Yargıtay Şemdinli Mahkumiyetlerini Bozdu

Yargıtay Şemdinli davasında sanıklara hapis cezalarını, eksik soruşturma diyerek bozdu. Vandaki mahkeme kararında direnirse dosya Genel Kurula gidecek. Diyarbakır Barosundan Tanrıkulu Büyükanıtın sözlerinden sonra farklı karar beklemiyorduk dedi.

Ankara - BİA Haber Merkezi
16 Mayıs 2007, Çarşamba
Yargıtay 9. Ceza Dairesi, Şemdinli'de Umut Kitabevi'nin bombalanmasıyla ilgili davada, sanık astsubaylar Ali Kaya ve Özcan İldeniz hakkındaki 39 yıl 5 ay 10'ar gün hapis cezası kararını "eksik soruşturma" gerekçesiyle, usul yönünden bozdu.

Daire, aynı zamanda davaya bakmakla görevli yerel mahkemenin askeri mahkeme olması gerektiğine hükmetti.

Van mahkemesinin vereceği karar önemli

Van 3. Ağır Ceza Mahkemesi, sanıkları Haziran 2006'da, "çete kurmak, insan öldürmek, insan öldürmeye teşebbüs ve yaralama" suçlarından 39 yıl 5 ay 10'ar gün hapse mahkum etmişti.

Dosya şimdi Van 3. Ağır Ceza Mahkemesi'ne geri dönecek. Mahkemenin teknik olarak kendi kararında ısrar etmesi ve direnmesi olanağı var. Eğer böyle olursa, dosya Yargıtay Ceza Daireleri genel Kurulu'na gidecek ve Genel Kurul'un verdiği karar bağlayıcı olacak.

Van'daki mahkeme Yargıtay 9. Ceza Dairesi'nin kararını kabul ederse, dosyayı bölgedeki askeri mahkemeye göndermesi gerekecek.

Tanrıkulu: Büyükanıt'ın sözlerinden sonra bu kararı bekliyorduk

bianet'in görüştüğü Diyarbakır Barosu Başkanı ve davanın müdahil avukatlarından Sezgin Tanrıkulu, Genelkurmay Başkanı Yaşar Büyükanıt'ın 12 Nisan'da davayla ilgili söylediği "Dünyada örneği olmayan hukuk cinayeti işlenmiştir" sözlerinden sonra farklı bir karar beklemediklerini aktardı.

Tanrıkulu, "Davanın başlangıcından itibaren iktidar odaklarının ifade ettiği görüşler, yargılama sürecinin bu noktaya gelmesinde etkili oldu" dedi.

Diyarbakır Barosu bu sözlerden dolayı, Büyükanıt hakkında "adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs iddiasıyla" suç duyurusunda bulunmuştu.

Hem savunma avukatları hem müdahil avukatlar itiraz etmişti

Müdahil avukatlar, sanıkların üyesi oldukları örgütün yeni Ceza Yasası'nın (TCK) 302. maddesindeki suçu işlemiş olmaya, yani "Devlet topraklarının tamamını veya bir kısmını yabancı bir devletin egemenliği altına koymaya veya devletin bağımsızlığını zayıflatmaya veya birliğini bozmaya veya devletin egemenliği altında bulunan topraklardan bir kısmını devlet idaresinden ayırmaya" yönelik olduğunu bildirerek itiraz etmişlerdi.

Sanık avukatlarıysa, davanın Avrupa Birliği'nin (AB) baskısı altında jandarma teşkilatının kaldırılması için yapıldığını iddia ediyor; astsubaylara ilişkin cezanın usul ve esas yönünden bozulmasını istiyordu. (TK)

BU HABERİ PAYLAŞIN
Bookmark and Share

BAĞIMSIZ İLETİŞİM AĞIBağımsız İletişim Ağı (BİA) IPS İletişim Vakfı'nın çalışmalarının merkezinde yer alıyor. BİA, “bağımsız medya”nın güçlendirilmesi hedefiyle, 1997'den bu yana dört temel etkinlik alanı üzerinde gerçekleştirilen bir sürekli proje. Türkiye’de ve dünyada daha çok internet haber sitemiz bianet.org dolayısıyla yaygın olarak bilinse de, BİA günlük haber üretiminin ötesinde, iletişim sürecinin bütün uğraklarını dönüştürmeyi hedefliyor.

IPS İLETİŞİM VAKFIIPS İletişim Vakfı “İletişim ve kalkınma alanındaki projeleri gerçekleştirmek ve desteklemek” amacıyla 1993'te kuruldu. Vakıf etkinliklerini, yerel ve uluslararası kaynaklardan sağladığı hibe ve bağışlarla gerçekleştirdiği projeler üzerinden sürdürüyor.

BİA KİTAPLIĞIBİA Kitaplığı, Bağımsız İletişim Ağı’nın 2001-2009 arasında sürdürdüğü eğitim çalışmalarının ürünü olan “Habercinin Elkitabı“ dizisinden 5, “Hak Haberciliği” disizinden 4 kitabı; gazeteciler için kılavuzların yanısıra mesleğe adım atmaya hazırlananlara yönelik yayınları da kapsıyor. Kitaplık, Türkçe iletişim yazınında uluslararsı standartlarda üretilmiş, kimileri kendi alanlarında ilk olan öncü telif çalışmalardan oluşuyor.

BİZE ULAŞIN