ise "Hükümet homofobik. Evlerimiz mühürleniyor, sistematik baskı devam ediyor" dedi. Kırancı ve Demir, sekiz ay önce 25 arkadaşlarıyla birlikte Lambdaİstanbul'dan istifa ettiklerini söyleyerek "Ayrımcılık her yerde, bir eşcinsel örgütünde bile transfobi var" dedi. (KM/GG)

Ana Sayfa | Yazarlar | Arşiv-Arama | Bilgi-Belge | Çocuk Sitesi | BİAMag | Kadının Penceresi | News in English
Haber Listesi | Galeriler | Linkler | Künye | BİA Kitaplığı | BİA Hakkında

Bu web sitesi IPS İletişim Vakfınca İsveç Uluslararası Kalkınma Ajansı (SIDA) desteğiyle yürütülen, "Haklar İçin Habercilik, Haberciler İçin Özgürlük" -kısa adıyla BİA3 - projesi kapsamında yayınlanmaktadır. Web sitesinin yeniden düzenlenmesi masraflarına Uluslararası İfade Özgürlüğü Değişimi (IFEX) de katkıda bulunmuştur. Bu web sitesinin içeriği yalnızca IPS İletişim Vakfı'nın sorumluluğundadır ve hiçbir biçimde SIDA'nın tutumunu yansıtmamaktadır.