Belediye Zabıtası Ahlak Bekçiliği Yapamaz

Samsun Belediyesi Zabıta Ekiplerinin sahilde elele, kol kola dolaşanları uyarmaya yetkisi yok. Av.Cinmen asıl suç kişi özgürlüklerini engellemektir diyor. Araştırmacı Doğan, olayı sosyal mekanların muhafazakar bir içerikte kodlanması diye yorumluyor.

İstanbul - BİA Haber Merkezi
23 Eylül 2004, Perşembe
Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) yönetimindeki Samsun Belediyesi'nde Zabıta Ekipleri'nin kentin kıyı şeridinde elele oturan ve birbirine sarılan gençleri, çevreye rahatsızlık verdikleri gerekçesiyle "düzgün" oturmaya davet etmesi konusunda değerlendirmelerine başvurduğumuz hukukçu ve uzmanlar, uygulamanın yasal açıdan dayanağı olmadığı görüşünde.

Av. Ergin Cinmen, insanların kamusal alanlarda elele veya birbirlerine sarılarak yürümesi veya oturmasının bireyin özgürlük alanı içinde bulunduğunu, Belediye Zabıta Ekiplerinin de "ahlaki" gerekçelerle müdahale hakkı bulunmadığını belirtiyor.

Yerel yönetimler ve siyasal İslam konusunda çalışan Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi'nde Araştırma Görevlisi, Ali Ekber Doğan da Belediyenin ve Zabıta ekiplerinin böyle bir yetkisi olmadığını ifade ediyor.

Doğan "Zabıta yönetmeliğine göre de böyle bir yetkileri yok. Eğer belediye bu işi bugüne kadar yapmayıp uygulamayı şimdi başlatmışsa, zina tartışmaları, aile kurumu gibi muhafazakar yorumlu konjonktürel bir yan etkiden söz edilebilir" diyor ve ekliyor:

"Yapılan, yalnızca ne kadar muhafazakar olunduğunun bir kez daha duyurulması; şehirdeki sosyal mekanların bu şekilde muhafazakar bir içerikte yeniden kodlanması."

Kişisel özgürlüklere aykırı

Av. Ergin Cinmen, Türk Ceza Kanunu içinde suç unsuru oluşturan, kamusal alanda edepsizce ve hayasızca hareket etmek, müstehcenlik gibi maddelerin cinsel suçlar için söz konusu olabileceğini ve bu alanın emniyet görevlilerin yetkisi içinde olduğunu belirtiyor.

"Belediye Zabıtasının elele dolaşmayın gibi müdahalelerde bulunmaya hiçbir şekilde hakkı yok" diyen Av. Cinmen, "Bunlar insanların özgürlük alanı içindedir" diyor ve ekliyor:

"Cinsel suçlar için bir yasak söz konusu olabilir. Bunun dışında elele kol kola dolaşmak tamamen insanların hayata bakışına bağlı özgür alanlarıdır. Hiçbir kamu otoritesi bu insanların hayatına karışamaz. Üstelik kişi özgürlüğünü engelledikleri için, engelleyen suçlu sayılabilir."

Yasalara göre kişi özgürlüğüne, yasal dayanak olmadan karşı koyup engelleyen kişiler açısından uygulamanın suç teşkil ettiğini ifade eden Av. Cinmen "Aslında Cumhuriyet Savcılarının gazetelerdeki haberlere göre resen harekete geçmesi gerekir" diyor.

"Önümüzde Ramazan var. Bu tip uygulamaların önü alınmazsa vahim sonuçlar ortaya çıkabilir" diyen Av. Cinmen, bu açıdan savcıların ve Belediye Başkanı'nın harekete geçmesi gerektiği görüşünde.

Muhafazakar yorumlu tartışmaların etkisi

Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Araştırma Görevlisi Ali Ekber Doğan, Belediye Zabıtasının, zabıta Yönetmeliğine göre elele kol kola dolaşanlara müdahale yetkisi bulunmadığını ifade ediyor "Zabıtanın insanların 'ahlaki' kurallara uyup uymadığı konusunda verecekleri bir ceza da yok" diyor.

Yerel yönetimler ve siyasal İslam konusunda araştırmacı olan Doğan, uygulamayı "Belki konjonktür gereği, zina tartışmaları, ahlak, aile kurumu gibi muhafazakar yorumlu tartışmaların kamusal alanı kaplaması nedeniyle ortaya çıkan bir yan etki olabilir" diye yorumluyor.

"Samsun eskiden beri sosyal demokratların iktidarda olduğu bir belediye idi. Bu anlamda bildiğim kadarı ile rahat bir şehirdi" diyen Doğan, "Eğer Belediye bu işi bugüne kadar yapmayıp şimdi yapıyorsa biraz da gündemde bu tür konuların tartışılmasının etkisi olabilir" diye düşünüyor.

Belediye'nin de Zabıtanın da konuda yetkisinin tanımlanmadığını bir kez daha yineleyen Doğan "Yapılan, yalnızca ne kadar muhafazakar olunduğunun bir kez daha duyurulması; şehirdeki sosyal mekanların bu şekilde muhafazakar bir içerikte yeniden kodlanması" yorumunu yapıyor.

Sivil toplum örgütlerine görev düşüyor

"İnsanların belediyenin varlığını bu kimliği doğrultusunda hissedip ilişkilerini yeniden düzenlemesi için bir adım" değerlendirmesi yapan Doğan, insanların tek tek bu tip uygulamalara karşı yapabileceği pek fazla bir şey olmadığını, ancak sivil toplum kuruluşları ve derneklerin tepkilerini sergileyebilecekleri görüşünde.

Yerelde belediyelerin, devletin en önemli aygıtlarından birisi olduğunu ve bu anlamda yaygın anlayışın belediyenin inisiyatifine tepki göstermemek şeklinde ortaya çıktığını vurgulayan Doğan, Savcıların da bu nedenlerle harekete geçeceğine ihtimal vermiyor.

"Yerel halkın sivil toplum kuruluşları aracılığıyla tepki ve hoşnutsuzluğunu belirtmesi daha etkili olur. Savcılığın çok fazla bir şey yapacağını zannetmiyorum" diyen Doğan, Savcılıklara düşen görevi şöyle tanımlıyor:

"Bu olayın ne zamandır sürdüğü, müdahalenin hangi boyutlarda olduğu, özel hayatın mahremiyetinin ne kadar ihlal edildiği Savcıların araştırması gereken bir konu. Bu bakımdan, özgürlüklerin kısıtlanması söz konusu ise Savcılık açısından soruşturma gündeme gelebilir."

"Sizi sıkıştırabiliriz iması"

Ali Ekber Doğan, olayın bir başka boyutu daha olduğu görüşünde:

"Bu meselenin Doğan Medya Grubu tarafından bu kadar manşetten verilip tartışmaya açılması da bir yönüyle, belli bir egemen gücün AKP'ye, bu tür muhafazakarlık konularında hangi sınırlara kadar zorlanabileceği konusunda mesaj vermesi anlamına da gelebilir."

"Zina tartışmalarındaki tavrından dolayı bir belediyenin uygulamasını bile manşet yapıp 'sizi sıkıştırabiliriz' iması taşıyor. Bu boyutu da görmek gerekiyor". (YS/EÜ)

BU HABERİ PAYLAŞIN
Bookmark and Share

BAĞIMSIZ İLETİŞİM AĞIBağımsız İletişim Ağı (BİA) IPS İletişim Vakfı'nın çalışmalarının merkezinde yer alıyor. BİA, “bağımsız medya”nın güçlendirilmesi hedefiyle, 1997'den bu yana dört temel etkinlik alanı üzerinde gerçekleştirilen bir sürekli proje. Türkiye’de ve dünyada daha çok internet haber sitemiz bianet.org dolayısıyla yaygın olarak bilinse de, BİA günlük haber üretiminin ötesinde, iletişim sürecinin bütün uğraklarını dönüştürmeyi hedefliyor.

IPS İLETİŞİM VAKFIIPS İletişim Vakfı “İletişim ve kalkınma alanındaki projeleri gerçekleştirmek ve desteklemek” amacıyla 1993'te kuruldu. Vakıf etkinliklerini, yerel ve uluslararası kaynaklardan sağladığı hibe ve bağışlarla gerçekleştirdiği projeler üzerinden sürdürüyor.

BİA KİTAPLIĞIBİA Kitaplığı, Bağımsız İletişim Ağı’nın 2001-2009 arasında sürdürdüğü eğitim çalışmalarının ürünü olan “Habercinin Elkitabı“ dizisinden 5, “Hak Haberciliği” disizinden 4 kitabı; gazeteciler için kılavuzların yanısıra mesleğe adım atmaya hazırlananlara yönelik yayınları da kapsıyor. Kitaplık, Türkçe iletişim yazınında uluslararsı standartlarda üretilmiş, kimileri kendi alanlarında ilk olan öncü telif çalışmalardan oluşuyor.

BİZE ULAŞIN