Yargı İşkenceyi Soruştursaydı Kükçe Ölmezdi

Mustafa Kükçe savcılığa çıkarıldığında ayakta duramıyordu; cezaevinde öldü. Baronun görevlendirdiği avukat Levent Sağlık raporlarını inceleyemedim diyor. Avukat Doğan İşkence kuşkusunda hemen hastaneden rapor istenmesi gerek. Baro müdahil olmalı dedi.

İstanbul - BİA Haber Merkezi
22 Haziran 2007, Cuma
Ailesi, hırsızlık kuşkusuyla 15 Haziran'da gözaltına alınan 24 yaşındaki Mustafa Kükçe'nin nöbetçi mahkeme tarafından gönderildiği Ümraniye Cezaevi'nde ölüm nedeninin işkence olabileceğini söylüyor, suç duyurusuna hazırlanıyor.

bianet'in edindiği bilgilere göre, önce Dudullu, sonra Acarlar, ardından Çakmak karakoluna götürülen Kükçe, Acarlar karakolundan çıkarıldığında sağlam görünüyordu. Ama Çakmak karakolunun ardından adliyeye getirildiğinde yürüyemiyordu. Avukatı Kükçe'nin kötü muameleden bahsetmediğini, savcının "Seni dövdüler mi" sorusuna "Tansiyonum düşük" diye yanıt verdiğini söylüyor.

Kükçe'nin ölümünü ve işkence kuşkusunu aydınlatabilecek olan belgeler, gözaltı sürecine dair sağlık raporları, karakoldaki gözaltı biriminde olması gereken kamera görüntüleri ve otopsi raporu. Yasalara göre her gözaltı birimi değişikliğine dair bir sağlık raporunun bulunması gerekiyor.

İstanbul Barosu avukatlarından Erdal Doğan, işkence kuşkusu halinde gerekli raporları istemenin ve yasal süreci başlatmanın, avukat, savcı, hakim hukukçuların görevi olduğunu bianet'e söyledi.

Avukat Levent: Açıkçası sağlık raporlarını iyi inceleyemedim

bianet, baronun Kükçe'nin savunması için görevlendirdiği avukat Abdulaziz Levent'le görüştü. Kükçe'yi ilk kez 15 Haziran'da adliyede gördüğünü, karakol sürecini bilmediğini söyleyen Levent, Kükçe'nin rahatsız göründüğünü, bakışlarının farklı olduğunu, ayakta durmakta zorlandığı bilgisini verdi.

Levent, "Bana kötü muameleden bahsetmedi. Görünür yerlerinde darp izi görmedim. Tespit etsem zapta geçirtirdim" dedi.

Ancak Levent, bianet'in "Sağlık raporlarında ne yazıyordu?" sorusu üzerine "Açıkçası sağlık raporlarını iyi inceleyemedim" dedi; otopsi yapılıp yapılmadığını bilmediğini de ekledi.

Levent, nöbetçi hakimin Kükçe'ye "Uyuşturucu kullanıyor musun" diye sorduğunu, Kükçe'nin bunu "Hayır" diye yanıtladığını da söyledi.

Radikal'de İsmail Saymaz ve Ertuğrul Mavioğlu'nun haberine göre, Kükçe'nin ailesi de Kükçe'nin 15 Haziran saat 19:00 sularında savcılığa dört resmi polisin kolları arasında çıkarıldığını, yürüyemediğini söylüyor.

Aynı habere göre, mahkemeye çıkmadan önceki son rapor Kükçe'nin vücudunda darp izleri olduğunu gösteriyor, Ümraniye Cezaevi yetkilileri getirildiğinde vücudunda ekimozlar bulunduğu bilgisini verdi.

Doğan: Savcı, avukat işkenceden kuşkulanır kuşkulanmaz muayene istemeliydi

bianet'in görüştüğü İstanbul Barosu'nda avukatlara sanık hakları ve müdafilik eğitimi veren Avukat Erdal Doğan, sanık ne derse desin, avukat, savcı veya hakimin en küçük işkence şüphesinde hemen tam teşekküllü bir hastaneden sağlık raporu istemesi gerektiğini söyledi.

Bunu da yeterli görmezse, Adli Tıp kurumunun yetkili uzman kuruluna sevk edilmesi gerekiyor. Doğan bunların işkencenin saptanmasında tıbbi ve hukuki standartları belirleyen uluslararası belge İstanbul Protokolü'nün gereği olduğunu vurguluyor.

Karakollarda nezarethanede bulunması gereken kamera görüntülerinin de dosyada deli olabileceğini ifade eden Doğan karakollardaki polisler hakkında adli ve idari soruşturma açılması, baronun da Kükçe'nin ölümüyle ilgili davaya müdahil olması gerektiğini söyledi. (TK/EÜ)

BU HABERİ PAYLAŞIN
Bookmark and Share

BAĞIMSIZ İLETİŞİM AĞIBağımsız İletişim Ağı (BİA) IPS İletişim Vakfı'nın çalışmalarının merkezinde yer alıyor. BİA, “bağımsız medya”nın güçlendirilmesi hedefiyle, 1997'den bu yana dört temel etkinlik alanı üzerinde gerçekleştirilen bir sürekli proje. Türkiye’de ve dünyada daha çok internet haber sitemiz bianet.org dolayısıyla yaygın olarak bilinse de, BİA günlük haber üretiminin ötesinde, iletişim sürecinin bütün uğraklarını dönüştürmeyi hedefliyor.

IPS İLETİŞİM VAKFIIPS İletişim Vakfı “İletişim ve kalkınma alanındaki projeleri gerçekleştirmek ve desteklemek” amacıyla 1993'te kuruldu. Vakıf etkinliklerini, yerel ve uluslararası kaynaklardan sağladığı hibe ve bağışlarla gerçekleştirdiği projeler üzerinden sürdürüyor.

BİA KİTAPLIĞIBİA Kitaplığı, Bağımsız İletişim Ağı’nın 2001-2009 arasında sürdürdüğü eğitim çalışmalarının ürünü olan “Habercinin Elkitabı“ dizisinden 5, “Hak Haberciliği” disizinden 4 kitabı; gazeteciler için kılavuzların yanısıra mesleğe adım atmaya hazırlananlara yönelik yayınları da kapsıyor. Kitaplık, Türkçe iletişim yazınında uluslararsı standartlarda üretilmiş, kimileri kendi alanlarında ilk olan öncü telif çalışmalardan oluşuyor.

BİZE ULAŞIN