
3 Aralık Çarşamba, Son güncelleme 00.00
Anahtar Sözcükler
İlgili Bianet Haberleri
İlgili Dış Bağlantılar
Haberler
Gündemdekiler
RSF, Dünya Raporu'nda Dink cinayetinin tüm yönleriyle aydınlanamamasından duyduğu endişeyi açıkladı; ifade özgürlüğü mücadelesinde BM ve AB'nin kararsızlığını eleştirdi.
BİA Haber Merkezi - Paris
14 Şubat 2008, Perşembe
Uluslararası Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF) örgütü, 98 ülkeyle ilgili Dünya Raporu'nda, Hrant Dink cinayeti, Ceza Yasası'nın (TCK) 301. maddesi, Kürt Sorunu kapsamında basına getirilen yasaklamaları da ele aldı.
RSF dün (13 Şubat) yayımladığı raporunda bazı Batılı ülke yetkililerini ve Birleşmiş Milletler (BM) gibi uluslararası örgütleri kararsızlıkları nedeniyle eleştirdi.
RSF, BM İnsan Hakları Konseyi'nin İran ve Özbekistan gibi düşünce özgürlüğüne baskı uygulayan ülkelerle pazarlığa oturmasından ve Avrupa Birliği'nin "yaptırım karşısında dahi umursamaz bir tavır sergileyen ülkeler" karşısında zayıf kalmasından endişe ettiğini kaydetti.
Türkiye yargısının, 19 Ocak 2007'de gazeteci Hrant Dink'in öldürülmesiyle ilgili davada, polis ve jandarmanın sorumluluğunu araştırmayı reddettiğini vurgulayan RSF, cinayetle ilgili kanıtların da yok edildiğinin söylendiğine yer verdi.
11 Şubat'taki duruşmanın ardından bir açıklama yapan RSF, Erhan Tuncel'in duruşmada konuşmadığını, jandarma muhbiri Coşun İğci'nin da duruşmaya katılmadığını anımsatarak, "yargıçların olayın perde arkasını aydınlatabileceklerine dair şüpheler bulunduğunu" bildirmişti.
301. maddeyi Türkiye'de "basın özgürlüğünün mezarcısı" olarak niteleyen RSF, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve Adalet Bakanı Mehmet Ali Şahin’in 301'in değiştirilmesi gerektiğini söyledikleri konuşmalarına atıf yaptı.
Kuzey Irak'a geçmek isteyen yabancı gazetecilerin gözaltına alınmasını da eleştiren RSF, Gaziantep Çoban Ateşi gazetesi yetkilisi Yasin Yetişgen'in "Kuzey Kürdistan" ifadesinin yer aldığı bir yazı nedeniyle tutuklandığını, Gündem ve Güncel.dahil Kürt Sorunu'nu merkez alan bir çok gazeteye yayın durdurma cezaları verildiğini bildirdi.
RSF, "andıç"ları kast ederek, medyada Genelkurmay Başkanlığı ve Başbakanlık nezdinde gazetecilerin eğilim ve tutumlarını temel alan bir sınıflandırmaya tabi tutulduklarına dair iddiaların basında yer aldığını da açıkladı.
Gelecek yıllarda önemli seçimlerin gerçekleşeceği bazı ülkelerde basın özgürlüğü ve gazetecilere yönelik ciddi saldırılardan endişe ettiklerini duyuran RSF, bunlara Pakistan (18 Şubat seçimi), Rusya (2 Mart), İran (14 Mart) ve Zimbabve'yi (29 Mart) örnek verdi.
RSF, Sri Lanka, Filistin toprakları, Somali, Nijer, Çad ve "neredeyse her hafta bir gazetecisini toprağa veren" Irak'taki çatışmaları izleyen gazetecilerin can güvenliği konusunda endişeli olduğunu da duyurdu.
Örgüt, yeni teknolojilerle birlikte her tür iletişim ortamında (cep telefonundan görüntü aktarımı, İnternet'te video paylaşım siteleri ve her türlü iletişim ağları gibi) sansürün de etkili olduğunu açıkladı. (EÖ/TK)
| Ana Sayfa |
Yazarlar | Arşiv-Arama | Bilgi-Belge
| Çocuk Sitesi | BİAMag |
Kadının Penceresi | News in English Haber Listesi | Galeriler | Linkler | Künye | BİA Kitaplığı | BİA Hakkında Bu web sitesi IPS İletişim Vakfınca İsveç Uluslararası Kalkınma Ajansı (SIDA) desteğiyle yürütülen, "Haklar İçin Habercilik, Haberciler İçin Özgürlük" -kısa adıyla BİA3 - projesi kapsamında yayınlanmaktadır. Web sitesinin yeniden düzenlenmesi masraflarına Uluslararası İfade Özgürlüğü Değişimi (IFEX) de katkıda bulunmuştur. Bu web sitesinin içeriği yalnızca IPS İletişim Vakfı'nın sorumluluğundadır ve hiçbir biçimde SIDA'nın tutumunu yansıtmamaktadır. |