22 Kasım Cumartesi, Son güncelleme 12.12

Anahtar Sözcükler

Zabıta Çevik Kuvvet'ten "Şiddet Uygulama" Eğitimi Alıyor

Yönetmelik değişikliğiyle cop, biber gazı kullanabilen zabıtalar şimdi de Çevik Kuvvet'ten eğitim alıyor. Eğitim veren polis "aşırı güç kullanımı" nedeniyle eleştiriliyor. Yönetmeliğin çıkmasından iki ay sonra zabıta bir kişiyi komaya sokmuştu.

BİA Haber Merkezi - Ankara

11 Nisan 2008, Cuma

Ankara, Altındağ Belediyesine bağlı zabıtalar, Çevik Kuvvet ekiplerinden iki haftalık techizat kullanma ve yakın savunma eğitimi alıyor.

Geçen yıl yenilenen yönetmeliğe göre artık zabıtalar da "savunma amaçlı olarak" göz yaşartıcı sprey, kalkan ve kalkan kullanabiliyor.

Polis gazetesinin haberine göre, zabıta içinde özel bir birim olarak kurulan ekipte yer alanlar "elle etkisiz hale getirme, biber gazı, kalkan ve cop" kullanacak.

Bir zabıta şiddeti örneği 

Altındağ Belediyesi Zabıta Müdür Abdurrahman Karabudak, bu eğitimin "seyyar satıcılar ve yıkıma direnen gecekondu sahiplerine" karşı kullanılacağını söyledi.

Karabudak, Ankara'daki zabıta müdürlerinin bir araya geldiğini ve Emniyet'ten böyle bir eğitim talep ettiğini söyledi. 

Zabıta'nın bağlı bulunduğu belde sınırları içinde denetim, malları koruma, korsan yayınları önleme gibi yetkileri var. Bu görev ve sorumluluklar Nisan 2007'de yenilenen yönetmelikte yer alıyor.

Haziran 2007'de Ankara'da zabıtalar kağıt toplayıcısı Evliya Kahraman'ı copla döverek komaya sokmuştu.

"Eğitici"lere eleştiriler 

Hükümetin, şimdi zabıtanın eğitim aldığı polislerin yetkilerini insan hakları ihlallerine zemin hazırlayan şekilde değiştirmeyi gündeme almasından bu yana, polislerin fiziksel şiddet kullanımı arttı.

Polis Vazife ve Salahiyet Yasası'ndaki (PVSK) değişiklik Haziran 2007'de yürürlüğe girince, polislerin istediğini durdurup kimlik sorma, zor kullanmaya ve kuvvetin derecesini kendi belirleme yetkileri yasalaşmış oldu.

Fiziksel şiddet vakalarının çoğu da bu tür olaylarla meydana geldi. İnsan hakları savunucuları değişiklikle fiziksel şiddetin, işkencenin, gözaltında ölümlerin ve yargısız infazların artabileceğini hükümete her defasında bildirmiş, uyarmıştı. Hala bu yetkilerin geri alınması gerektiğini vurguluyorlar.

İşkencenin tanımı 

İşkenceye Karşı BM Sözleşmesi'ne göre işkencenin tanımı şöyle:

"İşkence, bir kimseye karşı, kendisinden itiraf almak veya üçüncü kişi hakkında bilgi edinmek, kendisinin veya üçüncü kişinin yaptığı veya yaptığından kuşkulanılan bir eylem nedeniyle cezalandırmak veya kendisini veya üçüncü kişiyi korkutmak veya zorlamak amacıyla veya ayrımcılığa dayanan herhangi bir sebeple, bir kamu görevlisi veya resmi sıfatla hareket eden bir başka kişi tarafından veya bu görevlinin veya kişinin teşviki veya rızası veya muvafakatiyle işlenen ve işlendiği kimseye fiziksel veya ruhsal olarak ağır acı veya ıstırap veren herhangi bir edimdir."(EÜ)

Ana Sayfa | Yazarlar | Arşiv-Arama | Bilgi-Belge | Çocuk Sitesi | BİAMag | Kadının Penceresi | News in English
Haber Listesi | Galeriler | Linkler | Künye | BİA Kitaplığı | BİA Hakkında

Bu web sitesi IPS İletişim Vakfınca İsveç Uluslararası Kalkınma Ajansı (SIDA) desteğiyle yürütülen, "Haklar İçin Habercilik, Haberciler İçin Özgürlük" -kısa adıyla BİA3 - projesi kapsamında yayınlanmaktadır. Web sitesinin yeniden düzenlenmesi masraflarına Uluslararası İfade Özgürlüğü Değişimi (IFEX) de katkıda bulunmuştur. Bu web sitesinin içeriği yalnızca IPS İletişim Vakfı'nın sorumluluğundadır ve hiçbir biçimde SIDA'nın tutumunu yansıtmamaktadır.