06 Eylül, Cumartesi, Son güncelleme 21.16

"Hekimler İlk Kez Gelecekleri Adına Bu Kadar Çok Endişeli"

Hekimlerin sorunlarını İTO Genel Sekreteri Demirdizen aktarıyor: AKP'nin özelleştirmeye yönelik programını hekimleri mağdur ediyor. "Tam gün" uygulaması büyük özel hastane zincirlerinin ayakta kalmasına yönelik.

BİA Haber Merkezi - İstanbul

14 Mart 2008, Cuma

"Hekimler bu ülkede ilk kez kendi gelecekleri adına bu kadar umutsuz, bu kadar endişeli ve çaresizler. Bu 14 Mart'ta özlük haklarımız, iş güvencemiz ve geleceğimiz için eylemdeydik."

14 Mart Tıp Bayramında İstanbul Tabip Odası (İTO) Genel sekreteri Hüseyin Demirdizen ile konuştuk.

"Tam gün uygulamasına karşıyız" 

Hekimlere yönelik tam gün çalışma uygulamasını sorduğumuz Demirdizen "Hükümet bir taraftan 'tam gün çalış' diyor, diğer taraftan muayenehanelerde hekimlik yapmanın olanaklarını kaldırıyor. Özellikle küçük polikliniklerin, muayenehanelerin büyük özel hastane zincirleri karşısında ayakta durmaları imkansız" diyor.

"Hükümet haftada 40 saat çalışmayı öngörüyor, muayenehanelerde çalışılmasının önüne geçiyor. İsterlerse mesaileri bitince gelirlerini artırmak için çalışabileceklerini söylüyor. Ancak bu durum nitelikli sağlık hizmetini engeller."

Demirdizen'e göre uzun ve yorucu iş temposu hekimin verdiği hizmetin kalitesini düşürmekle kalmıyor, hekimin bilimsel anlamda kendini geliştirmesi için, kendi ve yakınları için ayırdığı zamanı yok ediyor.

Demirdizen hekim-hasta arasındaki güven ilişkisini zedelediğini ve barışı bozduğunu bu nedenle hekimlerin artarak devam eden şiddete maruz kaldığını, hatta artık bu endişeyle işe başladıklarını aktarıyor.

"Başbakan ve siyasiler de vatandaşı kışkırtan açıklamalarda bulunuyor. AKP'nin özelleştirme sürecinde her geçen gün soktuğu yeni bir yasayla sağlık alanında mağdur olmayan taraf yok gibi."

AKP'nin önerdiği modellerin hepsinin özelleştirmeye yönelik olduğunu söyleyen Demirdizen'e göre özel sağlık kuruluşlarında çalışanlar da mağdurlar, ilk kez kamu ile özel sağlık çalışanı yan yana eylemdeydiler.

"15 Şubat'tan bu yana kamu kurumlarından ayrılan hekimler özel sektörde istihdam edilmiyor. Hükümet kendi kadrosunu oluşturmayı burada da amaçlıyor. Tıp merkezleri, laboratuarlar gibi kurumlar Sosyal Güvenlik Kurumunun geri ödeme kapsamı dışında. Bu kurumlar sosyal güvencesi olanlara hizmet veremiyor ya da cebinden ödediğinde veriyor. Dolayısıyla kapanmak ya da el değiştirerek büyük hastane zincirlerine katılmak zorundalar."

Demirdizen hukuki mücadelenin devam ettiğini söylüyor ama ekliyor: "Önümüzü göremediğimiz  bir dönemdeyiz."

Hastalar destekliyor 

Bugünse Cerrahpaşa Tıp Fakültesi'nde sağlık çalışanlarının yarım gün iş bırakması ve eylemleri hakkında hastalardan Sevim Tanan "Destekliyorum. Hasta da doktor da personel de ve toplumun her kesimi hükümetin bu yaptırımlarından olumsuz etkileniyor" dedi.

"Sorunların sorumlusu hekimler değil"

Taksim'de yaklaşık bin kişi "Karanlığa karşı beyaz duruş", "Sağlıktaki sorunların sorumlusu hekimler değil", "İyi hekimlik nitelikli sağlık hizmeti" dövizleriyle yürüyüp hükümet karşıtı slogan attılar. İstanbul Tabip Odası'nın düzenlediği yürüyüşte Türk Tabipleri Birliği (TTB) Genel Başkanı Gencay Gürsoy, İTO Başkanı Özdemir Aktan da vardı. (EZÖ/GG)

Ana Sayfa | Yazarlar | Arşiv-Arama | Bilgi-Belge | Çocuk Sitesi | BİAMag | Kadının Penceresi | News in English
Haber Listesi | Galeriler | Linkler | Künye | BİA Kitaplığı | BİA Hakkında

Bu web sitesi IPS İletişim Vakfınca Avrupa Birliği İsveç Uluslararası Kalkınma Ajansı (SIDA) desteğiyle yürütülen, "Haklar İçin Habercilik, Haberciler İçin Özgürlük" -kısa adıyla BİA3 - projesi kapsamında yayınlanmaktadır. Web sitesinin yeniden düzenlenmesi masraflarına Uluslararası İfade Özgürlüğü Değişimi (IFEX) de katkıda bulunmuştur. Bu web sitesinin içeriği yalnızca IPS İletişim Vakfı'nın sorumluluğundadır ve hiçbir biçimde SIDA'nın tutumunu yansıtmamaktadır.