Mor Çatı'dan avukat Arın, Bakan Kavaf'ın açıkladığı protokolü olumlu karşıladıklarını ancak eksik bulduklarını söyledi. Protokole göre şiddet gören ve karakola başvuran kadının başına geleceklerden polis memuru sorumlu olacak.
İçişleri Bakanlığı ile Kadın ve Aileden Sorumlu Bakanlık arasında imzalanacak protokole göre şiddete uğrayan kadının ifadesini alan emniyet görevlisi artık forma kendi adını da yazacak.
Böylece görevli, şiddet mağdurunu evine gönderme kararı alırken sorumluluğu da üstlenmiş olacak.
Uygulamayı Mor Çatı Kadın Sığınağı Vakfı'ndan avukat Canan Arın'a sorduk.
Arın "Her şeyden önce olumlu ve kadınlar adına iyi bir karar. Polisler için de caydırıcılığı olan bir uygulama olabilir" dedi.
Arın'a göre şiddete maruz kalan kadını şiddet gördüğü evine gönderen memur kadının başına geleceklerden sorumlu tutulmalı.
Diğer yandan Arın uygulamanın eksik olduğunu düşünüyor:
"Fakat sorumluluğu tek başına karakol polisine yüklemek devletin alması gereken sorumluluğu bertaraf etmemeli."
Avukat Arın'ın öneriyse şöyle:
"İçişleri Bakanlığı evine gönderilen kadının tekrar şiddete maruz kalıp şikayetçi olması halinde söz konusu tazminatı ödemeli. Ardından -eğer isterse- adı geçen sorumlu memura ceza verebilir. Ama sorumluluğu sadece bir imzayla polisin sırtına yüklemek devletin sorumluluğunu görmezden gelmemizi sağlamaz."
Eski eşinin şiddetine maruz kalan Nahide Opuz'un başvurusunu, Türkiye'yi 37 bin avro tazminat ödemeye mahkum ederek karara bağlayan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararında devletin kadınları koruyamadığını belirtmişti.
"Opuz davası ile ilgili olarak nerede boşluk var diye oturduk düşündük" diyen Kadın ve Aileden Sorumlu Devlet Bakanı Selma Aliye Kavaf, Emniyet Genel Müdürlüğü, Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu (SHÇEK) ve Kadının Statüsü Genel Müdürlüğü'nün (KSGM) bu protokolü hazırladıklarını söyledi.
Arın "Eğer doğru dürüst bir önlem alınmazsa Türkiye'den AİHM'ye daha çok başvuru olacak. Örneğin Frankuft'ta devlet sığınmaevlerinde kalan kadınlara iş olanakları sunuyor, onların çocuklarını okula gönderiyor, onlara maddi yardımda bulunuyor. Kadın korunmak isteniyorsa bu örnekler model alınmalı" dedi.
Protokol için Kavaf'ın yorumuysa şöyle:
"Kadın şiddete uğradığı için karakola geliyor yardım istiyor. SHÇEK veya belediyelerin konuk evlerinde misafir ediliyor veya uzlaştıralarak eve dönüyor. Daha sonrasında daha büyük şiddete uğrayarak geriye döndüğü durumlar da oluyor. Bu kararın bir sorumlusunun olması gerekir." (EZÖ)

BAĞIMSIZ İLETİŞİM AĞIBağımsız İletişim Ağı (BİA) IPS İletişim Vakfı'nın çalışmalarının merkezinde yer alıyor. BİA, “bağımsız medya”nın güçlendirilmesi hedefiyle, 1997'den bu yana dört temel etkinlik alanı üzerinde gerçekleştirilen bir sürekli proje. Türkiye’de ve dünyada daha çok internet haber sitemiz bianet.org dolayısıyla yaygın olarak bilinse de, BİA günlük haber üretiminin ötesinde, iletişim sürecinin bütün uğraklarını dönüştürmeyi hedefliyor.

IPS İLETİŞİM VAKFIIPS İletişim Vakfı “İletişim ve kalkınma alanındaki projeleri gerçekleştirmek ve desteklemek” amacıyla 1993'te kuruldu. Vakıf etkinliklerini, yerel ve uluslararası kaynaklardan sağladığı hibe ve bağışlarla gerçekleştirdiği projeler üzerinden sürdürüyor.

BİA KİTAPLIĞIBİA Kitaplığı, Bağımsız İletişim Ağı’nın 2001-2009 arasında sürdürdüğü eğitim çalışmalarının ürünü olan “Habercinin Elkitabı“ dizisinden 5, “Hak Haberciliği” disizinden 4 kitabı; gazeteciler için kılavuzların yanısıra mesleğe adım atmaya hazırlananlara yönelik yayınları da kapsıyor. Kitaplık, Türkçe iletişim yazınında uluslararsı standartlarda üretilmiş, kimileri kendi alanlarında ilk olan öncü telif çalışmalardan oluşuyor.
BİZE ULAŞIN