Mor Çatıya yılın ilk altı ayında 664 kadın başvurdu; iki kadından biri sığınak talep etti. Varolan sığınaklar dolu, 50 bin kişiye bir sığınak gerekirken sadece 35 sığınak var. Başbakanlık genelgesi uygulanmıyor; bütçesi ve yaptırımı yok.
Bir açıklama yapan vakıf "4 Temmuz 2006'da Başbakanlık tarafından yayınlanan 'Çocuk ve Kadınlara Yönelik Şiddet Hareketiyle, Töre ve Namus Cinayetlerinin Önlenmesi için Alınacak Tedbirler' genelgesi tavsiyeden öteye gidemedi" dedi.
Vakıf, genelgede getirilen önlemleri uygulamayan birimlere yaptırım öngörülmediğini; önlemlerin alınması için gerekli bütçenin ayrılmadığını da ekledi.
İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi eski Başkanı Avukat Eren Keskin de "Devlet Kaynaklı Cinsel Şiddet" konulu panelde yaptığı konuşmada aile içi şiddet ve cinsel şiddetle uğraşmanın devlet kanalıyla yapılan şiddetle uğraşmaktan daha zor olduğunu belirtti.
Birgün'de Aktan Uslu'nun yaptığı habere göre, Keskin Gebze'de düzenlenen panelde taciz ve tecavüze uğrayan kadınların şikayetçi olmaktan çekindiğini belirtti.
Kadının "sığınacak evi" hala yok
Mor Çatı'nın verilerine göre, İstanbul'daki sığınaklarda sadece 200 kadına yer var ve mevcut kapasitenin büyük bir bölümü dolu. Sığınak sayısı ve kapasitesiyle ilgili net rakamlara ulaşmak çok güç. Yetkililer tüm Türkiye'de sığınak sayısının 35 olduğunu belirtiyor.
Oysa Avrupa Birliği'ne (AB) uyum çerçevesinde çıkan Belediyeler Yasası'na göre Türkiye'de her 50 bin kişilik nüfusa bir sığınma evi açılması gerekiyor. Buna göre Türkiye'de 1400'e yakın sığınma evi olmalı. Ancak uygulamada 2 milyon kişiye bile bir sığınak düşmüyor.
Mor Çatı'ya başvurularla ilgili bilgiler şöyle:
* Aile içi şiddet nedeniyle evsiz kalan kadınlarla ilgili de hiçbir destek mekanizması yok. 2007 yılının ilk altı ayında 42 evsiz başvurdu.
* Mor Çatı Dayanışma Merkezi ne günde ortalama yedi kadın başvurdu. Bunların 45'i boşanmak, 86'sı avukat desteği, 43'ü ise psikolojik destek istedi.
* Başvuran kadınların en fazla dillendirdikleri sorun fiziksel şiddet. Kadınların maruz kaldığı şiddet ölüm ve sakatlanmalara neden olabiliyor. Başvuran kadınların biri kulağının duymadığını, bir diğeri şiddet nedeniyle çocuğunu düşürdüğünü, bir başka kadın ise görme duyusunu yüzde 95 kaybettiğini söyledi.
* Dört kadın çocuklarının maruz kaldığı ensest, iki kadın kendisinin maruz kaldığı ensest nedeniyle destek istedi. 31 kadın cinsel şiddet ve tecavüz görmüştü.
Vakıf, 4320 sayılı Aileyi Koruma Kanunu'nun "çocuklar için de büyük önem taşıdğını" söyledi. Kanun şiddet uygulayanın evden uzaklaştırılmasını öngörüyor. Başvuran kadınların 16'sı çocuklarına uygulanan şiddetten şikayetçiydi.(GG/EÜ)

BAĞIMSIZ İLETİŞİM AĞIBağımsız İletişim Ağı (BİA) IPS İletişim Vakfı'nın çalışmalarının merkezinde yer alıyor. BİA, “bağımsız medya”nın güçlendirilmesi hedefiyle, 1997'den bu yana dört temel etkinlik alanı üzerinde gerçekleştirilen bir sürekli proje. Türkiye’de ve dünyada daha çok internet haber sitemiz bianet.org dolayısıyla yaygın olarak bilinse de, BİA günlük haber üretiminin ötesinde, iletişim sürecinin bütün uğraklarını dönüştürmeyi hedefliyor.

IPS İLETİŞİM VAKFIIPS İletişim Vakfı “İletişim ve kalkınma alanındaki projeleri gerçekleştirmek ve desteklemek” amacıyla 1993'te kuruldu. Vakıf etkinliklerini, yerel ve uluslararası kaynaklardan sağladığı hibe ve bağışlarla gerçekleştirdiği projeler üzerinden sürdürüyor.

BİA KİTAPLIĞIBİA Kitaplığı, Bağımsız İletişim Ağı’nın 2001-2009 arasında sürdürdüğü eğitim çalışmalarının ürünü olan “Habercinin Elkitabı“ dizisinden 5, “Hak Haberciliği” disizinden 4 kitabı; gazeteciler için kılavuzların yanısıra mesleğe adım atmaya hazırlananlara yönelik yayınları da kapsıyor. Kitaplık, Türkçe iletişim yazınında uluslararsı standartlarda üretilmiş, kimileri kendi alanlarında ilk olan öncü telif çalışmalardan oluşuyor.
BİZE ULAŞIN