3 Aralık Çarşamba, Son güncelleme 00.00

İlgili Dış Bağlantılar

Yargıtay, Oran ve Kaboğlu'nun 216'dan Beraatını Bozdu

Yargıtay, Azınlık Hakları Raporu'ndan 216. maddeden yargılanan Prof. Oran ve Prof. Kaboğlu hakkındaki beraat kararını bozdu.

BİA Haber Merkezi - Ankara

13 Eylül 2007, Perşembe

Azınlık Hakları ve Kültürel Haklar Çalışma Grubu Raporu nedeniyle yargılanan Prof. Dr. İbrahim Kaboğlu ve Prof. Dr. Baskın Oran hakkında yerel mahkemenin "kin ve düşmanlığa tahrik" iddiasından verdiği beraat kararını oyçokluğuyla bozdu.

10 Mayıs'ta Ankara 28. Asliye Ceza Mahkemesi'nin, duruşma savcısının da mütalaasına uyarak Kaboğlu ve Oran hakkında Ceza Yasası'nın (TCK) 216/1. maddeden verdiği beraat kararını Ankara Cumhuriyet Başsavcısı Hüseyin Boyrazoğlu temyiz etmişti.

Boyrazoğlu, dilekçesinde "Milletin bütünlüğünü tartışmaya açmak ütopik yaklaşımdır. Türkiyelilik üst kimlik olamaz, ülke bunu sindiremez, tetiklenen mozaik yapı daima bölünmeyle sonuçlanır" şeklindeki ifadeler kullandı.

Yeni azınlık tanımından "kin ve düşmanlık" sonucu

Yerel mahkeme, Başbakanlık İnsan Hakları Danışma Kurulu'nun (BİHDK) eski Başkanı Kaboğlu ve eski Kurul üyesi Oran hakkında 159. maddesinden açılan davanın düşürülmesine de karar vermişti.

Temyiz dosyasını görüşen Yargıtay 8. Ceza Dairesi, 216/1. maddesinden verilen beraat kararını, “Raporda yeni bir azınlık tanımının yapılması üniter devlet ve milletin bölünmezliğini tehlikeye düşürecek bir sonuca ulaşacaktır” tespitiyle esastan bozdu; bilim insanlarının mahkum edilmeleri gerektiğini bildirdi.

Üye Aktan: Raporun hiçbir yerinde tahrik yok

Gerekçede, alt kimlik-üst kimlik tartışmaları yapılarak eleştiri ve düşünce özgürlüğü sınırlarının aşıldığı, suçlama niteliği taşıyan ifadelerle de toplumsal tehlike boyutlarına ulaşıldığı belirtildi.

Karara muhalif kalan 8. Daire Üyesi Hamdi Yaver Aktan ise karşı oy gerekçesinde “raporun hiçbir yerinde şiddete tahrik yoktur” diyerek beraat kararının doğruluğunu savundu.

İki yıldır hapisle yargılanıyorlar

Oran ve Kaboğlu, "Türkiyelilik"üst kimliğini önerdikleri rapor nedeniyle 14 Kasım 2005 tarihinden bu yana 1,5 ile 4,5 yıl arasında hapis istemiyle yargılanıyorlar.

İddianameyi yazan Ankara Cumhuriyet Savcısı Nadi Türkaslan, rapordaki "Sevr Paranoyası" kavramına atfen, "bu raporda, azınlıklar yönünden ileri sürülen taleplerle, yurdumuzu işgal altına sokan Sevr Antlaşması'nın azınlıklara ilişkin hükümleri büyük benzerlikler göstermektedir. Böyle bir benzerlik karşısında Sevr paranoyasına kapılmanın yadırganacak bir yönü yoktur" ifadelerini kullanmıştı. (EÖ)

Ana Sayfa | Yazarlar | Arşiv-Arama | Bilgi-Belge | Çocuk Sitesi | BİAMag | Kadının Penceresi | News in English
Haber Listesi | Galeriler | Linkler | Künye | BİA Kitaplığı | BİA Hakkında

Bu web sitesi IPS İletişim Vakfınca İsveç Uluslararası Kalkınma Ajansı (SIDA) desteğiyle yürütülen, "Haklar İçin Habercilik, Haberciler İçin Özgürlük" -kısa adıyla BİA3 - projesi kapsamında yayınlanmaktadır. Web sitesinin yeniden düzenlenmesi masraflarına Uluslararası İfade Özgürlüğü Değişimi (IFEX) de katkıda bulunmuştur. Bu web sitesinin içeriği yalnızca IPS İletişim Vakfı'nın sorumluluğundadır ve hiçbir biçimde SIDA'nın tutumunu yansıtmamaktadır.