3 Aralık Çarşamba, Son güncelleme 00.00

İlgili Dış Bağlantılar

Video

Vicdan Değil Gazetecilik İçin Agos'talar

Hrant Dink'in katledilmesinden sonra, Agos'a katılan gençler, duruşları vicdani sebeplere bağlamadan, yeni bir başlangıç yaptık diyor. İçlerinde öncesinde kullanmadığı Hrant ismini kullanan, ben kimim sorusunu bu süreçte yanıtlayanlar var.

BİA Haber Merkezi - İstanbul

13 Ağustos 2007, Pazartesi

O güne kadar okudukları, zaman zaman katkıda bulundukları Agos Gazetesi'nin yayın yönetmeni Hrant Dink'in öldürüldüğü 19 Ocak sonrası hayatları değişen Hrant Gasparyan, Nıvart Taşçı, Tamar Nalcı, Ayşegül Şah Bozdoğan ve Yeliz Kızılaslan yaşadıkları süreci "yeni bir başlangıç" olarak niteliyor.

bianet Agos'un yeni, genç muhabirleriyle, Agos'a geliş süreçlerini, yaşadıklarını, düşüncelerini konuştu.

Gasparyan: Hrant ismini kullanmaya başladım

25 yaşındaki Hrant Gasparyan, 19 Ocak öncesinde farklı bir isimle gazetelere yazılar yazıyormuş. 19 Ocak'tan sonra kendi ismi "Hrant"la devam etmiş. "Agos'ta yazılarımın kendi ismimle yayınlanması benim için çok önemli. Bir ayrıcalık oldu benim için" diyor.

Kendi çevresini bir şeyler yapmaları konusunda yönlendirdiğini söyleyen Gasparyan, onların da en azından mahkemelere gelmek istediğini belirtiyor.

Taşçı: Günah çıkarma amacıyla buraya gelmedim

"19 Ocak'ın hızlandırıcı bir etkisi olsa da, ondan önce de ben Agos'un muhalif bir duruşu olduğunu düşünüyordum. Burada sadece Türkiye'de farklı olana yönelik bakış değil, Ermeni cemaatinin kendi içinde de kırılması gereken şeyler olduğuna inanıyordum" diyen 27 yaşındaki Nıvart Taşçı, gelişinde sadece 19 Ocak'ın etkili olmadığını söylüyor.

Bunu sadece 19 Ocak'a bağlamanın insanların vicdanını rahatlatmayla sınırlandıracağını söyleyen Taşçı, "ben yukardan bakarak ve günah çıkarma amacıyla buraya gelmedim. Daha devrimci olmaya aday bir duyguyla geldim" diye ekliyor.

Nalcı: Asıl Agos bize bir şeyler katıyor

Taşçı gibi Agos'a gelişinin vicdani nedenlere dayanmadığının altını çizen 21 yaşındaki Tamar Nalcı, Agos'un kendilerine muhabirlik yapma imkanı tanımasını "şans" olarak görüyor.

Agos sayesinde bir araya gelerek ortak projeler ürettiklerini anlatan Nalçı, "biz Agos'a bir şeyler katıyoruz ama asıl Agos bize çok şeyler katıyor. Bu bağı asla koparmak istemiyorum" diyor.

Bozdoğan: Kendi kimlik problemimi aşmamda yardımcı oldu

Ailesinde sonradan Müslümanlaştırılmış insanlar olduğunu söyleyen Ayşegül Şah Bozdoğan, bu sürecin "kendi kimlik problemlerini çözmeye yardımcı olduğunu" vurguluyor.

Daha önce gazetecilik üzerine hiç düşünmemiş olan Bozdoğan, ilk geldiği zaman "ne iş olsa yaparım" dediğini, ne olursa olsun destek olmak istediğini anlatıyor, "Agos'un gelişimi daha önemli" diyor.

Kızılaslan: Apolitik tanımımı kırdı

28 yaşındaki Yeliz Kızılaslan kendini o yaşa kadar apolitik olarak tanımladığını söylüyor. Bunu kırmasında Agos'un katkı sağladığını anlatan Kızılaslan, aklındakilerin içinde kalmaması hissiyle hareket etmiş.

"Keşke demek istemiyordum. Bir şeylerin engellenebildiğini görmek istiyordum" diyen Kızılaslan, bunun gerçekleştiği inancında:

"En azından artık dava kapılarında kimse linç edilmiyor. Bir şeyler değişiyor. Ben artık bir kez daha Hrant Dink olayının yaşanmaması için elimden geleni yapacağım." (AÖ/NZ)

Ana Sayfa | Yazarlar | Arşiv-Arama | Bilgi-Belge | Çocuk Sitesi | BİAMag | Kadının Penceresi | News in English
Haber Listesi | Galeriler | Linkler | Künye | BİA Kitaplığı | BİA Hakkında

Bu web sitesi IPS İletişim Vakfınca İsveç Uluslararası Kalkınma Ajansı (SIDA) desteğiyle yürütülen, "Haklar İçin Habercilik, Haberciler İçin Özgürlük" -kısa adıyla BİA3 - projesi kapsamında yayınlanmaktadır. Web sitesinin yeniden düzenlenmesi masraflarına Uluslararası İfade Özgürlüğü Değişimi (IFEX) de katkıda bulunmuştur. Bu web sitesinin içeriği yalnızca IPS İletişim Vakfı'nın sorumluluğundadır ve hiçbir biçimde SIDA'nın tutumunu yansıtmamaktadır.