
3 Aralık Çarşamba, Son güncelleme 00.00
Anahtar Sözcükler
İlgili Bianet Haberleri
İlgili Dış Bağlantılar
Haberler
Gündemdekiler
Prof. Tarhanlı, "Tarihimizde bir tek ırkçılığı mahkum eden karar var"; hukukçu Cinmen de, "301 artık oto-sansüre de yol açıyor" dedi.
BİA Haber Merkezi - İstanbul
17 Eylül 2007, Pazartesi
Düşünceyi ifade özgürlüğü önündeki tüm yasal engellerin kaldırılması için “301. madde kaldırılsın, ırkçılar yargılansın!” başlıklı bir kampanya başlatan Irkçılığa ve Milliyetçiliğe DurDe Girişimi, "301. madde niçin kaldırılmalıdır?" başlıklı bir panel düzenledi.
Ceza Yasası'nın 301. maddesiyle ilgili yasal uygulamalar ve Yargıtay 8. Ceza Dairesi'nin Prof. Dr. Baskın Oran ve Prof. Dr. İbrahim Kaboğlu hakkında beraati bozmak yönünde aldığı örneğe değinen Hukukçu Turgut Tarhanlı ve Ergin Cinmen, uluslararası hukuk standartlarının yargıda içselleştirilmesinin zaman alacağı tespitinde birleşti.
DurDe Girişimi, her iki hukukçunun Hrant Dink'in katillerini övücü sözler içerdiğini ifade ettiği İsmail Türüt'ün "Plan Yapmayın Plan" Türküsü ve klipini mahkemeye taşımaya karar verdi.
Ayrıca, İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi de, konuyla ilgili girişimde bulunmayı görüşüyor.
Bilgi Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Turgut Tahranlı, "Türklüğü, Cumhuriyeti, Devletin kurum ve organlarını aşağılama" başlıklı 301. maddesi için, "Uluslararası standartlarda yer bulamayacak kadar muğlak bir madde; ılga edilmeli" dedi.
İfade özgürlüğü davalarında yargıçların yaklaşımlarını Azınlık Raporu davasını ele alarak değerlendiren Tarhanlı, Yargıtay 8. Ceza Daire kararıyla, "millet kavramıyla alt kimlikler korunamaz" düşüncesinin "kamu düzenini yok edecek bir tehlike" olarak görüldüğünü, bu tespitin çok geniş bir takdir marjı içerdiğini açıkladı.
Tarhanlı, Türkiye'de savcıların açtıkları davaların yarısının beraatle sonuçlandığını, bu oranın Avrupa Konseyi içinde yüzde 6'lar civarında olduğunu kaydederek, "Savcılarımız iş yapıyor gözüküyorlar" dedi.
Tarhanlı, buna karşın, bir hekimin Kürt bir hastayı Kürtçe konuşması nedeniyle aşağılamasına verilen ceza dışında Türkiye Cumhuriyeti tarihinde ırkçı ve hoşgörüsüzlükten mahkumiyet bulunmadığının altını çizdi.
Hukukçu Cinmen de, "Pek çok yazar çizer arkadaş yazdıklarını yayımlatmadan önce 'bir bakıver maraza çıkmasın' diyerek bana gönderiyor" diyerek 301'in oto-sansüre de yol açtığını vurguladı.
Cinmen de, meslekten yargıçlığa son verilmesi gerektiğini savunarak, bunun yerine 10 yıllık avukatlara yargıçlık yolunun açılmasını önerdi.
Sosyal Demokrasi Vakfı (SODEV) Başkanı Aydın Cıngı da, moderatörlüğünü yaptığı panelde, Orhan Pamuk ve Hrant Dink'e dava açılması ve 6-7 Eylül sergisinin basılması gibi pek çok olaya karşı etkinlikler gerçekleştirilmesi karşın gelinen noktanın pek parlak olmadığını söyledi.
Heinrich Böll Stiftung Derneği’nin katkılarıyla Taxim Hill Hotel’de gerçekleştirilen etkinliğe Prof. Dr. Ahmet İnsel, Dansçı Zeynep Tanbay, Düşünce Suçuna Karşı Girişim Sözcüsü Şanar Yurdatapan, gazeteci- yazar Erol Özkoray da katılarak destek verdi.
Kampanyada, TCK ve Terörle Mücadele Yasası gibi ifade özgürlüğünü kısıtlayan düzenlemelerin bir an önce değiştirilmesini isteyen herkes, Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne (TBMM) sunulmak üzere hazırlanan bir metni imzalamaya çağrıldı. (EÖ)
| Ana Sayfa |
Yazarlar | Arşiv-Arama | Bilgi-Belge
| Çocuk Sitesi | BİAMag |
Kadının Penceresi | News in English Haber Listesi | Galeriler | Linkler | Künye | BİA Kitaplığı | BİA Hakkında Bu web sitesi IPS İletişim Vakfınca İsveç Uluslararası Kalkınma Ajansı (SIDA) desteğiyle yürütülen, "Haklar İçin Habercilik, Haberciler İçin Özgürlük" -kısa adıyla BİA3 - projesi kapsamında yayınlanmaktadır. Web sitesinin yeniden düzenlenmesi masraflarına Uluslararası İfade Özgürlüğü Değişimi (IFEX) de katkıda bulunmuştur. Bu web sitesinin içeriği yalnızca IPS İletişim Vakfı'nın sorumluluğundadır ve hiçbir biçimde SIDA'nın tutumunu yansıtmamaktadır. |