çağrı

Büyükanıt Yükleniyor, Hükümet Soruşturuyor

Emniyet, Güvenlik Almanağına yazı veren Polis Akademisi akademisyenleri hakkında soruşturma başlattı. Emekli askeri hakim Kardaş: Büyükanıtın sözlerinden vazife çıkardılar. Akademisyenler harekete geçmeli. TESEVden Aytar: Akademik özgürlüğe müdahale.

İstanbul - BİA Haber Merkezi
05 Ekim 2006, Perşembe
Emniyet Genel Müdürlüğü, "Türkiye: Güvenlik Sektörü ve Demokratik Gözetim" almanağında yazıları bulunan beş Polis Akademisi öğretim üyesi hakkında inceleme ve soruşturma başlattığını açıkladı.

Almanak'ta yazıları yer alan Polis Akademisi öğretim üyeleri, Doç Dr. Zühtü Arslan, Dr. Önder Aytaç, Dr. Ertan Beşe, Doç. Dr. İbrahim Cerrah ve Doç. Dr. Mesut Bedri Eryılmaz.

bianet'in görüştüğü, Almanak'ı yayınlayan Türkiye Ekonomik ve Sosyal Etüdler Vakfı'ndan (TESEV) Volkan Aytar "Cesaret edip güvenlik gibi dokunulmayan bir konuda yazı yazan bilim insanlarına soruşturma açılması, umut kırıcı. Akademik özgürlükler açısından da düşündürücü. Türkiye'de güvenlik konusunda çalışan uzman sayısı azdır" dedi.

Almanak'ın yazarlarından biri olan emekli askeri hakim ve savcı Ümit Kardaş da, "Bu ifade özgürlüğü ve akademik özgürlük üzerinde baskı kurmaya çalışmak. Bu akademisyenler kendi akademik özgürlüklerini savunmalı, direnmeli, kendilerini sansür etmemeli. Ama diğer akademisyenler de harekete geçmeli ve onlara destek vermeliler" dedi.

Aytar: Polis Akademisi değil, akademisyenler yazdı

Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt, be hafta başında Harp Akademileri'nin açılış töreninde yaptığı konuşmada Almanak'ı "Türk Silahlı Kuvvetleri'ni yıpratma kampanyasının parçası" olarak hedef göstermişti.

Büyükanıt, " Konuşmamın üçüncü bölümünde de bazı kesimlerce Türk Silahlı Kuvvetleri'ni yıpratma yönünde sürdürülen kampanyaya değinmek istiyorum" dedikten sonra Almanak'ı kast ederek şunları söylemişti:

"Bu gayretlerin bir devamı olarak, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin konumu konusunda içeriği pek çok maddi hata ile dolu yeni bir belge yayımlanmıştır. Bu belgede dikkat çeken en önemli konu, dokümanı oluşturan 22 bölümden 9'unun Polis Akademisi tarafından yazılmış olmasıdır. Kurumsal iş birliğine en fazla ihtiyaç duyduğumuz bir dönemde, devletin önde gelen kurum ve kuruluşlarının bu tür çalışmalara katılmalarının nasıl bir fayda sağlayacağını da takdirlerinize bırakıyorum.

"Ağırlıkla Türk Silahlı Kuvvetlerinin işlevlerinin ele alındığı raporun ön sözünde yer alan: 'itaat kültürünün yerine itiraz kültürünü yerleştirmeyi amaçladığı' yolundaki ifadeler, raporun gerçek niyetini açıkça ortaya koymaktadır."

Emniyet Genel Müdürlüğü'yse bugün yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi:

"TESEV tarafından hazırlanıp yayınlanan Almanak'ın kurumumuzla uzaktan yakından bir ilgisi yoktur. Bahse konu Almanakta yazısı bulunan Akademi Öğretim üyelerinden hiç biri Emniyet Genel Müdürlüğümüze veya Polis Akademisi Başkanlığına başvuruda bulunmamış ve kendilerine yazılı veya sözlü izin verilmemiştir.

Almanak'ta yazısı bulunanlar Emniyet Hizmetleri Sınıfından olmayıp, Akademik unvanlı personeldir.

Bu kişilerin Almanak'ta ortaya koyduğu fikirler tamamen kendi şahsi görüşleri olup, kurumumuzu bağlamamakta ve görüşünü yansıtmamaktadır.

Konuya ilişkin olarak Akademi Başkanlığı'nca ilgili Öğretim Üyeleri hakkında inceleme ve soruşturma yapılmaktadır."

Volkan Aytar'sa, Almanak'ta yer alan yazıların akademisyenlerin kişisel katkısı olduğunun gayet açık olduğunu, Büyükanıt'ın konuşmasında verdiği yanlış bilgiden sonra, bu yazıların Polis Akademisi'nin kurumsal görüşü gibi algılandığını söylüyor.

"Polis Akademisi'nin bu çalışmaya hiçbir resmi katkısı olmadı. Söz konusu öğretim üyeleri, Polis Akademisi'nde bilim insanı hüviyetiyle çalışıyorlar. Bu çalışmaya da herhangi başka bir akademik çalışmaya olduğu gibi, kişisel düzeyde katkı verdiler."

Haklarında inceleme ve soruşturma başlatılan akademisyenlerin Almanak'ta yer alan yazıları şöyle:

Zühtü Arslan: Hükümet

İbrahim Cerrah: Polis

Ertan Beşe: Özel Harekat, Geçici Köy Korucuları, Jandarma İstihbarat (JİTEM-JİT)

M. Bedri Eryılmaz: Özel Güvenlik, Polis İstihbarat

Önder Aytaç: Medya

Aytar, "Bunda ne gariplik var?" diye soruyor: "Kendi konularında önde gelen akademisyenler yazdı bu yazıları."

Almanak'a tepkilerin nedeniniyse şöyle yorumluyor Aytar: "Çünkü konu yeni. Sivillerin, hele bir sivil toplum örgütünün (STK) bu konuda bilimsel temelli bilgi üretmesi yadırganıyor. Böyle inceleme, soruşturmalarla bilim insanlarının cesareti kırılmamalı; sivil toplumun katkısı da yadırganmamalı."

"Avrupa adaylara örnek gösteriyor, bizde soruşturma açılıyor"

Aytar, Almanak'ın bilimsel bir çalışma olarak yurtdışından birçok bilim ve siyaset insanın katıldığı bir hakemlik sürecinden geçtiğini de vurguluyor.

"Avrupalılar 'Almanak Türkiye'nin demokratik olgunluğuna dair bir güvenoyudur' diyerek diğer Avrupa Birliği'ne üye adayı ülkelere de örnek olması gerektiğini söylüyor. Almanak'la övünülecekken, şimdiden engellenmeye çalışılıyor."

Kardaş: Emniyet durumdan vazife çıkardı

Almanak'taki "Askeri Yargı" bölümünün yazarı Kardaş da, "Bu soruşturmadan, incelemeden hukuki bir sonuç çıkacağını sanmıyorum" diyerek asıl olası sonuçtan söz ediyor.

"Bu konuda psikolojik baskı kurarak, akademisyenlerin böyle çalışmalar yapmasını önleyerek ibretlik bir durum yaratmaya çalışıyorlar.ki bu tür çalışmaların önü kesilsin. Büyükanıt'ın sözlerinden vazife çıkardılar. Polis Akademisi'ndeki öğretim üyesi kendini akademisyen olarak görmesin, polis olarak görsün, kendine sansür uygulasın istiyorlar."

"Tartışılmak silahlı kuvvetlerin tüylerini diken diken ediyor"

Büyükanıt'ın deyişiyle "yıpratılmak" tepkisinin bir refleks olduğu görüşünde Kardaş. "Yasal olarak silahlı kuvvetler yürütmeye bağlıdır. Ama bizde tepede olan silahlı kuvvetler.

Almanak'ın sözünü ettiği, özel güvenlikten güvenlik medyasına kadar bütün güvenlik sektörünün halk tarafından gözetimi bu yüzden esas. Silahlı kuvvetler buna alışık değil, tüylerini diken diken ediyor."

Kardaş, "Ben düzeni koruyorum, rejim, devlet benden sorulur" diyen bir kurum olarak TSK'nin iktidarının tartışılır hale gelmesini istemediğini söylüyor.

"Çünkü bu iktidar alanı bütün yaşamımızı, değerlerimizi, demokratik haklarımızı etkiliyor; mali sonuçları vergi mükellefini etkiliyor. Tepkiler demokratik gözetimin kendisine değil; daha o aşamada değiliz. Bunun sözünün edilmesini engellemeye çalışıyorlar. Tartışılmayı kabul etmiyorlar."

"Almanak durumun fotoğrafını çeker"

Kardaş, Almanak'la ilgili bir bilgisizlik olduğuna da işaret ediyor. "Almanak başka, rapor başka şeydir. Almanak yıllık olarak hazırlanıyor ve durumu ortaya koyar, fotoğraf çeker. Yorum yapmaz, yorum yapacak olanlara bir altyapı sağlar." (TK)

* "Türkiye: Güvenlik Sektörü ve Demokratik Gözetim" almanağının Türkçesini ve İngilizcesini görüntülemek için tıklayın. (PDF belgesi)