5 Aralık Cuma, Son güncelleme 00.36

Sokakta Cumhurbaşkanlığını Umursayan Yok

Cumhurbaşkanlığı denince halk kararsız kalıyor. Gül aday olsa ne olur diyen de var, iş inatlaşmaya döndü diyen de. Kimse yetkilerin nerede başlayıp nerede bittiğini bilmiyor, çoğunluk eski cumhurbaşkanını sevmiyor. En nihayetinde istenen istikrar.

BİA Haber Merkezi - İstanbul

26 Temmuz 2007, Perşembe

Abdullah Gül, 22 Temmuz'da "cumhurbaşkanlığı referandumu" yapıldığını düşüne dursun Adalet ve Kalkınma Partisi'ne (AKP) oy verenlerin tercih sebepleri arasında bu konu yok.

Tarlabaşı ve Dolapdere'de konuştuğumuz insanların tek isteği "istikrar", cumhurbaşkanının yetkilerini, işlevini bilen; kimin seçileceğini önemseyen pek yok.

Gül'ün adaylığı sonrasında muhalefetin cumhurbaşkanlığı seçimini bloke etmesiyle Kasım'da yapılması planlanan seçimler Temmuz'a alındı. AKP seçimden oylarını arttırarak çıkınca cumhurbaşkanlığı seçimi yeniden gündeme oturdu.

"Cumhurbaşkanının yetkisi ne bilmiyorum" diyen Gülümser Kar ve Aliye Göksu'nun tek bildiği "devletin zirvesinde bir başkana ihtiyaç olduğu". Gülümser'in oğlu Jehât'a göre de "cumhurbaşkanı sınıf başkanı gibi".

Ali Nehir, otoparkçı: Cumhurbaşkanlığı meselesinin çok abartıldı. Sezer cumhurbaşkanıydı da ne oldu. Bir kere yüzünü görmedik. Aslında cumhurbaşkanının özellikle yurtdışında Türkiye'yi iyi temsil edebilmesi gerektiğini düşünüyorum. Demirel de, Özal da bunu iyi başarıyordu. Gül de bakanlık tecrübesiyle bunu başarabilir.

Hasan Büyük, oto yedek parçacısı: Cumhurbaşkanının çok yetkisi yok. Daha çok temsil yetkisi var diye biliyorum. Askerin Gül'ü istememesinin nedeni Gül'ün siyasi geçmişi olabilir. Türkiye'nin geriye gideceğini sanıyorlar. Bu hükümetin niyetinin inat olmadığını düşünüyorum.

Besime Güneş, overlokçu: Cumhurbaşkanının hiç konuşulmamış bir isim olması daha iyi olabilir. Gül'ün adaylığı ve seçilmesi bu zamandan sonra gerginliği arttıracaktır. Bence Gül'ün seçilmesinde bir engel yok. Ama asker onun gelmesini istememişti. Bunu Cumhuriyet balosundaki gerginlikler yüzünden istemeyebilirler.

Aysel Aşur, ev kadını: Benim için fark etmez. Ben emekli maaşlarının düzenli yatırılmasını istiyorum. Ahmet Necdet Sezer'in bazı tepkilerinin krize neden olduğunu duymuştum. Cumhurbaşkanı Başbakandan daha yetkili olabilir. Adalet ve Kalkınma Partisi'ne oy verdim. Çünkü onun döneminde ekonomik kriz yaşanmadı. Ayrıca Gül'ü iyi niyetli buluyorum.

Kadir Aymaz, işsiz: AKP'ye oy verdim. Oy vermemin nedeni tam olarak cumhurbaşkanlığı değildi. Aslında cumhurbaşkanı Erdoğan olabilirdi. Buna izin verilmeyince Gül aday oldu. Ona da izin vermediler. Şimdi anlaşacaklarını düşünüyorum. Masaya oturur konuşurlar.

Zeynep Balık, üniversiteye hazırlanıyor: Oyumu bağımsızlara verdim. Gül'ün cumhurbaşkanı olması bende rahatsızlık yaratmıyor. Aksine olmasını istiyorum. Olursa, sivil iradenin de bir şeyleri gerçekleştirebileceğini gösterebilir.

Levent Özsoy, elektrik ustası: Cumhurbaşkanının bir işe yaradığına inanmıyorum. Biz cumhurbaşkanını sadece fotoğraflarda görüyoruz. Ama bir cumhurbaşkanı seçilmesin diye bu kadar tantana olduysa, bizim görmediğimiz bir önemi var demek ki. Neye göre seçildiklerini de anlamıyorum. Cumhurbaşkanı'nın eşi türbansız olsun, kısa saçlı olsun, uzun boylu olsun, böyle şeyler mi var?

Gündüz Erbay, telefoncu: Bence Sezer soğuktu. Ama Gül de gerçek niyetini söylemiyor. Cumhurbaşkanının askerin yetkilerini kısıtlamasından korkuyorlar. Ama bazı yetkilerin kısıtlanması konuşulabilmeli. En azından halk bunları bilmeli. Hiçbir şeyden haberimizi olmuyor. (AÖ/EÜ)

Ana Sayfa | Yazarlar | Arşiv-Arama | Bilgi-Belge | Çocuk Sitesi | BİAMag | Kadının Penceresi | News in English
Haber Listesi | Galeriler | Linkler | Künye | BİA Kitaplığı | BİA Hakkında

Bu web sitesi IPS İletişim Vakfınca İsveç Uluslararası Kalkınma Ajansı (SIDA) desteğiyle yürütülen, "Haklar İçin Habercilik, Haberciler İçin Özgürlük" -kısa adıyla BİA3 - projesi kapsamında yayınlanmaktadır. Web sitesinin yeniden düzenlenmesi masraflarına Uluslararası İfade Özgürlüğü Değişimi (IFEX) de katkıda bulunmuştur. Bu web sitesinin içeriği yalnızca IPS İletişim Vakfı'nın sorumluluğundadır ve hiçbir biçimde SIDA'nın tutumunu yansıtmamaktadır.