22 Kasım Cumartesi, Son güncelleme 12.14

Tabip Odasında Demokratlar Oy Oranını Artırarak Seçildi

İstanbul Tabip Odası seçimlerinde varolan yönetimin çıkardığı liste kazandı. "Kürt sorunu"ndan bahsettiği için hedef gösterildiğini söyleyen TTB Başkanı Gürsoy, sağlık alanı kadar bu konuda da söz söylemeye devam edeceklerini belirtti.

BİA Haber Merkezi - İstanbul

21 Nisan 2008, Pazartesi

İstanbul Tabip Odası'nda bu hafta sonu yapılan seçimlerde halen yönetimde olan Demokratik Katılım Grubu oy oranını artırarak tekrar seçildi.

Seçimlerde Demokratik Katılım Grubu 4 bin 400 oy alırken Adalet ve Kalkınma Partisi'nin (AKP) desteklediği Hekim Hakları Grubu bin 200, Milliyetçi Hareket Partisi'nin (MHP) desteklediği Hekim Onuru ve Dayanışma Grubu da 500 oy aldı.

Yeni yönetim kurulu

Demokratik Katılım Grubu'unun Yönetim Kurulu adayları şöyleydi:

Dr. A. Özdemir Aktan, Dr. Ali Küçük, Dr. Ayşegül Bilen, Dr. Hasan Oğan, Dr. Hüseyin Demirdizen, Dr. Nazmi Algan ve Dr. Zeynep Solakoğlu.

Kadın üye sayısı bir önceki dönemde olduğu gibi ikide kaldı.

Grup, genel kurula giderken hükümetin sağlık politikalarının yanı sıra hekimlere yönelik şiddet, olumsuz çalışma koşulları ve sağlık eğitiminde yaşanan sorunlarla da mücadele edeceklerini söylemişti.

"Hükümet baskısı"

Genel kurula Türkiye Mimar Mühendis Odaları Birliği (TMMOB), İstanbul Eczacı Odası, Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK), Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu'nun (DİSK) da aralarında bulunduğu emek ve meslek odası yöneticileri de katıldı.

Oda başkanı Özdemir Aktan, iki yıllık dönemde yapılan faaliyetlerle ilgili sunumun ardından hükümetin odaları kontrolü altına almaya çalıştığını, aykırı sesleri susturmaya çalıştığını söyledi.

Gürsoy: Kürt sorunu da bizim sorunumuz

Genel kurulda konuşan Türkiye Tabipler Birliği (TTB) Genel Başkanı Gençay Gürsoy, "hükümetin desteklediği grupların kendi adını kullanarak oda yönetimini karalamaya çalıştığını" belirtti.

"Ben bugüne kadar Kürt sorunu hakkında iki cümle sarf ettim. Bundan sonra da sarf edeceğim. Birincisi, Kürt sorunu vardır ve kabul edilmelidir. İkincisi Türkiye kendi Kürtleri ile barışmak zorundadır."

Gürsoy, bu konuda görüş belirtmenin de görevi olduğunu söyledi ve ekledi:

"Ben bugüne kadar yaptığım konuşmaların bir dökümünü çıkardım. Konuşmalarımın yüzde 12'si Kürt sorunuyla, geri kalan yüzde 88'i sağlık alanıyla ilgili."

Gürsoy'un bu sözleri üzerine Hekim Onuru ve Dayanışma Grubu üyeleri "Kürt sorunu diye bir şey yok" diye tepki gösterdi. (EÜ/GG)

Ana Sayfa | Yazarlar | Arşiv-Arama | Bilgi-Belge | Çocuk Sitesi | BİAMag | Kadının Penceresi | News in English
Haber Listesi | Galeriler | Linkler | Künye | BİA Kitaplığı | BİA Hakkında

Bu web sitesi IPS İletişim Vakfınca İsveç Uluslararası Kalkınma Ajansı (SIDA) desteğiyle yürütülen, "Haklar İçin Habercilik, Haberciler İçin Özgürlük" -kısa adıyla BİA3 - projesi kapsamında yayınlanmaktadır. Web sitesinin yeniden düzenlenmesi masraflarına Uluslararası İfade Özgürlüğü Değişimi (IFEX) de katkıda bulunmuştur. Bu web sitesinin içeriği yalnızca IPS İletişim Vakfı'nın sorumluluğundadır ve hiçbir biçimde SIDA'nın tutumunu yansıtmamaktadır.