Ümraniye'de Mustafa Metin Çilingir, imam nikahlı eşi ve iki çocuk annesi Arzu Yıldırım'ı sokak ortasında öldürdü. Yıldırım'ın cenazesi Adli Tıp'a kaldırıldı. Yıldırım, iki gün önce "öldürülebilirim" diye savcılığı uyarmış...
Dün Ayşe Paşalı'yı öldüren eşinin yargılandığı davanın duruşması görüldü; bugün kamuoyu Ümraniye'de iki çocuk annesi Arzu Yıldırım'ın, geçim sıkıntısı yüzünden ayrılmak istediği dini nikahlı eşi Mustafa Metin Çilingir tarafından öldürülmesini konuşuyor.
Yıldırım kendisine şiddet uyguladığı gerekçesiyle Aralık 2010'da Çilingir'den şikayetçi olmuş; iki gün önce de Ümraniye Cumhuriyet Başsavcılığı'na giderek hayatının tehlikede olduğunu belirten bir dilekçe sunmuştu.
Cinayet, Ümraniye Atatürk Mahallesi Mandıra Caddesi'nde sokak ortasından yaşandı. Bir görgü tanığına göre, Çilingir'den kaçmaya çalışan ve bağırmaya başlayan Yıldırım kaldırımda kurşunla öldürüldü.
Yıldırım, üç yıl önce Ümraniye Esnaf ve Sanatkarlar Kredi ve Kefalet Kooperatifi Başkanı Çilingir ile dini nikahlı olarak birlikte yaşamaya başladı. Bir çocukları da olan çift geçim sıkıntısı da yaşıyordu.
Çilingir'in Yıldırım'a şiddet uygulamasına kadının ailesi çare olamayınca savcılığa taşındı. Eşinin tehdit ve tacizlerinin devam etmesi üzerine Yıldırım, darp iddiasını geri çekmek zorunda kaldı.
Yıldırım, kendi el yazısıyla yazdığı dilekçede, "Mustafa Metin Çilingir'den konuşarak ayrıldığım halde tarafıma yapılan tehdit ve taciz edici telefonlarla kendimin, çocuklarımın ve ailemin can güvenliğinden endişe duyuyorum. Benim, çocuklarımın ve ailemin başına herhangi bir şey gelmesinden Mustafa Metin Çilingir ve ailesi sorumludur" diyordu.
Otomobilden inen Çilingir, Yıldırım'ı silahla vurduktan sonra aracını olayın yakınında bulunan Güneş Sokak'ta terk edip yaya olarak kaçarken Yıldırım, ambulansla Ümraniye Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne kaldırıldığı sırada yolda hayatını kaybetti.
Yıldırım'ın cenazesi Cumhuriyet Savcısı'nın incelemesinin ardından otopsi için Adli Tıp Kurum Morgu'na gönderildi.
Ankara 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nde dün (9 Şubat) görülmeye devam eden bir başka cinayet davasında, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istemiyle yargılanan İstikbal Yetkin boşandığı eşi Ayşe Paşalı'yı şiddet uyguladığı için savcılığa şikayet etmesi nedeniyle öldürdüğünü anlatıyordu.
Yetkin, Ayşe Paşalı'nın dayısının oğlu'yla düğünde dans etmiş olmasını, ona para göndermesini de gerekçeler arasında sayıyordu. Ankara Kadın Platformu üyelerinin adliye önünde yaptığı kadın cinayetlerine yönelik protestoları altında gerçekleştirmişti.
İzmir 9. Ağır Ceza Mahkemesi de, 2005 yılında İzmir'de sevgilisi Funda İşsiz'i öldürdüğü gerekçesiyle yargıladığı Celalettin Erkal'ı beş yılda davası sonuçlandırılamadığı için tahliye etmişti.
Toplumda "teztereli katil" olarak nam yapan Erkal, aldığı müebbet hapis cezası Yargıtay'da onanamayınca serbest bırakıldı. (EÖ)

BAĞIMSIZ İLETİŞİM AĞIBağımsız İletişim Ağı (BİA) IPS İletişim Vakfı'nın çalışmalarının merkezinde yer alıyor. BİA, “bağımsız medya”nın güçlendirilmesi hedefiyle, 1997'den bu yana dört temel etkinlik alanı üzerinde gerçekleştirilen bir sürekli proje. Türkiye’de ve dünyada daha çok internet haber sitemiz bianet.org dolayısıyla yaygın olarak bilinse de, BİA günlük haber üretiminin ötesinde, iletişim sürecinin bütün uğraklarını dönüştürmeyi hedefliyor.

IPS İLETİŞİM VAKFIIPS İletişim Vakfı “İletişim ve kalkınma alanındaki projeleri gerçekleştirmek ve desteklemek” amacıyla 1993'te kuruldu. Vakıf etkinliklerini, yerel ve uluslararası kaynaklardan sağladığı hibe ve bağışlarla gerçekleştirdiği projeler üzerinden sürdürüyor.

BİA KİTAPLIĞIBİA Kitaplığı, Bağımsız İletişim Ağı’nın 2001-2009 arasında sürdürdüğü eğitim çalışmalarının ürünü olan “Habercinin Elkitabı“ dizisinden 5, “Hak Haberciliği” disizinden 4 kitabı; gazeteciler için kılavuzların yanısıra mesleğe adım atmaya hazırlananlara yönelik yayınları da kapsıyor. Kitaplık, Türkçe iletişim yazınında uluslararsı standartlarda üretilmiş, kimileri kendi alanlarında ilk olan öncü telif çalışmalardan oluşuyor.
BİZE ULAŞIN