22 Kasım Cumartesi, Son güncelleme 09.03

İlgili Dış Bağlantılar

Sola Dönmezse CHP'yi Sarıgül de Kurtaramaz

"CHP'ye kim gelirse gelsin esas olan yaşlı partinin içi boşalmış ideolojisini sosyal demokratik değerlerle doldurmak. Baykal'ın siyaseti bırakmasıysa şart."

BİA Haber Merkezi - İstanbul

7 Eylül 2007, Cuma

"Çaresizlik." 

Boğaziçi Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü öğretim üyesi Yrd. Doç. Koray Çalışkan, 22 Temmuz öncesi politik öngörüleri başarısız olan fakat buna rağmen bir değişime gitmeyen Cumhuriyet Halk Partisi'nin (CHP) durumunu tek kelimeyle böyle özetledi.

Çalışkan'a göre parti yönetiminin değişmesini talep eden Mustafa Sarıgül ve ekibi bir hareketlenme yaratabilir ama esas sorun "Sol adına yenilenmeyi sağcılaşmak olarak gören CHP'nin, içi boşalan ideolojik bakışını demokratik sosyalizmin, yani sosyal demokrasinin prensipleriyle yeninden tanımlayıp tanımlayamayacağı".

CHP gitti, Baykal kaldı

Sarıgül ve CHP içindeki muhalifler bu Pazar (9 Eylül) parti genel merkezi önünde eylem yaparak Deniz Baykal yönetiminin istifa etmesini isteyecek. Sarıgül 2005'teki kongrede genel başkanlığa aday oldu fakat Baykal seçildi. Daha sonra partiden ihraç edilen Sarıgül, mahkeme kararıyla geri döndü.

Seçimde AKP yüzde 47, CHP yüzde 21 oy aldı. İki gün sonra ilk açıklamasını yapan Baykal tepkilere rağmen istifa etmeyeceğini söyledi. Seçim sonrası Hikmet Çetin ve Adnan Keskin'in de aralarında olduğu bir grup toplanarak Baykal'ı siyaseti bırakmaya çağırdı.

Baykal'ın "seçilirse kriz olur" dediği Abdullah Gül cumhurbaşkanı oldu; kriz çıkmadı, CHP "boykot"a devam etti.

"CHP yaşlandı; içi boşaldı"

"Sarıgül ve ekibinin ideolojisini bilmiyorum ama karizmatik, başarılı bir belediyeci kimliği parti içinde bir değişime yol açar. Bir açılım getirmek istediklerini söylüyorlar. Anladığım kadarıyla Tony Blair tarzı, solculuğun altını fazla çizmeyen, demokratik-popülist bir merakları var."

CHP'nin parti olarak ortadan kalkmak istemiyorsa kendisini sosyal-demokrat olarak yeniden tanımlaması gerektiğini vurgulayan Çalışkan, "10 yıldır aynı ekip, kamu bürokrasisinden; kentli, yaşlanmış, ideolojik içeriği belli olmayan Kemalist bir elite yaslanıyor" dedi.

"Parti de, tabanı da yaşlandı. Yeni taleplere cevap veremiyor."

"Sol muhalefet yeniden kurulmalı" 

Peki bu tablo karşısında, Demokratik Toplum Partisi'nin (DTP), Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) ve bağımsızların da katıldığı Meclisi de düşünerek, seçimlerden meşruiyet zeminini genişleterek çıkan AKP'ye muhalefet nereden gelebilir?

Çalışkan, yakın dönemde CHP gibi sol/sosyalist bir muhalefetin de kurulabileceğinden umutlu değil:

"Bir taraftan örgütten, tabanda çalışan; diğer yandan orta-üst sınıftan, projeler üzerinden yürüyen, inançlı, aktivist bir siyaset tarzı var. Bu ikisinin birlikte iş yapmasını sağlayacak bir örgütlenme tarzı çözüm olabilir. İş yaptıkça farklılıklarını komik bulacaklar."

AKP'nin merkez sağa oturduğunu vurgulayan Çalışkan, ordu gibi "gayrı meşru" muhalefet odaklarının önümüzdeki yıllarda AKP tipi muhafazakarlıkla barışacağını" söyledi.

"AKP merkeze geldi; Anavatan, Demokrat Parti gibi sağ partilerin de CHP gibi ideolojik olarak içi boşaldı. MHP de bir yandan kendisinin siyasal olarak faşist olmadığını kanıtlamaya çalışırken diğer yandan da ocaklar gibi örgütlerle gençliği politize etmeye girişecek."  

Gençler geliyor

Çalışkan'a göre, nüfus gittikçe gençleşirken buna cevap veremeyen oluşumların şansı yok:

"Çeyrek yüzyıl içinde Türkiye nüfusunun yüzde 37'si 24 yaş altında olacak. Gençliği politize edebilen bir siyaset gerekli. Solun da bunu görmesi gerekli."(EÜ)

Ana Sayfa | Yazarlar | Arşiv-Arama | Bilgi-Belge | Çocuk Sitesi | BİAMag | Kadının Penceresi | News in English
Haber Listesi | Galeriler | Linkler | Künye | BİA Kitaplığı | BİA Hakkında

Bu web sitesi IPS İletişim Vakfınca İsveç Uluslararası Kalkınma Ajansı (SIDA) desteğiyle yürütülen, "Haklar İçin Habercilik, Haberciler İçin Özgürlük" -kısa adıyla BİA3 - projesi kapsamında yayınlanmaktadır. Web sitesinin yeniden düzenlenmesi masraflarına Uluslararası İfade Özgürlüğü Değişimi (IFEX) de katkıda bulunmuştur. Bu web sitesinin içeriği yalnızca IPS İletişim Vakfı'nın sorumluluğundadır ve hiçbir biçimde SIDA'nın tutumunu yansıtmamaktadır.