22 Kasım Cumartesi, Son güncelleme 19.09

"1915'le Hesaplaşmadan Demokratik, Çoğulcu Bir Yaşam Zor"

İHD'nin düzenlediği 24 Nisan 1915'te Ne Oldu? panelinde konuşan Sarafyan, Keskin, Aydın ve Zarakolu yaşananların hala tartışılamadığını; geçmişle hesaplaşılamadığı için sorunun başka şekillerde devam ettiğini söyledi.

BİA Haber Merkezi - İstanbul

25 Nisan 2008, Cuma

İnsan Hakları Derneği'nin (İHD) düzenlediği "24 Nisan 1915'te Ne Oldu?" başlıklı panelde konuşan Gomidas Enstitüsü'nden tarihçi Ara Sarafyan "24 Nisan, İttihak ve Terakki'nin politik bir eylemiydi. 24 Nisan, Anadolu'daki Ermenilerin tasfiyesinin önünü açtı” dedi.

Dün İstanbul Bilgi Üniversitesi'nde düzenlenen panele yayıncı Ragıp Zarakolu, avukat Eren Keskin ve yazar Erdoğan Aydın katıldı. 300'den fazla insanın izlediği panel sırasında üniversite çevresinde çok sayıda polis yer aldı.

1915'te İstanbul'da  birkaç gün içinde yaklaşık 2 bin 400 Ermeni'nin tutuklandığı 24 Nisan tüm dünyada Ermenilerce "soykırımı anma günü" olarak kabul ediliyor.

"Aynı zihniyet sürüyor"

Açılış konuşmasını yapan İHD İstanbul Şube Başkanı Gülseren Yoleri, soykırım iddialarının bugün hala tartışılamadığını ve kabul edilemediğini, aynı durumun Kürt sorununa ilişkin olarak da geçerli olduğunu belirtti.

"İnsanlar kendi yurtlarında yaşayamadılar, ölemediler. Kürt'ü, Türk'ü, Ermeni'yi, Rum'u, kapı komşumuzu birbirine düşman ettiler."

"İttihat ve Terakki zihniyetinin devam ettiğini" söyleyen Keskin, "Eğer İttihat ve Terakki'yi, Teşkilat-ı Mahsusa'yı Şemdinli ile, 6-7 Eylülle, Ergenekon'la tartışmazsak çok ileri gidemeyiz" diye ekledi.

"Hesaplaşamadık "

“Ben, Hrant'ın arkasından yürüyen yüz binler gibi aydınlık vicdanı temsil eden bir kuşak olduğunu düşünüyorum” diyen Aydın da, “Ermenilerin, Asurilerin, Süryanilerin yaşadıklarıyla hesaplaşamadığımız için, Kürt sorunu, 1 Mayıslar, Alevi sorunları paranoya olarak varlığını sürdürmektedir” dedi.

Zarakolu da “24 Nisan, aynı zamanda aydınlara yönelik tevkifatların da modelini oluşturur” dedi.

“Görülen ve görülmeyen devlet var: Teşkilat-ı Mahsusa var, bu yeni yönteme alışamayan Osmanlı devlet memuru var.”

Hrant Dink'in 24 Nisan'la ilgili yazdığı bir makaleyi okuyan Zarakolu, “Bu toplum empati kurabilir, yeter ki gölge etmesinler” diye ekledi.

Sarafyan: 1913'te 2 milyon Ermeni vardı 

Sarafyan soykırım iddialarıyla ilgili tarihi belgelerden bahsetti.

“İstanbul Patrikhanesi 1913 sayımına göre Osmanlı sınırlarında 2 milyon Ermeni var. Ermenilerin büyük çoğunluğu kırsalda Türkler ve Kürtlerle, Müslümanlarla birlikte iç içeydi. Ermenilerin çoğunluğu İstanbul ve Doğu'da yaşıyordu. Savaş bölgesi dışındaki Ermeniler de sürgüne gönderildi.”

Sarafyan, “Harput'ta 40 bin Ermeni 50 yerleşim bölgesinde yaşıyordu. 1915'ten sonra tek bir köy kalmadı. Harput Ovası bir savaş bölgesi değil. Yerel Ermeniler çok pasifti ve soykırım karşısında yapabilecekleri hiçbir şey yoktu” dedi.

“24 Nisan 1915'te İstanbul'da aydın, siyasetçi, sanatçı, öğretmen çeşitli mesleklerden Ermeniler, Ayaş ve Çankırı'ya sürgüne gönderildiler. Ayaş'ta 70 kişiden 55'i katledildi. Çankırı'ya gönderilen 150 Ermeni'nin akıbeti hakkında kesin bilgilere ulaşılamadı." (EÜ)

* Bu haberi Atılım, Milliyet ve Radikal'den derledik.

Ana Sayfa | Yazarlar | Arşiv-Arama | Bilgi-Belge | Çocuk Sitesi | BİAMag | Kadının Penceresi | News in English
Haber Listesi | Galeriler | Linkler | Künye | BİA Kitaplığı | BİA Hakkında

Bu web sitesi IPS İletişim Vakfınca İsveç Uluslararası Kalkınma Ajansı (SIDA) desteğiyle yürütülen, "Haklar İçin Habercilik, Haberciler İçin Özgürlük" -kısa adıyla BİA3 - projesi kapsamında yayınlanmaktadır. Web sitesinin yeniden düzenlenmesi masraflarına Uluslararası İfade Özgürlüğü Değişimi (IFEX) de katkıda bulunmuştur. Bu web sitesinin içeriği yalnızca IPS İletişim Vakfı'nın sorumluluğundadır ve hiçbir biçimde SIDA'nın tutumunu yansıtmamaktadır.