22 Kasım Cumartesi, Son güncelleme 12.14

Anahtar Sözcükler

Barroso İstanbul'da da "Ziyaretim İçişlerine Müdahale Değil" Dedi

Barroso İstanbul temaslarında SSGSS'ye, ekonomik işbirliğine, uyum için yapılması gereken reformlara değindi. Barroso, Fener Rum Patrikhanesini ve İstanbul Müftülüğünü de ziyaret etti.

BİA Haber Merkezi - İstanbul

11 Nisan 2008, Cuma

Dışişleri Bakanı ve Başmüzakereci Ali Babacan, Avrupa Birliği (AB) Komisyonu Başkanı Jose Manuel Barroso ve Komisyon'un Genişlemeden Sorumlu Üyesi Olli Rehn ile beraberindeki heyete yemek verdi.

Barroso, entegrasyon sürecine ilişkin, "Zaman zaman taviz vermemiz gerekir. Taviz vermek bir zaaf işareti değil. Tam tersine bu Avrupa'nın uzlaşı ruhu" dedi.

Barroso, İstanbul'un köklü bir diyalog geleneğine sahip olduğunu, bu nedenle burada bulunmanın ayrıcalık olduğunu belirterek, dün Ankara'da yaptığı görüşmelerde ele alınan başlıca konulara değindi.

"Müdahale etmiyoruz"

Barroso, Türkiye'deki ekonomik, sosyal ve siyasal gelişmeleri bu kadar yakından izlemelerinin nedenine ilişkin olarak ise, "Türkiye bugün AB ile tam üyelik müzakereleri sürdüren bir ülke. Bugün AB'nin Türkiye ile ilişkileri, klasik diplomatik ilişkiler gibi değil. Bu nedenle biz Türkiye'deki tüm gelişmeleri, bu tam üyelik süreci merceğinden izlemeliyiz. Türkiye ve AB müzakereleri açma kararı aldıklarında, farklı alanlardaki ilerlemeyi izleyeceğimiz kararını benimsedik. Bu müdahale değil. Türkiye ile AB arasındaki ortak bir görev. Ve Türkiye, AB Komisyonu'nun bazı alanlardaki yetkisini kabul etmiştir" dedi.

"Bütün ülkeler benzer süreçten geçti"

Barroso, AB'ye sonradan üye olan bütün ülkelerin benzer süreçten geçtiğine işaret ederek, "Tabii ki yetkililer bunu biliyorlar. Ama genelde Türk halkının da bilmesinde yarar var" dedi.

Türkiye'nin siyasal reform konusunda yeni bir ivme bulması ve çeşitli alanlarda reform çalışmalarında ilerleme sağlaması gerektiğini ifade eden Barraso, tam üyeliğin ancak güçlü bir siyasal ve toplumsal konsensüsle mümkün olabileceğini, bu konsensüsün de hem reformları, hem AB'ye tam üyelik konusunu içermesi gerektiğini kaydetti.

Türkiye ile sürdürülen müzakere sürecinin hem Avrupa'da, hem Türkiye'de kamuoyu desteğine sahip olması gerektiğini belirten Barroso, "Bu da benim vermeye çalıştığım mesajlardan bir tanesi. Bu mesajı dün TBMM'de yaptığım konuşmada vurguladım, ve aksettirdiğimi sanıyorum" dedi.

Ekonomik ilişkiler

Barroso, Türkiye'nin, AB'nin 7. büyük ticaret partneri olduğunu, AB'nin, Türkiye'nin toplam ticaretinin yüzde 56'sını temsil ettiğini, buna karşılık ticaret açığının sadece yüzde 13'ünü üstlendiğini belirterek, "Bu, kimi zaman çok popüler olmayan Gümrük Birliği'nin bu ülke için olumlu sonuçlar doğurduğunun en önemli göstergesidir" diye konuştu.

Barroso, AB şirketlerinin Türkiye'deki yatırımlarının, buraya gelen doğrudan yabancı yatırımların yüzde 80'ini temsil ettiğine işaret etti.

SSGSS

Sosyal güvenlik reformunun da büyük önem taşıdığını, bunun kayıt dışı ekonominin azaltılması, istihdam piyasası reformu, eğitim sisteminin iyileştirilmesi gibi alanlara katkıda bulunacağını belirten Barroso, "Size ekonomik reform gündemine ısrarla devam edilmesini önermek istiyorum. Çünkü AB'de de yaptığımız şey bu. AB'nin gelecek üyesinin mutlaka AB ile birlikte çalışması lazım" dedi.

Barroso ve Rehn, bu sabah geldikleri İstanbul'da ilk olarak Fener Rum Patrikhanesi'ni ziyaret etmiş, bu ziyaretin ardından İstanbul Müftülüğü'ne de gitti. (GG)

* Haberi CNN Türk'ten derledik.

Ana Sayfa | Yazarlar | Arşiv-Arama | Bilgi-Belge | Çocuk Sitesi | BİAMag | Kadının Penceresi | News in English
Haber Listesi | Galeriler | Linkler | Künye | BİA Kitaplığı | BİA Hakkında

Bu web sitesi IPS İletişim Vakfınca İsveç Uluslararası Kalkınma Ajansı (SIDA) desteğiyle yürütülen, "Haklar İçin Habercilik, Haberciler İçin Özgürlük" -kısa adıyla BİA3 - projesi kapsamında yayınlanmaktadır. Web sitesinin yeniden düzenlenmesi masraflarına Uluslararası İfade Özgürlüğü Değişimi (IFEX) de katkıda bulunmuştur. Bu web sitesinin içeriği yalnızca IPS İletişim Vakfı'nın sorumluluğundadır ve hiçbir biçimde SIDA'nın tutumunu yansıtmamaktadır.