
15 Ekim Çarşamba, Son güncelleme 20.02
Anahtar Sözcükler
İlgili Bianet Haberleri
Haberler
Gündemdekiler
İkbal Yaşar'ın eşi Halime Yaşar devletten davacı olduğunu belirtti: "Devlet kendisini temize çıkarmak istiyorsa bu kişiyi deşifre etsin." İkbal'in eniştesiyse adli tıp raporunun yanlış hazırlandığını iddia etti.
Yüksekova haber - Hakkari
28 Mart 2008, Cuma
Yüksekova'da 23 Mart'ta çıkan Newroz olaylarında göğsüne isabet eden kurşunla ağır yaralı olarak kaldırıldığı Yüksekova Devlet Hastanesi'nde hayatını kaybeden 20 yaşındaki İkbal Yaşar'ı ailesine sorduk.
Annesi Ayşen Yaşar, İkbal'in hayatına yoksulluk içinde başladığını belirterek anlatmaya başlıyor İkbal'i. Beş kız, üç erkek kardeşten en büyüğü olan İkbal'in evin geçimini sağladığını belirten Yaşar şöyle konuştu:
"İlkokulu zorluklar içinde bitirdi. Orta okula geçtiğinde kendisine borçlanarak bir üç tekerlekli bisiklet aldı. Hem okula gidiyordu hem de bisikletle insanlara eşya taşıyordu. Bu şekilde evin geçimini sağlıyordu. Ortaokuldayken kız kardeşi PKK'ye katıldı. 1994'te Şemdinli'de çıkan bir çatışmada Sıdıka (Leyla Kod) yaşamını yitirdi. İkbal liseyi okurken de amcası Fettah'ı bir çatışmada kaybettik. 1994'te Irak'ın Şêladız kasabasına göç etmek zorunda kaldık. 1996'da oturduğumuz evin kapısına yerleştirilen mayından öz yeğenleri (Yaşları üç ile 10 yaşları arasındaydı) mayın patlaması sonucu hayatlarını kaybettiler. Bu bomba veya mayını koyanları bulamadık."
1997'de Yüksekova'ya tekrar yerleştiklerini belirten Ayşen Yaşar, "İkbal o zaman da gözaltına alındı. 11 günlük sorgulamadan sonra serbest bırakıldı. Daha sonra İstanbul'da dört yıl İstanbul'da inşaat ve farklı işlerde çalıştı. İstanbul'dan dönüp 2001'de evlendi. İki çocuğu oldu. Biri altı yaşında, diğeriyse dört" dedi.
İkbal'in eşi Halime Yaşar'sa şöyle konuştu:
"Kendi halinde ve değerlerine bağlı bir insandı. Newroz günü çok neşeliydi. Dışarı çıktı. 'Eğer Newroza gideceksen biz de geleceğiz' dedim. Bana 'Gitmeyecem' dedi ve evden ayrıldı. Ayrıldıktan bir iki saat sonra ayağından yaralı olduğu ve hastaneye kaldırıldığı haberi bize ulaştı" dedi.
"Kaymakam cenazeyi vereceklerini bize söyledi. Daha sonra olayların çıkmaması için cenazeyi gömmek istediğini söyledi. Biz kabul etmedik. Benim eşim sahipsiz değildi. Benim kocamı küçük oğlumun doğum gününde öldürdüler."
İkbal Yaşar'ın cenaze törenine katılan herkese teşekkür ettiğini belirten Halime Yaşar, "Benim iki çocuğumu yetim bırakan devletten davacıyım. Devlet eğer kendisini temize çıkarmak istiyorsa bu caniyi deşifre etsin. Yoksa iki çocuğumun vebali boynunda. Bu kanlı el devletin görülmeyen eli mi?" dedi.
İkbal Yaşar'ın adli tıp raporunun yanlış hazırlandığını ileri süren eniştesi ve amcası Ayhan Yaşar, "Newroz günü diye yerel elbiselerini giyerek düğüne gider gibi gitti. İkbal, yaralı olarak hastaneye götürtülürken polisler yaralı bedeni bile darp etti. Verilen rapor kurşunun arkadan girdiğini söylüyor. Ama kurşun önden girmişti. Bu raporu kabul etmiyoruz. Biz adalet istiyoruz" şeklinde konuştu.
Günlerdir binlerce Yüksekovalı lise öğrencisi ve çevre il ve ilçelerden gelen ziyaretçiler başsağlığına giderek Yaşar ailesinin acısını paylaşıyor. (GG)
| Ana Sayfa |
Yazarlar | Arşiv-Arama | Bilgi-Belge
| Çocuk Sitesi | BİAMag |
Kadının Penceresi | News in English Haber Listesi | Galeriler | Linkler | Künye | BİA Kitaplığı | BİA Hakkında Bu web sitesi IPS İletişim Vakfınca İsveç Uluslararası Kalkınma Ajansı (SIDA) desteğiyle yürütülen, "Haklar İçin Habercilik, Haberciler İçin Özgürlük" -kısa adıyla BİA3 - projesi kapsamında yayınlanmaktadır. Web sitesinin yeniden düzenlenmesi masraflarına Uluslararası İfade Özgürlüğü Değişimi (IFEX) de katkıda bulunmuştur. Bu web sitesinin içeriği yalnızca IPS İletişim Vakfı'nın sorumluluğundadır ve hiçbir biçimde SIDA'nın tutumunu yansıtmamaktadır. |