22 Kasım Cumartesi, Son güncelleme 12.14

Anahtar Sözcükler

"Tiyatro Ümitsizliğin Reddidir Çünkü Oyun Daima Başlar"

Bu yılki "Tiyatro Günü" bildirisini Orhan Alkaya kaleme aldı. Alkaya bildirgede Türkiye tiyatrosunun dar bir geçitte bulunmasının hayal gücünü bunalttığını ancak geçen yıllara göre gelişme de olduğunu aktardı.

BİA Haber Merkezi - İstanbul

26 Mart 2008, Çarşamba

"27 Mart Dünya Tiyatro Günü" 2008 Ulusal Bildirisi'ni, Muhsin Ertuğrul’un yazdığı ilk Ulusal Bildiri’nin 30 yıl sonrasında İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları Genel Sanat Yönetmeni, yazar, şair, yönetmen Orhan Alkaya kaleme aldı.

Alkaya, bildirgede "Türkiye tiyatrosu hayli zamandır bir uzun geçidin tam içerisinde duruyor ve geçidin darlığı hayal gücünü bunaltıyor" dedi. Alkaya'ya göre "bu geçitten binlerce yıllık ayrışık kültürel zenginliğimizle süzülmek, dünya köyüne, kendi oyun oynama birikimimizle akmak üzereyiz."

"Tiyatro ümitsizliğin reddidir, çünkü oyun daima başlar. Şimdi ve burada, yeniden, oyun başlamak üzere. Başlayalım öyleyse; hayatın gözden geçirilmiş yeni yorumlarına her zaman ihtiyacımız oldu. Bu ihtiyaç olmasaydı tiyatro ne işe yarardı –ki?"

"Tiyatro hayatı sıkıcı düzenekten korur"

Alkaya bildirgede şu ifadelere yer verdi:

"Küçük bir köyde yaşıyoruz, ısınıyor yahut üşüyoruz, mutlaka seviniyor ve üzülüyoruz, farklı dillerde konuşuyoruz ve ötesi, daima hissediyoruz. Köyün bilgeleri ve onların söylenceleri, uzun, durağan hayat önermelerini kışkırtıyor, hepimizi tekçi dayatmalardan koruyup sakınıyor, yaşamak böyle anlam kazanıyor. Çünkü başlangıçta hayat şekilsizdir.

Öyleyse, oyun oynamaktan ne alıkoyabilir bizi? Pek az temel izlek var biliyoruz, ama yaratıcı insan kadar çok hikaye kurma ve anlatma biçimi de var. Tiyatro sanatı hayatı sıkıcı, ısrarcı bir düzenekten koruyup kollarken, yaratıcı insandan beslenir, besleniyor. Çünkü insan eşsizdir.

Olsa olsa henüz köyün sokaklarında saklı kalmış biçimler var ve yasak mahallelere ansızın girmek heyecan vericidir. Yeni biçimlere ihtiyaç duyuyoruz, çünkü tıkanmak ölümdür. Biçim özün ta kendisidir ve en çok biçim yasaklanır bilinebilen zamanda.

Aynı anda ileriye ve geriye, yani hayatı anlamlı kılacak kimyaya, yeryüzü yaşayanının şaşırtıcı imgelemiyle gidip gelelim –ki sahici tekliği, bugünde var olan İnsan’ı anlamlı kılabilelim. Bütün zamanları kapsayan anda, bugünde!

Bugün daima yakıcıdır. İkaros’un kanatları elbette acıyacaktır ama kim güneşe o denli yaklaşmayı tasavvur edebilir ki? Çünkü ancak, yanmayı göze alan aydınlatabilir."

Orhan Alkaya'ya dair

Alkaya 1958'de istanbul'da doğdu. Hukuk ve gazetecilik okudu. Günlük gazetelerde ve dergilerde değişik sanat disiplinleri üzerine eleştiri yazıları, makale ve denemeler yazdı. Değişik gazetelerde köşe yazarlığı ve dergilerde Genel Yayın Yönetmenliği yaptı. (GG)

Ana Sayfa | Yazarlar | Arşiv-Arama | Bilgi-Belge | Çocuk Sitesi | BİAMag | Kadının Penceresi | News in English
Haber Listesi | Galeriler | Linkler | Künye | BİA Kitaplığı | BİA Hakkında

Bu web sitesi IPS İletişim Vakfınca İsveç Uluslararası Kalkınma Ajansı (SIDA) desteğiyle yürütülen, "Haklar İçin Habercilik, Haberciler İçin Özgürlük" -kısa adıyla BİA3 - projesi kapsamında yayınlanmaktadır. Web sitesinin yeniden düzenlenmesi masraflarına Uluslararası İfade Özgürlüğü Değişimi (IFEX) de katkıda bulunmuştur. Bu web sitesinin içeriği yalnızca IPS İletişim Vakfı'nın sorumluluğundadır ve hiçbir biçimde SIDA'nın tutumunu yansıtmamaktadır.