22 Kasım Cumartesi, Son güncelleme 19.08

"Azınlık Hakları Raporu'nun Aklanması Önemli Bir Kazanım"

Yargıtay Ceza Genel Kurulu, dört yıldır Azınlık Hakları ve Kültürel Haklar Raporu'ndan 216 ve 301'den yargılanan Prof. Dr. Kaboğlu ve Prof. Dr. Oran'ın beraat kararını onadı.

BİA Haber Merkezi - Ankara

6 Mayıs 2008, Salı

Yargıtay Ceza Genel Kurulu (YCGK), "Türkiyelilik" kavramını öneren ve 1 Ekim 2004'te kabul edilen Azınlık Hakları ve Kültürel Haklar Raporu nedeniyle dönemin İnsan Hakları Danışma Kurulu (İHDK) Başkanı Prof. Dr. İbrahim Kaboğlu ve Alt Komisyon Başkanı Prof. Dr. Baskın Oran'ın "Halkı kin ve düşmanlığa tahrik" suçlamasıyla yargılandıkları davadan beraat kararını onadı.

10 Mayıs 2007'de Ankara 28. Asliye Ceza Mahkemesi, Ceza Yasası'nın (TCK) 301. maddesinde tanımlanan "Türklüğü aşağılama" iddiası yönünden Adalet Bakanlığı'nın izin şartının oluşmadığı gerekçesiyle Kaboğlu ve Oran hakkındaki davanın düşürülmesine ve sanıkların 216. maddede tanımlanan "halkı kin ve düşmanlığı tahrik" suçundan beraatine karar vermişti.

Kararın temyiz incelemesini yapan Yargıtay 8. Ceza Dairesi, TCK'nın 216. maddesinden verilen beraat kararını, suçun maddi ve manevi unsurları ile oluştuğu gerekçesiyle bozmuştu.

Yargıtay Başsavcısı, Kaboğlu ve Oran hakkındaki beraat kararının bozulmasına itiraz edince dosya, Yargıtay Ceza Genel Kurulu gündemine geldi. Genel Kurul, 28 Nisan'daki toplantıda mahkemenin beraat kararının onanmasına hükmetti. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun bu kararının ardından Kaboğlu ve Oran'ın beraat kararı kesinleşmiş oldu.

Kaboğlu: Karar, tüm yargı açısından yönlendirici nitelikte

Kaboğlu, YCGK'nun Yargıtay 8. Ceza Dairesi'nin esastan bozma kararını kaldırma ve Ankara 28. Asliye Ceza Mahkemesi'nin beraat  kararını onama yönündeki kesin  kararının, "Türkiye'de düşünce ve tartışma özgürlüğü bakımından önemli bir kazanım" olarak nitelendirdi.

Kararın Ceza Yasası'nın 216. maddesi açısından "Yargıtay Daireleri Genel Kurulu düzeyinde ilk uygulama örneği" olduğunu bianet'e açıklayan Prof. Kaboğlu, "Bu karar, Yargıtay Daireleri dahil olmak üzere bütün yargı organları bakımından yönlendirici bir özelliğe sahip" dedi.

"Dört yıllık davanın yarattığı haksızlık son buldu"

Kararın dört yıla yayılan "dava sürecinin yol açtığı büyük bir haksızlığa son noktayı koyduğunu" belirten Kaboğlu, bunun ifade özgürlüğünü kullananlar için de keyfi düşünce suçu yaratılamayacağının da tescili olduğunu ve insan haklarına ve demokrasiye katkı sunmasını dilediğini ifade etti.

Kararın, raporun ava edilmesinden sonra İHDK'yı toplantı çağırmayarak 4643 sayılı Kanunu sürekli olarak ihlal eden hükümet için de ciddi bir uyarı olduğunu savunan Kaboğlu, kaldırılması gereğine işaret ettiği 301 açısından da son kararın göz önünde bulundurulması gerektiğini açıkladı. (EÖ)

Ana Sayfa | Yazarlar | Arşiv-Arama | Bilgi-Belge | Çocuk Sitesi | BİAMag | Kadının Penceresi | News in English
Haber Listesi | Galeriler | Linkler | Künye | BİA Kitaplığı | BİA Hakkında

Bu web sitesi IPS İletişim Vakfınca İsveç Uluslararası Kalkınma Ajansı (SIDA) desteğiyle yürütülen, "Haklar İçin Habercilik, Haberciler İçin Özgürlük" -kısa adıyla BİA3 - projesi kapsamında yayınlanmaktadır. Web sitesinin yeniden düzenlenmesi masraflarına Uluslararası İfade Özgürlüğü Değişimi (IFEX) de katkıda bulunmuştur. Bu web sitesinin içeriği yalnızca IPS İletişim Vakfı'nın sorumluluğundadır ve hiçbir biçimde SIDA'nın tutumunu yansıtmamaktadır.