20 Kasım Perşembe, Son güncelleme 15.06

"Ejder Cevap Vermek İçin Arkasını Döndü, Askerler Ateş Etti, Yere Düştü"

Görgü tanıkları Demir'in yargısız infazla "sivil" askerler tarafından öldürüldüğünü söylüyor. Hak savunucuları askerlerin çatışma iddiasını destekleyecek kovanları bulamadı.

BİA Haber Merkezi - Van

5 Ekim 2007, Cuma

İnsan Hakları Derneği (İHD), İnsan Hakları ve Mazlumlar İçin Dayanışma Derneği (MAZLUMDER) ve Van Barosu üyelerinden oluşan heyetin Ejder Demir'in 13 Eylül'de öldürülmesiyle ilgili raporunu tamamladı; araştırma için hükümeti ve Meclis'in İnsan Hakları Komisyonu'nu göreve çağırdı.

Demir, Özalp ilçesi Koçkıran köyünde vurulmuş, Van Yüzüncü Yıl Araştırma Hastanesi'ne götürülürken ölmüştü. Köylüler Demir'in askerlerce öldürüldüğüne dair iddialarla İHD'ye başvurmuşlardı.

"İki minibüsle geldiler, uzun namlulu silahları vardı, sivil giyimliydiler" 

Raporda görgü tanıkları, iki minibüsle gelen, ellerinde uzun namlulu silahlar bulunan sivil giyimli askerlerin Demir'i ablasının evinden dışarı çağırdıklarını, Demir minibüslere doğru ilerlerken amcasının oğlunun evden çıkarak ona "Dur gitme, birlikte gidelim" dediğini, Demir'in yanıt vermek için döndüğünde askerlerin ateş ettiğini ve Demir'in yere düştüğünü anlatıyorlar.

Tanık anlatımlarında, daha sonra köylülerin, ablasının ve eşinin Demir'e doğru koştukları, ancak askerlerin yaklaşanların üzerine de ateş açtığı, Yüzbaşı Murat Karaman'ın Demir'in başına silah dayayarak "Seni öldüreceğim" dediği, askerlerin Demir'in ablasına ve eşine de fiziksel şiddet uyguladığı ve hakaret ettiği bilgileri yer alıyor.

Köylüler askerlerin Demir'i, ablasını ve eşini arabaya bindirdiklerini, kendilerinin de arabayla onları takip ettiğini, yolda Demir'in ambulansa aktarıldığını ve hastaneye götürüldüğünü de anlatıyor.

Kaymakam: Bana çatışma dediler

Özalp Kaymakamlığı'na vekalet eden Saray Kaymakamı Ali Yılmaz, raporda olayı öğrenince ambulans gönderdiğini, kendisine gelen bilgilerin "kaçma durumu olduğu ve silahlı çatışma" olduğunu söylüyor.

"Daha önceden de yörede benzeri olaylar oldu ancak biz bundan dolayı mağdur olan ailelere yardımcı oluyoruz, hatta çocuklarını da okula gönderiyoruz" diyen Yılmaz, "Olaya karışmış olan güvenlik görevlilerinin açığa alınması ya da görevden el çektirilmesi bizim yetkimizde değil" diye konuşuyor.

Otopsi raporu: G3 mermisi

Otopsi raporuysa Demir'in kuyruk sokumunun 10 santimetre üstünden giren ve karın bölgesinden dışarı çıkan G3 piyade tüfeği mermisinin neden olduğu yaralanmaya bağlı "iç kanama ve organ harabiyeti sonucu solunum durması olduğu"nu yazıyor.

Askerler "Bize ateş edildi" diyor, boş kovan yok

Rapora göre, askerlerin çatışma iddiasına karşın, askerlerin ateş ettiği bölge dışındaki bir yerde boş kovan bulunamadı.

Köylüler, raporda, Demir'e hiçbir "dur" ya da "teslim ol" ihtarı yapılmadığını da belirtiyor.

"İstediğimi alamazsam bu rütbeleri söker atarım"

Bir köylü olaydan birkaç gün önce, köye gelen Yüzbaşı Murat Karaman'a köyün neden abluka altında olduğunu sorduklarını, yüzbaşınınsa Ejder Demir'e küfrettiğini "Ben istediğimi almazsam bu rütbeleri söker atarım” dediğini anlatıyor.

"Bu konuşmamızdan bir hafta sonra köyün içinde Ejder aleyhinde konuşarak 'Bana Ejder'i teslim edin, bana teslim etmezseniz ben onu diri yakalayıp size ölü teslim edeceğim' dedi."

"Soruşturma sağlıklı yürümüyor"

Raporda heyet, şüpheli askerlerin görevden hâlâ uzaklaştırılmamış olmasının, "soruşturmanın sağlıklı yürümediği kanaatini uyandırdığını" yazıyor. Ayrıca Demir'in ailesine hiçbir psikolojik yardım yapılmadığını, bunun ciddi bir sağlık hakkı ihlali olduğunu da belirtiyor.

Yanıt bekleyen sorular

İHD Van Şube Başkanı Cüneyt Caniş, MAZLUMDER Van Şube Başkanı Abdülbasit Bildirici, Van Barosu'ndan Ümit Avcı ve İHD Van Şubesi'nden Hüseyin Ayaz'ın oluşturduğu heyet, şu noktaların aydınlatılması gerektiğini söylüyor:

  • Askerler köye neden askeri araçlarla gitmedi? Askerler neden askeri kıyafet yerine sivil giyimli olarak gittiler? 
  • Askerler tarafından, tanık beyanlarına göre neden dur ihtarı çekilmemiştir? Vur emri kim tarafından verilmiştir?
  • Yukarı Koçkıran köyünün bulunduğu yer göz önüne alındığı sınır karakolunun bulunduğu gündüz vaktinde askerlerin iddiasına göre sınıra doğru kaçtığı Ejder Demir'in sınır karakolu ile irtibata geçilerek yakalanabilmesi imkânı varken neden ateş edilerek etkisiz hale getirilmeye çalışıldı?
  • Ejder Demir'e doğru neden uyarı ateşi açılmadan doğrudan hayati bölgeye yönelen hedef seçilmiştir?
  • Tanık ifadelerinde adı geçen askeri yetkilinin Ejder Demir'in yakalanması olayını neden kişisel bir mesele haline getirmiştir?
  • Askerler tarafından köydeki sivil insanlar üzerine neden rasgele ateş açılmıştır?
  • Ejder Demir vurulduktan sonra, akrabalarının müdahale etmek istemeleri neden ateş açılarak engellenmiştir?
  • Soruşturmanın sağlıklı yürütülebilmesi açısından tüm tanık beyanları ve ölümlü olay göz önüne alındığında neden adı geçen askeri yetkililer açığa alınmamışlardır?
  • Ejder Demir hakkında yakalama kararı olduğu halde neden yaralamadan sonra ailesine apar topar ambulansta teslim edilmiştir? (TK)

Ana Sayfa | Yazarlar | Arşiv-Arama | Bilgi-Belge | Çocuk Sitesi | BİAMag | Kadının Penceresi | News in English
Haber Listesi | Galeriler | Linkler | Künye | BİA Kitaplığı | BİA Hakkında

Bu web sitesi IPS İletişim Vakfınca İsveç Uluslararası Kalkınma Ajansı (SIDA) desteğiyle yürütülen, "Haklar İçin Habercilik, Haberciler İçin Özgürlük" -kısa adıyla BİA3 - projesi kapsamında yayınlanmaktadır. Web sitesinin yeniden düzenlenmesi masraflarına Uluslararası İfade Özgürlüğü Değişimi (IFEX) de katkıda bulunmuştur. Bu web sitesinin içeriği yalnızca IPS İletişim Vakfı'nın sorumluluğundadır ve hiçbir biçimde SIDA'nın tutumunu yansıtmamaktadır.