Abdullah Gül, işkenceye karşı sözleşmeye ek protokolü ve nükleer terörizme karşı sözleşmeyi imzaladı. Protokolün amacı, işkencenin önlenmesi için uluslararası bir mekanizma oluşturmak. Annan, işkence mağdurlarına yardımın iki katına çıkarılmasını istedi.
Birleşmiş Milletler'in (BM) 60. yıl zirvesinde imzaya açık tutulan ihtiyari Protokol, işkencenin önlenmesinde yeni bir mekanizma olarak görülüyor. BM Genel Kurulu Protokol'ü 18 Aralık 2002'de benimsemiş ve Sözleşme'ye taraf olan ülkelerin imzasına açmıştı. Protokol'ün bağlayıcılık kazanması için en az 20 ülkenin taraf olması gerekiyor. Türkiye'nin imasının ardından, Protokol'e imza atan ülkelerin sayısı 40 oldu; taraf olanların sayısıysa şimdilik 13.
Protokol, bağımsız uluslararası uzmanların taraf olan devletlerin toprakları içindeki gözaltı/tutukevi gibi alıkoyma mekanlarına düzenli olarak ziyaret etmelerine olanak tanıyor. Bu ziyaretlerin amacı, alıkoymanın koşullarını ve alıkonanların gördüğü muameleyi değerlendirmenin yanı sıra, taraf ülkelere koşulların iyileştirilmesiyle ilgili tavsiyelerde bulunmak.
Protokol, aynı zamanda, taraf ülkelere alıkoyma mekanlarına düzenli ziyaretlerin gerçekleştirilmesi ve uluslararası uzmanlarla işbirliği yapılması için ulusal bir mekanizma kurma zorunluluğunu da getiriyor.
Protokol'ün getirdiği bir başka yenilik de, işkencenin önlenmesinde yeni bir uluslararası mekanizma olan Altkomisyon'un kurulması. Protokol'e göre, bu altkomisyon ulusal mekanizmalarla birlikte çalışacak.
Uluslararası hak örgütleri, ülkelere işkenceyi önleme zorunluluğunu getirse de, uygulamada işkencenin önlenmesi için uluslararası bir mekanizmadan yoksun kalan Sözleşme'nin, Protokol'le daha da güçlendiğini savunuyor.
Protokol'ü Türkiye'yle birlikte 14 Eylül'de imzalayan diğer ülkeler Maldivler ve Kamboçya.
Annan: İşkence mağdurları için 15 milyon dolar gerek
Bu arada, BM Genel Sekreteri Kofi Annan ülkelerden ve bağış yapan topluluklardan, işkence mağdurları için yaptıkları katkıyı iki kattan fazla artırarak, 2006 yılı için toplamda 15 milyon dolara çıkarmalarını istedi.
Annan, bağışların daha erken ödenmesini de istedi; böylece, sivil toplum örgütlerinin operasyonlarını daha iyi yönetebileceğini söyledi. STK'lere finansal yardım, BM İşkence Mağdurları Gönüllü Fonu üzerinden yürütülüyor.
1981'de kurulan fon, işkence mağdurlarına ve akrabalarına destek sağlıyor ve BM İnsan Hakları Yüksek Komiserliği'ne (UNHCR) bağlı olarak çalışıyor.
Fondan para alan STK'ler, işkence mağdurlarına tıbbi, sosyal, psikolojik ve hukuki yardım sağlıyor. (TK)

BAĞIMSIZ İLETİŞİM AĞIBağımsız İletişim Ağı (BİA) IPS İletişim Vakfı'nın çalışmalarının merkezinde yer alıyor. BİA, “bağımsız medya”nın güçlendirilmesi hedefiyle, 1997'den bu yana dört temel etkinlik alanı üzerinde gerçekleştirilen bir sürekli proje. Türkiye’de ve dünyada daha çok internet haber sitemiz bianet.org dolayısıyla yaygın olarak bilinse de, BİA günlük haber üretiminin ötesinde, iletişim sürecinin bütün uğraklarını dönüştürmeyi hedefliyor.

IPS İLETİŞİM VAKFIIPS İletişim Vakfı “İletişim ve kalkınma alanındaki projeleri gerçekleştirmek ve desteklemek” amacıyla 1993'te kuruldu. Vakıf etkinliklerini, yerel ve uluslararası kaynaklardan sağladığı hibe ve bağışlarla gerçekleştirdiği projeler üzerinden sürdürüyor.

BİA KİTAPLIĞIBİA Kitaplığı, Bağımsız İletişim Ağı’nın 2001-2009 arasında sürdürdüğü eğitim çalışmalarının ürünü olan “Habercinin Elkitabı“ dizisinden 5, “Hak Haberciliği” disizinden 4 kitabı; gazeteciler için kılavuzların yanısıra mesleğe adım atmaya hazırlananlara yönelik yayınları da kapsıyor. Kitaplık, Türkçe iletişim yazınında uluslararsı standartlarda üretilmiş, kimileri kendi alanlarında ilk olan öncü telif çalışmalardan oluşuyor.
BİZE ULAŞIN