
22 Kasım Cumartesi, Son güncelleme 12.14
Anahtar Sözcükler
İlgili Bianet Haberleri
Haberler
Gündemdekiler
Yrd. Doç. Dr. Hasgüler NATO'nun Batı'nın ekonomik ve siyasi çıkarlarını koruduğunu ileri sürerek Afganistan'a intikamcı bir şekilde yaklaşıldığını savundu, "2009 Türkiye'nin NATO ve AB'yle ilişkileri açısından kritik bir yıl olacak" dedi.
BİA Haber Merkezi - İstanbul
3 Nisan 2008, Perşembe
Romanya'nın başkenti Bükreş'te devam eden NATO zirvesini Yrd. Doç. Dr. Mehmet Hasgüler'e sorduk.
Hasgüler, zirvenin önemli gündem maddelerinden genişleme meselesini öncelikle Rusya'yla güç mücadelesi bağlamında değerlendirdi:
"NATO'nun doğuya doğru genişlemesi Amerika Birleşik Devletleri'nin (ABD) eski Sovyetler Birliği topraklarına sızması olarak değerlendirilebilir. Bu, Rusya'nın son derece hassas olduğu bir konu. (Vladimir) Putin geçenlerde NATO'ya üyelikleri tartışılan Ukrayna'yı nükleer füzelerini Kiev'e çevirmekle, Gürcistan'ı da Güney Osetya ve Abhazya'nın bağımsızlığına destek vermekle tehdit etti."
Hasgüler'e göre genişleme, Soğuk Savaş sonrasında NATO'nun işlevine de ışık tutuyor:
"NATO'nun askeri bir ittifak olmanın ötesinde anlamları var. NATO Batı'nın siyasi ve ekonomik düzenini, bölgesel ve küresel çıkarlarını koruyor. Soğuk Savaş sonrasında varlığını bu nedenle sürdürüyor. Yani Batı'nın siyasi ve ekonomik yapılanmasıyla askeri yapılanması arasında bağlantı var. Batı'nın ekonomik ve siyasal düzenini adapte eden bazı eski Varşova Paktı ülkelerinin şimdi bu dünyanın askeri boyutu olan NATO'ya üye olmaları çok doğal."
Hasgüler, zirvenin bir diğer önemli gündem maddesi Afganistan'la ilgili olarak şöyle konuştu:
"11 Eylül 2001'den sonra NATO'da İslam terörizmle birlikte anılmaya başlandı. Radikal İslamın yükselişinin kaynaklarına inilmiyor. Sorunun ABD ve İsrail'in Ortadoğu'daki yanlış politikalarından kaynaklandığı göz ardı ediliyor. Afganistan'a intikamcı bir yaklaşım söz konusu. NATO'nun giderek bir haçlı ordusuna dönüştüğü ifade ediliyor. Hikmet Çetin Afganistan'a NATO'nun imajını düzeltmek için gönderildi.
Bu durumdan rahatsız olan Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) iktidarı Afganistan'a muharip asker göndermek istemiyor. İslam Konferansı Örgütü'nün genel sekreterliğini Türkiye yürütüyor. AKP Müslüman bir ülkeye karşı savaşıyor gözükmenin faturasını ödemek istemiyor. Zaten (Abdullah) Gül de kendisine sorulan bir soru üzerine Afganistan'a muharip asker göndermeyi düşünmediklerini ifade etti"
Hasgüler'e göre 2009 Türkiye'nin hem NATO hem de AB'yle ilişkileri açısından son derece kritik bir yıl olacak:
"Aralık 2009'daki AB İlerleme Raporu'nda Türkiye'nin Kıbrıs'a dair yükümlülüklerini yerine getirip getirmediği belirlenecek. Bir nevi Türkiye'nin üyeliğiyle ilgili nihai karar verilecek. Aynı yıl NATO'nun kuruluşunun da 60. yılı. NATO'nun stratejik vizyonuyla ilgili önemli kararlar alınacak. Yani hem NATO hem de AB'nin Türkiye'yle ilişkileri bir netliğe kavuşturulacak. NATO üyeliği isteyen Kıbrıs'la, AB üyeliği isteyen Türkiye'nin ilişkileri tartışılacak. Bu noktada Kıbrıs'ta üç NATO ülkesi olan Türkiye, İngiltere ve Yunanistan'ın garantörlüğü NATO'ya devredilebilir. Böyle bir teknik çözüme Kıbrıslılar daha sıcak bakabilir." (KM/GG)
| Ana Sayfa |
Yazarlar | Arşiv-Arama | Bilgi-Belge
| Çocuk Sitesi | BİAMag |
Kadının Penceresi | News in English Haber Listesi | Galeriler | Linkler | Künye | BİA Kitaplığı | BİA Hakkında Bu web sitesi IPS İletişim Vakfınca İsveç Uluslararası Kalkınma Ajansı (SIDA) desteğiyle yürütülen, "Haklar İçin Habercilik, Haberciler İçin Özgürlük" -kısa adıyla BİA3 - projesi kapsamında yayınlanmaktadır. Web sitesinin yeniden düzenlenmesi masraflarına Uluslararası İfade Özgürlüğü Değişimi (IFEX) de katkıda bulunmuştur. Bu web sitesinin içeriği yalnızca IPS İletişim Vakfı'nın sorumluluğundadır ve hiçbir biçimde SIDA'nın tutumunu yansıtmamaktadır. |