12 Ekim Pazar, Son güncelleme 01.54

Anahtar Sözcükler

"Kreş Açma Yetkisini MEB'e Devreden Tasarı Yasalaşmasın"

Sosyal Hizmet Uzmanı Karatay, yetkinin SHÇEK'ten alınmasına bu konuda MEB'in uzmanlığı bulunmadığı için karşı çıkıyor: "Amaç sosyal hizmetlerin gelişmesini engellemek."

BİA Haber Merkezi - Ankara

31 Ocak 2008, Perşembe

Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Milli Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonu, hazırladığı kanun tasarısıyla "Özel Öğretim Kurumları Kanunu"yla "Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Kanunu"nda değişiklik yapmaya hazırlanıyor.

Tasarıya göre:

  • Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu'na (SHÇEK) ait olan özel kreş ve gündüz bakımevlerinin açılması, gözetimi ve denetimi yetkisi, Özel Öğretim Kurumları Kanunu kapsamına alınarak, Milli Eğitim Bakanlığı'na (MEB) devredilecek;
  • Özel kreş ve gündüz bakımevleri 0-3 yaş grubundaki çocukların bakımlarını, 3-6 yaş grubundaki çocukların eğitimlerini gerçekleştirip, bedensel ve ruhsal sağlıklarını koruyacak.

2828 sayılı SHÇEK Kanunuyla bu kanuna dayanılarak çıkarılan ilgili yönetmelik hükümleri gereği izin almış olan özel kreş ve gündüz bakımevleri izinlerini yeni tasarıya göre 31 Aralık 2008'e kadar yenileyecekler. Açılış izinleri yenileninceye kadar bu kreşlerle ilgili yetki SHÇEK'te kalacak.

"Amaç sosyal hizmetleri zayıflatmak" 

Sosyal Hizmet Uzmanları Derneği İstanbul Şubesi'nden Abdullah Karatay, tasarıyı bianet'e şöyle değerlendirdi:

"SHÇEK çocuklara koruyucu hizmet ve bakım veren kurum; bu konuda uzmanlaşmış. MEB'se eğitim kurumu. 0-3 yaş grubundaki çocuğa verilecek hizmet eğitim değil, koruma ve bakım. Dolayısıyla yetki SHÇEK'te kalmalı."

Kreş açılırken dikkat edilmesi gerekenin çocuğun ailesine yakınlığı olduğunu vurgulayan Karatay, kreşlerde çoğunlukla çalışan anne ve babaların çocuklarının bakıldığını hatırlattı:

"Bu sosyal hizmetlerin bütünlüklü olarak dağıtılması projesinin bir parçası. Sosyal hizmetlerin ayrı bir bakanlığı olması gerekirken, ortadan kaldırılıyor. İktidarın mantığı şu: 'Sosyal yardımı hayırsever yapsın, çocuklara MEB baksın, geri kalanı da belediyelere verelim...' Böylece sosyal hizmetlerin kurumsallaşması, gelişmesi engelleniyor."

Okul öncesi eğitim oranı çok düşük

Radikal gazetesinin haberine göre MEB Okul Öncesi Eğitim Genel Müdürü Remzi İnanlı, resmi anaokulu sayısının 2002-2003 yıllarında 418 iken bugün 922 olduğunu belirterek "Aynı dönemde okullaşma oranı yüzde 11,7'den yüzde 27'ye ulaştı" dedi.

Birleşmiş Milletler (BM) verilerine göreyse, Türkiye'de okul öncesi eğitime devam oranı dünya ortalamasının yarısı.

Herkes İçin Eğitim Küresel İzleme Raporu'ndaki verilere (EFA) göre Türkiye'de çocukların sadece yüzde 14'ü erken eğitime ulaşabiliyor. Bu veriler 2004'e ait.

Bu oran Meksika'da yüzde 75,8, Fas'ta yüzde 59,7, Doğu Avrupa ülkelerinde en az yüzde 55,3. Avrupa Birliği (AB) üyesi ülkelerde bu oran yüzde 100'e yakın.

EFA raporuna göre dünyada okul öncesi eğitim alan çocukların oranı yüzde 40. Bu oran yüksek gelir grubunda yüzde 90, düşük gelir grubundaysa yüzde 24. (GG/TK)

Ana Sayfa | Yazarlar | Arşiv-Arama | Bilgi-Belge | Çocuk Sitesi | BİAMag | Kadının Penceresi | News in English
Haber Listesi | Galeriler | Linkler | Künye | BİA Kitaplığı | BİA Hakkında

Bu web sitesi IPS İletişim Vakfınca Avrupa Birliği İsveç Uluslararası Kalkınma Ajansı (SIDA) desteğiyle yürütülen, "Haklar İçin Habercilik, Haberciler İçin Özgürlük" -kısa adıyla BİA3 - projesi kapsamında yayınlanmaktadır. Web sitesinin yeniden düzenlenmesi masraflarına Uluslararası İfade Özgürlüğü Değişimi (IFEX) de katkıda bulunmuştur. Bu web sitesinin içeriği yalnızca IPS İletişim Vakfı'nın sorumluluğundadır ve hiçbir biçimde SIDA'nın tutumunu yansıtmamaktadır.